Anonim ortaklıkta ıskat, nakit sermaye payının bedelini haklı bir sebep olmaksızın ve usulüne uygun ihtarlara rağmen ödemeyen pay sahibinin pay üzerindeki haklarının düşürülmesi ve bu kişinin şirketten çıkarılmasıdır. Türk Ticaret Kanunu'nun 482 ve 483. maddeleri bu usulün yasal çerçevesini belirler.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 482Kaynağı aç
Iskat kural olarak nakit sermaye taahhütleri için geçerlidir. Taşınmaz, fikri mülkiyet veya hak gibi ayni sermaye taahhütlerinde malvarlığının şirkete devri ve tescili farklı esaslara bağlıdır; bu nedenle ayni taahhütlerin klasik ıskat usulüne konu edilmesi pratik ve hukuki bakımdan farklılık gösterebilir.
Yönetim kurulunun yetkisi ve görevi
Iskat, anonim ortaklığın yönetim organına kanunla tanınmış münhasır bir yetkidir. Kanuni şartlar gerçekleştiğinde bu yetki, ortaklar genel kurulunun onayı olmaksızın yönetim kurulu tarafından doğrudan kullanılabilir.
Yönetim kurulu, sermaye taksitlerinin ödeme sürelerini ve süresi içinde ödeme yapmayan pay sahiplerini tespit eder. Şirket menfaatlerini korumakla yükümlü olan kurul, borcunu ödemeyen ortaklar hakkında yasal takip başlatmak veya ıskat usulünü işletmek yükümlülüğünü taşır.
Muacceliyet ve temerrüt şartı
Nakit sermaye taahhüdünün ıskata konu olabilmesi için borcun muaccel olması, başka bir deyişle ödeme gününün gelmiş bulunması şarttır. Ödeme zamanı kanundan, esas sözleşmeden ya da yönetim kurulunun usulüne uygun biçimde alıp ilan ettiği karardan doğabilir.
Pay sahibi, haklı bir sebebe dayanmaksızın vadesi gelen sermaye borcunu ödemezse temerrüde düşer ve TTK m. 482/1 uyarınca ihtara gerek olmaksızın temerrüt faizi ödemekle yükümlü olur. Temerrüt gerçekleşmeden ıskat usulünün başlatılması hukuken mümkün değildir. Şirketin hesap bilgilerini kasıtlı olarak saklaması veya ödemeyi kabul etmemesi, haklı sebep değerlendirmesinde örnek gösterilen durumlardandır.
İhtarın usulü ve içeriği
TTK m. 483/1'e göre ihtar; TTK m. 35'te yazılı gazetede, esas sözleşmenin öngördüğü şekilde ve şirketin internet sitesinde yayımlanacak bir mesajla yapılır. Nama yazılı pay senedi sahiplerine ise ilan yerine iadeli taahhütlü mektup ve internet sitesi mesajı gönderilir; bir aylık ödeme süresi mektubun alındığı tarihten işlemeye başlar.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 483Kaynağı aç
İhtarda mütemerrit pay sahibine temerrüde konu olan tutarı bir ay içinde ödemesi bildirilir; bu sürede ödeme yapılmadığı takdirde ilgili paylara ilişkin haklarından yoksun bırakılacağı ve sözleşme cezasının isteneceği açıkça belirtilir. TTK m. 483/1 bu bildirimi ihtarın zorunlu içeriği olarak düzenler. Ödenmesi gereken miktarın, işleyen faizlerin, masrafların ve ödemenin yapılacağı banka hesap bilgilerinin ihtarda yer alması usulün eksiksiz işletilmesi açısından önem taşır.
Esas sözleşmeyle pay sahiplerine temerrüt hâlinde sözleşme cezası ödetilmesi öngörülebilir; ancak bu yükümlülük esas sözleşmede düzenleme yapılması şartına bağlıdır ve her ortaklık için zorunlu değildir. Şirketin tazminat hakları ise temerrüt durumunda ayrıca saklıdır.
Şart eksikliği ve usule aykırılığın sonuçları
Iskat şartlarından birinin eksikliği veya işlemin usule aykırı yapılması, ıskat kararının hukuken batıl yani kesin hükümsüz olmasına ya da iptal edilebilir olmasına yol açabilir. Hangi tür aykırılığın bu iki sonuçtan hangisini doğuracağı mevcut düzenlemede ayrı ayrı belirlenmemiştir; bu nedenle iki olasılık bir arada bulunmaktadır.
Pay senedi, satış ve kalan alacak
TTK m. 482/2 uyarınca yönetim kurulu, mütemerrit pay sahibini iştirak taahhüdünden ve yaptığı kısmi ödemelerden doğan haklarından yoksun bırakmaya, söz konusu payı satıp yerine başkasını almaya ve varsa verilmiş pay senetlerini iptal etmeye yetkilidir. Bu yetki, m. 483'teki ihtar usulü tamamlandıktan sonra kullanılabilir.
İptal edilen pay senetleri ele geçirilemiyorsa iptal kararı, TTK m. 35'te yazılı gazetede ve esas sözleşmenin öngördüğü şekilde ilan olunur.
Iskat edilen paylar satılarak nakde çevrilir. Satış bedelinden ödenmemiş sermaye borcu, işleyen temerrüt faizleri, ihtar ve icra masrafları ile satış masrafları mahsup edilir; satıştan bir bakiye kalırsa bu tutar hakları düşürülen eski pay sahibine ödenir. Bu mahsup mekanizması mevzuat metninde ayrıntılı biçimde düzenlenmemiş olup TTK m. 482 çerçevesindeki yönetim kurulu yetkisinden hareketle değerlendirilmektedir.
Iskat sonrasında yeni pay sahibinin ödemelerinden açık kalan tutar için mütemerrit eski pay sahibinin şirkete karşı sorumluluğu TTK m. 483/3 uyarınca devam eder.
Ödenmeyen sermaye taahhüdünden doğan finansal açık yeni pay sahiplerine satış yoluyla kapatılabilir; esas sermayenin azaltılması da şirketin iç dinamiklerine ve esas sözleşme hükümlerine bağlı olarak gündeme gelebilir. Ancak sermaye azaltımı her ıskatın zorunlu sonucu değildir.
TTK m. 501 hükmünün ıskat usulüyle ilişkisi
TTK m. 483/4, ıskat usulünün uygulanmasında m. 501 hükmünü saklı tutar. TTK m. 501'e göre bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı bir payı iktisap eden kimse, pay defterine kaydedilmekle şirkete karşı kalan pay bedelini ödemekle yükümlü olur. Payını devredenin ise belirli koşullar gerçekleşmedikçe ödenmemiş bedelden ayrıca sorumlu tutulmaması ve devralanın pay defterine kaydedilmesiyle borçtan kurtulması öngörülmüştür. Bu istisnanın işlemediği hâl, kuruluş veya sermaye artırımı tarihinden itibaren iki yıl içinde şirketin iflas etmesi ve payı iktisap eden kişinin paydan doğan haklardan yoksun bırakılmış olmasıdır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 501Kaynağı aç
Pay sahibinin yitirdiği haklar
Iskat kararıyla pay sahibi, şirketteki pay sahipliği sıfatını kaybeder. Kâr payı alma, oy kullanma, genel kurula katılma ve rüçhan hakkı dahil pay sahipliğine bağlı hakların tümü sona erer.
Usulsüz ıskata karşı dava yolu
Pay sahibi, usule aykırı gerçekleştirilen ıskat kararının iptali için asliye ticaret mahkemesinde dava açabilir. Bu davada kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu ileri sürülür. Usulsüzlük tespit edilirse karar iptal edilebilir; pay sahibinin haklarının iadesine ve uğradığı zararların tazminine hükmedilebilir. Bu sonuçların gerçekleşmesi hâlin koşullarına bağlıdır.
Sık sorulan sorular
Anonim ortaklıkta ıskat nedir?
Nakit sermaye pay bedelini haklı sebep olmaksızın ve usulüne uygun ihtarlara rağmen ödemeyen pay sahibinin pay haklarının TTK m. 482 ve 483 çerçevesinde düşürülmesi ve bu kişinin şirketten çıkarılmasıdır.
Iskat için genel kurul onayı gerekir mi?
Kanuni şartlar gerçekleştiğinde ıskat, ortaklar genel kurulunun onayı aranmaksızın yönetim kurulu tarafından kullanılabilen münhasır bir yetkidir.
Vadesi gelmemiş borç için ıskat başlatılabilir mi?
Hayır. Borcun muaccel olması, yani ödeme gününün gelmiş bulunması şarttır. Ödeme günü henüz gelmemişken temerrüt oluşmaz ve usul başlatılamaz.
İhtar hangi yolla yapılır?
TTK m. 483/1'e göre ihtar, m. 35'te yazılı gazetede, esas sözleşmenin öngördüğü şekilde ve şirketin internet sitesinde ilan yoluyla yapılır. Nama yazılı pay senedi sahiplerine ise ilan yerine iadeli taahhütlü mektup ve internet sitesi mesajı gönderilir; bir aylık süre mektubun alındığı tarihten başlar.
Iskat sonrasında açık kalan sermaye borcu için sorumluluk kime aittir?
TTK m. 483/3 uyarınca mütemerrit eski pay sahibi, yeni pay sahibinin ödemelerinden açık kalan tutar için şirkete karşı sorumlu olmaya devam eder.
Iskat kararına karşı nasıl itiraz edilir?
Usulsüz ıskat kararının iptali için asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. Kararın kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılığı ileri sürülür; usulsüzlük tespit edilirse karar iptal edilebilir ve hakların iadesi ile zararların tazminine hükmedilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

