Anonim ve Limited Şirketin Hukuki Yapısı
Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnızca malvarlığıyla sorumlu bulunan bir sermaye şirketidir. Pay sahiplerinin sorumluluğu kural olarak yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payıyla sınırlıdır. Şirket en az bir gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulabilmektedir. Limited şirket de bir veya birden fazla gerçek ya da tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulabilen sermaye şirketi niteliğindedir; borç ve yükümlülüklerinden dolayı yalnızca kendi malvarlığıyla sorumlu olup ortakların şirket borçlarından şahsi sorumluluğu bulunmamaktadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 602Kaynağı aç
Limited şirkette ortak sayısı kanunen en fazla elli kişi ile sınırlıdır. Anonim şirkette ise ortak sayısının beş yüze kadar çıkabileceği belirtilmektedir; bu sayının doğrudan bir ortaklık üst sınırı mı yoksa Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında halka açık sayılma eşiğiyle bağlantılı bir düzenleme mi olduğu kanun metninde ayrıştırılmamış olduğundan bu bilgi ihtiyatla değerlendirilmelidir.
Asgari Sermaye Şartları
Anonim şirketlerde sermaye yapısı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 332. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre tamamı esas sözleşmede taahhüt edilmiş bulunan esas sermaye elli bin Türk lirasından az olamaz. Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş halka açık olmayan anonim şirketlerde ise başlangıç sermayesi yüz bin Türk lirasından aşağı olamaz. Kanun bu asgari tutarların Cumhurbaşkanınca artırılabileceğini öngörmektedir. Payların itibari değeri en az bir kuruş veya bunun katları olarak belirlenebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 332Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 476Kaynağı aç
Limited şirketlerde esas sermaye paylarının itibari değerinin en az yirmi beş Türk lirası veya bunun katları olarak belirlenmesi gerektiği belirtilmektedir. Ana sözleşmede müdürlerin atanması ve yetki sınırlarının da açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Kayıtlı Sermaye Sistemi ve Çıkarılmış Sermaye
Kayıtlı sermaye sistemi benimsemiş anonim şirketlerde başlangıç sermayesi, şirketin kuruluşunda veya sisteme ilk geçişte sahip olunması zorunlu asgari sermayeyi temsil eder; çıkarılmış sermaye ise ihraç edilen tüm payların itibari değerleri toplamıdır. Bu sisteme kabul için aranan nitelikleri yitiren halka açık olmayan anonim şirketler, Bakanlıktan izin alarak sistemden çıkabilecekleri gibi, gerekli niteliklerin kaybedilmesi halinde şirketin talebi bulunmasa dahi Bakanlıkça re'sen de sistemden çıkarılabilirler.
Tescil Öncesi Sermaye Ödemesi: Anonim ve Limited Şirket Ayrımı
Anonim şirketlerde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az yüzde yirmi beşi tescilden önce ödenir; kalan kısım şirketin tescilini izleyen yirmi dört ay içinde ödenir. Payların çıkarma primlerinin tamamının tescilden önce ödenmesi şarttır. Sermaye Piyasası Kanunu'nun pay bedellerinin ödenmesine ilişkin hükümleri saklıdır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 344Kaynağı aç
Limited şirketlerde ise bu kural farklı işler. 6102 sayılı Kanun'un 585. maddesinin birinci fıkrası, nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az yüzde yirmi beşinin tescilden önce ödenmesi şartının limited şirketler bakımından uygulanmayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Limited şirketlerde pay bedellerinin ödenmesi, ödeme yeri, ifa borcu, ifa etmemenin sonuçları ve bedeli tamamen ödenmemiş payların devrine ilişkin konularda anonim şirket hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 585Kaynağı aç
Anonim şirketlerde sermaye borcunun tamamı ödenmedikçe hamiline yazılı pay senedi çıkarılması mümkün değildir.
Limited Şirketin Kuruluş İradesi
Limited şirket, kurucuların kanuna uygun biçimde düzenlenmiş, sermayenin tamamını koşulsuz olarak ödemeyi taahhüt ettikleri ve ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin huzurunda imzaladıkları şirket sözleşmesinde şirketi kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulur.
Ticaret Unvanının Belirlenmesi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca anonim, limited ve kooperatif şirketler işletme konusunu göstermek ve 46. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla ticaret unvanlarını serbestçe seçebilirler. Ticaret unvanında anonim şirket veya limited şirket ibarelerinin bulunması zorunludur. Bu şirket türlerinin ticaret unvanında gerçek bir kişinin adı ya da soyadı yer aldığı takdirde, şirket türünü gösteren ibareler baş harflerle veya başka biçimde kısaltılarak yazılamaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 43Kaynağı aç
Unvan seçimi aşamasında ticaret siciline kayıtlı mevcut unvanlarla benzerlik denetimi yapılmalıdır. Unvanın ilk iki kelimesinin sicilde daha önce kayıtlı bir başka unvanla benzer olması halinde tescil talebi ticaret sicili müdürlüğünce reddedilmektedir.
Anonim Şirkette Yönetim Kurulu
6102 sayılı Kanun'un 359 ve 362. maddelerine dayanan düzenlemeler uyarınca yönetim kurulu en az bir üyeden oluşur. Yönetim kurulu üyelerinin şirket pay sahibi olması zorunlu değildir; tüzel kişiler de yönetim kuruluna seçilebilir. Üyeler en çok üç yıl için seçilir ve görev süresi sona erenler kural olarak yeniden seçilebilir; ancak esas sözleşmeye görev süresi biten üyelerin yeniden seçilemeyeceğine ilişkin hüküm konulması da mümkündür.
6102 sayılı Kanun'un 367. maddesine dayanan düzenleme uyarınca, esas sözleşmeye konulacak açık bir yetki hükmü bulunması halinde yönetim kurulu, hazırlayacağı bir iç yönerge doğrultusunda yönetim yetkisini kısmen veya tamamen bir ya da birkaç yönetim kurulu üyesine ya da üçüncü kişilere devredebilir.
Genel Kurul Toplanması ve Oy Hakları
6102 sayılı Kanun'un 409. maddesi uyarınca olağan genel kurul, şirketin hesap döneminin bitiminden itibaren üç ay içinde ve yılda en az bir kez toplanır. Olağanüstü genel kurullar ise şirket işlerinin gerektirdiği hallerde ve zamanlarda yapılır. Kanun'un 414. maddesi gereğince genel kurul toplantısına çağrıya ilişkin ilanların, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere en az iki hafta önceden yapılması zorunludur.
Genel kurul toplantılarında temsil bakımından, esas sözleşmeyle temsilcinin pay sahibi olması şartı getirilemez. Esas sözleşmede bir payı dahi bulunan her pay sahibine en az bir oy hakkı tanınması zorunludur; birden fazla payı bulunan pay sahipleri için ise oy sayısına sözleşmeyle sınır konulabilir.
Kâr Dağıtımı ve Yedek Akçe
6102 sayılı Kanun'un 519 ila 523. maddeleri çerçevesinde şirket net dönem kârından her yıl yüzde beş oranında genel kanuni yedek akçe ayrılır. Kalan tutarın yüzde beşi pay sahiplerine kâr payı olarak dağıtılır; bu kâr payı pay sahibinin esas sermaye payı için yaptığı ödemelerle orantılı olarak hesaplanır. Net kârın geri kalan kısmının nasıl kullanılacağı genel kurulca belirlenir. Pay sahiplerine yüzde beş kâr payı ödendikten sonra kârdan pay alacak kimselere dağıtılacak toplam tutarın yüzde onu genel kanuni yedek akçeye eklenir.
Ortakların Sorumluluğu ve Kanuni Sınırlar
Limited şirkette 6102 sayılı Kanun'un 573. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ortaklar, şirketin borçlarından sorumlu olmayıp yalnızca taahhüt ettikleri esas sermaye payı oranında şirkete karşı sorumludur. Şirket ise 602. madde gereğince işlem ve fiillerinden doğan borçlardan dolayı yalnızca kendi malvarlığıyla sınırlı biçimde sorumlu tutulur. Bu sınırlı sorumluluk ilkesinin kanuni istisnaları mevcuttur. Esas sözleşmede açıkça öngörülmesi şartıyla, Kanun'un 603. ve devamı maddeleri kapsamında ek ödeme yükümlülüğü ile 606. ve devamı maddeleri kapsamında yan edim yükümlülüğü kararlaştırılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/53, K. 2021/611Kaynağı aç
Kamu alacakları bakımından ise farklı bir sorumluluk rejimi uygulanır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/53 Esas ve 2021/611 Karar sayılı ilamında bu sorumluluğun, alacağın şirketten tahsiline öncelik tanıyan ferî ve ikinci derece nitelikte bir sorumluluk olduğu açıklanmıştır; kamu alacağının tahsilinde önce şirketin malvarlığına başvurulması gerekir.
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 35 (1/2)Kaynağı aç
Kamu alacağının şirketten tamamen tahsil edilemediğinin belirlenmesi bakımından iki ayrı durum söz konusudur. Şirketten tahsil edilemeyen alacak bakımından Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2011/6371 Esas ve 2012/13158 Karar sayılı ilamında; şirket aleyhine yürütülen icra takibi sonucunda haczi kabil mal bulunmaması veya mevcut malların borcu karşılamaya yetmediğinin anlaşılıp aciz belgesi düzenlenmesi aranmakta, yalnızca bilanço verileri incelenerek bu sonuca varılamamaktadır. Buna karşılık tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı durumlarda ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/53 Esas ve 2021/611 Karar sayılı ilamı, bütün cebren tahsil yollarının tüketilmesinin zorunlu olmadığını, takip sırasında gerçekleştirilen malvarlığı araştırmasının tahsil imkânının bulunmadığını ortaya koymasının yeterli olabileceğini belirtmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6371, K. 2012/13158Kaynağı aç
Şirket yöneticilerinin ve kanuni temsilcilerinin kamu borçlarından şahsi sorumluluğu ayrı bir kanuni düzenlemeye dayanmaktadır; bu sorumluluk ortakların sermaye payı oranındaki sorumluluğundan bağımsız olarak ve özel koşullar altında gündeme gelebilmektedir. Tüzel kişiliğin borçları gizlemek veya hileli işlemler yürütmek amacıyla araç olarak kullanıldığı hallerde tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına ilişkin ilke de Türk hukukunda tartışılmakta olup bu ilkenin somut uygulama koşulları ve sınırları her olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Limited Şirket Ortaklarının Hakları
Limited şirket ortakları, taahhüt ettikleri sermaye ile şirketin malvarlığına doğrudan katkı sağlarlar. Ortakların şirketin tüm işlemleri ve hesapları hakkında bilgi alma ve inceleme, ana sözleşmede değişiklik yapma, kârdan pay alma ve yönetime katılma hakları bulunmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2195, K. 2021/256Kaynağı aç
Tescilli Adres Yükümlülüğü
Ticaret siciline tescil ve ilan edilmiş olan şirket adresinden fiilen ayrılmasına rağmen, süresi içinde yeni adresini tescil ettirmeyen şirketler bakımından bu durum fesih sebebi teşkil eder.
Anonim şirket ile limited şirket arasındaki temel fark nedir?
Her iki şirket türünde de ortaklar kural olarak şirket borçlarından şahsen sorumlu olmayıp yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payıyla yükümlüdür. Temel farklardan biri ortak sayısı sınırıdır: limited şirkette en fazla elli ortak olabilirken anonim şirkette bu sınırın çok daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Bir diğer önemli fark kuruluştaki sermaye ödemesine ilişkin kurallardır: anonim şirkette nakden taahhüt edilen payların en az yüzde yirmi beşinin tescilden önce ödenmesi 6102 sayılı Kanun'un 344. maddesiyle zorunlu kılınmışken, aynı Kanun'un 585. maddesi bu şartı limited şirketler bakımından açıkça dışlamaktadır.
Limited şirket kuruluşunda sermayenin tescilden önce bankaya yatırılması zorunlu mudur?
Hayır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 585. maddesi, nakden taahhüt edilen payların itibari değerinin en az yüzde yirmi beşinin tescilden önce ödenmesi şartının limited şirketler bakımından uygulanmayacağını açıkça düzenlemiştir.
Anonim şirkette tescil öncesi ne kadar sermaye ödenmelidir?
6102 sayılı Kanun'un 344. maddesi uyarınca nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az yüzde yirmi beşi tescilden önce ödenir; kalan kısım ise şirketin tescilini izleyen yirmi dört ay içinde ödenir. Payların çıkarma primlerinin tamamının tescilden önce ödenmesi zorunludur.
Limited şirket ortakları şirketin kamu borçlarından sorumlu olur mu?
Limited şirket ortakları, şirketten tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumlu tutulabilir. Bu sorumluluk, öncelikle şirketin kendi malvarlığına başvurulmasını gerektiren ferî ve ikinci derece nitelikte bir sorumluluktur. İki farklı durumun koşulları birbirinden ayrılarak değerlendirilmektedir: borcun şirketten tahsil edilemediği hallerde icra takibi sonucunda haczi kabil mal bulunmaması veya aciz belgesi düzenlenmesi aranmakta; tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı hallerde ise bütün cebren tahsil yollarının tüketilmesi zorunlu olmayıp takip sırasındaki malvarlığı araştırması yeterli görülebilmektedir.
Ticaret unvanında hangi unsurların bulunması zorunludur?
6102 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca anonim ve limited şirketlerin ticaret unvanında işletme konusunun gösterilmesi ve şirket türünü belirten ibarenin yer alması zorunludur. Unvanda gerçek bir kişinin adı ya da soyadı bulunuyorsa şirket türünü gösteren ibare baş harflerle veya kısaltılmış biçimde yazılamaz.
Anonim şirkette yönetim kurulu kaç kişiden oluşabilir?
6102 sayılı Kanun'un 359. maddesine dayanan düzenleme uyarınca yönetim kurulu en az bir üyeden oluşabilir. Üyelerin şirket pay sahibi olması zorunlu değildir ve tüzel kişiler de üyeliğe seçilebilir. Üyeler en çok üç yıllık süre için seçilir.
Hamiline yazılı pay senedi ne zaman çıkarılabilir?
Anonim şirketlerde taahhüt edilen sermaye borcunun tamamı ödenmedikçe hamiline yazılı pay senedi çıkarılması mümkün değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

