7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamındaki iç tahkim ile 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamındaki yargılamalarda önemli usul kurallarını yeniden düzenlemiştir. Yapılan yasal düzenlemelerle tahkim yargılamasında mahkeme yardımına başvurulacak işlerde görevli mahkemeler somutlaştırılmış, hakem kararlarına karşı yöneltilen iptal davalarında yetki ve kanun yolu denetimi esasları belirlenmiştir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 410Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 439Kaynağı aç
4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 15Kaynağı aç
Tahkim Yargılamasında Mahkeme Yardımı ve Görev Dağılımı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 410. maddesi uyarınca, tahkim sürecinde mahkemenin müdahalesini veya yardımını gerektiren işlemler uyuşmazlığın niteliğine göre tahkim yerindeki asliye hukuk ya da asliye ticaret mahkemesince yürütülür. Taraflar tahkim yerini tespit etmemişse görev yine konunun kapsamına göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesine ait olup yetki davalının Türkiye sınırları içindeki yerleşim yeri, meskeni veya işyerinin bulunduğu mahal mahkemesince kullanılır. Söz konusu yasal düzenleme öncesinde bu nitelikteki işlemler bakımından bölge adliye mahkemeleri görevli ve yetkili kılınmaktaydı.
Milletlerarası tahkim yargılamasında mahkemelerin müdahale alanı da kanuni çerçeveye bağlıdır. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 3. maddesi gereğince mahkemeler, milletlerarası tahkimden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yalnızca anılan Kanun hükümlerine göre müdahalede bulunabilir. Kanunda mahkemece yerine getirileceği belirtilen işlerde davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri yahut işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi yetkilidir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri bulunmadığı takdirde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir.
4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 3Kaynağı aç
Milletlerarası Tahkim Kanunu'nda asliye hukuk mahkemesine tanınan yetkiler, hakem kararlarına karşı açılan iptal davaları ayrık tutulmak üzere uyuşmazlığın konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesince icra edilir. Bu doğrultuda tahkim şartına yöneltilen itirazlar, hakem heyetinin seçimi ve reddi talepleri, delil toplanması amacıyla yapılan yardım istemleri ile tahkim süresinin uzatılmasına ilişkin başvurular uyuşmazlığın konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemelerinin yetki alanına girmektedir.
Hakem Kararlarına Karşı İptal Davası ve Yargılama Usulü
6100 sayılı Kanun'un 439. maddesinin 1. fıkrası ve 4686 sayılı Kanun'un 15. maddesinin A fıkrası uyarınca, hakem kararlarına karşı kanun yolu olarak yalnızca iptal davası açılabilir. 6100 sayılı Kanun uyarınca iptal davası tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır ve dosya öncelikle ve ivedilikle incelenir. Yapılan değişiklik öncesinde söz konusu dava tahkim yerindeki mahkemede açılmaktaydı.
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15. maddesinin A fıkrası uyarınca, anılan Kanun kapsamındaki hakem kararlarına karşı yöneltilen iptal davalarında görev ve yetki, Kanun'un 3. maddesinde işaret edilen yetkili asliye hukuk mahkemesinin yargı çevresinde yer aldığı bölge adliye mahkemesine aittir. Yargılama öncelikli ve ivedi olarak sonuçlandırılır. Böylelikle gerek iç tahkimde gerekse milletlerarası tahkimde hakem kararlarının iptali talebini karara bağlama görevi bölge adliye mahkemelerine bırakılmıştır.
Milletlerarası Tahkim Kanunu gereğince iptal davası otuz gün içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya hakem kurulunun düzeltme, yorum yahut tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. İptal davasının açılmış olması kendiliğinden hakem kararının icrasını durdurur.
Bölge adliye mahkemesi aksine karar vermedikçe milletlerarası tahkimde iptal istemi dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Uyuşmazlığın tahkim anlaşması dışında kalan bir hususta çözüldüğü iddiasıyla açılan davalarda, tahkim anlaşması kapsamındaki kısımların ayrılması mümkün bulunuyorsa kararın yalnızca bu anlaşma kapsamı dışında kalan bölümü iptal edilebilir.
Yerleşim yeri veya olağan oturma yeri Türkiye dışında yer alan taraflar, tahkim sözleşmesinde açık bir beyanda bulunarak veya sonradan yazılı bir anlaşma yoluyla iptal davası açma hakkından tamamen ya da kanunda sayılan bir veya birkaç sebepten dolayı kısmen feragat edebilirler.
İptal İncelemesi Sonrası Kanun Yolu ve Kararın İcrası
4686 sayılı Kanun'un 15. maddesinin A fıkrası uyarınca, bölge adliye mahkemesince iptal davası üzerine tesis edilen hükümlere karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kuralları dairesinde temyiz incelemesine başvurulması mümkündür. Yüksek mahkemenin temyiz denetimi, kanun maddesinde açıkça sıralanan iptal nedenleriyle sınırlandırılmış olup inceleme öncelikli ve ivedi surette neticelendirilir. Önceki kanuni dönemde ise karar düzeltme aşaması hariç tutularak 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu esaslarına göre temyiz yoluna başvurulmaktaydı.
İptal davasının kabulü hâlinde kabul kararı temyiz edilmezse ya da kanunda belirtilen belirli usul ve yetki ihlalleri ile kamu düzenine aykırılık halleri sebebiyle kabul gerçekleşirse, taraflar aksini kararlaştırmamışsa hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilir veya isterlerse eski hakemleri tayin edebilirler.
İptal davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra asliye hukuk mahkemesi, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin belgeyi istemde bulunan tarafa verir. İptal davası için öngörülen sürenin geçmiş olması veya tarafların iptal davası açmaktan feragat ettiği hallerde ise icra edilebilirlik belgesinin düzenlenmesi sırasında uyuşmazlığın tahkime elverişliliği ve kararın kamu düzenine aykırılığı hususları mahkemece re'sen gözetilir ve aksine karar verilmedikçe inceleme dosya üzerinden yürütülür.
Milletlerarası tahkimde iptal davası açma süresi nedir ve ne zaman başlar?
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15. maddesinin A fıkrasına göre iptal davası için otuz günlük yasal süre öngörülmüştür. Hakem heyetinin asıl hükmünün yahut verilen düzeltme, yorum veya tamamlama kararının taraflara bildirilmesiyle birlikte bu sürenin hesabı başlar.
İptal davası açılması hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur mu?
Evet, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 15/A uyarınca iptal davasının açılması kendiliğinden hakem kararının icrasını durdurmaktadır.
Tahkim yeri kararlaştırılmadığında mahkeme yardımı nereden istenir?
Tahkim mahallinin taraflarca tayin edilmediği durumlarda 6100 sayılı Kanun'un 410. maddesi gereğince, uyuşmazlığın mahiyetine uygun biçimde asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesine başvurulur; yetkili merci ise davalı tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri, sakin olduğu yer ya da işyerinin bulunduğu yargı çevresi mahkemesidir.
Hakem kararının icra edilebilirlik belgesi nereden ve nasıl temin edilir?
İptal davasının reddine dair kararın kesinleşmesiyle asliye hukuk mahkemesi istem üzerine icra edilebilirlik belgesini düzenler. Sürenin geçmesi veya feragat hâllerinde mahkeme tahkime elverişlilik ve kamu düzenini re'sen dikkate alarak aksine karar vermedikçe dosya üzerinden karar verir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

