Otel odasında bulunan gizli kamera, özel hayatın gizliliği yönünden Türk Ceza Kanunu m. 134 ve kişilik hakkının korunması yönünden Türk Borçlar Kanunu m. 58 çerçevesinde ele alınır. Gizliliğin ihlali, görüntü veya sesin kayda alınması ve bunların ifşası ayrı ceza hükümlerine tabidir. Manevi tazminat ise kişilik hakkının zedelenmesine ve manevi zararın doğmasına bağlıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin
görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.[59]
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına
ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın
ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Kişisel verilerin kaydedilmesi
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini
isteyebilir.
Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim
biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı
kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
4. Ayırt etme gücünün
geçici kaybı
Özel hayatın gizliliğini ihlal
Türk Ceza Kanunu m. 134/1, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesini öngörür. Ceza, fiilin gerçekleştiği yer esas alınarak ayrıca kademelendirilmemiştir.
Gizlilik görüntü veya ses kaydı yoluyla ihlal edilmişse verilecek ceza bir kat artırılır. Artırım, kayda alma haline bağlanmıştır. Kameranın fark edilmesi, kaydın yapıldığını veya artırımın uygulanacağını bu hükümde ayrıca göstermez.
Görüntü veya seslerin ifşası
Türk Ceza Kanunu m. 134/2, özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı biçimde ifşa eden kişi için iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörür. Aynı verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de ceza değişmez; yine bu süre uygulanır. İfşa ve yayımlama, gizliliği ihlal ile kayda alma hükümlerinden ayrıdır.
Manevi tazminatın şartları
Türk Borçlar Kanunu m. 58, kişilik hakkı zedelenen ve bundan manevi zarar gören kişiye manevi tazminat adı altında bir miktar para isteme imkânı tanır. İstem, hem hakkın zedelenmesine hem uğranılan manevi zarara bağlıdır.
Hâkim para ödenmesi yerine başka bir giderim biçimi belirleyebilir veya bu biçimi tazminata ekleyebilir. Saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve kararın yayımlanmasına da hükmedebilir. Bu yollar hâkimin seçebileceği sonuçlardır; her olayda uygulanması zorunlu değildir.
Tazminat isteminde zamanaşımı
Türk Borçlar Kanunu m. 72, haksız fiilden doğan tazminat isteminin genel zamanaşımını düzenler. Süre, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yıldır. Öğrenme gerçekleşmese bile fiilin işlendiği tarihten itibaren on yılın geçmesi istemi zamanaşımına uğratır. Hüküm, belirli bir tazminat türünü veya otel odasındaki kamerayı ayrıca ayırmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin
işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak,
tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren
bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar
gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her
zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.
II. Rücu isteminde
Tazminata yol açan fiil, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülen bir suçu oluşturuyorsa bu daha uzun süre uygulanır. Hangi suçun ve hangi ceza zamanaşımı süresinin dikkate alınacağı Türk Borçlar Kanunu m. 72'de gösterilmemiştir.
Haksız fiil nedeniyle zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa, tazminat istemi zamanaşımına uğrasa bile zarar gören bu borcu ifa etmekten kaçınabilir. Kaçınma imkânı, böyle bir borcun doğmuş olması şartına bağlıdır.
Kamu davasının zamanaşımı
Kanunda ayrı bir süre yazılmamışsa kamu davası, suçun gerektirdiği cezaya göre düşer. Ağırlaştırılmış müebbet hapiste süre otuz, müebbet hapiste yirmibeş, alt sınırı yirmi yıl olan hapiste yirmi yıldır. Beş yıldan fazla olup yirmi yıldan az olan hapiste onbeş yıl, beş yılı aşmayan hapis veya adlî para cezasında sekiz yıl geçmesi gerekir. Bu cetvel, gizli kamera fiilinin hangi ceza bandına girdiğini belirlemez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Dava zamanaşımı belirlenirken dosyada bulunan deliller doğrultusunda, suçu daha ağır cezaya bağlayan nitelikli haller de dikkate alınır.
Süre hesabında suç için kanunda gösterilen cezanın üst sınırı esas alınır. Birden fazla ceza türü arasından seçim yapılabiliyorsa zamanaşımı yönünden hapis cezasına bakılır.
Tamamlanmış suçlarda zamanaşımı suçun işlendiği günden işlemeye başlar. Teşebbüste son hareketin yapıldığı, kesintisiz suçta kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçta ise son suçun işlendiği gün başlangıçtır. Çocuğa karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu bulunan kişi tarafından işlenen suçlarda süre, çocuğun onsekiz yaşını doldurduğu günden itibaren işler.
Özel hayatın gizliliğini ihlalin cezası nedir?
Türk Ceza Kanunu m. 134/1, bu fiil için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörür. Görüntü veya ses kaydıyla işlenirse ceza bir kat artırılır.
Görüntü veya ses ifşa edilirse ceza değişir mi?
Hukuka aykırı ifşada ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Basın ve yayın yoluyla yayımlamada da aynı ceza uygulanır.
Manevi tazminat hangi halde istenebilir?
Kişilik hakkının zedelenmesi ve manevi zarar birlikte bulunmalıdır. Türk Borçlar Kanunu m. 58 istemi bu iki şarta bağlar.
Hâkim yalnız para ödemesine mi karar verir?
Hayır. Başka bir giderim biçimi seçebilir, bunu tazminata ekleyebilir, saldırıyı kınayabilir ve kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Bunlar zorunlu sonuç değildir.
Tazminat istemi ne zaman zamanaşımına uğrar?
Genel kuralda süre, zarar ile yükümlünün öğrenilmesinden iki yıl ve her hâlde fiilden on yıldır. Daha uzun ceza zamanaşımı bulunan bir suç söz konusuysa o süre uygulanır; hangi süre olduğu maddede belirtilmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

