Altyapı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarının Tanımı ve Hukuki Temeli
Sermaye piyasası mevzuatında yatırım ortaklıkları; sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, girişim sermayesi yatırımları ile Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenecek diğer varlık ve haklardan oluşan portföyleri işletmek amacıyla paylarını ihraç etmek üzere kurulan anonim ortaklıklardır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca bu ortaklıklar sabit veya değişken sermayeli olarak faaliyette bulunabilir; faaliyet esasları, türleri ve portföy sınırlamaları Sermaye Piyasası Kurulu tarafından düzenlenir. Tarihsel gelişimde gayrimenkul portföyü işletme olanağı ilk olarak mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nda 3794 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle kabul edilmiş ve kurumsal portföy yapıları çeşitlendirilmiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2017/4268, K. 2021/1335Kaynağı aç
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1194, K. 2021/1762Kaynağı aç
6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 48Kaynağı aç
Danıştay 4. Daire, E. 2021/2303, K. 2021/3726Kaynağı aç
Altyapı gayrimenkul yatırım ortaklıkları, mevzuatta ilk olarak 29 Ocak 2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Seri: VI, No: 24 sayılı Altyapı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği ile nevi şahsına münhasır bir ortaklık türü olarak ihdas edilmiştir. 2014 yılında bu müstakil düzenlemenin yürürlükten kalkmasıyla birlikte Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği'nde (III-48.1) değişikliğe gidilmiş ve münhasıran altyapı yatırım ve hizmetlerinden oluşan portföyü işleten yatırım ortaklıkları da gayrimenkul yatırım ortaklığı çatısı altında yeniden tanımlanmıştır.
Klasik Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarından Temel Farklar
Mevzuat sisteminde klasik gayrimenkul yatırım ortaklıkları ile altyapı gayrimenkul yatırım ortaklıkları arasında faaliyet sahası bakımından kesin sınırlar çizilmiştir. Münhasıran altyapı yatırım ve hizmetlerinden oluşan portföyü işletecek ortaklıkların, altyapı yatırım ve hizmetleri ile ilişkili bulunmayan taşınmazlara, projelere veya haklara yatırım yapması yasaktır. Benzer şekilde klasik gayrimenkul yatırım ortaklıkları da esas faaliyetlerine bağlı ve arızi nitelik taşıyan durumlar dışında altyapı yatırım ve hizmetlerine yatırım gerçekleştiremez. Dolayısıyla altyapı portföyü işleten şirketlerin klasik üstyapı gayrimenkul alanında portföy oluşturması mevzuatça engellenmiştir.
İki yapı arasındaki diğer belirleyici ayrım inşaat işleri ve makine parkı sahipliğidir. Klasik gayrimenkul yatırım ortaklıkları yalnızca gayrimenkule dayalı portföy işletmeciliği yürütebilir; aktiflerinde makine ve ekipman bulunduramaz, proje yapamaz ve inşaat işlerini kendileri üstlenemeyip yalnızca finansman sağlayabilir. Altyapı hizmet yatırımı amaçlı ortaklıklar bakımından ise altyapı hizmetlerinin gerektirdiği projelendirme ve inşaat faaliyetlerinin ortaklıkça yapılmasına ve işin icrası için gereken makine ve teknik ekipmana sahip olunmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Portföy Kapsamı ve Yatırım Sınırlamaları
Altyapı gayrimenkul yatırım ortaklıklarının faaliyet konusunu oluşturan altyapı yatırımları; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamındaki merkezi yönetim idareleri, sosyal güvenlik kurumları, yerel yönetimler ve kamu iktisadi teşebbüsleri tarafından icra edilen projeleri içerir. Bu çerçevede ulaştırma, enerji, haberleşme, bilgi teknolojileri, tarım, sulama, madencilik, imalat, turizm, konut, kentsel dönüşüm, çevre, araştırma-geliştirme ile eğitim ve sağlık gibi kamusal nitelikli fiziki ve idari altyapı hizmetleri portföye dahil edilebilir.
Ortaklıklar portföylerini; altyapı yatırım ve hizmetlerine, ilgili projelere, bunlara dayalı hak ve sermaye piyasası araçlarına, ortak olmak veya borçlanma senedi satın almak suretiyle altyapı şirketlerine, diğer altyapı gayrimenkul yatırım ortaklıklarına, işletmeci şirketlere, para ve sermaye piyasası araçları ile uygun görülen diğer varlıklara yönlendirebilirler. Ancak işletmeci şirketlere ayrılacak pay portföy değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz. Münhasıran belirli bir projeyi gerçekleştirmek üzere ihdas edilmiş ortaklıkların portföylerine başka bir projeyi dahil etmeleri kanunen mümkün değildir.
Risk yönetimi kapsamında ortaklıkların yatırımlarına belirli sınırlamalar getirilmiştir. Ortaklıklar tek bir şirketin ihraç ettiği menkul kıymetlere portföy değerinin yüzde onundan fazlasını tahsis edemez; aynı şirketin sermaye veya oy haklarının yüzde beşinden fazlasına sahip olamazlar. Devredilmesi üzerinde hukuki kısıtlama bulunan hak ve varlıklara yatırım yapılması yasaktır. Ayrıca sermayenin veya oy haklarının yüzde onundan fazlasına sahip ortakların, yönetim kurulu üyelerinin ve genel müdürün ayrı ayrı ya da birlikte sermaye veya oy haklarının yüzde onundan fazlasını elinde bulundurduğu şirketlere yatırım yapılamaz; ortaklıkça finanse edilen ve ayrı proje şirketi kurulmasını gerektiren altyapı şirketleri bu kısıtlamadan müstesnadır.
Kuruluş, Sermaye Şartları ve Lider Sermayedar Rejimi
Altyapı gayrimenkul yatırım ortaklıklarının kuruluşunda kuruculardan birinin lider sermayedar olarak belirlenmesi ve ticaret siciline tescilden itibaren iki yıl içinde portföy işletmeciliği faaliyet izni için başvurulması zorunludur. Lider sermayedar, ortaklık sermayesinde tek başına ya da birlikte asgari yüzde yirmi oranında paya sahip olan ortak veya ortaklardır. Gerçek kişi lider sermayedarların menkul ve gayrimenkul varlıklarının rayiç değerinin en az 100 milyon TL (birden fazla gerçek kişi halinde en az 150 milyon TL) olması şarttır. Tüzel kişi lider sermayedarlarda ise asgari üç yıllık faaliyet geçmişi, bağımsız denetimden geçmiş mali tablolar, özsermayenin en az çıkarılmış sermaye tutarında ve aktif toplamının da en az iki katı olması aranır. Kamu kurum ve tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan tüzel kişilerde bu mali yeterlilik koşulları aranmayabilir.
Ortaklığın başlangıç sermayesinin en az yüzde onu nakit olmak üzere 100 milyon TL olması kuralı öngörülmüştür. Kuruculardan birinin kamu kuruluşu veya belediye olması ve ortaklık sermayesinin en az yüzde seksenini elinde bulundurması durumunda bu tutar 5 milyon TL seviyesine indirilebilir; fakat halka arzda çıkarılmış sermayenin 100 milyon TL'ye ulaşması şarttır. Altyapı portföyü işletecek ortaklıklar için çıkarılmış sermaye ve özsermaye koşulları ile payların satışı bakımından özel kurallar bulunmaktadır. Tescili izleyen iki yıl içinde çıkarılmış sermayenin asgari yüzde kırk dokuzunun nitelikli yatırımcılara, belirlenmiş yatırımcılara veya halka arzı için başvuru yapılması gerekmektedir. İşletme döneminden önce yatırım yapılması ya da işletme dönemindeki projelerin portföyün yüzde altmışından az kalması halinde paylar tahsisli olarak satılabilir.
Kurumsal Yönetim, Pay İmtiyazları ve Esas Sözleşme Değişikliği
Halka arzdan önce ortaklık paylarının devri Sermaye Piyasası Kurulunun iznine bağlıdır. Kurumsal yönetim standartları gereğince ortaklık yönetim kurulu üyelerinin en az üçte birinin bağımsız üyelerden oluşması zorunludur. Bununla birlikte 6362 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 3. fıkrası mucibince yatırım ortaklıklarının esas sözleşme değişikliklerinde Kurulun uygun görüşü aranır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 48. maddesinin 4. fıkrası gereğince, yatırım ortaklıkları tarafından belirli pay gruplarına yönetim kurulunda temsil veya oy hakkı imtiyazı verilmesi mümkündür. Belirli gruplara yönetim kurulunda temsil veya oy imtiyazı tanıyan pay ihraçlarında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yönetim kurulunda temsile dair 360. maddesi ile oyda imtiyaz sınırını düzenleyen 479. maddesinin 2. fıkrası hükümleri uygulanmaz. Bu serbesti, sermaye piyasası aracılığıyla kaynak toplayan altyapı girişimlerinde yönetim dengesinin korunmasını sağlar.
Vergilendirme Rejimi ve Kurumlar Vergisi İstisnası Uyuşmazlıkları
Anayasa'nın 73. maddesinin 3. fıkrası uyarınca vergisel yükümlülükler münhasıran kanunla ihdas edilir, değiştirilir ve kaldırılır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendinde, gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları kurumlar vergisinden istisna tutulmuştur. İlgili maddede Bakanlığa usul ve esas belirleme, Cumhurbaşkanına ise maddedeki oranları değiştirme yetkisi verilmiştir. İstisna kazançlara ilişkin giderlerin veya istisna faaliyetlerden doğan zararların istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez; iştirak hissesi alımına ait finansman giderleri bu ilkenin istisnasını oluşturur.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/3391, K. 2021/3725Kaynağı aç
İdare tarafından çıkarılan genel tebliğ düzenlemelerinde, istisnanın yalnızca klasik gayrimenkul portföyü işleten kurumları kapsadığı ve altyapı portföyü işleten ortaklıkların GYO statüsü taşısa dahi istisnadan yararlanamayacağı öngörülmüştür. Yargı sürecinde Danıştay Dördüncü Dairesinin ilk ret kararı sonrasında Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, kanunda portföy türüne göre bir sınırlama bulunmadığı halde idari tebliğle istisna alanının daraltılamayacağını ve verginin kanuniliği ilkesine aykırı düzenleme yapılamayacağını tespit etmiştir. Bozma kararına uyularak verilen ilk derece kararında söz konusu kısıtlayıcı tebliğ hükümleri iptal edilmiş ve bu karar temyiz aşamasında onanmıştır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1510, K. 2023/377Kaynağı aç
Yargı kararları neticesinde oluşan hukuki durumun ardından yasa koyucu, 5520 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendine parantez içi hüküm eklemiştir. Yeni kanuni düzenleme uyarınca, esas faaliyet konusu itibarıyla gayrimenkul, gayrimenkul projeleri ve gayrimenkule dayalı haklardan oluşan portföyü işletmek amacıyla kurulanlar haricindekilerin kazançları istisna kapsamı dışına çıkarılmıştır. Bunun yanında fon ve ortaklıkların sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az yüzde ellisinin beyanname verme ayını takip eden ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak dağıtılması şart koşulmuş, aksi halde vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı kurala bağlanmıştır.
Altyapı GYO inşaat işlerini kendisi üstlenebilir mi?
Klasik gayrimenkul yatırım ortaklıklarından farklı olarak, altyapı hizmeti yatırımı yapan ortaklıkların projelendirme ve inşaat faaliyetlerini kendilerinin yürütmesine veya bu işler için lüzumlu makine ve ekipmana sahip olmasına kanuni engel bulunmamaktadır.
Lider sermayedarın sahip olması gereken en az pay oranı nedir?
Lider sermayedar olarak belirlenen ortak veya ortakların, altyapı gayrimenkul yatırım ortaklığı sermayesinde tek başına ya da birlikte asgari yüzde yirmi oranında paya sahip olması gerekmektedir.
İşletmeci şirketlere portföyden en fazla ne kadar pay ayrılabilir?
Altyapı gayrimenkul yatırım ortaklıklarının portföy değerinin en çok yüzde yirmi beşi işletmeci şirketlere tahsis edilebilir.
Tek bir proje için kurulan ortaklık portföyünü genişletebilir mi?
Münhasıran belirli bir altyapı projesini icra etmek üzere kurulmuş olan ortaklıklar, yürürlükteki mevzuat uyarınca portföylerine başka herhangi bir projeyi dâhil edemezler.
Yatırım ortaklıklarında yönetimde temsil ve oyda imtiyaz tanınabilir mi?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca yönetim kurulunda temsil veya oy imtiyazı tanıyan pay çıkarılabilir; bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nun imtiyaz sınırlamaları uygulanmaz.
Altyapı gayrimenkul yatırım ortaklıkları kurumlar vergisi istisnasından yararlanabilir mi?
Tebliğle getirilen istisna engeli yargı kararlarıyla iptal edilmiş olmakla beraber, sonradan Kurumlar Vergisi Kanunu m. 5/1-d-4 hükmüne eklenen kanuni ibare ile esas faaliyeti gayrimenkul ve gayrimenkul projelerinden oluşanlar dışındakiler istisna kapsamı dışına çıkarılmıştır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

