Amir ve Mafevkine Hakaret Suçu ve Cezası (ASCK m.85)

by Avukat Erdal Ersoy
Amir ve Mafevkine Hakaret Suçu ve Cezası (ASCK m.85)

Amir ve Mafevkine Hakaret Suçu Nedir?

Amir ve mafevkine hakaret suçu, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 85. maddesinde düzenlenen ve askeri disiplin ile emir-komuta zincirini korumayı amaçlayan sırf askeri bir suçtur. Suçun faili yalnızca asker kişi olabilir. Mağdurun ise mutlaka failin amiri veya rütbece üstü konumundaki bir asker kişi olması zorunludur. Sivil bir kişinin askeri personele ya da amire yönelik hakaret eylemleri bu madde kapsamında değerlendirilemez; bu tür durumlarda genel hüküm niteliğindeki Türk Ceza Kanunu hükümleri tatbik edilir. Aynı şekilde üst konumdaki askerin astına hakaret etmesi de 85. madde kapsamına dahil değildir.

Suçun Temel ve Ağırlaştırıcı Cezai Hükümleri

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca, bir amire veya rütbece üste hakaret eden asker kişi üç aydan bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin gerçekleşme koşullarına göre kanun koyucu birtakım nitelikli haller öngörmüştür.

Hakaret eyleminin askeri hizmet esnasında yahut hizmete müteallik bir muameleden ötürü işlenmesi durumunda, ceza altı aydan üç seneye kadar hapis olarak uygulanır.

Eylemin somut bir fiil veya olgu isnadı biçiminde, yani maddei mahsusa tayini yoluyla vuku bulması halinde faile altı aydan beş seneye kadar hapis cezası verilir.

Hakaretin umuma teşhir edilmiş yazı, resim veya diğer neşir vasıtaları ile yahut resmi mercilere verilip üzerine resmi işlem yapılmış evrak vasıtasıyla işlenmesi halinde ise bir seneden beş seneye kadar hapis cezası hükmolunur.

Hizmete Müteallik Muameleden Dolayı Hakaret Örneği

Askeri hizmetin icrası sırasında ya da hizmete ilişkin bir işlemin neticesinde gerçekleştirilen hakaret fiilleri suçun nitelikli halini oluşturur. Nitekim Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/19870 Esas ve 2023/4050 Karar sayılı ilamına konu somut uyuşmazlıkta, nöbet araması sonrasında rütbece üstü durumundaki onbaşıya hitaben alçaltıcı ve sinkaflı ifadeler kullanan askerin eylemi, hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçu kapsamında değerlendirilmiştir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19870, K. 2023/4050Kaynağı aç
7. Ceza Dairesi         2021/19870 E.  ,  2023/4050 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
(Hükmün Açıklanması)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/162 E., 2020/544 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 09.11.2016 tarihli ve 2016/77 Esas, 2016/684 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçlarından 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (668 sayılı KHK) 5 ve devamı maddeleriyle 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu'nda (2803 sayılı Kanun) yapılan değişiklikler kapsamında jandarma personeli olan sanık hakkındaki yargılama görevi Askerî Mahkemeye ait olmadığından, görevsizlik kararı verilmiştir.
2.(Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 09.11.2016 tarihli ve 2016/77 Esas, 2016/684 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1.Dairesinin 14.03.2017 tarihli ve 2017/0086 Esas, 2017/0107 Karar sayılı ilamıyla suç tarihinde … kişi olan sanığın, 668 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 25.07.2016 tarihinden önce atılı suçu işlemiş olduğu ve (mülga) 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun (353 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca askerî yargıda yargılanmasını gerektiren ilginin kesilmediği, kaldı ki 2803 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 … madde hükmü de dikkate alındığında, sanığı yargılamakla askerî mahkemenin görevli olduğu sonucuna varıldığından, sanık hakkındaki üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçlarından dolayı verilen görevsizlik kararlarının ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2017/765 Esas, 2018/807 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında üste hakaret suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 85 … maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 2 … 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, üste fiilen taarruz suçundan 1632 sayılı Kanun'un 91 … maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki her iki suçuna ilişkin ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim sürelerine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 06.12.2018 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 06.12.2018 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 04.05.2019 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinin Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2020 tarihli ve 2019/1114 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/162 Esas, 2020/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin açıklanmaları geri bırakılan 05.10.2018 tarihli ve 2017/765 Esas, 2018/807 Karar sayılı hükümlerinin açıklanmalarına, sanığın üste hakaret suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 85 … maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 … 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, üste fiiilen taarruz suçundan 1632 sayılı Kanun'un 91 … maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; verilen cezayı ağır bulduğuna ve ailesi ile zor şartlar altında geçindiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Metris Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığının emri üzerine, mağdur Nöbetçi … J.Onb. … tarafından nöbete gidecek olan personel üzerinde 18.11.2015 tarihinde arama yapıldığı, bu aramada sanık J.Er …'ın üzerinde cep telefonu tespit edildiğine dair tutanak düzenlendiği, nöbet sonrası gazinoda bu olay nedeniyle yaşanan tartışma sırasında sanığın, mağdura sinkaflı küfür ederek iki kez yumruk attığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; bozma ilâmına bir diyeceğinin olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmediğini, olay günü nöbete gidecekleri esnada nöbetçi … …'ün üzerinde arama yaptığını ve telefon bulduğunu, daha sonra telefonu alarak hakkında tutanak tuttuğunu, kesinlikle …'e hakaret etmediğini, yumruk atmadığını, suçsuz olduğunu ve beraatine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
3.Siyami Oruç, Yusuf Tuğrul, Hüseyin Kök, Yasin Boyun ve Hanifi Karadağ'ın tanık sıfatı ile mahkeme huzurunda usulüne uygun olarak ifadelerine başvurulmuştur.
4.Gümüşsuyu … Hastanesi tarafından mağdur … adına düzenlenen 19.11.2015 tarihli adlî rapor, vaka kanaat raporu, olay tespit tutanağı ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
5.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2020 tarihli ve 2019/1114 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.
6.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Tanık beyanları ve dosya kapsamında bulunan bütün delillerin değerlendirilmesi sonucunda; sanığın olay sırasında onbaşı rütbesi ile üstü konumunda olan mağdura yönelik olarak sinkaf ettiklerim siz daha göreceksiniz şeklinde sarfettiği sözlerin toplum içerisinde mağduru alçaltıcı ve haksız nitelikte olduğunun kabulüyle Mahkemece hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında,
2. Olay tarihinde sanığın rütbesiz … er, mağdurun ise onbaşı rütbesine haiz olduğu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun'un 10 uncu ve 1632 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre aralarında ast-üst ilişkisinin bulunduğu, sanığın rütbece üstü olan mağdurun yüzüne yumruk atmak suretiyle doğrudan onun vücut bütünlüğüne ve üstlük nüfuz ve otoritesine yönelik fiili saldırı gerçekleştirdiğinin kabulü ve dosya kapsamında bulunan ve usulüne uygun ifadeleri alınmış mağdur ve tanık ifadelerinin de bu yönde olduğu göz önüne alınarak Mahkemece üste fiilen taarruz suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/162 Esas, 2020/544 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.

Soruşturma Şartı, Görevli Mahkeme ve Dava Zamanaşımı

Amir ve mafevkine hakaret suçunun sırf askeri suç hüviyetinde olması ve sadece asker şahıslar tarafından işlenebilmesi nedeniyle, fail hakkında adli soruşturma başlatılabilmesi yetkili komutan tarafından soruşturma izni verilmesi koşuluna bağlıdır.

Askeri mahkemelerin ilga edilmesiyle birlikte askeri suçların yargılamaları adli yargı ceza mahkemelerine devredilmiştir. Bu doğrultuda amir ve mafevkine hakaret suçu yönünden kovuşturma evresinde görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan atıf gereğince, bu suç yönünden dava zamanaşımı süresi Türk Ceza Kanunu hükümleri dikkate alınarak 8 yıl olarak uygulanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sivil bir kimse amire hakaret ederse ASCK m.85 uygulanır mı?

Hayır, bu suç sırf askeri bir suç olduğundan fail mutlaka asker kişi olmalıdır; sivil kişilerin askeri amirlere hakaretinde Türk Ceza Kanunu hükümleri tatbik edilir.

Üstün asta hakaret etmesi bu madde kapsamında suç sayılır mı?

Hayır, Askeri Ceza Kanunu m.85 yalnızca astın amir veya rütbece üstüne hakaretini düzenler; üstün asta hakaret etmesi bu kapsamda yer almaz.

Amir ve mafevkine hakaret suçunda dava zamanaşımı ne kadardır?

Askeri Ceza Kanunu m.49 atfı doğrultusunda Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Amir ve mafevkine hakaret suçunda görevli mahkeme neresidir?

Askeri yargının kaldırılmasının ardından söz konusu suç bakımından görevli ilk derece mahkemesi Asliye Ceza Mahkemesidir.

Bu suç için asker hakkında doğrudan soruşturma açılabilir mi?

Hayır, sırf askeri suç niteliği taşıması dolayısıyla fail asker kişi hakkında soruşturma açılması yetkili komutanın soruşturma izni vermesine tabidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu