Araç Değer Kaybını Kim Öder: Sigorta mı, Araç Sahibi mi?

by Avukat Erdal Ersoy
Araç Değer Kaybını Kim Öder: Sigorta mı, Araç Sahibi mi?

Araç Değer Kaybının Hukuki Niteliği ve Kapsamı

Trafik kazası neticesinde hasar gören bir aracın onarımı yapılmış olsa dahi araçta oluşan kaza geçmişi piyasa algısını etkiler. Araç değer kaybı, kaza sebebiyle aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen ekonomik eksilmeyi ifade eder ve tamir masraflarından bağımsız bir maddi zarar kalemidir. Motorlu bir aracın işletilmesinden kaynaklanan bu eksilme, üçüncü kişinin malvarlığında ortaya çıkan gerçek bir zarar olarak değerlendirilir.

Değer kaybı miktarının belirlenmesinde aracın modeli, markası, kaza anındaki yaşı, kilometresi ve meydana gelen hasarın niteliği dikkate alınır. Temel ölçüt, aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa rayici ile gereği gibi onarılmasından sonraki piyasa rayici arasındaki farkın araştırılmasıdır.

Zorunlu Trafik Sigortası ve Teminat Sınırları

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, motorlu araç işletenlerinin üçüncü kişilere verebilecekleri zararları karşılamak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Geçerli teminat tutarları üzerinden bu sigortası bulunmayan araçlar Kanun'un 91. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca trafikten men edilir. Kaza neticesinde ortaya çıkan araç değer kaybı da zorunlu trafik sigortasının maddi zarar teminatı kapsamında değerlendirilir. Sigorta şirketinin sorumluluğu; sürücünün kusur oranı, meydana gelen gerçek zarar miktarı ve poliçede öngörülen maddi zarar teminat limitiyle sınırlıdır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 91Kaynağı aç
Madde 91 – (Değişik: 17/10/1996 – 4149/33 md.) İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin primler peşin ödenir. Ancak, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlık primlerin taksitler halinde tahsil edilmesine ilişkin düzenleme yapmaya yetkilidir. (Değişik üçüncü fıkra: 14/7/2004-5217/12 md.) Sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta priminin % 5’i oranındaki tutar, sigorta şirketi tarafından tahsil edildiği ayı takip eden ayın en geç 20’sine kadar İçişleri Bakanlığı Merkez Saymanlığı hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. (Mülga dördüncü fıkra: 13/2/2011-6111/58 md.) Geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir. (Değişik altıncı fıkra: 13/2/2011-6111/58 md.) Yabancı plakalı taşıtların Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre Türkiye’de geçerli sigortaları yoksa bunlar için zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye sınırlarına girişleri sırasında yapılır. (Ek yedinci fıkra: 2/12/2004-5265/1 md.) Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde, ortak savunma veya barış harekâtı çerçevesinde Türkiye’de harekât, eğitim veya tatbikat maksadıyla bulunmasına izin verilen yabancı silâhlı kuvvetlerin neden olabileceği hasar ve zararların tazmini konularının özel bir anlaşmayla düzenlendiği hallerde, bu kapsamda Türkiye’ye girecek yabancı askerî araçlar bakımından bu madde hükmü uygulanmaz. (Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükmüne uymayanlar 1 800 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar. Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar:

01.01.2026-31.12.2026 döneminde zorunlu mali sorumluluk sigortasında belirlenen araç grupları için maddi zarar teminat limiti araç başına 400.000 TL, kaza başına ise 800.000 TL olarak düzenlenmiştir. Bu teminat yalnızca değer kaybına özgü bağımsız bir limit olmayıp araçta meydana gelen diğer maddi zararlarla birlikte aynı teminat sınırı içerisinde yer alır. Zorunlu trafik sigortası poliçe limitini aşan zarar kısımları bulunuyorsa ve kusurlu araç adına İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMM) akdedilmişse, aşan zararın ilgili İMM poliçesinin kapsamı ve limitleri dahilinde karşılanması gündeme gelebilir.

Kusurlu Araç İşleteninin ve Sürücünün Sorumluluğu

2918 sayılı Kanun'un 85. maddesinin birinci fıkrası gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında yahut bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde işleten ile teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, işletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu kazadan dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin kazanın oluşumunda işletene veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Kanun'un 85. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca işleten ve teşebbüs sahibi, aracın sürücüsünün veya kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Ayrıca Kanun'un 88. maddesinin birinci fıkrası gereği motorlu bir aracın karıştığı kazada üçüncü kişinin zarara uğraması ve birden fazla kişinin tazminatla yükümlü bulunması hâlinde müteselsil sorumluluk kuralları uygulanırken, kazaya kusurlu eylemiyle sebebiyet veren sürücünün de haksız fiil hükümleri uyarınca şahsi sorumluluğu gündeme gelebilir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. (Ek: 17/10/1996-4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması:[70]
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 88Kaynağı aç
Madde 88 – Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. (Değişik: 17/10/1996-4199/31 md.) Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar. İşletenler veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri arasında zararın tazmini:70

Zarar gören taraf, tazminat talebini sigorta şirketine yöneltebileceği gibi doğrudan kusurlu aracın işletenine ve sürücüsüne karşı da ileri sürebilir. Kusurlu aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunması, işletenin ve sürücünün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve bu kişilerin başvurunun yalnızca sigorta şirketine yapılması gerektiğine ilişkin itirazları hukuken işleteni sorumluluktan kurtarmaz. Zorunlu poliçe limitini aşan veya sigortaca karşılanmayan gerçek zarar bölümü için işletene ve şartları varsa sürücüye müracaat edilebilir. Zarar gören sigortacı, işleten ve sürücüyü birlikte sorumlu tutabilir; ancak sigorta şirketinin yaptığı ödeme karşıladığı miktar nispetinde borcu söndürür ve aynı zarar kalemi için mükerrer tahsilat yapılamaz.

Kusur Dağılımı ve Ekspertiz Raporunun Niteliği

Değer kaybı taleplerinde tarafların kazadaki kusur durumları tazminat miktarını etkiler. Kazanın oluşumunda zarar gören araç sürücüsünün de kusurunun bulunması durumunda, talep edilebilecek değer kaybı tazminatı bu kusur nispetinde tenkis edilir. Karşı taraftan ancak onun kusuruna tekabül eden oranda tazminat istenebilir.

Sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporlarda belirlenen değer kaybı miktarı yargı organlarını veya tahkim hakemini mutlak surette bağlayan nihai bir tespit değildir; taraflar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bilirkişi incelemesi yoluyla gerçek zarar miktarı yeniden değerlendirilebilir. Sigorta şirketinin yaptığı kısmi bir ödeme de zarar gören tarafından açık ve geçerli bir feragat ya da ibra işlemi yapılmadığı müddetçe bakiye zarar talebini kendiliğinden sona erdirmez.

Başvuru Prosedürü, Ödeme Süreleri ve Zamanaşımı

2918 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar dahilinde dava yoluna gitmeden veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde dava açılabilir ya da tahkime başvurulabilir. Bununla birlikte maddi hasar dosyası açılan hâllerde değer kaybı tazminatı için ayrıca ikinci bir başvuru yapılması şartı aranmamakta, değer kaybının maddi hasarla birlikte hesaplanarak ödenmesi esası uygulanmaktadır; ancak bu durum sigortacıya hiç hasar başvurusu yapılmamış durumlardaki yazılı ön başvuru gerekliliğini ortadan kaldırmaz.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi:[73]

2918 sayılı Kanun'un 99. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları dahilindeki miktarları ödemekle yükümlüdür. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ödemeyi yapan sigortacı, ödenen tutarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak isteyebilir ve talep muhatabı sigortacılar sekiz iş günü içinde kendi paylarını öder. Kanun'un 97. maddesinde öngörülen 15 günlük süre ise yargı yoluna veya tahkime müracaat öncesinde sigorta kuruluşuna tanınan yazılı cevap süresi niteliğindedir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 99Kaynağı aç
Madde 99 – Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.[76] Ödemeyi yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder. (Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar, 108 000 000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar. İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümler:

2918 sayılı Kanun'un 109. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından kaynaklanan maddi zararların tazmini istemleri, hak sahibinin zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği günden itibaren iki yıl ve her hâlükârda kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına tabi olur. Maddenin ikinci fıkrasına göre, davanın cezayı gerektiren bir fiilden kaynaklanması ve ceza kanununda fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüş olması durumunda, bu süre maddi tazminat istemleri için de geçerlilik taşır. Kanun'un 109. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince zamanaşımının tazminat sorumlusuna karşı kesilmesi sigortacı bakımından da kesilme sonucu doğurur; sigortacıya karşı kesilen zamanaşımı ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Dördüncü fıkraya göre sorumluların birbirlerine rücu hakları, kendi edimlerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Maddenin son fıkrasında ise kanunda yer almayan diğer hususlarda genel hükümlerin tatbik edileceği belirtilmiştir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]
Değer kaybı için doğrudan araç işletenine veya sürücüsüne dava açılabilir mi?

Zarar gören tarafın işletene veya sürücüye başvurabilmesi için öncelikle sigorta şirketine gitmesi veya poliçe teminat limitini tüketmesi zorunlu değildir; kusurlu araç işleteni trafik sigortasının varlığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.

Sigorta şirketinin ödediği değer kaybı miktarı yetersiz kalırsa bakiye talep edilebilir mi?

Eksper raporundaki tutar bağlayıcı kesin hüküm oluşturmadığı gibi yapılan kısmi ödeme de geçerli bir ibra veya feragat bulunmadığı sürece bakiye alacak hakkını sona erdirmez; eksik kalan kısım için yasal yollara müracaat edilebilir.

Sigorta şirketi değer kaybı tazminatını kaç gün içinde ödemekle yükümlüdür?

Gerekli belgelerin sigortacıya iletilmesi ve kanuni şartların gerçekleşmesi kaydıyla, 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesinin birinci fıkrası gereğince sigortacının sekiz iş günü içinde zorunlu poliçe sınırları dahilinde ödeme yapması zorunludur; Kanun'un 97. maddesindeki 15 günlük süre ise dava veya tahkim öncesindeki yazılı cevap süresidir.

Araç değer kaybı tazminatı taleplerinde zamanaşımı süresi ne kadardır?

Tazminat talepleri, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; fiilin cezayı gerektirmesi ve ceza kanununda fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş bulunması durumunda ise bu uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu