Anonim Şirketin Sona Erme Sebepleri ve Tasfiye Kavramı
Anonim şirket tasfiyesi; şirketin faaliyetlerinin sona erdirilmesi amacıyla alacaklarının toplanması, borçlarının ödenmesi ve kalan net malvarlığının pay sahiplerine dağıtılarak tüm hesaplarının kapatılması sürecini ifade eder. Tasfiye prosedürüne ve uygulamaya ilişkin genel kurallar ile detaylar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Ticaret Sicil Yönetmeliği düzenlemelerinde yer alır. Tasfiye süreci, ticaret sicil müdürlüğüne yapılacak şirket sona erme bildirimi ile başlar.
Anonim şirket; esas sözleşmede öngörülen sürenin dolması, işletme konusunun fiilen gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesi, esas sözleşmede yer alan sona erme sebeplerinden birinin doğması, genel kurul kararı alınması veya şirketin iflasına karar verilmesi hallerinde sona erer. Esas sözleşmede süre öngörülmüşse, sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle şirketin belirsiz süreli hâle gelmemiş olması gerekir.
Şirkette gerekli organların kurulmaması veya uzun süreden beri bulundurulmaması hallerinde ya da haklı nedenlerin varlığı durumunda mahkeme kararıyla anonim şirketin feshine hükmedilebilir. İflasına karar verilen anonim şirketin tasfiye işlemleri ise iflas idaresi tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülür.
Sona ermeyi gerektiren olgu gerçekleşse dahi şirket tüzel kişiliği tasfiye sonlanana kadar devam eder. Bu süreç boyunca şirketin ticaret unvanına 'tasfiye halinde' ibaresi eklenir. Şirketin tasfiyeye girmesiyle birlikte şirket organları kural olarak yetkilerini kaybeder; yalnızca tasfiye için zorunlu olan ve tasfiye memurlarınca yapılamayacak işleri görebilirler.
Tasfiye Memurlarının Tayini, Yetki ve Sorumlulukları
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 536 uyarınca esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde tasfiye yönetim kurulu tarafından yürütülür. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden seçilebilir. Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tasfiye işlerinin bizzat yönetim kurulunca yürütüldüğü hâllerde de bu tescil ve ilan zorunludur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 536Kaynağı aç
Anonim şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece atanır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 536/4 gereğince şirketi temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması zorunludur.
Tasfiye memurlarının üçüncü kişilerle kurduğu hukuki ilişkiler kural olarak şirketi bağlar. Ancak hukuki işlemin tarafı olan üçüncü kişiler durumun hal ve şartlarına göre işlemin şirketle ilgili olmadığını biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa, hukuki işlem yalnızca tasfiye memurunu bağlar. Sürece ilişkin tüm defter ve evrakların sistematik olarak tutulması ve muhafazası tasfiye memurlarının sorumluluğundadır.
Haksız hareketleri veya hukuka aykırı fiilleri tespit edilen tasfiye memurları genel kurul veya mahkeme tarafından görevden alınarak yerlerine yeni memurlar atanabilir. Anonim şirket pay sahipleri tasfiye süreci hakkında tasfiye memurlarından bilgi alma hakkına sahiptir ve memurlar bilgi vermekle yükümlüdür. Pay sahipleri ile tasfiye memurları arasında çıkan uyuşmazlıklar basit yargılama usulü uygulanarak mahkemece incelenir ve en geç 30 gün içinde karara bağlanır.
Tasfiye İşlemleri ve Alacaklılara Çağrı Usulü
Tasfiye başladığında tasfiye memurları borç, alacak ve mevcut malvarlığı durumunu inceleyerek şirketin ekonomik tablosunu ortaya koyan envanter ile bilançoyu hazırlar ve genel kurulun onayına sunar. Genel kurul envanter ve bilançoyu onayladıktan sonra tasfiye memurları şirketin defter ve evraklarına el koyar.
Tasfiye memurları şirket evraklarından tespit ettikleri ve yerleşim yeri bilinen alacaklılara taahhütlü mektup ile alacaklarını bildirmeleri için davetiye çıkarır. Defter ve belgelerden anlaşılamayan ya da adresi bilinmeyen diğer alacaklılar için ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve şirketin internet sitesinde birer hafta aralıklarla toplam üç kez yapılan ilan yoluyla çağrıda bulunulur. Esas sözleşmede alacaklıları çağırmaya ilişkin farklı bir yöntem öngörülmüşse o usul uygulanır.
Yapılan bildirime rağmen başvurmayan alacaklıların kesinleşmiş alacakları Bakanlıkça belirlenen bir banka hesabına alacaklılar adına yatırılarak depo edilir. Henüz muaccel olmamış ya da çekişmeli olan şirket borçlarının karşılığı noterde depo edilir; ancak bu alacaklar için daha önceden teminat gösterilmişse veya pay sahipleri arasındaki malvarlığı paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmışsa notere depo gerekmez.
Vadesi gelmemiş şirket borçları, Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı oran üzerinden iskonto edilerek derhal ödenir ve alacaklıların bu ödemeyi kabul etmeme imkânı bulunmaz. Somut durumun şartlarına göre iskonto mümkün değilse borcun derhal ödenmesi gerekmez ve alacaklılar da erken ödemeyi kabul etmek durumunda değildir.
Tasfiye memurları şirketin yarım kalan işlerini tamamlar, ödenmemiş pay bedellerini tahsil eder ve aktif malvarlığını paraya çevirir. Satış tasfiye memurlarınca pazarlık usulüyle yapılabileceği gibi, miktarı çok fazla olan malların toptan satışı için genel kurul kararı alınabilir. Tasfiye sürecinde şirket borçlarının malvarlığından fazla olduğu anlaşılırsa tasfiye memurları durumu şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirir ve mahkeme iflasın açılmasına karar verir.
Malvarlığının Dağıtılması, Sicilden Terkin ve Ek Tasfiye
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 543 çerçevesinde, şirketin tüm borçları kapatılıp yatırılan pay bedelleri iade edildikten sonra geriye bir malvarlığı kalırsa bu bakiye hissedarlara bölüştürülür. Dağıtım, şirket ana sözleşmesinde farklı bir esas belirlenmediği müddetçe ortakların koydukları sermaye tutarları ile sahip oldukları imtiyazlar gözetilerek gerçekleştirilir; şayet tasfiye payına ilişkin özel bir imtiyaz tanınmışsa sözleşmedeki bu hüküm tatbik edilir. Paylaştırmanın kural olarak nakit yapılması esastır; esas sözleşmede ya da genel kurul kararında aksi kararlaştırılmadıkça şirket malvarlığı aynen dağıtılamaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 543Kaynağı aç
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 543/2 hükmü uyarınca, alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı takdirde mahkeme üç ay geçmeden de dağıtıma izin verebilir.
İşlemlerin öngörülen bir yıllık mutat süreyi aşması durumunda tasfiye memurları, uzayan her çalışma dönemi için tasfiyeye ait finansal tabloları tanzim etmek ve sürecin bitiminde nihai bilançoyu hazırlayarak genel kurulun incelemesine sunmakla yükümlüdür. Türk Ticaret Kanunu uyarınca tasfiye memurlarının işlemleri olabilecek en kısa zaman zarfında sonuçlandırması esastır. Bütün tasfiye aşamaları tamamlandığında ise şirkete ait ticaret unvanının ticaret sicilinden silinmesini temin etmek amacıyla terkin tescili başvurusunda bulunulması gerekir.
Anonim şirket tasfiyesi tamamlanıp ticaret unvanı sicilden silindikten sonra son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya şirket alacaklıları şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden ek tasfiye talebinde bulunabilir.
Tasfiyeden Dönme Şartları
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 548/1 gereğince şirket sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona ermişse, pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanmadığı sürece genel kurul şirketin devam etmesini kararlaştırabilir. Devam kararının sermayenin en az yüzde altmışının oyu ile alınması zorunludur. Bu nisap esas sözleşme ile ağırlaştırılabilir ve başkaca önlemler öngörülebilir. Tasfiyeden dönülmesine ilişkin genel kurul kararını tasfiye memuru tescil ve ilan ettirir. Sürenin dolması ve genel kurul kararı dışındaki sona erme hallerinde tasfiyeden dönülemez.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 548Kaynağı aç
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 548/2-3 uyarınca şirket iflasın açılmasıyla sona ermiş olmasına rağmen iflas kaldırılmışsa veya iflas konkordatonun uygulanmasıyla sona ermişse şirket tasfiyeden dönerek faaliyetine devam eder. Tasfiye memuru iflasın kaldırıldığına ilişkin mahkeme kararını ticaret siciline tescil ettirir. Bu tescil istemine, pay bedellerinin ve tasfiye paylarının pay sahipleri arasında dağıtılmasına başlanmadığını gösteren belge eklenir.
Tasfiye sürecine giren şirketin ticaret unvanında ne değişir?
Tasfiye sürecine giren anonim şirketin tüzel kişiliği tasfiye sonlanana kadar devam eder ve ticaret unvanına 'tasfiye halinde' ibaresi eklenir.
Esas sözleşmede tasfiye memuru belirlenmemişse tasfiyeyi kim yürütür?
Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla tasfiye memuru atanmamışsa tasfiye yönetim kurulu tarafından yürütülür ve yönetim kurulu bu durumu ticaret siciline tescil ve ilan ettirir.
Kalan şirket malvarlığı ne zaman pay sahiplerine dağıtılabilir?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 543/2 uyarınca alacaklılara yapılan üçüncü çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz; mahkeme alacaklılar için bir tehlike bulunmadığına kanaat getirirse bu süre dolmadan da dağıtıma izin verebilir.
Anonim şirket tasfiyesinden hangi şartlarla dönülebilir?
Sürenin dolması veya genel kurul kararıyla sona eren şirkette, malvarlığı dağıtımına başlanmamış olması şartıyla sermayenin en az yüzde altmışının oyu ile genel kurulda devam kararı alınabilir; karar memurca tescil ve ilan ettirilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

