7101 Sayılı Kanun ile Tahkim Yargılamasında Yapılan Değişiklikler

by Avukat Erdal Ersoy
7101 Sayılı Kanun ile Tahkim Yargılamasında Yapılan Değişiklikler

7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamındaki iç tahkim ile 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamındaki yargılamalarda önemli usul kurallarını yeniden düzenlemiştir. Yapılan yasal düzenlemelerle tahkim yargılamasında mahkeme yardımına başvurulacak işlerde görevli mahkemeler somutlaştırılmış, hakem kararlarına karşı yöneltilen iptal davalarında yetki ve kanun yolu denetimi esasları belirlenmiştir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 410Kaynağı aç
MADDE 410- (1) (Değişik: 28/2/2018-7101/57 md.) Tahkim yargılamasında, mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkeme, konusuna göre tahkim yeri asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesidir. Tahkim yeri belirlenmemiş ise görevli mahkeme, konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, oturduğu yer veya işyeri mahkemesidir. Mahkemenin yardımı
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 439Kaynağı aç
MADDE 439- (1) Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal davası, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır; öncelikle ve ivedilikle görülür. (2) a) Tahkim sözleşmesinin taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim sözleşmesinin geçersiz olduğu, b) Hakem veya hakem kurulunun seçiminde, sözleşmede belirlenen veya bu Kısımda öngörülen usule uyulmadığı, c) Kararın, tahkim süresi içinde verilmediği, ç) Hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiği, d) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı, e) Tahkim yargılamasının, usul açısından sözleşmede veya bu yönde bir sözleşme bulunmaması hâlinde, bu Kısımda yer alan hükümlere uygun olarak yürütülmediği ve bu durumun kararın esasına etkili olduğu, f) Tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği, g) Hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığı, ğ) Kararın kamu düzenine aykırı olduğu, tespit edilirse, hakem kararları iptal edilebilir. (3) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği iddiasıyla açılan iptal davasında, tahkim sözleşmesi kapsamında olan konuların, tahkim sözleşmesi kapsamında olmayan konulardan ayrılması mümkün olduğu takdirde, hakem kararının sadece tahkim sözleşmesi kapsamında olmayan konuları içeren bölümü iptal edilebilir. (4) İptal davası, bir ay içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartı ile kararın icrası durdurulabilir. (5) İptal talebi, davaya bakan bölge adliye mahkemesi aksine karar vermedikçe, dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. (6) İptal davası hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz incelemesi, bu maddede yer alan iptal sebepleriyle sınırlı olarak, öncelikle ve ivedilikle karara bağlanır. Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. (7) İptal davasının kabulü hâlinde, kabul kararı temyiz edilmezse veya ikinci fıkranın (b), (c), (ç), (d), (e) ve (f) bentlerindeki hâllerin varlığı sebebiyle kabulü hâlinde, taraflar aksini kararlaştırmamışlarsa hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilirler. Taraflar isterlerse eski hakemleri tayin edebilirler. Hakem ücreti
4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – A) Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. (Değişik ikinci cümle: 28/2/2018-7101/53 md.) İptal davası, 3 üncü madde uyarınca yetkili asliye hukuk mahkemesinin bulunduğu yer yönünden yetkili bölge adliye mahkemesinde açılır, öncelikle ve ivedilikle görülür. Hakem kararları aşağıdaki hallerde iptal edilebilir: 1. Başvuruyu yapan taraf; a) Tahkim anlaşmasının taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim anlaşmasının, tarafların anlaşmayı tâbi kıldıkları hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna göre geçersiz olduğunu, b) Hakem veya hakem kurulunun seçiminde, tarafların anlaşmasında belirlenen veya bu Kanunda öngörülen usule uyulmadığını, c) Kararın, tahkim süresi içinde verilmediğini, d) Hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiğini, e) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim anlaşması dışında kalan bir konuda karar verdiğini veya istemin tamamı hakkında karar vermediğini  ya da yetkisini aştığını, f) Tahkim yargılamasının, usul açısından tarafların anlaşmalarına veya bu yönde bir anlaşma bulunmaması halinde, bu Kanun hükümlerine uygun olarak yürütülmediğini ve bu durumun kararın esasına etkili olduğunu, g) Tarafların eşitliği ilkesinin gözetilmediğini, İspat ederse veya, 2. Bölge adliye mahkemesince;[1] a) Hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığı, b) Kararın kamu düzenine aykırı olduğu, Tespit edilirse. Hakem veya hakem kurulunun, tahkim anlaşması dışında kalan bir konuda karar verdiği iddiasıyla açılan iptal davasında, tahkim anlaşması kapsamında olan konuların, tahkim anlaşması kapsamında olmayan konulardan ayrılması mümkün olduğu takdirde, hakem kararının sadece tahkim anlaşması kapsamında olmayan konuları içeren bölümü iptal edilebilir. İptal davası, otuz gün içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya düzeltme, yorum ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. İptal davasının açılması, kendiliğinden hakem kararının icrasını durdurur. Taraflar, iptal davası açma hakkından kısmen veya tamamen feragat edebilirler. Yerleşim yerleri veya olağan oturma yerleri Türkiye dışında bulunan taraflar, tahkim anlaşmasına koyacakları açık bir beyanla veya sonradan yazılı şekilde anlaşmak suretiyle iptal davası açma hakkından tamamen feragat edebilecekleri gibi; yukarıda sayılan bir veya bir kaç sebepten dolayı iptal davası açmak hakkından da feragat edebilirler. İptal istemi, davaya bakan bölge adliye mahkemesi aksine karar vermedikçe, dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır.[2] (Değişik birinci cümle: 28/2/2018-7101/53 md.) İptal davası hakkında verilen kararlara karşı 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz incelemesi, bu maddede yer alan iptal sebepleriyle sınırlı olarak, öncelikle ve ivedilikle karara bağlanır. İptal davasının kabulü halinde, kabul kararı temyiz edilmezse veya 1 inci bendin (b), (d), (e), (f), (g) alt bentleri ile 2 nci bendinin (b) alt bendindeki hallerin varlığı sebebiyle kabulü halinde taraflar aksini kararlaştırmamışlarsa hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilirler. Taraflar isterlerse eski hakemleri tayin edebilirler. B) İptal davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra asliye hukuk mahkemesi, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin bir belgeyi istemde bulunan tarafa verir. Bu belgenin verilmesi harca tâbi değildir. Hakem kararının icraya konulması hâlinde Harçlar Kanunu hükümleri uygulanır. İptal davası için öngörülen sürenin geçtiği veya tarafların iptal davası açmaktan feragat ettiği hâllerde, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin belgenin verilmesi sırasında (A) fıkrasının 2 nci bendinin (a) ve (b) alt bent hükümleri mahkemece re’sen dikkate alınır. Bu hâlde mahkemece aksine karar verilmedikçe, inceleme dosya üzerinden yapılır. ALTINCI BÖLÜM Tahkim Giderleri Hakem ücreti, yargılama giderleri, avans yatırılması ve giderlerin ödenmesi

Tahkim Yargılamasında Mahkeme Yardımı ve Görev Dağılımı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 410. maddesi uyarınca, tahkim sürecinde mahkemenin müdahalesini veya yardımını gerektiren işlemler uyuşmazlığın niteliğine göre tahkim yerindeki asliye hukuk ya da asliye ticaret mahkemesince yürütülür. Taraflar tahkim yerini tespit etmemişse görev yine konunun kapsamına göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesine ait olup yetki davalının Türkiye sınırları içindeki yerleşim yeri, meskeni veya işyerinin bulunduğu mahal mahkemesince kullanılır. Söz konusu yasal düzenleme öncesinde bu nitelikteki işlemler bakımından bölge adliye mahkemeleri görevli ve yetkili kılınmaktaydı.

Milletlerarası tahkim yargılamasında mahkemelerin müdahale alanı da kanuni çerçeveye bağlıdır. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 3. maddesi gereğince mahkemeler, milletlerarası tahkimden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yalnızca anılan Kanun hükümlerine göre müdahalede bulunabilir. Kanunda mahkemece yerine getirileceği belirtilen işlerde davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri yahut işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi yetkilidir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri bulunmadığı takdirde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir.

4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – Bu Kanunda mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde, davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri ya da işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi; davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir. Milletlerarası tahkimden kaynaklanan sorunlar için mahkemeler, sadece bu Kanunun hükümlerine göre müdahalede bulunabilirler. İKİNCİ BÖLÜM Tahkim Anlaşması Tanımı ve şekli

Milletlerarası Tahkim Kanunu'nda asliye hukuk mahkemesine tanınan yetkiler, hakem kararlarına karşı açılan iptal davaları ayrık tutulmak üzere uyuşmazlığın konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesince icra edilir. Bu doğrultuda tahkim şartına yöneltilen itirazlar, hakem heyetinin seçimi ve reddi talepleri, delil toplanması amacıyla yapılan yardım istemleri ile tahkim süresinin uzatılmasına ilişkin başvurular uyuşmazlığın konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemelerinin yetki alanına girmektedir.

Hakem Kararlarına Karşı İptal Davası ve Yargılama Usulü

6100 sayılı Kanun'un 439. maddesinin 1. fıkrası ve 4686 sayılı Kanun'un 15. maddesinin A fıkrası uyarınca, hakem kararlarına karşı kanun yolu olarak yalnızca iptal davası açılabilir. 6100 sayılı Kanun uyarınca iptal davası tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır ve dosya öncelikle ve ivedilikle incelenir. Yapılan değişiklik öncesinde söz konusu dava tahkim yerindeki mahkemede açılmaktaydı.

4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15. maddesinin A fıkrası uyarınca, anılan Kanun kapsamındaki hakem kararlarına karşı yöneltilen iptal davalarında görev ve yetki, Kanun'un 3. maddesinde işaret edilen yetkili asliye hukuk mahkemesinin yargı çevresinde yer aldığı bölge adliye mahkemesine aittir. Yargılama öncelikli ve ivedi olarak sonuçlandırılır. Böylelikle gerek iç tahkimde gerekse milletlerarası tahkimde hakem kararlarının iptali talebini karara bağlama görevi bölge adliye mahkemelerine bırakılmıştır.

Milletlerarası Tahkim Kanunu gereğince iptal davası otuz gün içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya hakem kurulunun düzeltme, yorum yahut tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. İptal davasının açılmış olması kendiliğinden hakem kararının icrasını durdurur.

Bölge adliye mahkemesi aksine karar vermedikçe milletlerarası tahkimde iptal istemi dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Uyuşmazlığın tahkim anlaşması dışında kalan bir hususta çözüldüğü iddiasıyla açılan davalarda, tahkim anlaşması kapsamındaki kısımların ayrılması mümkün bulunuyorsa kararın yalnızca bu anlaşma kapsamı dışında kalan bölümü iptal edilebilir.

Yerleşim yeri veya olağan oturma yeri Türkiye dışında yer alan taraflar, tahkim sözleşmesinde açık bir beyanda bulunarak veya sonradan yazılı bir anlaşma yoluyla iptal davası açma hakkından tamamen ya da kanunda sayılan bir veya birkaç sebepten dolayı kısmen feragat edebilirler.

İptal İncelemesi Sonrası Kanun Yolu ve Kararın İcrası

4686 sayılı Kanun'un 15. maddesinin A fıkrası uyarınca, bölge adliye mahkemesince iptal davası üzerine tesis edilen hükümlere karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kuralları dairesinde temyiz incelemesine başvurulması mümkündür. Yüksek mahkemenin temyiz denetimi, kanun maddesinde açıkça sıralanan iptal nedenleriyle sınırlandırılmış olup inceleme öncelikli ve ivedi surette neticelendirilir. Önceki kanuni dönemde ise karar düzeltme aşaması hariç tutularak 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu esaslarına göre temyiz yoluna başvurulmaktaydı.

İptal davasının kabulü hâlinde kabul kararı temyiz edilmezse ya da kanunda belirtilen belirli usul ve yetki ihlalleri ile kamu düzenine aykırılık halleri sebebiyle kabul gerçekleşirse, taraflar aksini kararlaştırmamışsa hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilir veya isterlerse eski hakemleri tayin edebilirler.

İptal davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra asliye hukuk mahkemesi, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin belgeyi istemde bulunan tarafa verir. İptal davası için öngörülen sürenin geçmiş olması veya tarafların iptal davası açmaktan feragat ettiği hallerde ise icra edilebilirlik belgesinin düzenlenmesi sırasında uyuşmazlığın tahkime elverişliliği ve kararın kamu düzenine aykırılığı hususları mahkemece re'sen gözetilir ve aksine karar verilmedikçe inceleme dosya üzerinden yürütülür.

Milletlerarası tahkimde iptal davası açma süresi nedir ve ne zaman başlar?

4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15. maddesinin A fıkrasına göre iptal davası için otuz günlük yasal süre öngörülmüştür. Hakem heyetinin asıl hükmünün yahut verilen düzeltme, yorum veya tamamlama kararının taraflara bildirilmesiyle birlikte bu sürenin hesabı başlar.

İptal davası açılması hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur mu?

Evet, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 15/A uyarınca iptal davasının açılması kendiliğinden hakem kararının icrasını durdurmaktadır.

Tahkim yeri kararlaştırılmadığında mahkeme yardımı nereden istenir?

Tahkim mahallinin taraflarca tayin edilmediği durumlarda 6100 sayılı Kanun'un 410. maddesi gereğince, uyuşmazlığın mahiyetine uygun biçimde asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesine başvurulur; yetkili merci ise davalı tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri, sakin olduğu yer ya da işyerinin bulunduğu yargı çevresi mahkemesidir.

Hakem kararının icra edilebilirlik belgesi nereden ve nasıl temin edilir?

İptal davasının reddine dair kararın kesinleşmesiyle asliye hukuk mahkemesi istem üzerine icra edilebilirlik belgesini düzenler. Sürenin geçmesi veya feragat hâllerinde mahkeme tahkime elverişlilik ve kamu düzenini re'sen dikkate alarak aksine karar vermedikçe dosya üzerinden karar verir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu