Aciz Vesikası Nedir, Şartları Nelerdir ve Nasıl Alınır?

by Avukat Erdal Ersoy
Aciz Vesikası Nedir, Şartları Nelerdir ve Nasıl Alınır?

Aciz vesikası, alacaklının alacağının tamamını tahsil edemediği ve gerekli yasal şartların oluştuğu durumlarda icra dairesince kalan borç tutarı için düzenlenen resmî bir belgedir. İcra ve İflas Kanunu m. 143/1 uyarınca icra dairesi, hiçbir harç ve vergiye tâbi olmayan bu vesikayı düzenleyerek bir nüshasını alacaklıya, bir suretini borçluya verir; bir nüshasını da il merkezinde Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan özel sicile kaydedilmek üzere ilgili icra dairesine gönderir. İcra ve İflas Kanunu m. 143/2 uyarınca bu vesika ile Kanun'un 105 inci maddesindeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya Kanun'un 277 nci maddesinde yazılı hakları tanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 143Kaynağı aç
Madde 143 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir; bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tâbi değildir. Aciz vesikasının bir nüshası da her il merkezinde Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan özel sicile kaydedilmek üzere bu icra dairesine gönderilir. Aciz vesikası sicili aleni olup ne şekilde tutulacağı ve hangi hususları içereceği Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle belirlenir. Bu vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir. Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur. Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. Kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur oldukları faizlerden dolayı borçluya rücü edemezler. (Değişik altıncı fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa, borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı alacaklıya verir veya gerektiğinde 9 uncu madde hükümleri dahilinde bir bankaya yatırır. Borcun bu şekilde tamamının ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya borcunu ödeyerek aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir. Aynı şekilde, icra takibi batıl ise veya iptal edilirse yahut borçlunun borçlu olmadığı mahkeme kararıyla sabit olursa ya da alacaklı icra takibini geri alırsa, aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya buna ilişkin bir belge verilir. Senedin geri verilmesi ve ilamın icrası vesikası:

Aciz Vesikasının Alınma Şartları ve Başvuru Usulü

Kesin aciz belgesi düzenlenebilmesi için icra takibinde haczedilen tüm taşınır, taşınmaz ve hakların satış işlemlerinin tamamlanmış olması ve satış bedellerinin alacaklılar arasında paylaştırılmış bulunması zorunludur. Alacaklı, haczedilmiş malların satışından feragat ederek doğrudan kesin aciz belgesi talep edemez; hacze dahil olan tüm malların satış süreci işletilmelidir. Yeterli teklif gelmemesi veya alıcı çıkmaması nedeniyle satış yapılamamış olsa dahi satış işlemleri tamamlanmış sayılır.

İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği m. 95 uyarınca düzenlenen aciz belgesinde icra dairesinin dosya numarası, borçluya ve alacaklıya ait kimlik ve ikametgâh kayıtları ile ödenmeyen alacak tutarı gösterilir. İcra memuru kanuni şartlar tamamlanmasına rağmen aciz vesikasını düzenleyip vermezse, bu işleme karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir.

Haciz Tutanağının Aciz Vesikası Sayıldığı Haller

İcra takibi sırasında borçlunun haczi kabil hiçbir malı bulunmazsa, icra memurunca tutulan haciz tutanağı İcra ve İflas Kanunu m. 105/1 uyarınca Kanun'un 143 üncü maddesindeki aciz vesikası hükmündedir. İcra dairesince takdir edilen değere göre borçlunun haczi kabil mallarının alacağı karşılamaya yetmediği anlaşıldığında ise tutulan tutanak İcra ve İflas Kanunu m. 105/2 gereğince geçici aciz vesikası yerine geçer ve alacaklıya Kanun'un 277 nci maddesinde yazılı hakları verir. İcra ve İflas Kanunu m. 143/2 uyarınca hem kesin aciz vesikası hem de Kanun'un 105 inci maddesindeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet niteliğinde kabul edilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 105Kaynağı aç
Madde 105 – Haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağı 143 üncü maddedeki aciz vesikası hükmündedir. İcraca takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı surette dahi tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir. III. PARAYA ÇEVİRME 1 – Satış Talebi Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması:

Aciz Vesikasının Faiz ve Zamanaşımı Bakımından Sonuçları

İcra ve İflas Kanunu m. 143/4 hükmü uyarınca aciz vesikasında yazılı alacak tutarı için faiz istenemez. Aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca borcun kefilleri, müşterek borçluları ve borcu tekeffül edenler, bu tutar için ödemek zorunda kaldıkları faizlerden dolayı borçluya rücu edemezler.

Aciz vesikasına bağlanan borç, İcra ve İflas Kanunu m. 143/6 gereğince borçluya karşı belgenin düzenlendiği tarihten itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları ise mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde alacaklının hakkını aramamış olması durumunda borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler.

Yeniden Takip Talebi ve Hacze İştirak Hakkı

Alacaklı, aciz vesikasını aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde takibe teşebbüs ederse İcra ve İflas Kanunu m. 143/3 uyarınca borçluya yeniden ödeme emri tebliğ edilmesine gerek yoktur. Buna karşılık belgenin alınmasından itibaren bir yıldan fazla süre geçtikten sonra yeni bir icra takibi başlatıldığında borçluya normal usulde yeni bir ödeme emri tebliğ edilmelidir; borçlunun itirazda bulunması hâlinde alacaklı elindeki aciz belgesini icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasına dayanak yapabilir.

İcra ve İflas Kanunu m. 100/1-1 uyarınca; ilk haciz ilamsız takibe dayanıyorsa takip talebinden, ilama dayanıyorsa davanın açılmasından önce yapılmış bir takipten elde edilen aciz vesikasına dayanan alacaklı, satış tutarı icra veznesine girinceye kadar ilk hacze aynı derecede iştirak etme yetkisine sahiptir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinciye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek alacaklılar: 1 – İlk haciz ilamsız takibe müstenitse takip talebinden ve ilama istinat ediyorsa dava ikamesinden mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına, 2 – Yukarki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama, 3 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi veya tarih ve imzası tasdikli bir senede, 4 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileridahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden alacaklılardır. Bu suretle iştirak halinde icra dairesi müracaat üzerine aynı derecedeki alacaklıların bütün alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler yapar. Bunların haricindeki alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak bedeller için hacze iştirak edebilirler. Önce icrası lazım gelen merasime lüzum olmaksızın iştirak:

Tasarrufun İptali Davası ve Borçlunun Cezai Sorumluluğu

İcra ve İflas Kanunu m. 279 uyarınca borcunu ödemeyen borçlunun hacizden, mal bulunmaması sebebiyle acizden veya iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde yaptığı; evvelce taahhüt edilmiş teminatlar haricindeki mevcut borcu teminen kurulan rehinler, para veya mutat vasıta dışı ödemeler, vadesi gelmemiş borç ödemeleri ve kişisel hakların kuvvetlendirilmesi amacıyla tapuya verilen şerhler batıldır. Bununla birlikte aynı madde gereğince, bu işlemlerden yararlanan kişi borçlunun hâl ve vaziyetini bilmediğini ispat ederse tasarrufun iptali davası dinlenmez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 279Kaynağı aç
Madde 279 – Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemiyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebile acizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa yine batıldır: 1 – Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler; 2 – Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler; 3 – Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler. 4. (Ek : 9/11/1988-3494/54 md.) Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler. Bu tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini ispat eylerse iptal davası dinlenmez. Zarar verme kastından dolayı iptal[82]

İcra ve İflas Kanunu m. 331/1 uyarınca borçlu; haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde alacaklısını zarara sokmak amacıyla mallarını elden çıkararak, telef ederek, değerini düşürerek, muvazaa yoluyla başkasına devrederek ya da gerçek dışı borçlar ikrar ederek malvarlığını suni biçimde eksiltir ve alacaklı aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını tahsil edemediğini ispatlarsa, borçlu hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. İcra ve İflas Kanunu m. 331 gereğince bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması alacaklının şikâyetine bağlıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 331Kaynağı aç
Madde 331- (Değişik: 31/5/2005-5358/1 md.) Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İflas takibinden veya doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önce birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu hükümler uygulanır. Konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır. Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarılması halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçlar alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur. Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştıran borçlunun cezası:

Borçlar Kanunu Uyarınca Bağışlama Yükümlülüğüne Etkisi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 296 uyarınca bağışlama sözü verenin borcunu ödeme güçsüzlüğü belirlenir veya iflasına karar verilirse bağışlama sözünü ifa yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kalkar. Ayrıca bağışlama sözü verdikten sonra kişinin mali durumu sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse yahut kendisi için yeni aile yükümlülükleri doğmuş ya da bu yükümlülükler önemli ölçüde ağırlaşmışsa bağışlama sözü veren sözünü geri alabilir ve ifadan kaçınabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 296Kaynağı aç
MADDE 296- Bağışlama sözü veren, aşağıdaki durumlarda sözünü geri alabilir ve onu ifadan kaçınabilir: 1. Elden bağışlanılan bir malın geri verilmesini isteyebileceği sebeplerden biri varsa. 2. Mali durumu, sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse. 3. Bağışlama sözü verdikten sonra, kendisi için yeni aile yükümlülükleri doğmuş veya bu yükümlülükleri önemli ölçüde ağırlaşmışsa. Bağışlama sözü verenin borcunu ödeme güçsüzlüğü belirlenir veya iflasına karar verilirse, ifa yükümlülüğü ortadan kalkar. III. Geri alma hakkının süresi ve mirasçılara geçmesi

Aciz Vesikasının Sicilden Terkini

İcra ve İflas Kanunu m. 143/7 uyarınca borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı alacaklıya verir veya gerektiğinde Kanun'un 9 uncu maddesi hükümleri dairesinde bir bankaya yatırır. Borcun bu şekilde tamamının ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya borcunu ödeyerek aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir. Bunun yanında icra takibi batıl ise, iptal edilirse, borçlunun borçlu olmadığı mahkeme kararıyla sabit olursa ya da alacaklı icra takibini geri alırsa da aciz vesikası sicilden terkin edilir.

Aciz vesikası alındıktan sonra borca faiz işletilebilir mi?

İcra ve İflas Kanunu m. 143/4 uyarınca aciz vesikasında yazılı alacak tutarı için faiz istenemez. Aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince borcun kefilleri, müşterek borçluları ve borcu tekeffül edenler ödemek zorunda kaldıkları faiz tutarlarından ötürü borçluya rücu edemezler.

Aciz vesikasına bağlanan borcun zamanaşımı süresi nedir?

İcra ve İflas Kanunu m. 143/6 hükmü uyarınca borç, borçluya karşı aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar; borçlunun mirasçıları ise mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde alacaklı hakkını aramamışsa zamanaşımını ileri sürebilirler.

Aciz vesikası özel sicilden hangi hallerde silinir?

İcra ve İflas Kanunu m. 143/7 uyarınca borcun tamamının işlemiş faizleriyle birlikte icra dairesine ödenmesi, takibin batıl olması, takibin iptali, borçlunun borçlu olmadığının mahkeme kararıyla sabit olması veya alacaklının takibi geri alması durumunda aciz vesikası sicilden terkin edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu