Acentelik sözleşmesine faiz konulacaksa yıllık temerrüt faizi, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenir. Tarafların yazacağı oran, bu oranın yüzde yüz fazlasını geçemez. Ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği kuralı ayrı durur. Konusu bir miktar para olan ve kanunda sayılan bazı ticari davalarda ise dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 120Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 8Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5/AKaynağı aç
Temerrüt faizinin belirlenmesi
Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesi, sözleşmede yıllık temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa uygulanacak oranı faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine bağlar. Ölçü, faiz borcunun doğduğu tarihtir.
Taraflar yıllık temerrüt faizi kararlaştırırsa oran, birinci fıkraya göre bulunan yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Sınır, sözleşmeyle belirlenecek temerrüt faizine ilişkindir.
Akdî faiz kararlaştırılmış, temerrüt faizi ise kararlaştırılmamış olabilir. Yıllık akdî faiz birinci fıkradaki orandan yüksekse temerrüt faizi bakımından akdî faiz oranı uygulanır. Akdî faiz bu orandan yüksek değilse aynı sonuç doğmaz.
Ticari işlerde faiz
Türk Ticaret Kanunu’nun 8. maddesinin birinci fıkrasına göre ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.
Faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi, üç aydan aşağı olmayan süreyle sınırlıdır. Şart, yalnız cari hesaplarda ve her iki taraf bakımından ticari iş niteliği taşıyan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz. Bu nedenle her ticari ilişki veya her acentelik alacağı için böyle bir şart yazılamaz.
Aynı maddenin üçüncü fıkrası, tüketicinin korunmasına ilişkin hükümleri saklı tutar. Hangi tüketici hükmünün devreye gireceği bu fıkrada gösterilmez. İkinci veya üçüncü fıkraya aykırı işletilen faiz yok hükmündedir. Yokluk, maddenin bütün faiz düzenine değil, bu iki fıkraya aykırılığa bağlanmıştır.
Para konulu ticari davalarda arabuluculuk
Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinin birinci fıkrası, Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalar içinden belirli davaları kapsar. Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvuru, dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken dava şartıdır. Şart, sayılan dava türleriyle sınırlıdır.
Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde süreyi en fazla iki hafta uzatabilir. Süre görevlendirme tarihinde başlar; uzatma hem zorunlu hâle hem de iki haftalık üst sınıra bağlıdır.
Pazarlama desteğinde yetki sınırı
Bir pazarlama destek sözleşmesi örneği, sigorta aracılığı yetkisi vermediğini belirtir. Teklif alma, poliçe düzenleme ve prim tahsil yetkisi de bu sözleşmenin kapsamında değildir. Sınır, örneğin kendi hükmüdür ve sigortacılık mevzuatının genel yetki düzenlemesinin yerine geçmez.
Aynı örnekte hizmet sağlayıcı teklif kabul etmez, poliçe düzenlemez ve prim tahsil etmez. Sigortalıyla hukuki müzakere de yapmaz. Bu işlemler örnekteki acente ve sigorta şirketi tarafından yürütülür. Tarafların adlandırılması örneğe özgüdür; hüküm bütün sigorta ilişkileri için genel bir yetki dağılımı değildir.
Örnek, hizmet sağlayıcı ile personeli ve alt yüklenicileri için yedi işlemi yasaklayan bir hüküm içerir. Bunlar teklifname düzenlemek, risk değerlendirmesi yapmak, poliçe tanzim etmek, prim tahsil etmek, tazminat veya hasar anlaşması kurmak, sigortalı adına beyan ya da taahhütte bulunmak ve sigorta danışmanlığı niteliğinde bağlayıcı açıklama yapmaktır. Yasak, sözleşmede kararlaştırılan bir sınırdır.
Taraflar, sözleşmenin tali acentelik niteliği taşımadığını ve böyle yorumlanamayacağını kabul eder. Karşılaştırma örneği, tali acenteye teklif ve tahsil yetkisi verilmesini ağır uyum riski olarak gösterir ve bu örneğin uygulanmamasını ister. Her iki kayıt da sözleşme örneğine aittir; mahkeme kararı veya mevzuat hükmü değildir.
Süre, saklama, fesih ve rekabet
Örnek, süreyi başlangıç tarihinden itibaren 12 ay olarak belirler. Taraflardan biri bitimden 30 gün önce yazılı fesih ihbarı yapmazsa sözleşme aynı şartlarla bir yıl daha uzar. Süre ve kendiliğinden uzama bu örneğe özgü şartlardır.
Hizmet kayıtları, kampanya logları ve onay kayıtları örnekte en az üç yıl saklanır. Talep üzerine erişime de açılır. Üç yıl, sözleşmede kararlaştırılan saklama süresidir.
Örnekte derhal fesih sebebi olarak ağır veya tekrar eden uyum ihlali, yetkisiz aracılık işlemi, veri güvenliği ihlali, iflas, konkordato, faaliyetin sürdürülememesi ile rekabet etmeme veya gizlilik ihlali sayılır. Bunlar örnekteki fesih halleridir ve kanuni haklı fesih sebeplerinin tamamı diye genellenemez.
Hizmet sağlayıcı, sözleşme boyunca ve fesihten sonraki 12 ay içinde onay almadan aynı bölge ve portföyde doğrudan rakiplere eşdeğer hizmet veremez. Sınır, makul süre, bölge ve konu ölçüsüne bağlanır.
Mücbir sebep örnekte ifayı askıya alır ve durum derhal bildirilir. Askı 30 günü aşarsa taraflar müzakere eder. Askı 60 günü aşarsa ihbarsız fesih hakkı doğar. Süreler bu sözleşme hükmüne özgüdür.
Sık sorulan sorular
Temerrüt faizi yazılmazsa oran nasıl bulunur?
Sözleşmede yıllık temerrüt faizi yoksa oran, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
Kararlaştırılan temerrüt faizinin üst sınırı nedir?
Sözleşmede kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi, birinci fıkraya göre belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.
Akdî faiz temerrüt faizinin yerine geçer mi?
Temerrüt faizi kararlaştırılmamış ve yıllık akdî faiz birinci fıkradaki orandan yüksekse temerrüt faizi hakkında akdî faiz uygulanır. Akdî faiz daha yüksek değilse bu sonuç doğmaz.
Ticari işte faiz serbestçe belirlenebilir mi?
Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir. Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır.
Faiz anaparaya eklenerek yeniden işletilebilir mi?
Şart, üç aydan kısa olmamak üzere yalnız cari hesaplarda ve iki taraf için ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Tacir olmayan sözleşenlere uygulanmaz; ikinci veya üçüncü fıkraya aykırı işletilen faiz yok hükmündedir.
Her acentelik uyuşmazlığında arabuluculuk zorunlu mudur?
Hayır. Para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu şart, Kanunun 4. maddesindeki ve diğer kanunlardaki ticari davalar içinden sayılan türlerle sınırlıdır.
Arabuluculuk süresi ne kadardır?
Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde süreyi en fazla iki hafta uzatabilir.
Pazarlama destek sözleşmesi poliçe düzenleme yetkisi verir mi?
Sözleşme örneği sigorta aracılığı, teklif alma, poliçe düzenleme ve prim tahsil yetkisi vermez. Hizmet sağlayıcının bu işlemleri ve sigortalıyla hukuki müzakereyi yapmayacağı da yazılmıştır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

