Aile konutu bildirimi yapıldıktan sonra tahliye talebi yalnızca kira sözleşmesini imzalamış olan tek eşe yöneltilemez. Bildirimin kiraya verene ulaşmasıyla birlikte sözleşmede imzası bulunmayan eş de kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir. Bu aşamadan itibaren kiracılık sıfatının bölünmezliği ilkesi gereğince fesih bildiriminin, icra takibinin ve tahliye davasının her iki eşe birlikte yöneltilmesi zorunludur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 194Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3374, K. 2025/4997Kaynağı aç
Aile Konutunda Koruma ve Bildirimin Hukuki Etkisi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi uyarınca eşlerden biri, diğerinin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, taşınmazı devredemez veya taşınmaz üzerindeki hakları sınırlandıramaz. Haklı bir neden olmaksızın kendisine rıza verilmeyen veya rızayı sağlayamayan eş hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş ise tapu kütüğüne aile konutu şerhi işlenmesini tapu müdürlüğünden talep edebilir.
Taşınmazın kira ilişkisiyle aile konutu olarak sağlandığı durumlarda, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı konumuna gelir. Bu bildirimle birlikte bildirimde bulunan eş, diğer eş ile müteselsilen sorumlu olur. Kanun metninde bildirimin geçerliliği için katı bir yazılı şekil şartı öngörülmemiştir. Tahliye davası veya icra takibi açılıncaya kadar kiraya verene bildirimin iletilmesiyle birlikte eş, tahliye sürecinde dikkate alınması gereken bir taraf sıfatı kazanır.
Fesih Bildirimi ve Tahliyede Zorunlu Taraf Arkadaşlığı
Kiracı olmayan eşin bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması hâlinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 349. maddesi gereğince kiraya veren, fesih bildirimini ve fesih ihtarına bağlı ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmekle yükümlüdür. Aile konutu olarak kiralanan taşınmazlarda kiracı eş de diğer eşin açık rızası bulunmadıkça sözleşmeyi feshedemez; rızanın alınamaması hâlinde hâkimden karar verilmesi istenebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 349Kaynağı aç
Bildirimin yapıldığı tarihten itibaren kiracılık sıfatının bölünmezliği ilkesi uygulanır ve kiracılar arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı doğar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/3374 Esas ve 2025/4997 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, kiraya veren başlangıçta her iki eş tarafından birlikte sözleşme akdedilmiş gibi fesih ve tahliyeye ilişkin bildirimleri ve icra takiplerini her iki eşe birlikte yapmak, tahliye davasını da eşlerin ikisine birden açmak zorundadır. Fesih ve tahliye edimi bölünemeyeceğinden işlemlerin tek eşe yöneltilmesi hukuki sonuç doğurmaz.
Bildirimin Zaman Bakımından Etkisi ve Tahliye Taahhüdü
Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinin son fıkrası uyarınca aile konutu bildirimi geriye etkili sonuç doğurmaz. Kiracı olmayan eş ancak bildirimin yapıldığı andan itibaren sözleşmenin tarafı sıfatını ve kira borçlarından müteselsil sorumluluğu kazanır. Bu sebeple kiraya veren, bildirim öncesindeki döneme ait ödenmemiş kira bedellerini sonradan bildirimde bulunan eşten isteyemez.
Aile konutu bildiriminden sonraki dönemde düzenlenecek tahliye taahhütnamelerinin geçerli olabilmesi için taahhüdün her iki eş tarafından birlikte imzalanması veya taahhüt veren eşin bu işlemine diğer eşin açık rızasının bulunması gerekir.
Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 352. maddesi kapsamında, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunması durumunda, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmeyen kiraya veren, sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 352Kaynağı aç
Aile konutu bildirimi yapıldıktan sonra tahliye davası yalnız sözleşmeyi imzalayan eşe açılabilir mi?
Hayır, açılamaz. Bildirim tarihinden itibaren kiracılık sıfatının bölünmezliği ve zorunlu taraf arkadaşlığı gereğince tahliye davasının ve takibinin her iki eşe birlikte yöneltilmesi zorunludur.
Kiracı olmayan eş bildirimden önceki kira borçlarından sorumlu mudur?
Hayır, sorumlu değildir. Aile konutu bildirimi geriye etkili sonuç doğurmadığı için eşin müteselsil sorumluluğu ancak bildirimin yapıldığı tarihten sonraki dönem için geçerlidir.
Bildirim yapıldıktan sonra düzenlenen tahliye taahhüdünde tek eşin imzası yeterli midir?
Yeterli değildir. Bildirim sonrasında düzenlenecek tahliye taahhüdünün geçerli olması için her iki eş tarafından imzalanması ya da taahhüt veren eşe diğer eşin açık rıza göstermesi gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

