Anonim Şirketlerde Pay Sahiplerinin Bilgi Alma Hakkı

by Avukat Erdal Ersoy
Anonim Şirketlerde Pay Sahiplerinin Bilgi Alma Hakkı

Anonim şirketlerde pay sahiplerinin şirketin mali yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi edinmesi, ortaklık haklarının gereği gibi kullanılabilmesi ve yöneticilerin denetlenebilmesi bakımından temel niteliktedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 437 çerçevesinde düzenlenen bilgi alma ve inceleme hakkı, şirket esas sözleşmesiyle veya şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 437Kaynağı aç
MADDE 437- (1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir. (2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz. (3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. (4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir. (5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir. (6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. V – Özel denetim isteme hakkı 1. Genel kurulun kabulü

Genel Kurul Öncesinde İnceleme Hakkı ve Kapsamı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 437/1 uyarınca şirketin finansal tabloları, konsolide finansal tabloları, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurul toplantısından en az on beş gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur.

Finansal tablolar ve konsolide tablolar, merkezde ve şubelerde bir yıl süreyle pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Ayrıca her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosu ile bilançonun bir suretini isteme hakkına sahiptir.

Genel Kurul Sırasında Bilgi Alma ve İnceleme Yetkisi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 437/2 uyarınca her pay sahibi, genel kurul toplantısı sırasında yönetim kurulundan şirketin işleri, denetçilerden ise denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi talep edebilir. Bilgi alma hakkının genel kurulda kullanılabilmesi için pay sahibinin ilgili konudaki oylamaya katılacak olması gibi bir pay sahipliği hakkının kullanımı için gerekli olma şartı aranmaz.

Bilgi verme yükümlülüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 200 çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Hâkim şirketin her pay sahibinin genel kurulda bilgi alma hakkı; bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığı durumları ile hesap sonuçlarını, şirketler arası işlemleri ve hâkim veya bağlı şirketlerin pay sahipleri, yöneticileri ve bunların yakınlarıyla kurulan ilişkileri ve işlemleri içerir.

Genel kurul toplantısında yönelttiği soruya yeterli yanıt alamayan pay sahibi, bu durumu toplantı tutanağına şerh düşürerek ortaklığın ticari defterleri ile yazışmalarının konuya ilişkin bölümlerini incelemeyi talep edebilir. Söz konusu belgelerin pay sahibinin sorusuyla bağlantılı kısımlarının denetime açılması, genel kurulun açıkça izin vermesine veya yönetim kurulunun bu yönde karar almasına bağlıdır. Yetkili organlarca onay verildiği ahvalde inceleme işlemi bir uzman vasıtasıyla da yürütülebilir.

Genel kurul toplantılarında yalnızca raporların okunması karar niteliğinde değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (E. 2016/13576, K. 2018/4219), Türk Ticaret Kanunu m. 445 uyarınca genel kurul kararının iptali davası açılabilmesi için öncelikle iptali talep edilebilir bir genel kurul kararının bulunması gerektiğini; oylama yapılmaksızın sadece faaliyet ve denetçi raporlarının okunmuş olmasının iptal davasına konu edilebilecek bir karar teşkil etmeyeceğini belirtmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/13576, K. 2018/4219Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2016/13576 E.  ,  2018/4219 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada … 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/05/2016 tarih ve 2014/1084-2016/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette toplam %33,33 pay oranıyla azlık pay sahibi olduklarını, davalı şirketin 10.01.2014 tarihli genel kurulunda alınan kararların şirket pay sahiplerini önemli ölçüde zarara uğratacağını, kararların kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılıklar içerdiğini, azlık pay sahibi olan müvekkillerinin bilgi alma hakkı ve inceleme hakkının davalı şirket tarafından kısıtlandığını, genel kurul öncesi ve sonrası hakkında yeterli bilgi verilmediğini, yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporunun gerçeği yansıtmadığını, şirket bilançosunda kâr zarar hesaplarının usulüne uygun düzenlenmediğini, davalı şirketin önemli ölçüde kâr elde etmiş olmasına rağmen uzun süredir kâr dağıtım kararı almadığını, mevcut yönetim kurulunun yapmış olduğu usule ve hukuka aykırı işlemler ve şirkete vermiş olduğu zarar dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerine ve denetçiye huzur hakkı verilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek anılan genel kurulda 1, 2 ve 4. maddeleri kapsamında alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu genel kurul toplantı çağrısının hukuka uygun şekilde yapıldığını, genel kurulda alınan kararların hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin 2012 yılında faaliyet kârı elde etmesine rağmen, kârın kanuni ayırımlarını yapmadan tamamını yönetim kurulu kararı ile olağanüstü yedek akçe olarak ayrıldığı, bu durumun pay sahibi olan ortaklarının vazgeçilmez hakkını ihlal ettiği ve dürüstlük kuralına da uygun bulunmadığı, davalı şirketin TTK’nın 409. maddesine uygun olarak kâr payı dağıtımı konusunda gündem belirlemediği, bu nedenle faaliyet raporu ile denetçi raporunun onaylanmasına ilişkin (1) numaralı karar ve bilançonun ve finansal tabloların onaylanmasına ilişkin (2) numaralı kararın kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olup iptalinin gerektiği, söz konusu genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin ücretini belirleyen (4) numaralı kararın iptali şartlarının oluşmadığı ve bu kararın eşitlik ilkesini ihlal etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 10/01/2014 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan (1) ve (2) numaralı kararların iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davalı şirketin 10.01.2014 tarihli genel kurul toplantısının (1) numaralı maddesinde, yönetim kurulu faaliyet raporu ile murakıp raporlarının okunduğu, ancak müzakere sonrası hiçbir oylamanın yapılmadığı, ayrıca genel kurul toplantısının (2) numaralı maddesinde ise bilanço kâr ve zarar hesaplarının okunduğu ve müzakere sonrası yapılan oylama neticesinde oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazılı şekilde, şirketin kâr etmesine rağmen bu kârın yönetim kurulu kararı ile yedek akçe olarak ayrıldığı, bu durumun pay sahiplerinin vazgeçilmez hakkını ihlal ettiği ve davalı şirketin TTK’nın 409. maddesine uygun olarak kâr payı dağıtımı konusunda gündem belirlemediği gerekçesiyle anılan genel kurulun (1) ve (2) numaralı kararlarının iptaline karar verilmiştir. Ancak, her şeyden önce TTK’nın 445. maddesi gereğince iptal talebi hakkının kullanılabilmesi için ilk koşul, ortada bir genel kurul kararının mevcut olmasıdır. Oysa, dava konusu genel kurulun (1) numaralı maddesinde oylama yapılmamış ve olumlu veya olumsuz hiçbir karar alınmamış, sadece yönetim kurulu raporu ve murakıp raporu okunmuştur. Bu durumda, ortada TTK’nın 445. maddesi gereğince iptali talep edilebilir nitelikte bir karar olmadığından, davacıların bu kararın iptalini talep etmeleri mümkün değildir. Ayrıca, dava konusu genel kurul gündemi TTK’nın 409/1 maddesine uygun olarak oluşturulmamış ise de, bu durum başlı başına iptal nedeni olarak kabul edilemez. Şöyle ki, TTK’nın 409/1 maddesi düzenleyici nitelikte kanun hükmü olup, genel kurul kararının düzenleyici nitelikte kanun hükümlerine aykırı olması, kararın geçerliliğiyle ilgili değildir. Dolayısıyla bu türden kanun hükümlerine aykırılık genel kurul kararlarının iptal edilebilirliğine değil, koşulları varsa sadece yönetim kurulunun sorumluluğuna yol açar. Kaldı ki, kârın yönetim kurulu kararı ile yedek akçe olarak ayrılması her ne kadar pay sahiplerinin vazgeçilmez hakkını ihlal etse de bu durum ayrı bir dava konusu olup, anılan yönetim kurulu kararıyla doğrudan bağlantılı olmayan işbu davada ileri sürülemez. Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde anılan genel kurulun (1) ve (2) numaralı kararlarının iptaline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bilgi Verme Yükümlülüğünün Standartları ve Yöneticilerin Ücretleri

Bilgi alma hakkı kapsamında verilecek bilgilerin hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olması gerekir. Hesap verme ilkesi ibra ile doğrudan bağlantılı olduğundan, pay sahiplerine sunulacak bilgilerin yöneticilerin ibrası için gerekebilecek unsurları içermesi icap eder.

Anonim şirket yöneticilerine ödenen ücretler bakımından ayrı bir ücretlendirme raporu düzenlenmesi ya da genel kurulda ücretlerle ilgili bilgi almaya yönelik özel bir kanuni usul bulunmamaktadır; yöneticilere verilen ücretler genel bilgi alma hakkı çerçevesinde sorulabilir. Buna karşılık Kurumsal Yönetim Tebliği kapsamındaki şirketlerde ücret politikasına kurumsal internet sitesinde yer verilmesi ve yönetim kurulu üyeleri ile idari sorumluluğu bulunan yöneticilere sağlanan ücret ve tüm menfaatlerin kişi bazında yıllık faaliyet raporu vasıtasıyla kamuya açıklanması gerekir.

Bilgi Alma Talebinin Sınırları ve Eşit İşlem İstisnası

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 437/3 uyarınca bilgi verilmesi kural olarak sadece istenen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesiyle reddedilebilir.

Şirket sırrı veya menfaat gerekçesine dayalı bu sınırlamanın temel istisnası eşit işlem ilkesidir. Ortaklık tarafından pay sahipliği sıfatı nedeniyle ortaklardan birine genel kurul haricinde herhangi bir hususta açıklama yapılmışsa, diğer pay sahiplerinin talebi üzerine aynı nitelikteki bilgi gündemde yer almasa dahi aynı içerik ve ayrıntıyla sağlanır. Bu olasılıkta yönetim organı şirket sırrını ya da korunması gereken şirket menfaatlerini öne sürerek bilgi vermekten kaçınamaz.

Pay sahiplerinin genel kurul toplantısı haricinde ve genel kurulda yöneltilebilecek sorulardan bağımsız biçimde yönetim organından yazılı olarak bilgi talep edebilmelerine imkân tanıyan bir hak Türk hukuk düzeninde yer almamaktadır.

Bilgi Alma ve İnceleme Davası ile Yargılama Usulü

Bilgi alma veya inceleme istemi cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen veya bilgi alamayan pay sahibi, ret kararını izleyen on gün içinde veya diğer hâllerde makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir.

Asliye ticaret mahkemesine yapılan başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkemeye yöneltilecek talebin ve verilecek kararın somut olgulara dayanması, bilgi talep edilen konunun açıkça gösterilmesi gerekir; soyut nitelikteki talepler incelenemez. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini içerebilir. Kanun gereğince asliye ticaret mahkemesinin verdiği karar kesindir ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.

Bilgi alma ve inceleme hakkı şirket ana sözleşmesiyle kısıtlanabilir mi?

Hayır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 437/6 gereğince bilgi alma ve inceleme hakkı, şirket esas sözleşmesiyle veya şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.

Genel kurul öncesinde finansal tablolar ne zaman incelenebilir?

Finansal tablolar, konsolide tablolar, yönetim kurulu faaliyet raporu, denetleme raporları ve kâr dağıtım önerisi genel kurul toplantısından en az on beş gün önce şirket merkez ve şubelerinde incelemeye hazır bulundurulur.

Bilgi alma talebi reddedilen pay sahibi hangi sürede mahkemeye başvurmalıdır?

Bilgi alma veya inceleme talebi reddedilen pay sahibi, ret kararını izleyen on gün içinde; talebin cevapsız bırakılması veya ertelenmesi gibi diğer hâllerde ise makul bir süre sonra şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurmalıdır.

Şirket sırrı gerekçesiyle bilgi vermekten kaçınılabilir mi?

Kural olarak şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken şirket menfaatlerinin tehlikeye gireceği gerekçesiyle bilgi verilmesi reddedilebilir. Ancak genel kurul dışında başka bir pay sahibine bu sıfatı dolayısıyla bilgi verilmişse, diğer pay sahiplerine karşı şirket sırrı veya menfaat tehlikesi gerekçesi ileri sürülemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu