Adi Ortaklık Sözleşmesi, Kuruluşu, Yönetimi ve Tasfiyesi

by Avukat Erdal Ersoy
Adi Ortaklık Sözleşmesi, Kuruluşu, Yönetimi ve Tasfiyesi

Adi ortaklık sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesi uyarınca iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımayan ortaklıklar da adi ortaklık hükümlerine tabi sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 620Kaynağı aç
MADDE 620- Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır. B. Ortaklar arasındaki ilişki I. Katılım payı

Kuruluş ve Sözleşmede Şekil Koşulu

Türk Borçlar Kanunu'nun 17. maddesi gereğince, kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, belirlenen şekilde yapılmayan sözleşme tarafları bağlamaz. Taraflarca herhangi bir niteleme ve belirleme yapılmaksızın yazılı şekil kararlaştırılmışsa yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulama alanı bulur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 17Kaynağı aç
MADDE 17- Kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, belirlenen şekilde yapılmayan sözleşme tarafları bağlamaz. Herhangi bir belirleme olmaksızın yazılı şekil kararlaştırılmışsa, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır. C. Borç tanıması

Ortaklığa yeni bir ortak alınması, Türk Borçlar Kanunu'nun 632. maddesi kapsamında bütün ortakların rızasına bağlı tutulmuştur. Ortaklardan birinin tek taraflı bir işlemle bir üçüncü kişiyi ortaklıktaki payına ortak etmesi ya da payını ona devretmesi, bu üçüncü kişiye ortak sıfatı kazandırmaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 632Kaynağı aç
MADDE 632- Ortaklığa, yeni bir ortak alınması, bütün ortakların rızasına bağlıdır. Ortaklardan biri tek taraflı olarak bir üçüncü kişiyi ortaklıktaki payına ortak eder veya payını ona devrederse, bu üçüncü kişi ortak sıfatını kazanamaz. 2. Ortaklıktan çıkma ve çıkarılma a. Genel olarak

Katılım Payı ve Sorumluluk Türleri

Ortaklığa katılacak her bir ortağın nakit para, alacak, farklı nitelikte bir mal ya da şahsi emeğini sermaye olarak getirme borcu bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 621. maddesi kapsamında, taraflar sözleşmeyle aksini kararlaştırmamışsa getirilen bu payların ortaklık gayesine uygun değerde ve birbiriyle denk olması esastır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 621Kaynağı aç
MADDE 621- Her ortak, para, alacak veya başka bir mal ya da emek olarak, ortaklığa bir katılım payı koymakla yükümlüdür. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa katılım payları, ortaklığın amacının gerektirdiği önem ve nitelikte ve birbirine eşit olmak zorundadır. Bir ortağın katılım payı, bir şeyin kullandırılmasından oluşuyorsa kira sözleşmesindeki; bir şeyin mülkiyetinden oluşuyorsa satış sözleşmesindeki hasara, ayıptan ve zapttan sorumluluğa ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır. II. Kazanç ve zarar 1. Kazancın paylaşılması

Sermaye olarak bir malın mülkiyeti getirilmişse satım sözleşmesine ait ayıptan, zapttan ve hasardan doğan sorumluluk kuralları; buna karşılık yalnızca kullanma hakkı tahsis edilmişse kira sözleşmesi kuralları kıyasen tatbik edilir.

Yönetim, Karar Alma ve Temsil Yetkisi

Ortaklığın kararları, Türk Borçlar Kanunu'nun 624. maddesi uyarınca kural olarak bütün ortakların oybirliğiyle alınır. Sözleşmede kararların oy çokluğuyla alınacağı belirtilmişse bu çoğunluk ortak sayısına göre belirlenir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 624Kaynağı aç
MADDE 624- Ortaklığın kararları, bütün ortakların oybirliğiyle alınır. Sözleşmede kararların oy çokluğuyla alınacağı belirtilmişse çoğunluk, ortak sayısına göre belirlenir. IV. Ortaklığın yönetimi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 625. maddesi uyarınca, ortaklık idaresi bir sözleşme ya da ortaklar kararıyla belirli ortaklara yahut dışarıdan bir şahsa devredilmemişse tüm ortaklar yönetim yetkisini haizdir. Yönetimin birden fazla kişi tarafından yürütüldüğü durumlarda idarecilerden her biri diğerlerinin onayı aranmaksızın tek başına işlem tesis edebilir; ne var ki idare yetkisine sahip diğer bir ortak, işlem neticelenmeden evvel karşı çıkarak işlemin icrasını durdurabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 625Kaynağı aç
MADDE 625- Yönetim, sözleşme veya kararla yalnızca bir veya birden çok ortağa ya da üçüncü bir kişiye bırakılmış olmadıkça, bütün ortaklar ortaklığı yönetme hakkına sahiptir. Ortaklık, ortakların tümü veya birkaçı tarafından yönetilmekte ise, bunlardan her biri, diğerleri katılmaksızın işlem yapabilir; ancak ortaklığı yönetmeye yetkili olan her ortak, tamamlanmasından önce işleme itiraz etmek suretiyle, bu işlemin yapılmasını engelleyebilir. Ortaklığa genel yetkili bir temsilci atanması ve ortaklığın olağan dışı işlerinin yürütülmesi için, bütün ortakların oybirliği gereklidir. Ancak, gecikmesinde sakınca olan hâllerde, bu konuda yönetici ortaklardan her biri yetkilidir. V. Ortaklar arasındaki sorumluluk 1. Rekabet yasağı

Ortaklığı genel yetkiyle temsil edecek bir kişinin belirlenmesi ve alışılagelmiş sınırları aşan olağan dışı muamelelerin icrası için ortakların tümünün oybirliğiyle onay vermesi aranır. Bununla birlikte gecikmesinde zarar doğabilecek acil durumlarda yönetici ortaklardan herhangi biri bu yetkiyi tek başına kullanabilir.

Kazanç ve Zararın Paylaşımı

Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir. Türk Borçlar Kanunu'nun 623. maddesi gereğince sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme diğerindeki payı da ifade eder.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 623Kaynağı aç
MADDE 623- Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir. Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder. Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir. III. Ortaklığın kararları

Ortaklar arasında bir ortağın zarara ortak edilmeyip sadece elde edilecek kazançtan pay almasına yönelik düzenleme geçerli kabul edilmez; bu kuralın tek yasal istisnası, sermaye olarak ortaklığa yalnızca kendi emeğini tahsis etmiş olan ortaktır.

Ortaklık Malları ve Üçüncü Kişilere Karşı Borçlar

Ortaklık faaliyeti kapsamında elde edilen veya ortaklığa aktarılan malvarlığı değerleri, ayni haklar ve alacak kalemleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 638. maddesi gereğince sözleşme hükümleri dahilinde tüm ortakların elbirliği mülkiyetine tabi kılınır. Sözleşmede farklı bir kural benimsenmemişse ortaklardan birinin şahsi alacaklıları, takiplerini ve hak taleplerini doğrudan ortaklık mallarına yöneltemez; sadece o ortağa düşecek tasfiye payı üzerinden haklarını ileri sürebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 638Kaynağı aç
MADDE 638- Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar. D. Ortaklığın sona ermesi I. Sona erme sebepleri 1. Genel olarak

Ortaklık ilişkisi dahilinde üçüncü şahıslara karşı bizzat veya yetkili temsilci vasıtasıyla altına girilen yükümlülüklerden ötürü ortaklar, aralarında aksine bir mutabakat tesis edilmedikçe zincirleme sorumluluk taşırlar.

Adi Ortaklığın Sona Ermesi ve Fesih Bildirimi

Türk Borçlar Kanunu'nun 639. maddesi doğrultusunda adi ortaklık; ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesiyle, bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle veya ortaklık için kararlaştırılmış sürenin bitmesiyle sona erer.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 639Kaynağı aç
MADDE 639- Ortaklık, aşağıdaki durumlarda sona erer: 1. Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesiyle. 2. Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle. 3. Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm yoksa, bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesiyle. 4. Bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle. 5. Ortaklık için kararlaştırılmış olan sürenin bitmesiyle. 6. Ortaklık sözleşmesinde feshi bildirme hakkı saklı tutulmuş veya ortaklık belirsiz bir süre için ya da ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa, bir ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla. 7. Haklı sebeplerin bulunması hâlinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla. 2. Belirsiz süreli ortaklık

Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa ortaklardan birinin ölmesi ortaklığı sona erdirir. Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı takdirde, bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesiyle de ortaklık sona erer.

Sözleşmeyle feshi bildirme yetkisi tanınmışsa yahut ilişki belirsiz süreyle ya da taraflardan birinin yaşamı boyunca geçerli olmak üzere kurulmuşsa, tek bir ortağın fesih iradesini açıklaması ortaklığı sonlandırır. Ayrıca haklı nedenlerin mevcudiyeti durumunda, başka bir ön şart aranmaksızın her vakit mahkemeden fesih talep edilerek verilecek yargı kararıyla ortaklığa nihayet verilebilir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 640. maddesi doğrultusunda, süresi belirsiz ya da ortaklardan birinin yaşam süresine bağlanmış ortaklıklarda ortakların altı ay evvel bildirimde bulunarak ayrılma hakkı vardır. Dürüstlük kuralına ters düşecek biçimde ve zamansız fesih beyanında bulunulamaz; yapılan bildirim kural olarak hesap döneminin nihayetinde geçerlilik kazanır. Öte yandan sözleşmede kararlaştırılan vadenin dolmasına karşın ortakların zımni rızasıyla faaliyetler devam ettirilirse ortaklık belirsiz süreli nitelik kazanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 640Kaynağı aç
MADDE 640- Ortaklık, belirsiz süre için veya ortaklardan birinin ömrü boyunca sürmek üzere kurulmuşsa, ortaklardan her biri, altı ay önceden fesih bildiriminde bulunabilir. Fesih bildirimi, dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve özellikle uygun olmayan bir zamanda yapılamaz. Fesih bildirimi, ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade eder. Sözleşmede öngörülmüş olan sürenin bitiminden sonra ortaklık, ortakların örtülü iradesiyle sürdürülürse, belirsiz süreli ortaklığa dönüşür. II. Sona ermenin ortaklığın yönetimine etkisi

Tasfiye İşlemleri ve Paylaşım Esasları

Türk Borçlar Kanunu'nun 644. maddesi uyarınca ortaklığın sona ermesi üzerine tasfiye faaliyetleri, yönetim salahiyeti bulunmayan ortaklar da dahil tüm ortaklarca elbirliği prensibiyle icra edilir. Şayet sözleşmeyle belirli işlemlerin bir ortakça kendi adına fakat ortaklık namına yürütülmesi kararlaştırılmışsa, mezkûr ortak ortaklığın sona ermesinden sonra dahi bu işlemleri bizzat ifa etmek ve sonuçları hakkında diğer ortaklara hesap vermekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 644Kaynağı aç
MADDE 644- Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür. Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir. Tasfiye görevlisine ödenecek ücret, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir karar yoksa tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutularak hâkim tarafından belirlenir ve ortaklık malvarlığından, buna imkân bulunamazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanır. Tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözüme bağlanır. IV. Üçüncü kişilere karşı sorumluluk

Ortaklar tasfiye sürecinin idaresi için özel bir tasfiye memuru görevlendirebilir; görevlendirmede uyuşmazlık yaşanırsa her bir ortak hâkime başvurarak atama yapılmasını isteyebilir. Tasfiyenin yürütülüş tarzı ya da süreç bitiminde ortaklara paylaştırılacak tutarlara ilişkin ihtilaflar da ilgililerin başvurusuyla mahkeme tarafından karara bağlanır.

Sermaye payı olarak bir malın mülkiyetini tahsis etmiş olan ortak, Türk Borçlar Kanunu'nun 642. maddesi hükmü uyarınca ortaklık tasfiye edilirken malı aynen talep edemez; yalnızca tahsis edilen değer miktarını geri isteyebilir. Eğer tahsis anında bir değer tespiti yapılmamışsa, iade edilecek bedel o malın ortaklığa konulduğu tarihteki rayici esas alınarak hesaplanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 642Kaynağı aç
MADDE 642- Katılım payı olarak bir şeyin mülkiyetini koyan ortak, ortaklığın sona ermesi üzerine yapılacak tasfiye sonucunda, o şeyi olduğu gibi geri alamaz; ancak koyduğu katılım payına ne değer biçilmişse, o değeri isteyebilir. Bu değer belirlenmemişse, geri alma, o şeyin katılım payı olarak konduğu zamandaki değeri üzerinden yapılır. 2. Kazanç ve zararın paylaşımı

Türk Borçlar Kanunu'nun 643. maddesi gereğince ortaklığın borçları kapatıldıktan, ortaklarca sağlanan avanslar, yapılan masraflar ve konulan katılım payları iade edildikten sonra arta kalan malvarlığı bulunursa bu artı değer kâr olarak ortaklara dağıtılır. Şayet mevcut varlıklar borç ve masraflar ödendikten sonra getirilmiş sermayeleri karşılamaya kafi gelmezse, ortaya çıkan açık zarar olarak ortaklarca üstlenilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 643Kaynağı aç
MADDE 643- Ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç, ortaklar arasında paylaşılır. Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır. 3. Tasfiye usulü
Adi ortaklıkta kararlar nasıl alınır?

Türk Borçlar Kanunu'nun 624. maddesi uyarınca kararlar kural olarak bütün ortakların oybirliğiyle alınır; sözleşmede oy çokluğu kararlaştırılmışsa çoğunluk ortak sayısına göre hesaplanır.

Bir ortağın zarara katılmayacağı kararlaştırılabilir mi?

Türk Borçlar Kanunu'nun 623. maddesi uyarınca zarardan muaf tutulup yalnızca kâra ortak olma şartı genel olarak geçersizdir; bu imkan kanunen yalnızca sermaye payı olarak şahsi emeğini tahsis eden ortak hakkında kabul edilebilir.

Mülkiyeti katılım payı olarak konulan mal tasfiyede aynen istenebilir mi?

Türk Borçlar Kanunu'nun 642. maddesi gereğince ortak o şeyi olduğu gibi geri alamaz; mal için belirlenen değeri, değer belirlenmemişse katılım payı olarak konduğu zamandaki değerini talep edebilir.

Süresi dolan ortaklık kendiliğinden devam edebilir mi?

Türk Borçlar Kanunu'nun 640. maddesinin 3. fıkrasına göre sözleşmede öngörülen sürenin bitiminden sonra ortaklık ortakların örtülü iradesiyle sürdürülürse belirsiz süreli ortaklığa dönüşür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu