Abonelik Alacakları, Konkordato ve Ticari Arabuluculuk

by Avukat Erdal Ersoy
Abonelik Alacakları, Konkordato ve Ticari Arabuluculuk

Abonelik alacaklarında merkezî takip

7155 sayılı Kanun, abonelik sözleşmelerinden ve bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan para alacaklarında haciz yoluyla ilamsız icra takibinin nasıl başlatılıp yürütüleceğini düzenler. Bu takipler, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi bünyesindeki Merkezî Takip Sistemi üzerinden başlatılır ve haciz aşamasına kadar bu sistemde yürütülür.

Merkezî Takip Sistemi üzerinden takip yapılabilmesi, alacağın kanunda tanımlanan para alacaklarından olmasına ve takibin bir avukat aracılığıyla yürütülmesine bağlıdır.

Bu takip yolunu düzenleyen hükümlerin 1 Haziran 2019 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.

Ödeme emrine itiraz

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. İtiraz, herhangi bir icra dairesine başvurulmak suretiyle yapılabileceği gibi Merkezî Takip Sistemi üzerinden güvenli elektronik imza kullanılarak da yapılabilir. İcra dairesine yapılan başvuruda daire, itiraz evrakını en geç iki iş günü içinde sisteme yükler ve aslını alacaklının takip talebinde bildirdiği icra dairesine gönderir.

İtiraz, sisteme yüklendiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda alacaklı avukatına tebliğ edilmiş sayılır.

Cebrî icra ve iki yıllık haciz talebi süresi

Ödeme emrine itiraz edilmezse veya itiraz hükümden düşürülmesine rağmen süresi içinde ödeme yapılmazsa, alacaklının yetkili icra dairesine yapacağı talep üzerine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca cebrî icraya devam edilir. İcra müdürü; alacağın kanun kapsamında bulunduğunu, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, takibe itiraz edilmediğini veya itirazın hükümden düşürüldüğünü tespit ederse işlemlere devam eder. Aksi halde gerekçesini belirterek talebi reddeder. Verilen kararlara karşı alacaklı veya borçlu şikâyet yoluna başvurabilir.

Haciz, ödeme emrinin tebliğinden başlayan iki yıl içinde istenmezse takip sona erer. İtirazın hükümden düşürülmesi için dava açılmışsa, davanın açılışı ile hükmün kesinleşmesi arasında geçen zaman bu süreye katılmaz.

Abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarının takibine ilişkin hükümler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan takipler hakkında uygulanmaz. Bu takipler, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan hükümlere göre yürütülür.

Haciz ihbarnamesinin elektronik bildirimi

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 89, haciz ihbarnamesinin gönderilmesini ve ihbarnameye verilecek cevabı güvenli elektronik imzayla da mümkün kılar. Bildirim ve cevap, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile buna bağlı sistemler üzerinden yapılabilir; bu yol tebliğ hükmündedir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.) Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi   içinde    itiraz etmeyen    ve zimmetinde sayılan   borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa   onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.[40] Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir. (Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir. Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır. (Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. 3 – Diğer haklar için:

Konkordato başvurusunda denetim raporu

Konkordato başvurusunda finansal analiz raporu yerine denetim raporu ibraz edilmesi öngörülmüştür. Raporu, kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimi için yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşları hazırlar. Denetim Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılır; sunulacak rapor, ön projedeki teklife makul güvence verir.

Söz konusu kuruluşların hakları, yükümlülükleri ve raporlarının incelenmesi ile bu raporlardan doğan idari ve hukuki sorumluluk, diğer hususlarla birlikte 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabidir.

Geçici mühlet ve kanun yolu

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 287 uyarınca geçici mühlet üç aydır. Mahkeme, bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir. Uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 287Kaynağı aç
MADDE 287- (Değişik: 28/2/2018-7101/15 md.) Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. (Ek cümle:6/12/2018-7155/14 md.) Üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır. Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi:[88]

Geçici mühlet isteminin kabul edilmesi, geçici komiser atanması, mühletin uzatılması ve tedbir kararları bakımından kanun yolu kapalıdır.

Komiserin sayısı ve seçimi

Üç komiser atanırsa bunlardan biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek koşuluyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler içinden seçilir.

Komiser olarak görevlendirilmek için eğitim alınması ve bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan komiser listesine kayıt olunması zorunludur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 290 uyarınca komiserler bu listeden seçilir. Listeye kayıt için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması zorunludur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 290Kaynağı aç
Madde 290- (Değişik: 28/2/2018-7101/18 md.) Dosyayı teslim alan komiser kesin mühlet içinde, konkordatonun tasdikine yönelik işlemleri tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade eder. Komiserin görevleri şunlardır: a) Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak. b) Borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek. c) Bu kanunda verilen görevleri yapmak. d) Mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak. e) Alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek. f) Talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi vermek. g) Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek. 8 inci, 10 uncu, 11 inci, 16 ncı, 21 inci ve 359 uncu maddeler hükümleri kıyas yoluyla komiserler hakkında da uygulanır. Komiserin konkordatoya ilişkin işlemleri ile ilgili şikayetler, asliye ticaret mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlanır. (Değişik fıkra:6/12/2018-7155/15 md.) Komiserler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan komiser listesinden seçilir. Listeye kayıt için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması zorunludur. Ayrıca, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, komiser olarak görevlendirilebilecek, yetkilendirilmiş bağımsız denetçileri liste hâlinde bilirkişilik bölge kurullarına bildirir. Listede görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir kişi eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz. Komiserin sorumlulukları hakkında 227 nci maddenin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümleri uygulanır. (Değişik fıkra:6/12/2018-7155/15 md.) Konkordato komiserinin nitelikleri, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile komiserliğe ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir. Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir. Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması:[91]

Kurum, komiser sıfatıyla görevlendirilebilecek yetkilendirilmiş bağımsız denetçileri bilirkişilik bölge kurullarına liste halinde bildirir.

Listede görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir.

Bir kişi eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz.

Konkordato komiserinin nitelikleri, eğitimi, eğitim verecek kurumlar, eğitimden muaf tutulacaklar ve komiserliğe ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.

Komiserin görevleri ve şikâyet

Dosyayı alan komiser, kesin mühlet sürerken tasdike yönelik işlemleri bitirir ve dosyayı hazırladığı raporla mahkemeye geri verir.

Komiserin görevleri arasında konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak, borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek, kanunda verilen görevleri yapmak ve mahkemenin istediği konularda uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak bulunur.

Komiser, alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirir. Talepte bulunan diğer alacaklılara ise konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi verir. Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri de yerine getirir.

Kanunun 8, 10, 11, 16, 21 ve 359 uncu maddeleri komiserler hakkında kıyas yoluyla uygulanır. Komiserin sorumlulukları bakımından 227 nci maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları uygulanır.

Komiserin konkordatoya ilişkin işlemleriyle ilgili şikâyetler, asliye ticaret mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlanır.

Alacaklılar kurulunun komiser üzerindeki yetkisi

Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder, komisere tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir.

Kurul, komiserin çalışmasını yeterli görmezse değişikliği gerekçeli raporla mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, borçlu ile komiseri dinledikten sonra bu istem hakkında kesin karar verir.

Ticari para alacaklarında arabuluculuk

1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere Türk Ticaret Kanunu m. 5/A, bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak düzenlemiştir.

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süreyi en fazla iki hafta uzatabilir.

Dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler, yürürlüğe girdikleri tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.

Sık sorulan sorular

Merkezî takip için hangi koşullar aranır?

Takip konusu alacağın 7155 sayılı Kanunda tanımlanan para alacaklarından olması ve takibin bir avukat aracılığıyla yapılması gerekir. Kanun, bu alacaklara ilişkin haciz yoluyla ilamsız icra takibinin Merkezî Takip Sistemi üzerinden başlatılmasına ve haciz aşamasına kadar yürütülmesine ilişkin usulü düzenler.

Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde herhangi bir icra dairesine başvurarak veya Merkezî Takip Sistemi üzerinden güvenli elektronik imza kullanarak itiraz edebilir.

İtiraz alacaklı avukatına ne zaman tebliğ edilmiş sayılır?

İtiraz, sisteme yüklendiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda alacaklı avukatına tebliğ edilmiş sayılır.

Haciz talep edilmezse takip ne zaman düşer?

Ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren iki yıl içinde haciz talep edilmezse takip düşer. İtirazın hükümden düşürülmesi davasında, açılıştan hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre hesaba katılmaz.

Konkordato başvurusunda hangi rapor sunulur?

Raporu, kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimine yetkili bağımsız denetim kuruluşu, Türkiye Denetim Standartlarına göre hazırlar. Rapor, ön projedeki teklife makul güvence verir.

Geçici mühlet ne kadar sürer?

Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme, süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin talebi üzerine mühleti en fazla iki ay uzatabilir; toplam süre beş ayı geçemez.

Ticari alacak davasından önce arabuluculuk gerekir mi?

Türk Ticaret Kanunu m. 4 ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Arabulucu süreci hangi sürede sonuçlandırır?

Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süreyi en fazla iki hafta uzatabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu