Anayasanın Bağlayıcılığı, Üstünlüğü ve Devletin Temel Nitelikleri
Anayasa m. 11 uyarınca anayasa kuralları; yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluşları ve bireyleri bağlayan temel hukuk normlarıdır. Normlar hiyerarşisinin tepesinde yer alan bu ilke uyarınca kanunların Anayasaya aykırı olması mümkün değildir.
Anayasa m. 2 ve m. 6 hükümleri uyarınca Türkiye Cumhuriyeti, toplum huzurunu, adalet anlayışını ve millî dayanışmayı esas alarak insan haklarına saygı duyan, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıç ilkelerine dayalı demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu düzenlenmiş olup Türk Milleti bu yetkisini Anayasa kuralları çerçevesinde yetkili kıldığı organları eliyle kullanır.
Türk Anayasal Gelişiminin Tarihsel Temelleri
Türk anayasa tarihinin ilk yazılı anayasası kabul edilen 1876 Kanun-i Esasi, meşruti monarşi düzenini tesis etmiştir. Bu anayasal belgede padişah makamının yanında Meclis-i Umumi adıyla iki kanatlı bir parlamento öngörülmüş, ancak yürütme erki karşısında yasamanın yetkileri sınırlı tutulmuştur.
1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu ise millî egemenlik ilkesini merkeze almış ve hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu esasını anayasal kurala bağlamıştır. Bu dönemde yasama ve yürütme yetkileri Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplanmış ve meclis hükûmeti sistemi uygulanmıştır.
Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması ve Sınırlandırılması
Anayasa m. 13 uyarınca temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın ancak kanunla ve anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen özel sebeplere dayanılarak sınırlandırılabilir. Yapılan bu sınırlandırmaların demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaması şarttır.
Anayasa m. 14 uyarınca anayasa hükümlerinin hiçbiri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü zedelemeyi veya insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler şeklinde yorumlanamaz.
Olağanüstü Hâl Rejimi ve Çekirdek Hak Güvencesi
Anayasa m. 119 uyarınca tabii afet, tehlikeli salgın hastalık, ağır ekonomik bunalım, savaş veya savaşı gerektirecek durumların belirmesi, seferberlik, ayaklanma, kamu düzeninin ciddi biçimde bozulması, vatan veya Cumhuriyete karşı fiilî kalkışmalar ve yaygın şiddet eylemlerinin gerçekleşmesi durumunda Cumhurbaşkanı olağanüstü hâl ilan edebilir. Yurdun tamamında veya belirli bir bölgesinde süresi altı ayı geçmemek üzere alınan bu karar, Resmî Gazete'de yayımlanır ve aynı gün onay için Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi olağanüstü hâlin süresini değiştirebilir, olağanüstü hâli tümüyle kaldırabilir veya Cumhurbaşkanının talebi üzerine her defasında dört ayı geçmemek kaydıyla uzatabilir. Olağanüstü rejim uygulansa dahi kamu makamlarına sınırsız yetki tanınamaz; başvurulan tedbirlerin durumun gerektirdiği ölçüde olması anayasal denetim sınırları içindedir.
Anayasa m. 15 kapsamında olağanüstü dönemlerde dahi dokunulamayacak çekirdek güvenceler güvence altındadır. Savaş hukukuna uygun eylemler sonucu gerçekleşen ölümler haricinde kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz. Kimse din, vicdan, düşünce ve kanaat açıklamaya zorlanamaz ve bu sebeplerle suçlanamaz; suç ve cezaların geçmişe yürütülememesi ilkesi ile mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar korunan masumiyet karinesi zedelenemez. Ayrıca olağanüstü hâl tedbirleri milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal edemez ve durumun gerektirdiği ölçüyü aşamaz.
Yasama Organının Yapısı, Seçimler ve Yasama Güvenceleri
Anayasa m. 7 uyarınca yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir ve bu yetki devredilemez. Meclis 600 milletvekilinden oluşur, milletvekili seçilme yaşı on sekizdir ve genel seçimler ile Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı gün icra edilir.
2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu m. 33 gereğince milletvekili seçimlerinde ülke genel seçim barajı yüzde 7 olarak uygulanır. Seçim ittifakı kurulması hâlinde baraj hesabı ittifakın ulaştığı toplam oy üzerinden yapılır ve ittifak bileşeni olan siyasi partiler bakımından ayrıca münferit baraj aranmaz.
2839 sayılı MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Milletvekilleri meclis çalışmalarında yasama sorumsuzluğu ve yasama dokunulmazlığı güvencelerine sahiptir. Yasama sorumsuzluğu, milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarındaki oy, söz ve düşüncelerinden dolayı sorumlu tutulamamalarını teminat altına alan mutlak ve sürekli bir korumadır. Yasama dokunulmazlığı ise milletvekillerinin seçimden önce veya sonra işledikleri iddia edilen suçlar nedeniyle Meclis kararı bulunmadıkça tutulamaması, sorguya çekilememesi, tutuklanamaması ve yargılanamamasını öngören usuli bir güvencedir.
Kanun Yapımı ve Meclisin Bilgi Edinme ile Denetim Yetkisi
Kanun teklifi sunmaya yalnızca milletvekilleri yetkilidir; Cumhurbaşkanının doğrudan kanun tasarısı verme imkânı bulunmaz. Mecliste kabul edilerek Cumhurbaşkanına iletilen kanun metinleri yayımlanır ya da tekrar görüşülmek üzere Meclise geri gönderilebilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi geri gönderilen kanunu üye tamsayısının salt çoğunluğuyla aynen kabul ederse Cumhurbaşkanının bu kanunu yayımlaması zorunludur.
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminde güvenoyu ve gensoru müesseseleri yer almaz. Parlamentonun bilgi edinme ve denetim vasıtaları; Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı sorudan ibarettir. Yazılı soru önergeleri Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanlara yöneltilip on beş gün içinde cevaplandırılması gerekir; Cumhurbaşkanına doğrudan yazılı soru sorulamaz.
Yürütme Erki ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Çerçevesi
Cumhurbaşkanı halk tarafından doğrudan seçilir ve görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. Ancak Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hâlinde mevcut Cumhurbaşkanının bir defa daha aday olması mümkündür.
Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanlar Cumhurbaşkanı kararıyla atanır ve aynı usulle görevden alınır. Bu makamlarda görev alanların milletvekili olması mümkün değildir; milletvekili seçilenlerin üyelikleri sona erer.
Anayasa m. 104/17 uyarınca Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi haklar ve ödevler, Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen başlıklar ve kanunla açıkça düzenlenmiş alanlar Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Kanun ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesi arasında farklı hüküm bulunması hâlinde kanun hükümleri uygulanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması hâlinde ise Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz kalır.
Olağanüstü hâl dönemlerinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Resmî Gazete'de yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisi onayına sunulur. Savaş ve mücbir nedenlerle Meclisin toplanamaması istisnası saklı kalmak üzere, bu metinler Meclis tarafından üç ay içinde görüşülüp karara bağlanmadığı takdirde kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Anayasa Yargısı: Norm Denetimi ve Bireysel Başvuru Usulü
Anayasa m. 148 gereğince soyut norm denetimi kapsamında iptal davası açma yetkisi; Cumhurbaşkanına, Mecliste en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte birini teşkil eden milletvekillerine tanınmıştır. İptal davası, normun Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren altmış gün içinde açılmalıdır.
Somut norm denetiminde görülmekte olan bir davaya bakan mahkeme, uygulanacak kanun hükmünü veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesini Anayasaya aykırı görürse ya da tarafların aykırılık iddiasını ciddi bulursa meseleyi Anayasa Mahkemesine intikal ettirerek davayı geri bırakır. Anayasa Mahkemesi beş ay içinde hüküm kurmazsa yerel mahkeme yürürlükteki kurala göre uyuşmazlığı karara bağlar; ancak esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar Anayasa Mahkemesi kararı gelirse mahkeme bu karara uymakla yükümlüdür.
6216 sayılı Kanun m. 45 uyarınca bireysel başvuru yapılabilmesi için ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal bakımından kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir. Yasama işlemleri, idarenin düzenleyici işlemleri, Anayasa Mahkemesi kararları ve Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler bireysel başvuruya konu edilemez.
6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN m. 45Kaynağı aç
6216 sayılı Kanun m. 47/5 uyarınca bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten ya da başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde gerçekleştirilmelidir. Haklı bir mazeretin varlığı hâlinde mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde belgelendirilerek başvuru yapılabilir; Mahkeme mazeretin geçerliliğini öncelikle inceleyerek kabul veya ret kararı verir.
6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN m. 47Kaynağı aç
Anayasa m. 153 uyarınca Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan kamuya açıklanamaz ve geriye yürümez. Kararlar yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare mercilerini, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.
Anayasa Değişikliği Yöntemi ve Nitelikli Çoğunluk Şartı
Anayasa m. 175 uyarınca anayasa değişiklikleri, Meclis üye tamsayısının en az üçte birini oluşturan en az 200 milletvekilinin yazılı teklifiyle sunulabilir. Teklifler Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda iki kez görüşülür ve gizli oyla karara bağlanır; teklifin kabul edilebilmesi için üye tamsayısının en az beşte üç çoğunluğu olan en az 360 kabul oyu aranır.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 175Kaynağı aç
Kabul edilen anayasa değişikliği kanunu, elde edilen oy sayısına göre farklı süreçlere tabi olur. En az 360 ancak üçte iki çoğunluğun altında kalan oyla kabul edilen kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmî Gazete'de yayımlanır. Üçte iki çoğunlukla kabul edilen kanun veya ilgili maddeler ise Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir; halkoylamasına sunulmayanlar Resmî Gazete'de yayımlanır. Cumhurbaşkanı ayrıca anayasa değişikliğine ilişkin kanunları bir daha görüşülmek üzere Meclise geri gönderebilir; Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu kanunu halkoyuna sunabilir.
Halkoyuna sunulan anayasa değişikliği kanunlarının yürürlüğe girebilmesi için halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, halkoylamasına sunulması hâlinde hangi hükümlerin birlikte, hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını kabul aşamasında karara bağlar.
Milletvekili seçimlerinde uygulanan ülke seçim barajı ne kadardır?
2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu m. 33 gereğince genel seçimlerde ülke genelinde, ara seçimlerde ise seçim yapılan çevrelerin tümünde geçerli oyların yüzde yedisini geçemeyen partiler milletvekili çıkaramaz. İttifak yapılması hâlinde bu oran ittifakın toplam oyu üzerinden dikkate alınır ve ittifak bileşeni partiler için ayrı ayrı baraj şartı aranmaz.
Bireysel başvuru hangi süre içinde ve hangi şartla yapılabilir?
6216 sayılı Kanun m. 47/5 uyarınca bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten ya da yol bulunmuyorsa ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır. Bireysel başvuru doğrudan ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılabilir. Kanıtlanan mazeret durumunda mazeretin kalkmasından sonraki on beş gün içinde, mazeret delilleriyle birlikte başvuru mümkündür.
Bireysel başvuru dilekçesinde hangi bilgilerin yer alması gerekir?
6216 sayılı Kanun m. 47/3 uyarınca dilekçede başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres bilgileri, ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümleri, ihlal gerekçeleri, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar, başvuru yollarının tüketildiği ya da ihlalin öğrenildiği tarih ile varsa uğranılan zarar belirtilmelidir. Dilekçeye dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneği eklenmelidir. Başvurucu bir avukat tarafından temsil ediliyorsa vekâletnamenin de sunulması zorunludur.
Olağanüstü hâl kararnameleri Mecliste görüşülmezse ne olur?
Olağanüstü hâl Cumhurbaşkanlığı kararnameleri yayımlandığı gün Meclis onayına sunulur ve savaş ile mücbir sebepler hariç olmak üzere üç ay içinde Meclis tarafından karara bağlanmazsa kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle her alanda düzenleme yapılabilir mi?
Hayır; Anayasa m. 104/17 uyarınca Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerindeki temel haklar, kişi hak ve ödevleri, siyasi hak ve ödevler, kanunla açıkça düzenlenmiş alanlar ile Anayasada kanunla düzenleneceği emredilen konular kararnamelerle düzenlenemez. Kanunla kararnamenin çatışması hâlinde kanun uygulanır; aynı konuda kanun çıkarılması hâlinde ise kararname hükümsüz kalır.
Bireysel başvuru evraklarında eksiklik olursa ne olur?
6216 sayılı Kanun m. 47/6 uyarınca başvuru evrakında eksiklik bulunması hâlinde Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya vekiline on beş günü geçmemek üzere süre verilir; geçerli bir mazeret olmaksızın bu sürede eksiklik tamamlanmazsa başvurunun reddine karar verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

