İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca açılan çekişmeli alacak davasında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunluluğu Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2021/4402, K. 2022/1359 sayılı kararında yasal düzenlemelere uygun görülmemiştir. Kararda bu sonuca, konkordato hukukunun kamusal karakteri, uyuşmazlığın tüm alacaklıları ilgilendirmesi, tarafların kendi aralarında yapacakları anlaşmanın alacaklılar arasında eşitsizlik yaratabilecek olması ve konkordatodaki ödemeler dengesini bozabilecek olması gerekçeleriyle varılmıştır. Konkordato, tasdik hâlinde kural olarak ilgili alacaklar için mecburi olması nedeniyle üçüncü kişilerin haklarını da etkileyecek nitelikte kamusal bir karakter taşır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/4402, K. 2022/1359Kaynağı aç
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/7830, K. 2022/14067Kaynağı aç
Çekişmeli Alacak Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkar
Konkordato sürecinde alacaklılar alacaklarını bildirirler; komiser bu alacakları inceler ve borçluyu, iddia olunan alacaklar hakkında açıklamada bulunmaya davet eder. Komiser, alacakların haklılığı konusunda borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli incelemeleri yaparak sonuçlarını İİK m. 302 uyarınca vereceği raporda belirtir. Borçlunun, konkordato projesine kaydedilmiş bir alacağa itiraz etmesi halinde o alacak, İİK m. 301 anlamında çekişmeli alacak vasfını kazanır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 300Kaynağı aç
Konkordato mahkemesi, çekişmeli alacağın hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına yaklaşık ispat ölçüsünde karar verir; gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırır. Bu şekilde verilen karar maddi hukuk bakımından sonuç doğurmaz.
Dava Açma Süresi ve Kaçırılmasının Sonuçları
Alacağına itiraz edilen alacaklı, konkordato tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açarak çekişmenin ortadan kaldırılmasını talep edebilir. Bu süre İİK m. 308/b'de düzenlenmiştir. Konkordato mahkemesinin çekişmeli alacağa ilişkin geçici kararı ne yönde olursa olsun, alacaklının dava açma yükümlülüğü ortadan kalkmaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 308/bKaynağı aç
Süresi içinde dava açmayan alacaklı, çekişmeli alacağa isabet eden konkordato payından ödeme yapılmasını talep edemez; bu durumda mahkemece bankaya yatırılan pay borçluya iade edilir. Tasdik kararı, çekişmeli alacağa isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasını içerebileceği gibi çekişmeli alacağın oylamaya hiç katılmaması yönünde de kurulabilir.
Hangi Mahkeme Çekişmeli Alacak Davasına Bakar
Çekişmeli alacak davası, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama usulü ve ispat hukuku açısından genel hükümlere tabidir. Uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanıyorsa Sulh Hukuk Mahkemesi, işçilik alacaklarına ilişkinse İş Mahkemesi, ticari nitelikte bir alacaksa Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari olmayan alacaklarda ise Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olacaktır. Kanun koyucu, her uyuşmazlığın uzman mahkemelerde görülmesi ilkesinden bu noktada ayrılmamıştır. Bununla birlikte alacağın tahsili bu kapsamda değildir ve genel hükümlere tabi değildir.
İİK m. 308/b uyarınca açılan davalarda HSK 1. Dairesinin 538 sayılı kararı ile belirlenen mahkemeler iş bölümü itibarıyla yetkili kılınmıştır. Bu belirleme, kanunla düzenlenmesi gereken bir görev ve yetki kararı niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemelerince verilen yetkisizlik kararları gerçek anlamda yetkisizlik kararı olmayıp iş bölümü itibarıyla devir kararı niteliğindedir.
Zorunlu Arabuluculuğun Neden Dava Şartı Sayılmadığı
Konkordato külli bir tasfiye prosedürüdür. Tasdik hâlinde, İİK m. 308/c uyarınca, kural olarak konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan tüm alacaklar için, alacaklı konkordatoya katılsın katılmasın mecburidir. Bu nedenle üçüncü kişilerin haklarını da etkileyecek nitelikte kamusal bir karakter taşır. Hakimin tasdik koşulları bakımından resen inceleme ve araştırma yapması gerektiği gibi süreç bakımından yasada kısa ve kesin süreler öngörülmüştür.
Yargıtay 6. HD E. 2021/4402, K. 2022/1359 kararı, arabuluculuğa başvurulması zorunluluğunun bu dava türüne uygun görülmediğine açıkça hükmetmiştir. Kararda dayanılan gerekçeler şunlardır: konkordato hukukunun kamusal karakteri, alacaklıların tamamını ilgilendirmesi, tarafların kendi aralarında yapacakları anlaşmanın diğer konkordato alacaklıları arasında eşitsizlik doğuracak nitelikte olması ve konkordatodaki ödemeler dengesini bozacak olması.
Öte yandan bölge adliye mahkemelerinde bu mesele bir dönemde farklı biçimlerde değerlendirilmiştir. Zorunlu arabuluculuğun dava şartı oluşturduğu yönünde hüküm kuran istinaf kararları da gündeme gelmiş; Yargıtay 6. HD ise bu kararları söz konusu gerekçelerle bozmuştur.
Alacaklılar Arası Eşitlik ve Konkordatonun Bağlayıcılığı
Çekişmeli alacak hakkında karar veren mahkeme, alacağın tahsiline konkordato projesinin öngördüğü vade, tenzilat ve ödeme koşulları çerçevesinde hükmeder. Tasdik edilen konkordato tüm alacaklılar için mecburi ve bağlayıcı olduğundan çekişmeli alacağın durumu da konkordato hükümlerine tabidir; aksi hâlde hem ödemeler dengesi bozulur hem de alacaklılar arasında eşitsizlik ortaya çıkar.
Arabuluculuk sürecinde çekişmeli alacaklı ile borçlunun konkordato projesinden farklı koşullarda ya da daha yüksek miktarda anlaşması bu eşitliği zedeler. Çekişmeli alacak için konkordato kapsamında hiç kaynak ayrılmamış veya yaklaşık ispat ölçüsündeki incelemede daha az bir alacak belirlenerek kaynak ayrılmışsa, arabuluculuk sürecinde daha yüksek bir miktarda uzlaşılması, konkordato hükümlerinin bağlayıcılığını ihlal eder. Böyle bir anlaşma, diğer alacaklılar bakımından İİK m. 308/f uyarınca konkordatonun feshi hakkını doğurabilir.
Zorunlu Arabuluculuk Kuralları Bu Davalarda Ne Ölçüde Geçerlidir
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A, ilgili kanunun arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngördüğü davalar bakımından bir usul çerçevesi belirlemektedir. Bu çerçeveye göre, başvuru uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır; büro kurulmayan yerlerde görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne başvurulur. Arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren kural olarak üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir.
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/AKaynağı aç
Arabuluculuğun dava şartı olarak öngörüldüğü davalarda, son tutanağın dava dilekçesine eklenmemesi hâlinde mahkeme davacıya bir haftalık kesin süre tanır; bu sürede tutanak sunulmazsa dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın usulden reddedilir. Arabuluculuğa başvuru tarihinden son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Ne var ki bu kurallar, yalnızca ilgili kanunda arabuluculuğun açıkça dava şartı olarak öngörüldüğü uyuşmazlıklar için geçerlidir.
Çekişmeli alacak davasında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunluluğu, anılan kararda yasal düzenlemelere uygun görülmemiştir. 6325 sayılı Kanun m. 18/A'daki son tutanağın eklenmesi ve arabulucuya başvurulmaması hâlinde usulden ret düzenlemeleri, ilgili kanunda arabuluculuğun dava şartı olarak öngörüldüğü davalar içindir.
Sık Sorulan Sorular
Çekişmeli alacak davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunda mıyım?
Hayır. İİK m. 308/b kapsamındaki çekişmeli alacak davaları zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Bu sonucun gerekçesi konkordatonun kamusal karakteri, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi ve konkordato ödemeler dengesinin korunması zorunluluğudur. Yargıtay 6. HD E. 2021/4402, K. 2022/1359 sayılı kararı bu gerekçelere dayanarak zorunlu arabuluculuğun bu dava türünde dava şartı oluşturmadığını hükme bağlamıştır.
Çekişmeli alacak davası ne zaman açılmalıdır?
Alacağına itiraz edilen alacaklı, konkordato tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilir. Bu süre İİK m. 308/b'de düzenlenmiştir. Konkordato mahkemesinin çekişmeli alacağın oy hesabına katılıp katılmayacağına ilişkin kararı bu süreyi etkilemez; ne yönde verilirse verilsin alacaklının dava açma yükümlülüğü devam eder.
Süre içinde dava açılmazsa ne olur?
Süresi içinde dava açmayan alacaklı, çekişmeli alacağa isabet eden konkordato payından ödeme yapılmasını talep edemez. Bu durumda mahkemece bankaya yatırılan pay borçluya iade edilir.
Çekişmeli alacak davasında mahkemenin tasdik aşamasındaki kararı alacağı kesin olarak çözer mi?
Hayır. Konkordato mahkemesinin çekişmeli alacağın oy hesabına katılıp katılmayacağına dair yaklaşık ispat ölçüsündeki kararı maddi hukuk bakımından sonuç doğurmaz. Asıl uyuşmazlık, alacaklı tarafından açılacak çekişmeli alacak davasında genel yargılama usulüne göre çözümlenir; bu davada verilen hüküm ise alacağın tahsilini konkordato projesinin vade, tenzilat ve ödeme koşullarına bağlar.
Çekişmeli alacak nasıl ortaya çıkar?
Konkordato projesine alacağı kaydedilmiş bir alacaklının alacağına borçlunun itiraz etmesiyle o alacak, İİK m. 301 anlamında çekişmeli alacak vasfını kazanır. Komiser, borçluyu iddia olunan alacaklar hakkında açıklamaya davet eder ve defterlere dayalı incelemenin sonucunu İİK m. 302 kapsamındaki raporuna yansıtır.
Arabuluculukta borçlu ile alacaklı konkordato projesinden farklı koşullarda anlaşabilir mi?
Bu tür bir anlaşma, tasdik edilmiş konkordatonun tüm alacaklılar bakımından mecburi ve bağlayıcı olması kuralıyla bağdaşmaz. Özellikle konkordato kapsamında alacak için hiç kaynak ayrılmamış ya da daha az bir miktar belirlenmişse, arabuluculukta daha yüksek bir tutarda uzlaşılması alacaklılar arasındaki eşitliği bozar ve ödemeler dengesini zedeler. Bu durum, diğer alacaklılar bakımından İİK m. 308/f uyarınca konkordatonun feshi hakkını doğurabilir.
Çekişmeli alacak davası hangi mahkemede açılır?
Dava, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenen mahkemede görülür: kira uyuşmazlıklarında Sulh Hukuk Mahkemesi, işçilik alacaklarında İş Mahkemesi, ticari alacaklarda Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari olmayan alacaklarda Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Bu davalarda Asliye Ticaret Mahkemelerince verilen yetkisizlik kararları, kanun anlamında gerçek bir görev veya yetki kararı değil, iş bölümü devri niteliğindedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

