Sermaye Koyma Borcu ve Temerrüt Hükümleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 128. maddesinin birinci fıkrası uyarınca her ortak, usulüne uygun düzenlenmiş ve imzalanmış şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçludur. Kanunda veya şirket sözleşmesinde belirlenen sürede nakit sermaye borcunun ödenmemesi ya da aynî sermayenin şirkete eksiksiz teslim edilmemesi halinde temerrüt hükümleri uygulanır. Temerrüdün doğabilmesi için kural olarak borcun muaccel hale gelmiş olması gerekir. Zamanında ifa edilmeyen sermaye para ise, aksine şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede hüküm yoksa 6102 sayılı Kanun'un 129. maddesi gereğince şirketin tescili anından itibaren temerrüt faizi ödenir. Ayrıca borcunu zamanında ödemeyen ortak, şirketin gecikme sebebiyle uğradığı daha fazla zararı da tazmin etmek zorunda kalabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 128Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 129Kaynağı aç
Aynî Sermaye Taahhütleri ve Sicil İşlemleri
Şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede bilirkişi tarafından belirlenen değerleriyle yer alan taşınmazların tapuya şerh verilmesi, fikrî mülkiyet hakları ile diğer değerlerin özel sicillerine kaydedilmesi ve taşınırların güvenilir bir kişiye tevdi edilmesi halinde aynî sermaye kabul olunur. 6102 sayılı Kanun'un 128. maddesinin ikinci fıkrasına göre özel sicile yapılan kayıt iyiniyeti kaldırır. Sermaye olarak taşınmaz mülkiyeti veya taşınmaz üzerinde var olan yahut kurulacak ayni bir hakkın konulması borcunu içeren şirket sözleşmesi hükümleri resmî şekil aranmaksızın geçerlidir.
Paradan başka ekonomik bir değer veya bir taşınırın sermaye olarak borçlanılması durumunda şirket, tüzel kişilik kazandığı andan itibaren bunlar üzerinde malik sıfatıyla doğrudan tasarruf edebilir. Buna karşılık taşınmaz mülkiyetinin veya diğer ayni bir hakkın sermaye olarak konulması halinde, şirketin tasarruf yetkisini kullanabilmesi için tapu siciline tescil zorunludur. Taşınmaz mülkiyeti ve diğer ayni hakların tapu ile özel sicillere tescili talepleri ticaret sicili müdürü tarafından resen ve derhal bildirilir; şirketin tek taraflı tescil isteminde bulunma hakkı da saklıdır. Ortaklarca taahhüt edilen hakların korunması amacıyla kurucular ortaklar aleyhine ihtiyati tedbir isteyebilir ve tedbir üzerine açılacak davalar bakımından kanuni süreler şirketin tescil ve ilanıyla başlar.
Şirketin Dava Hakları ve Yönetim Organının Yükümlülüğü
Şirket tüzel kişiliği, sermaye koyma borcunu ifa etmeyen ortağa karşı borcun yerine getirilmesini talep edebilir, icra takibi başlatabilir veya dava açabilir. 6102 sayılı Kanun'un 128. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca gecikme sebebiyle uğranılan zararın tazmini de istenebilir; ancak tazminat talep edilebilmesi için borçlu ortağa kanunen ihtar yapılması şarttır. Şahıs şirketlerinde bu dava ortaklar tarafından da açılabilir.
Yönetim kurulu, şirketin menfaatlerini korumakla yükümlü bulunduğundan sermaye alacaklarının tahsili için gerekli yasal girişimleri başlatmak zorundadır. Sermaye taahhütlerinin yerine getirilmemesi sebebiyle şirketin borçlarını ödeyemez duruma düşmesi ve bu tablonun iflasla sonuçlanması halinde yönetim organının hukuki sorumluluğu doğabilir. Ortakların taahhütlerini yerine getirmemesi veya şirketin bu alacakları takip etmemesi alacaklıları zarara uğratırsa tasarrufun iptali veya sorumluluk davaları gündeme gelebilir.
Anonim Şirketlerde Sermaye Çağrısı ve Iskat Usulü
Anonim şirketlerde pay bedelleri, esas sözleşmede başkaca bir hüküm bulunmadıkça yönetim kurulu tarafından pay sahiplerinden ilan yoluyla talep edilir. Yapılacak ilanda ödenmesi istenen sermaye borcunun oranı veya tutarı, vadesi ve ödeme yeri açıkça belirtilir. Nakit sermaye taahhütlerinin süresinde ödenmemesi başkaca bir ihtara gerek kalmaksızın gecikme sonucunu doğurabilir; 6102 sayılı Kanun'un 482. maddesi uyarınca süresi içinde borcunu ödemeyen pay sahibi ihtara gerek olmaksızın temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Ayrıca esas sözleşmeyle temerrüt hali için sözleşme cezası kararlaştırılabilir ve şirketin genel tazminat hakları saklıdır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 481Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 482Kaynağı aç
Yönetim kurulu, borcunu ödemeyen pay sahibini iştirak taahhüdünden ve kısmi ödemelerden doğan haklarından yoksun bırakarak ıskat kararı alabilir, payı satıp yerine başkasını kabul edebilir ve çıkarılmış pay senetlerini iptal edebilir. Iskat yaptırımının uygulanabilmesi için 6102 sayılı Kanun'un 483. maddesi gereğince Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile esas sözleşmede öngörülen şekilde ilan ve internet sitesinde yayımlanacak mesajla ihtar yapılır. Bu ihtarda temerrüde konu tutarın bir ay içinde ödenmesi, aksi halde haklardan yoksun bırakılacağı ve sözleşme cezasının isteneceği bildirilir. Nama yazılı pay senetlerinde bu bildirim ilan yerine iadeli taahhütlü mektupla ve internet mesajıyla yapılır; bir aylık süre mektubun tebellüğ edildiği tarihten başlar.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 483Kaynağı aç
Iskat kapsamında iptal edilen pay senetleri ele geçirilemiyorsa, yönetim kurulunun iptal kararı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve esas sözleşmenin öngördüğü şekilde ilan edilir. Satış sonucunda şirket alacağı karşılandıktan sonra geriye bir bakiye kalırsa ilgili pay sahibine ödenir. Yeni pay sahibinin yapacağı ödemelerden açık kalan bir tutar bulunursa, mütemerrit pay sahibi şirkete karşı sorumluluğunu sürdürür.
Limited ve Şahıs Şirketlerinde Hukuki Sonuçlar
Limited şirketlerde sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen ortak hakkında şirket sözleşmesinde öngörülen özel cezai şartlar, hak düşürücü süreler veya ortaklıktan çıkarma prosedürleri işletilebilir. Taahhüdünü yerine getirmeyen ortak, yükümlülüğünü ifa etmediği dönem boyunca kâr payı alma ve genel kurulda oy kullanma gibi ortaklık haklarını tam olarak kullanamayabilir.
Kollektif ve komandit şirketlerde ise ortakların kişisel sorumlulukları ön planda yer alır. Sermaye borcunun zamanında ifa edilmemesi diğer ortakların rücu haklarını ve şirketin iç dengesini etkiler. Karşılıklı güven ilişkisinin zedelenmesi sonucunda sermaye borcunu ödemeyen ortak açısından ortaklıktan ihraç yaptırımı gündeme gelebilir.
Anonim şirketlerde temerrüt faizi için pay sahibine ihtar çekilmesi zorunlu mudur?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 482. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sermaye koyma borcunu vadesinde yerine getirmeyen pay sahibi, başkaca bir ihtara gerek olmaksızın temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür.
Anonim şirkette pay sahibinin ıskat edilmesi için hangi prosedür uygulanır?
Yönetim kurulu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve internet sitesi üzerinden ilanla, nama yazılı paylarda ise iadeli taahhütlü mektupla bir aylık ödeme süresi tanıyarak ihtar çeker; bu sürede ödeme yapılmazsa ortak haklarından yoksun bırakılarak payı satılır.
Şirket sermaye borcunu ödemeyen ortaktan tazminat isteyebilir mi?
Şirket gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini talep edebilir; ancak 6102 sayılı Kanun'un 128. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca tazminat istenebilmesi için borçlu ortağa ihtar çekilmesi kanuni bir koşuldur.
Sermaye olarak gayrimenkul konulmasında resmî senet düzenlenmesi gerekir mi?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 128. maddesinin üçüncü fıkrasına göre taşınmaz mülkiyeti taahhüdünü içeren şirket sözleşmesi resmî şekil aranmaksızın geçerlidir; fakat şirketin tasarruf yetkisi tapuya tescille kazanılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

