Araç Kokusuna Trafik Cezası ve İtiraz Rehberi

by Avukat Erdal Ersoy
Araç Kokusuna Trafik Cezası ve İtiraz Rehberi

Araç Kokusu ve Trafik Mevzuatındaki Yeri

Karayolları Trafik Kanunu m. 30 uyarınca araçların, esasları yönetmelikte belirtilen şekilde ve tarzda teknik şartlara uygun durumda bulundurulması zorunludur. Bununla birlikte mevzuat hükümlerinde araçların sürüş güvenliğini bozacak şekilde donatılması men edilmekte olup araç içinde koku kullanımını toptan yasaklayan bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30 – Araçların, esasları yönetmelikte belirtilen
şekilde ve tarzda teknik şartlara uygun durumda bulundurulması zorunludur.
a) (Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.)
Servis freni, lastikleri, dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar
ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan
araçları kullanan sürücüler 1 800 000 lira para cezası,
b) (Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.)
Diğer eksiklik ve bozuklukları bulunan araçlarla, görüşü engelleyecek veya bir kaza
halinde içindekiler için tehlikeli olabilecek süs aksesuar eşya ve çıkıntıları olan
araçları kullananlarla, karayolunu kullananlar için tehlike yaratacak şekilde olan
veya görüşü engelleyecek ve çevredekileri rahatsız edecek derecede duman veya gürültü
çıkaran araçları kullanan sürücüler 3 600 000 lira para cezası,
İle cezalandırılırlar.
Bu maddenin (a) bendinde
belirtilen eksiklik ve bozuklukları bulunan araçlar, teknik şartlara uygun duruma
getirilinceye kadar trafik zabıtasınca trafikten men edilebilir. (b) bendindeki
şartlara uymayan ve uyumsuzluğu trafik emniyetini tehlikeye düşürmeyecek nitelikte
olan araçların şartlara uygun duruma getirilmesi ihtar olunur. İhtarda verilen süre
için teknik şartlara uygun duruma getirilmediğinin tespiti halinde araç trafik zabıtasınca
trafikten men edilir.
Araçlarda bulundurulması zorunlu gereçler:

Aksesuar Yasağının Kapsamı ve Yaptırım Koşulları

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 30/b uyarınca; sürücünün görüş açısını kapatacak veya kaza anında araç içindekiler bakımından tehlike doğurabilecek süs, aksesuar, eşya ve çıkıntıları bulunan araçları kullananlara para cezası verilir. Düzenleme ayrıca karayolunu kullananlar için tehlike oluşturan, görüşü engelleyen ya da çevreye duman veya gürültü veren araçların kullanımını da yaptırıma bağlar. Bu doğrultuda cezanın yasal zeminini kokunun bizatihi varlığından ziyade, sürücünün yola hakimiyetinin somut şekilde azalması, görüşünün kısıtlanması veya kaza anında tehlike yaratılması oluşturur.

Görüşü kısıtlayan koku aparatlarının yanı sıra, ön cama vakumla tutturulan büyük navigasyon cihazları veya telefon tutucuları da Karayolları Trafik Kanunu m. 30 ihlali kapsamında değerlendirilir. Buna karşılık araçların havalandırma menfezlerine takılan veya konsol çevresine bırakılan görüş hattı dışındaki aparatlar idari yaptırım riski doğurmaz.

Teknik Uyumsuzluk Halinde Trafikten Men Prosedürü

Karayolları Trafik Kanunu m. 30 son fıkrası uyarınca, maddenin (b) bendindeki şartlara uymayan ve mevcut uyumsuzluğu trafik emniyetini tehlikeye düşürmeyecek nitelikte olan araçların teknik şartlara uygun duruma getirilmesi sürücüye ihtar olunur. İhtarda verilen süre içinde aracın teknik şartlara uygun duruma getirilmediği tespit edilirse araç trafik zabıtasınca trafikten men edilir.

2918 sayılı Kanunun 30. maddesinin (a) bendinde sayılan servis freni, lastikleri ve kanunda belirtilen dış ışıkları noksan veya bozuk olan araçlar, teknik şartlara uygun duruma getirilinceye kadar trafik zabıtasınca trafikten men edilebilir.

İdari Para Cezalarında Ödeme Esasları ve İndirim

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 17/6 uyarınca kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir ve cezanın bu ödeme süresi içinde ödenmesi halinde toplam tutar üzerinden yüzde 25 indirim yapılır; bununla birlikte tebliğden itibaren on beş gün içinde yapılan ödemelerde yüzde 25 indirimden faydalanılacağına yönelik uygulama açıklamaları da mevcuttur. İdari para cezasının ödenmesi, kişinin bu yaptırım kararına karşı kanun yoluna başvurma hakkını engellemez.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17- (1) İdarî para cezası, maktu veya nispi
olabilir.
(2) İdarî para cezası, kanunda
alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para
cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru
ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.
(3) (Değişik: 6/12/2006-5560/32
md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa
ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen
idarî para cezalarının ilgili kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen
oranın dışındaki kısmı ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen
idarî para cezaları Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal güvenlik kurumları ile
mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları kendi bütçelerine gelir
kaydedilir. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen idarî para cezaları
ise, ilgili kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Genel Bütçeye gelir kaydedilir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının verdiği para cezaları, kendi kanunlarındaki
hükümlere tâbidir. Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, idarî para
cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit
taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak
ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir.
(4) (Değişik: 6/12/2006-5560/32
md.) Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin
kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek
tahsil dairelerine gönderilir. Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından
verilen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde,
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından
tahsil olunur. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen ve Genel Bütçeye
gelir kaydedilmesi gerekmeyen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında özel hüküm
bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre tahsil olunur.
(5) İdarî para cezası tamamen
tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içinde durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşuna
bildirilir.
(6) Kabahat dolayısıyla
idarî para cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun
tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. (Değişik cümleler:
1/7/2022-7417/46 md.) Kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari
para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasının
ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan %25 oranında indirim yapılır. (Ek
cümle: 1/7/2022-7417/46 md.) Ödeme yapılması, kişinin bu karara karşı kanun
yoluna başvurma hakkını etkilemez.
(7) İdarî para cezaları her
takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân
edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının
hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki
idarî para cezaları açısından uygulanmaz.
Mülkiyetin kamuya
geçirilmesi

Kişinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde, Kabahatler Kanunu m. 17/3 gereğince idari para cezasının ilk taksitinin peşin ödenmesi şartıyla bir yıl içinde dört eşit taksitte ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve eksiksiz ödenmemesi durumunda idari para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir. İdari para cezasının alt ve üst sınırı kanunda gösterildiğinde miktar belirlenirken kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte gözetilir; maktu para cezaları ise her takvim yılı başından itibaren Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

Sulh Ceza Hakimliğine İtiraz Usulü ve İptal Şartları

İdari para cezasına ilişkin karara karşı tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu hak düşürücü süre içinde başvuru yapılmadığı takdirde idari yaptırım kararı kesinleşir. Mücbir sebebin varlığı sebebiyle on beş günlük sürenin geçirilmesi halinde, engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde başvuru yapılabilir; bu başvuru kendiliğinden kararın kesinleşmesini önlemese de mahkemece kararın yerine getirilmesi durdurulabilir.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya
geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi
tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.
Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.
(2)
Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu
sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı
başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak,
mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
(3) Başvuru, bizzat kanunî
temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile
yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.
(4) Başvuru dilekçesinde,
idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller
açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını
engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.
(5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34
md.) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara
karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/34
md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle
idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz
edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde
incelenir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/34
md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle
idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen
beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı
itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34
md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili
olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde;
idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle
birlikte idarî yargı merciinde görülür.
Başvurunun incelenmesi

Başvuru; ilgilisi, kanuni temsilcisi veya avukatı tarafından sulh ceza merciine sunulacak iki nüsha dilekçe ile yapılır. Dilekçede idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler, karara karşı ileri sürülen deliller ve gecikmeye yol açan bir mücbir sebep varsa bunun dayanakları açıkça belirtilir. Yaptırım kararının dayandığı işlem kapsamında aynı kişiyle ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse, idari para cezasına ilişkin aykırılık iddiaları iptal talebiyle birlikte idari yargı merciinde incelenir.

İdari işlemin iptalinde sürüş güvenliğini etkileyen objektif bir tespitin bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Mahkemece başvurunun haklı bulunup kararın iptal edilmesi halinde, ödenen ceza tutarı devlet hazinesinden yasal faiziyle geri alınabilir.

Araç kokusu kullanmak tek başına trafik cezası sebebi midir?

Hayır, hukuk düzeninde araç içinde koku bulundurmayı bütünüyle yasaklayan bir kural yoktur; yaptırım ancak dikiz aynasına takılan aparatın sürücünün görüşünü engellemesi veya kaza halinde araçtakiler için tehlike yaratması durumunda 2918 sayılı Kanun m. 30/b gereğince uygulanır.

Araç kokusu cezasına kaç gün içinde başvuru yapılmalıdır?

İdari yaptırım kararının tebliği veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvuru yapılmalıdır; bu süre geçirildiğinde idari yaptırım kararı kesinleşir.

Görüşü engelleyen aksesuar nedeniyle araç hemen trafikten men edilir mi?

Hayır, aykırılık trafik emniyetini tehlikeye düşürmeyecek nitelikteyse öncelikle uygun duruma getirilmesi ihtar olunur; ihtarda verilen sürede aykırılık giderilmezse araç trafikten men edilir.

İdari para cezasını ödemek itiraz hakkını ortadan kaldırır mı?

Hayır, idari para cezasının ödenmiş olması kişinin karara karşı sulh ceza hakimliğine başvurma hakkını engellemez; cezanın iptali halinde ödenen tutar faiziyle iade alınır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu