AİHM'e Kimler Başvurabilir
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki bir devlet tarafından temel hakları ihlal edildiğini düşünen gerçek kişilere, tüzel kişilere (şirketler, dernekler gibi) ve kişi gruplarına tanınmıştır. Bu hak başvurucunun o devletin vatandaşı olmasını gerektirmez; ilgili devletin yetki alanı içinde bulunmak yeterlidir.
İç Hukuk Yollarını Tüketme Koşulu
AİHM'e başvurabilmek için kural olarak iç hukuktaki başvuru yollarının tüketilmiş olması gerekir. Etkisiz olan ya da olağan kanun yollarının bir parçası sayılmayan, başka bir deyişle olağanüstü veya takdire bağlı nitelikteki yollara başvurmak zorunlu tutulmamaktadır.
Dört Aylık Başvuru Süresi ve Başlangıç Tarihi
AİHM'e başvuru için öngörülen süre dört aydır ve bu sürede takvim ayı esası uygulanmaktadır. Süre, iç hukuktaki en yüksek ulusal kararın verildiği tarihten ya da kararın başvurucuya veya vekiline tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayabilir; hangi tarihin esas alınacağı somut koşullara bağlıdır. Eğer tüketilebilecek bir iç hukuk yolu bulunmuyorsa bu durum istisnai olmakla birlikte süre, ihlale konu işlem, eylem veya kararın öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Türk usul hukukunda vekille takip edilen işlerde tebligat kural olarak vekile yapılır; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi bu kuralı düzenlemektedir. Nihai karar avukata tebliğ edildiğinde müvekkile de tebliğ edilmiş sayılır ve AİHM başvuru süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle tebligatın avukata ne zaman yapıldığının titizlikle takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Süre Hesabında Son Gün ve Postaya Verme Kuralı
Başvuru formu ve belgelerinin en geç sürenin sona erdiği gün postaya verilmiş olması gerekmektedir. Sürenin son gününün hesabında takvim ayı esas alınır.
AİHM başvuru süresi bakımından sürenin son gününün resmî tatile veya hafta sonuna denk gelmesi hâlinde süre o günün bitiminde sona erer; ertesi iş gününe sarkmaz. Ceza yargılamasında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 39. maddesinin 4. fıkrası farklı bir rejim öngörerek sürenin son gününün tatile rastlaması hâlinde sürenin tatilin ertesi günü biteceğini hükme bağlamaktadır. Bu iki kural farklı hukuki rejimlere aittir ve birbirleriyle doğrudan karşılaştırılamaz.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/7258, K. 2024/13114Kaynağı aç
Gün olarak belirlenen süreler, 5271 sayılı CMK'nın 39. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tebligatın yapıldığı günün ertesi günü işlemeye başlar.
Elektronik Tebligat ve Tebellüğ Tarihi
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 4. fıkrası uyarınca elektronik yolla yapılan tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Muhatabın tebligatı açıp açmaması ya da okuması bu beş günlük süreyi değiştirmez. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E. 2023/14411, K. 2023/7120 sayılı kararında da tebellüğ tarihinin tebligatın okunduğu veya posta kutusuna ulaştığı tarih olmayıp adrese ulaşmayı izleyen beşinci günün sonu olduğu açıkça vurgulanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/657, K. 2024/41Kaynağı aç
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/14411, K. 2023/7120Kaynağı aç
Avukata Elektronik Tebligat: Zorunluluk ve İstisnalar
Avukatlara tebligat, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'nde (UETS) kayıtlı adres üzerinden elektronik yolla yapılması gereken bir usuldür. UETS adresi bulunan bir avukata posta yoluyla yapılan tebligatın hukuki sonucu ise somut koşullara bağlı olarak ayrıca değerlendirilmesi gereken bir meseledir.
Öte yandan avukatın UETS'de kayıtlı elektronik tebligat adresi bulunmuyorsa veya oluşturulan adres aktivasyon işlemi tamamlanmamış olduğundan kullanıma açılmamışsa, elektronik tebligat yapılması mümkün değildir. Bu zorunlu sebep varlığında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 3. fıkrası ile Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 16. maddesi uyarınca klasik usullerle tebligat yapılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/657, K. 2024/41 sayılı kararında bu durumda klasik usulle yapılan posta tebligatının geçersiz sayılamayacağı sonucuna oy çokluğuyla ulaşmıştır. Kurul görüşmeleri sırasında, UETS adresi bulunmasa dahi mahkemenin gerekli teknik tedbirleri alarak elektronik tebligat yaptırması gerektiği yönünde bir görüş de ileri sürülmüş; ancak bu görüş kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
Elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde Tebligat Kanunu'nda öngörülen diğer usullerle tebligat yapılır. Kanun ve Yönetmelik zorunlu sebepleri sınırlı biçimde saymamış olup somut koşulların her olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
AYM Bireysel Başvurusunda Süre Başlangıcı: Dikkat Edilmesi Gereken Ayrım
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda süre hesabı, Tebligat Kanunu'nun vekile tebligat kuralından farklı sonuçlar doğurabilmektedir. Nihai kararın avukata resmî tebliği yerine avukatın UYAP sistemi üzerinden kararı öğrendiği tarihin esas alındığı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu yaklaşım, resmî tebligat tarihiyle fiilî öğrenme tarihi arasında fark oluştuğunda süre hesabını doğrudan etkileyebilmektedir. AİHM başvurusunun AYM süreciyle birlikte yürütüldüğü durumlarda her iki sürenin birlikte takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sık Sorulan Sorular
AİHM başvurusu için süre ne zaman başlar?
Süre, iç hukuktaki en yüksek ulusal kararın verildiği tarihten ya da kararın başvurucuya veya vekiline tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayabilir. Avukat aracılığıyla takip edilen davalarda tebligat avukata yapıldığında süre o tarihten itibaren işler. İç hukuk yollarının tüketilmesinin mümkün olmadığı istisnai durumlarda ise süre, ihlalin öğrenildiği tarihten başlar.
Elektronik tebligatta tebellüğ tarihi hangi gün sayılır?
Tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu tebellüğ tarihi kabul edilir. Muhatabın mesajı açıp açmadığı ya da okuduğu tarih bu hesabı etkilemez; Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E. 2023/14411, K. 2023/7120 sayılı kararı ve birden fazla Yargıtay kararı bu kuralı tutarlı biçimde uygulamıştır.
Avukatın UETS adresi yoksa tebligat nasıl yapılır?
Avukatın UETS'de kayıtlı elektronik tebligat adresi bulunmuyor ya da oluşturulan adres aktivasyonla kullanıma açılmamışsa elektronik tebligat yapılması mümkün değildir. Bu zorunlu sebep varlığında Tebligat Kanunu'nda öngörülen klasik usullerle tebligat yapılır ve bu tebligat geçerli kabul edilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/657, K. 2024/41 sayılı kararında bu sonuca oy çokluğuyla ulaşmıştır.
Etkisiz iç hukuk yolları tüketilmek zorunda mı?
Etkisiz olan ya da olağan kanun yollarının bir parçası sayılmayan, takdire bağlı veya olağanüstü nitelikteki başvuru yollarını kullanmak zorunlu değildir.
Başvuru belgelerinin son günde postaya verilmesi yeterli midir?
Başvuru formu ve belgelerinin en geç sürenin sona erdiği gün postaya verilmiş olması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

