657 Sayılı Kanunda Aday Memurluk Süreci ve İlişik Kesme

by Avukat Erdal Ersoy
657 Sayılı Kanunda Aday Memurluk Süreci ve İlişik Kesme

Aday Memurluğa Atanma ve Kanuni Süreler

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 54 üncü maddesi uyarınca, sınavlarda başarılı olup Devlet memurluğuna girmek isteyenler başarı listesindeki sıraya ve ilan edilen kadro sayısı kadar kurumlarınca memur adayı olarak atanır. Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az ve iki yıldan çok olamaz. Bu kanuni süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz.

İdarenin kanuni iki yıllık azami süreyi aşarak memurluk statüsünü sürdürdüğü ve bu iki yılın nihayetinde görevden ayırmayı gerektirecek bir tespitte bulunmadığı hallerde, personelin bu süreden sonraki durumunun aday memur statüsünde değerlendirilemeyeceği ve asil memur statüsünü kazandığı kabul edilerek görevinin sona erdirilmesinde 657 sayılı Kanunun 98 inci maddesinde düzenlenen hallerin aranması gerektiği kabul edilmektedir.

Danıştay 12. Daire, E. 1998/2011, K. 1998/2434Kaynağı aç
12. Daire         1998/2011 E.  ,  1998/2434 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 1998/2011 Karar No: 1998/2434 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): … Karşı Taraf: … Vekili: … İsteğin Özeti: Dava, aday infaz ve koruma memuru olan davacının, 657 sayılı Yasanın 56. ve 57. maddeleri uyarınca görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare mahkemesinin … günlü, E:…, K.… sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 56.maddesinde; "Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herbirinde başarısız olanlarla, adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları, göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir." hükmünün yer aldığı, 57.maddesinde de, "Adaylardan en geç iki yıl içinde Devlet memuru olabilmeleri için olumlu sicil alamayanların sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir." kuralına yer verildiği, aynı Kanunun 58.maddesinde ise; "Adaylık devresi içinde eğitimde başarılı olan ve olumlu sicil alan adaylar, sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile onay tarihinden geçerli olmak üzere asli memurluğa atanırlar. Asli memurluğa geçme tarihi adaylık süresinin sonunu geçemez." hükmünün yer aldığı, yine aynı Kanunun 54.maddesinde, Devlet memurunun adaylık süresinin bir yıldan az iki yıldan çok olamayacağı kuralının getirildiği, dosyanın incelenmesinden; davacının 10.1.1994 tarihinde … Kapalı Cezaevinde aday infaz koruma memuru olarak göreve başladığı, iki yıllık adaylık süresinin sonunda … Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığı'nca, asaletinin tasdik edilmemesine ve adaylık süresinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin 7.2.1996 tarih ve 72 sayılı kararın alınarak ilgiliye tebliğ edildiği, uzatılan adaylık dönemi içinde sicil raporunun olumsuz düzenlendiği ve sicil amirlerince asli memurluğa atanamayacağı yolunda teklifte bulunulduğu, bunun üzerine … Adli Yargı Adalet Komisyonu'nun 6.6.1997 tarih ve 457 sayılı kararı ile 657 sayılı Kanunun 56. ve 57. maddeleri uyarınca memuriyetle ilişiğinin kesilmesine karar verilerek aynı yönde Bakan oluru alındığının anlaşıldığı, yukarıda anılan yasanın 54.maddesinde, Devlet memurlarının adaylık sürelerinin iki yıldan çok olamayacağına ilişkin emredici kuralı bulunduğu yani, adaylık süresi sonunda görevinde yeterli olduğu sabit olanların asaletinin onaylanacağı, görevini yapamayacağı anlaşılanların ise yine aynı sürenin sonunda görevlerine son verilmesi gerekeceğinin açık olduğu, buna rağmen davalı idarenin iki yıllık azami adaylık süresi sonunda, buyurucu Yasa kuralı da gözardı edilerek ilgilinin adaylık süresini bir yıl daha uzatmış olmasından, davacının durumunu olumsuz yönde etkileyecek hukuksal sonuçlar çıkarılamayacağı, ayrıca 10.1.1994 tarihinde aday infaz ve koruma memuru olarak göreve başlayan davacının iki yıllık adaylık süresi içindeki sicillerinin olumlu olduğu, hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumlarının ve göreve devamsızlığının da saptanmadığı, gözönüne alındığında, iki yıllık süre sonunda asaletinin onaylanmasına engel bir durum da olmadığı, zira davalı idare, davacının adaylık süresini uzatma suretiyle de olsa memurluk statüsünü sürdürdüğüne ve iki yılın sonunda davacının görevine son verilmesini gerekli kılacak saptamalarda bulunmadığına göre, artık davacının asil memur statüsünü kazandığının kabulünün gerekeceği ve iki yıllık süre sonundaki durumunun aday memur statüsünde mütaala edilemeyeceği, adaylık dönemini tamamlayıp asaleti onaylanan memurların görevlerinin sona ermesinin ancak 657 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen hallerde mümkün olduğu, oysa davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemde bu hallerden herhangi birinin bulunmadığı, bu durumda, davacının uzatılan adaylık süresi içinde olumsuz sicil aldığı gerekçesiyle görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idare, 657 sayılı Yasanın 54.maddesinde adaylık süresinin iki yıldan çok, bir yıldan az olamayacağı kuralına yer verildiğini ancak, hatalı bir işlemle davacının adaylığının bir yıl daha uzatılmasının ilgili açısından kazanılmış hak oluşturamayacağını öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL posta pulunun isteği halinde davacıya iadesine, 19.10.1998 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. (X)AZLIK OYU İnfaz ve Koruma aday memuru olan davacının 657 sayılı Yasanın 56. ve 57. maddeleri uyarınca görevine son verilmesi yolundaki işlemin iptali istenilmektedir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden 10.1.1994 tarihinde aday infaz koruma memuru olarak göreve başlayan davacının iki yıllık süre sonunda, adaylık dönemindeki tutum ve davranışları incelenerek adaylığının tasdik edilmediği ve bir yıl daha uzatıldığı anlaşılmıştır. Bu bir yıllık süre içinde de davacının olumsuz sicil alması nedeniyle asli memurluğa atanmayarak ilişiği kesilmiştir. Davacının iki yıllık adaylık süresi sonunda ilişiğinin kesilmesi gerekirken sürenin bir yıl daha uzatılması davacı için kazanılmış hak oluşturmaz. Deneme süresi içinde davacı uyarma cezaları aldığı gibi 1994 yılı sicil notu 63, 1995 yılı sicil notu 60 puan gibi olumlu olmakla beraber olumsuzluk sınırında oluşu, 1996 yılı sicilinin ise olumsuz olması, ayrıca sicil amirlerinin de; davacının bu görevi yürütemiyeceğini belirtmiş olmaları karşısında davalı idarece tesis edilen işlemde hizmet gereklerine ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Davanın reddi gerektiği oyu ile aksine oluşan çokluk kararına karşıyız.

Eğitim Programları ve Staj Evreleri

657 sayılı Kanunun 55 inci maddesi gereğince aday olarak atanan memurların önce bütün memurların ortak vasıfları ile ilgili temel eğitime, ardından sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi tutulmaları, memur olarak atanabilmeleri için bu aşamalarda başarılı olmaları şarttır. Temel eğitim ile hazırlayıcı eğitimin aynı kurum bünyesinde yapılması kanuni bir zorunluluktur. Eğitim süreleri, programları, değerlendirme esasları ve sorumlu kurumlar Cumhurbaşkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.

Aday Memurların Yetiştirilmelerine Dair Genel Yönetmelik uyarınca aday memurların temel eğitimi en az 10 gün en çok 2 ay; hazırlayıcı eğitimi 1 aydan az 3 aydan çok olmamak üzere; stajı ise 2 aydan az olmamak kaydıyla adaylık devresi içinde tamamlanır.

Yönetmelikte öngörülen kurallara aykırı şekilde gerçekleştirilen temel eğitim programı veya hazırlayıcı eğitim programı sonunda yapılan sınavlarda başarısız sayılarak adaylık devresinde personelin görevine son verilmesi mevzuata uygun bulunmamaktadır.

Asli memurluğa atandıktan sonra yarışma sınavları ile kariyer görevlere geçen memurlar yeni kadrolarında farklı bir uygulamaya tabidir. Bu durumdaki memurlar yeni görevleri kapsamında yeniden temel ve hazırlayıcı eğitime, sınavlara katılmazlar ve haklarında yeniden adaylık staj belgesi düzenlenmez.

Başarısızlık ve Disiplin Cezalarında İlişik Kesme

657 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre, adaylık süresi içinde temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanlar ile hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları veya devamsızlıkları tespit edilenlerin disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile görevle ilişiği kesilir. İlişiği kesilenler ilgili kurumlarca derhal Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.

Aday memur statüsündeki kişiler hakkında memuriyetten çıkarma işlemi tesis edilirken, 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin (E) fıkrasının (f) bendi yerine aday memurlara ilişkin 56 ncı madde kuralının uygulanması aranmaktadır.

657 sayılı Kanunun 57 nci maddesi doğrultusunda, adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olan personelin disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişiği kesilir ve durumları derhal Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Adaylık devresinde memuriyetle bağdaşmayan tutum ve davranışları sebebiyle hakkında disiplin cezaları ile hapis cezası uygulanan personelin görevine son verilmesinde adaylık süresinin dolmasının beklenmesi zorunlu görülmemiştir.

Görevden Ayrılmanın Hukuki Sonuçları ve Kapsam Sınırları

657 sayılı Kanunun 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, adaylık devresi içinde veya sonunda 56 ncı ve 57 nci madde hükümlerine göre görevleriyle ilişiği kesilen personelin, sağlık nedenleri hariç tutulmak üzere, 3 yıl süre ile Devlet memurluğuna yeniden alınması kanunen engellenmiştir.

Adaylık dönemini başarıyla tamamlayıp asaleti onanan personelin bu aşamadan sonra sadece ilk memuriyete giriş sınavı koşulunu sağlamadığı gerekçesi ileri sürülerek görevine son verilmesi hukuken geçerli kabul edilmemektedir.

657 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinde yer alan istisnai memurluk kadrolarına aday memur statüsünde atama yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla aday memurluk rejimine ilişkin görevden çıkarma ve ilişik kesme hükümleri istisnai memurlar hakkında tatbik edilemez.

Aday memurluk süresi ne kadardır?

657 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi uyarınca aday memurluk süresi bir yıldan az ve iki yıldan çok olamaz.

Aday memur başka bir kuruma naklen geçebilir mi?

Adaylık süresi devam ettiği müddetçe adayın bir başka kuruma naklen atanması 657 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi uyarınca yasaktır.

Aday memurun ilişiği hangi disiplin cezaları nedeniyle kesilir?

657 sayılı Kanunun 57 nci maddesine göre adaylık süresi içinde yalnızca aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan personelin disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla memuriyetle ilişiği kesilir.

Adaylık devresinde ilişiği kesilenler yeniden memur olabilir mi?

657 sayılı Kanunun 56 ve 57 nci maddeleri uyarınca ilişiği kesilen kişiler, sağlık nedenleri hariç olmak üzere üç yıl süreyle Devlet memurluğuna kabul edilmezler.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu