Ambulans Hizmetinde Hukuki Sorumluluğun Kapsamı ve Kusur Ölçütleri
Ambulans hizmetinde hukuki sorumluluk; acil sağlık çağrısının yetkili mercilere ulaşmasından başlayarak hastanın tıbbi bakımı sağlayabilecek uygun sağlık kuruluşuna teslimine kadar geçen tüm süreçteki aksaklıkları kapsar. Bu zincir dahilinde hizmetin gereğinden geç sunulması, eksik bırakılması, tıbbi kurallara aykırı icra edilmesi veya yanlış sevk yapılması sonucunda hastada bedensel ya da ruhsal bir hasar doğması halinde tazminat sorumluluğu gündeme gelir. Söz konusu zararlar mevcut hastalığın ağırlaşması, organ veya uzuv kaybı, beyin hasarı, kalıcı sakatlık, yoğun bakım ihtiyacının doğması, hastanın tedavi görme şansının azalması yahut yaşamın yitirilmesi biçiminde ortaya çıkabilmektedir.
Her ambulans gecikmesi kendiliğinden tazminat hakkı doğurmaz. Aracın varış süresi; çağrının niteliği, adresin doğruluğu, yol ve hava şartları, olay yerinin konumu, aynı anda yaşanan vaka yoğunluğu, afet veya olağan dışı durumlar, güvenlik riskleri ya da mevcut ambulans kapasitesi gibi faktörlerden etkilenebilir. Hukuki açıdan sorumluluk doğabilmesi için gecikmenin önlenebilir nitelikte olması ve hizmet kusurundan kaynaklandığının ortaya konulması gerekir.
Kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde ya da işleyişinde meydana gelen nesnel nitelikteki aksaklık, bozukluk veya boşluklar hizmet kusurunu oluşturur. Danıştay 10. Dairesinin 2019/6497 Esas ve 2021/250 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; riskli bir nitelik gösteren sağlık hizmetinde idarenin tazminle yükümlü kılınabilmesi için meydana gelen zararın hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi suretiyle idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığının tespit edilmesi gerekir. İdare, sağlık hizmetinin aksamadan yürümesini sağlayacak teşkilatı kurmak, araç ve bina donanımını hazırlamak ve yetişmiş personeli istihdam etmekle mükelleftir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/6497, K. 2021/250Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire, E. 2020/2042, K. 2024/1554Kaynağı aç
Ambulans Türleri, Donanım Koşulları ve Taşıma Kuralları
Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği; acil sağlık araçlarının kuruluş, işleyiş, denetim usulleri ile tıbbi ve teknik araç donanımlarını düzenler. İlgili düzenleme kamu kurumları bünyesindeki birimlerin yanında özel hukuk tüzel kişileri tarafından işletilen ambulans hizmetlerini de kapsamaktadır. Yönetmelik kapsamında kara ambulansları acil yardım ambulansı, hasta nakil ambulansı, yoğun bakım ambulansı ve özel donanımlı ambulanslar şeklinde sınıflandırılmıştır.
Acil yardım ambulansı, acil yardım gerektiren hallerde gerek olay mahallinde gerekse nakil esnasında hastaya tıbbi müdahalenin gerçekleştirilebileceği donanıma ve sağlık ekibine sahip araçtır. Hasta nakil ambulansı ise acil tıbbi müdahale gereksinimi bulunmayan hasta veya yaralıların taşınması amacıyla kullanılır. Mevzuat gereğince acil tıbbi müdahale gerektiren hasta ve yaralıların naklinde hasta nakil ambulanslarının kullanılması yasaktır.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/383, K. 2024/1275Kaynağı aç
Hastanın bulunduğu adrese ulaşan ambulans ekibi, gerekli acil tıbbi yardımı ve usulüne uygun nakli gerçekleştirmekle yükümlüdür. Hastanın bulunduğu yerden ambulansa ve sevk edileceği sağlık merkezine nakledilmesi ambulans ekibinin sorumluluğu altındadır. Danıştay 10. Dairesinin 2020/383 Esas ve 2024/1275 Karar sayılı kararında da işaret edildiği üzere, acil hastaların tıbbi donanımlı hasta kabini yerine ön koltukta taşınması veya gerekli stabilizasyon sağlanmadan ya da tıbbi şartlar hazırlanmadan sevk yapılması hizmet kusuru değerlendirmesinde dikkate alınır.
Komuta Kontrol Merkezi Yükümlülükleri ve Sevk Gecikmeleri
İl Ambulans Servisi Çalışma Yönergesi uyarınca komuta kontrol merkezi hekimi; gelen acil çağrıları değerlendirmek, hasta ve olayla ilgili kimlik, adres, telefon, yaralı sayısı ve olay türü gibi bilgileri kayıt altına almak ve ekipleri vakaya yönlendirmekle görevlidir. Çağrının ulaştığı saat ile görevin ambulans ekibine tevdi edildiği anın tam olarak kayda geçirilmesi zorunludur. Ekipler olay yerine ulaşana kadar ihtiyaç duyulduğunda arayan kişiye ilk yardım bilgileri aktarılır ve ambulansın adrese varış saati takip edilerek sisteme işlenir.
Hizmet süresince çağrı merkezinde, istasyonlarda ve ambulanslarda telsiz ve mobil cihazların kesintisiz olarak açık ve iletişime hazır tutulması şarttır. Ekiplere görevlendirmeler mobil cihazlar aracılığıyla iletilir ve telsiz anonsuyla teyidi sağlanır. Ambulanslarda bulunan kamera, mobil cihaz ve araç takip sistemlerinin de hizmet boyunca çalışır vaziyette bulundurulması kurala bağlanmıştır.
Hastaneler arası sevk süreçlerinin makul sürede tamamlanmaması da ağır hizmet kusuru teşkil edebilir. Danıştay 10. Dairesinin 2022/216 Esas ve 2024/104 Karar sayılı kararı uyarınca; hastayı uygun standartlarda tıbbi bakım alabileceği donanımlı bir merkeze makul sürede sevk etmekle yükümlü olan idarenin, komuta kontrol koordinasyonundaki sevk işlemini uzun süre geciktirmesi sağlık kamu hizmetinin işleyişinde organizasyon eksikliği ve hizmet kusuru oluşturur. Benzer şekilde hayati müdahalenin hastaneler arası sevk nedeniyle geciktirilmesi ve bu sebeple ölümün gerçekleşmesi halinde de idarenin tazmin sorumluluğu doğmaktadır.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/216, K. 2024/104Kaynağı aç
Tıbbi Kayıtların Tutulması, Saklanması ve İspat Değeri
Ambulans ekiplerince hastalara uygulanan tıbbi işlemler, kayıtlar ve müdahaleler ambulans vaka kayıt formuna yazılır ve elektronik ASOS sistemine aktarılır. Ambulans işletenler gerçekleştirilen bütün görevlere ilişkin kayıtları noksansız biçimde tutmak ve resmi taleplerde ibraz etmek zorundadır. Bu kayıtların tahrif edilmesini, silinmesini veya kaybolmasını önleyecek teknik ve idari tedbirlerin alınması mesul müdürün sorumluluğundadır. İlgili kayıtların mevzuat uyarınca beş yıl süreyle saklanması zorunludur.
Hasta Hakları Yönetmeliği hükümleri uyarınca hasta; sağlık durumuna ilişkin dosya ve kayıtları bizzat, vekili veya kanuni temsilcisi vasıtasıyla inceleme ve suret alma hakkına sahiptir. Bu kayıtlar kural olarak yalnızca hastanın tedavisiyle doğrudan ilgili yetkililerce görülebilir. Kamu hastanelerinde hastaya ait film, tetkik veya radyoloji grafilerinin sistem yetersizliği öne sürülerek muhafaza edilememesi ya da kaybedilmesi, Danıştay 10. Dairesinin 2020/383 Esas ve 2024/1275 Karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere, başlı başına bir tıbbi kayıt eksikliği oluşturur ve manevi tazminat ödenmesini gerektirir.
Trafikte Geçiş Üstünlüğü ve Sürücünün Dikkat Borcu
Acil durumlarda siren kullanımı ve trafikte geçiş üstünlüğü hakkı ambulans sürücüsüne sınırsız bir hareket serbestisi tanımaz. Ambulansı sevk ve idare eden personel, görevin gerektirdiği koşullara uygun biçimde can ve mal güvenliğini gözeterek azami dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Geçiş üstünlüğünün kurallara aykırı ve ölçüsüz biçimde kullanılması ya da gerekli özenin gösterilmemesi sebebiyle oluşan zararlarda hukuki sorumluluk ortadan kalkmaz.
Kamu Ambulanslarında İdari Başvuru ve Tam Yargı Davası Usulü
Kamuya bağlı ambulans hizmetinin hiç verilmemesi, gecikmesi veya hatalı müdahale sonucu gereği gibi işletilmemesi idarenin hizmet kusurunu oluşturur. Bu tür eylemler sebebiyle zarara uğrayan kişilerin idari yargıda tam yargı davası açmadan önce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi gereğince, fiili öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her durumda olayın gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde yetkili idare makamına başvurarak uğradıkları zararın karşılanmasını istemeleri şarttır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi doğrultusunda idareye yapılan ön başvurunun kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren; idarece otuz gün içinde herhangi bir cevap verilmemesi durumunda ise bu sürenin bittiği tarihten itibaren kanuni dava açma süresi içinde tam yargı davası açılması gerekir.
Özel Ambulans Faaliyetlerinde Sorumluluk Esasları
Özel ambulans servislerinin faaliyete geçebilmesi mevzuat uyarınca ambulans servisi uygunluk belgesi alınmasına ve araçların ambulans yeterlilik belgelerinin eksiksiz bulunmasına bağlıdır. Yeterlilik belgesi bulunmayan ambulansların acil müdahale veya hasta nakil hizmeti vermesi hukuken mümkün değildir.
Ücret karşılığı alınan özel ambulans hizmetlerinde ortaya çıkan gecikme ve tıbbi hatalarda sözleşmeye aykırılık, ayıplı hizmet, haksız fiil ve sağlık hizmeti kusuru hükümleri birlikte ileri sürülebilir. Eğer özel ambulans faaliyeti özel bir hastanenin organizasyonu içinde sunulmuşsa, hastane de ambulans hizmetindeki organizasyon kusurundan sorumlu tutulabilir.
Kusur Tespiti, Bilirkişi İncelemesi ve Yargılama İlkeleri
Ambulans gecikmesi ve tıbbi hata davalarında idarenin kusuru ile meydana gelen zarar arasındaki uygun nedensellik bağının ispatı temel önemdedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi gereğince hakim, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Danıştay 10. Dairesinin 2019/6497 Esas ve 2021/250 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, ambulansın geç müdahalesinin davacıda oluşan hasarın tedavisine bir etkisinin bulunup bulunmadığı hususunun uzman hekimlerin yer aldığı yetkili kurullardan rapor alınarak açıklığa kavuşturulması şarttır.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/971, K. 2022/1593Kaynağı aç
Danıştay 10. Dairesinin 2021/971 Esas ve 2022/1593 Karar sayılı ilamına göre, ölümle neticelenen olaylarda vefat edenin kesin ölüm sebebi, tespit edilen gecikmenin ölüme etkisi ve zamanında müdahale edilmiş olsaydı ölümün meydana gelip gelmeyeceği uzman bilirkişi heyeti tarafından tıp kuralları çerçevesinde saptanmalıdır. Aynı kararda vurgulandığı üzere, ambulans görevlileri hakkında adli soruşturma yürütülmüş veya soruşturma izni verilmişse, ceza soruşturmasında elde edilen bulgular da hizmet kusuru incelemesinde dikkate alınmalıdır.
Danıştay 10. Dairesinin 2020/383 Esas ve 2024/1275 Karar sayılı kararında ise doğrudan sağlık hakkını ilgilendiren tam yargı davalarında somut tıbbi verilere ve bilimsel gerekçelere dayanmayan, varsayımsal görüşler içeren bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı hükme bağlanmıştır. Yargısal denetimin yapılabilmesi için raporların her türlü tereddütten uzak ve somut olgularla gerekçelendirilmiş olması aranır.
Tazminat Kalemleri, Hesaplama İlkeleri ve Faiz Uygulaması
Hizmet kusuru nedeniyle sağlığı zedelenen hasta maddi tazminat kapsamında; tedavi masrafları, yoğun bakım giderleri, ilaç ve özel hastane harcamaları, fizik tedavi ve rehabilitasyon bedelleri, medikal cihaz ve ulaşım giderleri ile bakıcı ücretlerini talep edebilir. Ayrıca çalışma gücünün azalması veya kaybolması sebebiyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, gelir kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar da talep kapsamındadır.
Hatalı müdahale veya gecikme sebebiyle hastanın vefat etmesi halinde ölenin desteğinden yoksun kalan yakınları destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderlerini isteyebilir. Danıştay 10. Dairesinin 2020/1366 Esas ve 2024/2509 Karar sayılı ilamına göre, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında muhtemel bakiye yaşam süresi TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu verileri esas alınarak saptanmalıdır. Çocukların destek süreleri ise yüksek öğrenim görmeme durumunda 18 yaş, yüksek öğrenim görme halinde 25 yaş veya evlenme yaşı kriterleri esas alınarak belirlenir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/1366, K. 2024/2509Kaynağı aç
İdare mahkemelerinde görülen tam yargı davalarında açılan davanın ıslah edilmesi veya miktar artırım dilekçesi verilmesi halinde, artırılan maddi tazminat miktarlarına da Danıştay 10. Dairesinin 2020/1366 Esas ve 2024/2509 Karar sayılı kararı uyarınca idareye yapılan ilk başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekir.
Manevi tazminat bir zenginleşme vasıtası olmayıp zarara uğrayanlar yönünden tatmin işlevi görür. Danıştay 10. Dairesinin 2020/2042 Esas ve 2024/1554 Karar ile 2019/6497 Esas ve 2021/250 Karar sayılı ilamları doğrultusunda; manevi zararın varlığı için sadece vücut bütünlüğünün ağır ihlali ya da ölüm koşulu aranmaz. İdarenin kamu hizmetini eksiksiz sunamaması sebebiyle kişilerin yeterli sağlık hizmeti alamamaktan dolayı üzüntü ve sıkıntı yaşamış olmaları da manevi tazminata hükmedilmesi için yeterlidir.
Ambulans Görevlilerinin Ceza Hukuku Sorumluluğu
Ambulans personelinin veya hekimin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ölüm neticesini doğurmuşsa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesi uygulanır. Maddenin birinci fıkrasına göre taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümüyle birlikte yaralanmalara sebebiyet vermesi halinde ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapistir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
Müdahaledeki kusur veya gecikme sebebiyle başkasının vücuduna acı verilmesi ya da sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulması halinde Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilir. Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin beşinci fıkrası gereğince taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak mağdurun şikayetine bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamı dışındaki hallerin bilinçli taksirle işlenmesi halinde ceza soruşturmasında şikayet koşulu aranmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Ambulansın geç gelmesi kendiliğinden tazminat hakkı doğurur mu?
Her ambulans gecikmesi kendiliğinden tazminat hakkı doğurmaz; gecikmenin önlenebilir nitelikte olması ve hizmet kusurundan kaynaklandığının gösterilmesi gerekir.
Ambulans gecikmesinde idareye başvuru süresi ne kadardır?
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulmalıdır.
Acil yardım ambulansı yerine hasta nakil aracı gönderilebilir mi?
Hasta nakil ambulansları acil tıbbi müdahale donanımına sahip olmadığından, acil tıbbi müdahale gerektiren vakalarda hasta nakil araçlarının kullanılması mevzuat uyarınca yasaktır.
Ambulans müdahale kayıtları ne kadar süre saklanır?
Mevzuat uyarınca ambulans işletenlerin tüm görev ve vaka kayıtlarını beş yıl süreyle saklaması kanuni zorunluluktur.
Ölüm halinde yakınlar hangi tazminatları talep edebilir?
Ölüm halinde vefat edenin yakınları destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze masrafları ve manevi tazminat davası açabilirler.
Ambulans personelinin taksirle yaralamaya neden olması şikayete bağlı mıdır?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikayete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamı dışındaki hallerin bilinçli taksirle işlenmesi durumunda şikayet aranmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

