Araçta Gizli Ayıp Tanımı ve Bildirim Külfeti
Araç satışında açık ayıp, ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayene ile anlaşılabilen nitelikteki eksikliklerdir. Gizli ayıp ise ilk bakışta fark edilemeyen, malın yapısıyla ilgili olan ve ancak sonradan yapılacak detaylı bir muayene veya kullanım neticesinde ortaya çıkan arıza ve kusurlardır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi gereğince alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğünde bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır; gözden geçirme ve bildirim ihmal edilirse satılan kabul edilmiş sayılır. Buna karşılık, satılanda olağan bir muayeneyle anlaşılamayacak bir gizli ayıp bulunması hâlinde kabul karinesi işlemez. Ancak bu tür bir ayıbın varlığı sonradan anlaşılırsa durum hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirim yapılmadığı takdirde satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 223Kaynağı aç
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2016/20032 Esas ve 2019/10129 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, gizli ayıpların dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra dürüstlük kuralına uygun en kısa sürede ihbar edilmesi zorunludur. Kanunda öngörülen bildirim külfeti yerine getirilmeden ayıba dayalı dava açılamaz.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/20032, K. 2019/10129Kaynağı aç
Alıcının Kanuni Seçimlik Hakları ve Sınırları
Satıcının ayıptan sorumlu olduğu hâllerde alıcı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca dört seçimlik haktan birini tercih edebilir. Alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebilir, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteyebilir, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde tüm masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım talep edebilir veya imkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteyebilir. Alıcının genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı saklıdır. Satıcı ise alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini derhâl vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek alıcının bu seçimlik hakları kullanmasını önleyebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 227Kaynağı aç
Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullandığı uyuşmazlıklarda somut durum dönmeyi haklı göstermiyorsa hâkim satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine hükmedebilir. Satılandaki değer eksikliği satış bedeline çok yakın ise alıcı sadece sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.
Kilometre Sayacının Düşürülmesi ve Satıcının Sorumluluğu
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/1900 Esas ve 2016/7367 Karar sayılı ilamında incelenen somut uyuşmazlıkta, bilirkişi raporuyla aracın kilometresinin indirilmiş olduğunun belirlenmesi gizli ayıp olarak kabul edilmiştir. Anılan kararda satıcının ayıbı bilmese dahi ayıba karşı tekeffül borcu kapsamında sorumlu olduğu vurgulanmış ve alıcının talebi doğrultusunda, aracın satıcıya iadesi koşuluyla bedelin tahsiline hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/1900, K. 2016/7367Kaynağı aç
Zamanaşımı Süreleri ve Ağır Kusur Hâli
Türk Borçlar Kanunu'nun 231. maddesine göre satıcı daha uzun bir süre üstlenmedikçe, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin davalar, ayıp sonradan ortaya çıksa dahi satılanın devrinden başlayarak iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Alıcının devirden itibaren iki yıl içinde satıcıya bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı ise bu sürenin dolmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 231Kaynağı aç
Tüketici İşlemlerinde İspat Karinesi ve Satış Şartları
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10. maddesi uyarınca, teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir ve malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Ancak bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyorsa uygulanmaz. Tüketicinin sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği durumlarda sözleşmeye aykırılık meydana gelmez; bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin kanuni hakları saklıdır.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine veya ambalajına üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği şekilde açıklayıcı bir etiket konulması, bu etiketin tüketiciye verilmesi veya ayıba ilişkin açıklayıcı bilginin fatura, fiş ya da satış belgesinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünlerin piyasaya arzı ise kanunen yasaktır.
Delil Tespiti ve Zorunlu Arabuluculuk Kapsamı
Gizli ayıbın tespiti bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. maddesi uyarınca taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada veya ileride açacağı davada ileri süreceği vakıanın tespiti amacıyla keşif, bilirkişi incelemesi ya da tanık dinlenmesi işlemlerini delil tespiti yoluyla talep edebilir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi durumunda kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa hukuki yararın bulunduğu kabul edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
Ayıplı araç satışından doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerinde görülen davalar öncesinde 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bununla birlikte tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar, bu heyet kararlarına itirazlar, Kanun'un 73. maddesinin altıncı fıkrası ile 74. maddesinde düzenlenen davalar ve tüketici işlemi mahiyetinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk hükümleri uygulanmaz. Ayrıca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca, kanunun 4. maddesi ile diğer mevzuatta sayılan ticari davalardan konusu para ödenmesi olan alacak, tazminat, menfi tespit, itirazın iptali ve istirdat taleplerinde dava yoluna gidilmeden önce arabulucuya başvurulması zorunlu bir usul koşuludur. Görevlendirilen arabulucu süreci altı haftalık zaman diliminde neticelendirir; zorunluluk bulunması durumunda bu süre arabulucu kararıyla en çok iki hafta daha uzatılabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5/AKaynağı aç
Satın alınan araçta gizli ayıp ortaya çıktığında bildirim ne zaman yapılmalıdır?
Gizli ayıp ortaya çıktığında alıcının durumu dürüstlük kuralına uygun en kısa sürede hemen satıcıya bildirmesi zorunludur; bildirim ihmal edilirse araç mevcut ayıpla kabul edilmiş sayılır ve dava hakkı kaybedilebilir.
Satıcı aracın kilometresinin düşürüldüğünü bilmediğini belirterek sorumluluktan kurtulabilir mi?
Satıcı ayıbın varlığını bilmese dahi ayıba karşı tekeffül borcu gereğince alıcıya karşı sorumludur; Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/1900 Esas ve 2016/7367 Karar sayılı ilamında, bilirkişi incelemesiyle kilometresinin indirildiği belirlenen olayda alıcının dönme talebi uyarınca aracın iadesi kaydıyla bedelin tahsiline hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Gizli ayıp nedeniyle dava açma zamanaşımı süresi ne kadardır?
Satıcı daha uzun bir süre üstlenmedikçe dava, ayıbın sonradan anlaşılmasına bakılmaksızın aracın devrinden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; satıcının devirde ağır kusurlu olması hâlinde ise satıcı iki yıllık zamanaşımından faydalanamaz.
Tüketici işlemlerinde araçtaki arızanın ilk altı ayda ortaya çıkmasının hukuki sonucu nedir?
Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilir ve malın ayıpsız olduğunu ispatlama yükü satıcıya geçer; ancak bu karine malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmadığı takdirde uygulanmaz.
Araçtaki gizli ayıp davası açılmadan önce arabuluculuk zorunlu mudur?
Tüketici mahkemelerindeki uyuşmazlıklarda ve konusu para olan ticari alacak veya tazminat davalarında kural olarak dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur; ancak tüketici hakem heyeti görevine giren uyuşmazlıklar ile kanunda özel olarak belirtilen durumlar tüketici arabuluculuğu dava şartının istisnasını oluşturur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

