Anonim Şirketlerde Kilitlenme Kavramı ve Nedenleri
Anonim ortaklıklarda pay sahipleri veya organ üyeleri arasındaki menfaat çatışmaları ve görüş ayrılıkları, şirketin karar alma süreçlerinin durmasına neden olabilir. Pay sahiplerinin veya yönetim kurulu üyelerinin toplantılara katılmaması ya da toplantılarda karşıt oylar kullanması neticesinde, kanuni veya esas sözleşmede öngörülen toplantı ve karar yeter sayılarına ulaşılamaması durumu kilitlenme olarak tanımlanır. Kilitlenme ortaya çıktığında organlar, şirketin işleyişi ve ticari faaliyetlerinin sürdürülmesi açısından önem taşıyan temel konularda sürekli şekilde karar alamayacak duruma gelir.
Yönetim Kurulu ve Genel Kurulda Karar Yetersizlikleri
Yönetim kurulunun karar alma süreçlerinde ortaya çıkan kilitlenmeler bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 390/3 uyarınca, oyların eşit çıkması durumunda ilgili konu bir sonraki toplantıya bırakılır. Yapılan ikinci toplantıda da eşitlik bozulmadığı takdirde söz konusu öneri reddedilmiş sayılır. Yönetim organının toplantıya çağrılması sürecinde ise Kanun m. 392/7 gereğince her yönetim kurulu üyesi, başkandan yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilir. Çağrının yönetim kurulu başkanı tarafından yapılmadığı durumlarda toplantıda alınan kararların yok hükmünde sayılacağı yönünde öğretide görüşler mevcuttur. Yönetim kurulunun kilitlenme veya diğer anlaşmazlıklar sebebiyle genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde ise Türk Ticaret Kanunu m. 410 uyarınca mahkemenin izniyle tek bir pay sahibi dahi genel kurulu toplantıya çağırabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 390Kaynağı aç
Genel kurul toplantılarında karar alma mekanizmasının işletilmesi için 6102 sayılı Kanun m. 418 uyarınca, aksine daha ağır bir nisap öngörülmedikçe ilk toplantıda yasal toplantı nisabına ulaşılamadığı takdirde, özel düzenleme bulunan durumlar haricinde ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmaz. Yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin sona ermesi de şirketi kendiliğinden organsız bırakmaz. Türk Ticaret Kanunu'nda süresi biten yöneticilerin sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, yeni bir yönetim kurulu seçilene kadar mevcut yönetim kurulu zorunlu görevlerine devam eder ve genel kurulu toplantıya davet edebilir; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/9040 Esas ve 2013/10236 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır. Genel kurulun kanuni yollarla toplanamaması karşısında Türk Ticaret Kanunu m. 412 uyarınca toplantı izni ve kayyım atanması istemiyle mahkemeye başvurulduğunda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/5248 Esas ve 2024/6934 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere mahkemece verilen kararlar kesindir ve bu kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9040, K. 2013/10236Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5248, K. 2024/6934Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 418Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 412Kaynağı aç
Organ Eksikliği Nedeniyle Fesih ve Temsil Kayyımı Görevlendirilmesi
Anonim şirkette kanunen bulunması zorunlu organlardan birinin uzun süredir mevcut olmaması ya da genel kurulun toplanamaması halinde pay sahipleri, şirket alacaklıları veya ilgili Bakanlık yargı yoluna başvurabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 530/1 uyarınca şirketin merkezindeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunun beyanlarını aldıktan sonra eksikliğin giderilmesi amacıyla uygun bir süre tanır. Tanınan bu mehil zarfında eksiklik tamamlanmazsa mahkeme şirketin feshine hükmeder. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca yargılama sürecinde taraflardan birinin talebiyle gerekli önlemler de mahkemece kararlaştırılabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 530Kaynağı aç
Yönetim kurulu üye sayısının eksilmesi ve uzun süredir genel kurul toplantılarının icra edilememesi sebebiyle şirketin organsız kalması halinde, organ eksikliğinin giderilmesi için şirkete temsil kayyımı atanması ve kayyıma genel kurul toplantısının yapılması amacıyla uygun süre verilmesi gerekir; nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2010/15120 Esas ve 2012/5649 Karar sayılı ilamında bu usul öngörülmüştür. Buna karşılık, şirkette fiili bir organ boşluğu bulunmadığı ve genel kurulun toplanamaması hali ileri sürülmediği takdirde, yöneticilerin kötü yönetimi veya özen borcuna aykırılık iddiaları tek başına şirkete kayyım atanmasının gerekçesi yapılamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/148 Esas ve 2023/3387 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere, 6102 sayılı Kanun m. 364 gereğince yönetim kurulunu azil yetkisi genel kurulun mutlak yetkisinde olup şirketi zarara uğratan yöneticilere karşı sorumluluk davası açılması mümkündür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15120, K. 2012/5649Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/148, K. 2023/3387Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 364Kaynağı aç
Haklı Sebeple Fesih Davası ve Alternatif Çözüm Yolları
Anonim şirketteki kilitlenmenin ve pay sahipleri arasındaki çekişmelerin sürdürülemez bir duruma gelmesi halinde haklı sebeple fesih yoluna gidilebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 531 gereğince, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/6812 Esas ve 2024/3771 Karar sayılı ilamı uyarınca, haklı sebeple fesih ve ortaklıktan çıkma talebi yalnızca kanunda öngörülen azlık oranına sahip pay sahiplerine tanınmış bir hak olup, bu pay oranını taşımayan ortakların haklı sebeple fesih talep hakkı bulunmamaktadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 531Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6812, K. 2024/3771Kaynağı aç
Haklı sebeplerin varlığı halinde mahkeme, fesih kararı vermek yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen diğer kabul edilebilir bir çözüme hükmedebilir. Ancak haklı sebeple fesih davasında davacı pay sahibinin şirketten çıkma talebinin bulunmadığını açıkça beyan etmesi halinde, taleple bağlılık kuralı gereğince mahkeme talep dışına çıkarak ortaklıktan çıkarmaya yönelik bir karar tesis edemez; bu durum Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/6812 Esas ve 2024/3771 Karar sayılı ilamına konu olmuştur.
Pay Devirleri, Bağlam Kuralları ve Sözleşmesel Kısıtlamalar
6102 sayılı Kanun m. 490/1 uyarınca, kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe nama yazılı paylar herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın serbestçe devredilebilir. Payların hukuki işlemle devri ise ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesi yoluyla yapılır. Kanun m. 492/1 hükmüne göre esas sözleşmeyle nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceği kararlaştırılabilir. Bu bağlam kuralı işletildiğinde şirket, onay istemini aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya yaptığı ret haksızsa onay verilmiş sayılır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1865, K. 2025/478Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 490Kaynağı aç
Borsaya kote bulunmayan nama yazılı payların devrinde şirket, 6102 sayılı Kanun m. 493/1 uyarınca esas sözleşmedeki haklı bir sebebi göstererek veya payları başvuru tarihindeki gerçek değeri üzerinden bizzat, diğer ortaklar ya da üçüncü şahıslar adına devralmayı teklif ederek onayı reddedebilir. Şirketin faaliyet sahası yahut iktisadi bağımsızlığının korunması amacıyla pay sahibi profilinin muhafazasına yönelik esas sözleşme kuralları bu kapsamda haklı ve önemli bir ret dayanağı kabul edilir. Anonim şirket esas sözleşmesinde yer alacak ret sebeplerinin yasal çerçeveye uygun olarak somutlaştırılması şart olup ilgili kanun hükmüne salt genel yollama yapılması yeterli görülmez. Bunun yanı sıra Kanun m. 493/7 uyarınca esas sözleşmeyle devir koşulları ağırlaştırılamaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 493Kaynağı aç
Devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmediği takdirde şirket devrin pay defterine kaydını reddedebilir. Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla iktisap edildiği hallerde şirket, payları edinen kişiye yalnızca paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilir. Devralan, payların gerçek değerinin belirlenmesini şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir; mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır ve değerleme giderleri şirket tarafından karşılanır. Devralan belirlenen gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse, şirketin devralma önerisini kabul etmiş sayılır.
Anonim şirket esas sözleşmesinde belirli bir pay grubunu temsil eden yönetim kurulu üyesinin toplantıda hazır bulunması toplantı yeter sayısı için kurucu şart olarak düzenlenmişse, ilgili üyenin katılmadığı toplantıda alınan karar yok hükmündedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1865 Esas ve 2025/478 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, toplantı yeter sayısı sağlanamamışsa katılmayan üyenin karara etki edip edemeyeceği incelenemez. Bunun yanında, pay sahipleri arasında bağıtlanan pay sahipleri sözleşmesi hükümleri sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince payı devralan üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Anonim şirkette organ eksikliği oluştuğunda mahkeme nasıl bir süreç işletir?
Mahkeme yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler; eksiklik tanınan bu süre içinde giderilmediği takdirde şirketin feshine karar verir.
Anonim şirketin haklı sebeple feshini hangi pay sahipleri talep edebilir?
Haklı sebeple fesih davası açma hakkı, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde ise en az yirmide birini temsil eden pay sahiplerine aittir.
Genel kurul toplantı izni davalarında verilen mahkeme kararı istinaf edilebilir mi?
6102 sayılı Kanun m. 412 uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılması ve kayyım atanması istemiyle açılan davalarda mahkemece verilen kararlar kesindir; bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.
Yönetim kurulu toplantısında oyların eşit çıkması halinde kilitlenme nasıl aşılır?
6102 sayılı Kanun m. 390/3 uyarınca oylar eşit çıktığında konu gelecek toplantıya bırakılır; ikinci toplantıda da eşitlik bozulmazsa öneri reddedilmiş sayılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

