Koşullu Salıverilme Oranları ve İnfaz Sürelerinin Hesaplanması
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 107/2 uyarınca süreli hapis cezalarında genel koşullu salıverilme oranı yarısı (1/2) olarak uygulanır. Bu doğrultuda genel hükümlere tabi 3 yıl (36 ay) hapis cezasında infaz kurumunda geçirilmesi gereken koşullu salıverilme süresi 1 yıl 6 aydır. Aynı orana tabi 3 yıl 9 ay yani 45 ay hapis cezasında ise koşullu salıverilme süresi 22,5 ay olup yaklaşık 1 yıl 10,5 aya karşılık gelir. Koşullu salıverilme süresinin hesabı infaz kurumundaki iyi hâl koşuluna bağlıdır.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 107Kaynağı aç
İşlenen suçun niteliğine göre kanunda öngörülen infaz rejimleri farklılaşır. 5275 sayılı Kanun m. 107/2 uyarınca kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, eziyet, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve özel hayatın gizliliğini ihlal gibi kanunda sayılan istisnai suçlar ile çocuklara karşı işlenen belirli fiiller ve terör suçlarında koşullu salıverilme oranı üçte iki (2/3) olarak tatbik edilir. Bu orana göre 3 yıl hapis cezasında koşullu salıverilme süresi 2 yıl, 3 yıl 9 ay hapis cezasında ise 2 yıl 6 aydır. 5275 sayılı Kanun m. 107/4 uyarınca suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan süreli hapis cezasına mahkûm olanlar bakımından da koşullu salıverilme oranı üçte iki (2/3) olarak uygulanır. Buna karşılık uyuşturucu ticareti ile cinsel istismar ve cinsel saldırı suçları çerçevesinde dörtte üç (3/4) koşullu salıverilme oranı geçerli olduğunda infaz kurumunda kalınması gereken süre 3 yıl ceza için 2 yıl 3 ay, 3 yıl 9 ay ceza için ise 33 ay 22 gün (yaklaşık 2 yıl 10 ay) olarak belirlenir.
Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma ve Denetimli Serbestlik Şartları
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği ve infaz mevzuatı çerçevesinde, kanuni istisna suçlar ve tekerrür halleri saklı kalmak kaydıyla, toplam cezası 3 yıl ve altında olan hükümlüler doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınabilmektedir. Doğrudan açık kuruma ayrılma kendiliğinden doğan otomatik bir hak niteliğinde olmayıp suç türü istisnaları, dosya koşulları ve infaz savcılığının değerlendirmesine tabidir. Toplam cezası 3 yıl 9 ay (45 ay) olan hükümlüler ise 3 yıllık yasal eşiği aştıklarından doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınamaz; bu hükümlülerin açık kuruma geçişleri kapalı kurumdan açık kuruma geçişe ilişkin genel kurallar uyarınca belirlenir.
5275 sayılı Kanun m. 105/A-1 düzenlemesi uyarınca, açık kurumda ya da çocuk eğitimevinde barındırılan iyi hâlli hükümlüler, koşullu salıverilmelerine bir yıl veya daha az süre kaldığında kalan cezalarını toplum içinde denetimli serbestlik altında geçirmeyi talep edebilir. Bu usulün tatbiki için infaz hâkiminin kararı aranmakta olup hükümlünün koşullu salıverilme vaktine dek kurumda çekmesi gereken sürenin en az onda birini (1/10) ve her durumda en az beş günü infaz kurumunda tamamlamış bulunması gerekir. 5275 sayılı Kanun m. 105/A-2 gereğince, açık kuruma ayrılma şartları doğmasına rağmen iradesi dışındaki sebeplerle ayrılamayan iyi hâlli mahkûmlar da bu haktan istifade edebilir. Bununla birlikte 5275 sayılı Kanun m. 105/A-4 açık hükmü gereğince, ödenmeyen adli para cezasının hapse dönüştürülmesi suretiyle infaz edilen mahkûmiyetlerde denetimli serbestlikten yararlanılamaz.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Kanun koyucu, denetimli serbestlik mekanizmasında belirli korunma ihtiyacı bulunan hükümlüler için daha geniş süre eşikleri tanımıştır. 5275 sayılı Kanun m. 105/A-3 kapsamında, sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın mahkûmlar koşullu salıverilme tarihine iki yıl veya daha az; ciddi bir hastalık, bedensel engellilik veya yaşlılığa bağlı düşkünlük sebebiyle yaşamını yalnız idame ettiremeyen kişiler ise koşullu salıverilmeye üç yıl veya daha az süre kaldığında, diğer koşulları da sağlamak şartıyla denetimli serbestliğe ayrılabilir. Dışarıya salıverilen mahkûmun beş günlük süre zarfında ilgili denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmaması veya yükümlülük planına uymamakta direnmesi durumunda, 5275 sayılı Kanun m. 105/A-6 doğrultusunda infaz hâkimi tarafından açık ceza infaz kurumuna geri gönderilmesine karar verilir.
Gözaltı ve Tutukluluğun Mahsubu, İnfazın Ertelenmesi ve Müddetnameye İtiraz
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 63/1 gereğince hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran gözaltı, tutukluluk, ev hapsi ve yurtdışı tutukluluk süreleri gibi bütün haller hükmolunan hapis cezasından mahsup edilir. Ceza infaz kurumunda fiilen infaz edilecek süre tayin edilirken hürriyetten yoksun geçirilen bu süreler infaz savcılığınca hesaplanan toplam süreden indirilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 63Kaynağı aç
5275 sayılı Kanun m. 16 uyarınca hapis cezasının infazı hükümlünün yaşamı açısından kesin bir tehlike doğuruyorsa, iyileşme sağlanana kadar cezanın infazı Cumhuriyet Başsavcılığınca geri bırakılır. Kanunun 16/4 maddesi gereğince gebe kadınlar ile doğum yapmasının üzerinden bir yıl altı ay geçmemiş annelerin cezalarının infazı ertelenir; çocuğun ölmesi veya anneden başka birisine verilmesi durumunda ise doğumdan itibaren iki ay sonra infaza başlanır. Ayrıca kapalı kurumdayken gebe kalıp koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalan tehlikeli hükümlüler bu geri bırakmadan yararlanamaz. Buna karşılık askerlik, yükseköğrenimin tamamlanması veya zorunlu ailevi mazeretler 5275 sayılı Kanun m. 17 çerçevesinde düzenlenmiştir; kasten işlenen suçlarda üç yıl veya daha az, taksirli fiillerde ise beş yıl veya daha az süreli cezalarda çağrı üzerine gelen hükümlünün infazı ertelenebilir ya da zorunlu hallerde infaza ara verilebilir. İnfaz savcılığınca tanzim edilen müddetnamede oran veya mahsup hatası bulunması halinde, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m. 5 uyarınca işlemin öğrenilmesinden itibaren on beş gün içinde doğrudan veya savcılık ya da ceza infaz kurumu aracılığıyla infaz hâkimliğine şikâyette bulunulabilir.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 17Kaynağı aç
4675 sayılı İNFAZ HAKİMLİĞİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Cezanın Ertelenmesi, Yaş Küçüklüğü ve Tekerrür Rejimi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 51/1 uyarınca kural olarak iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişilerin cezası ertelenebilir. Kanun koyucu bu sürenin üst sınırını yalnızca fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişiler bakımından üç yıl olarak belirlemiştir. Bu nedenle yetişkin failler yönünden 3 yıl veya 3 yıl 9 ay süreli hapis cezalarında erteleme hükmü uygulanamaz. Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların süreli hapis cezalarında ise TCK m. 31/3 uyarınca üçte bir oranında indirim yapılır ve her bir fiil için verilecek ceza 12 yıldan fazla olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 31Kaynağı aç
Mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden sonra işlenen suçlarda tekerrür hükümleri uygulanır. TCK m. 58/1 uyarınca önceden işlenen suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesi tekerrürün tatbiki için yeterli olup önceki mahkûmiyet cezasının infaz edilmiş olması şart değildir. Buna karşılık TCK m. 58/5 gereğince fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar nedeniyle tekerrür hükümleri uygulanmaz. TCK m. 58/4 uyarınca kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri işletilemez. Tekerrür süreleri bakımından TCK m. 58/2 uyarınca, önceki ceza 5 yıldan fazla süreli hapis ise cezanın infazından itibaren 5 yıl, 5 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise infaz tarihinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra işlenen yeni suçlarda tekerrür hükümleri uygulanamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 58Kaynağı aç
Hüküm kurulurken TCK m. 62/1 çerçevesinde fail yararına takdiri indirim nedenlerinin varlığı halinde süreli hapis cezalarından altıda birine kadar indirim yapılır; ancak failin duruşmadaki salt şeklî tutum ve davranışları takdiri indirim sebebi sayılmaz. İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 272-302 hükümleri uyarınca kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 62Kaynağı aç
3 yıl hapis cezasının yatarı ne kadardır?
Genel suçlarda 5275 sayılı Kanun m. 107 uyarınca 1/2 koşullu salıverilme oranı uygulanır ve 3 yıl hapis cezasının koşullu salıverilme süresi 1 yıl 6 aydır. Suçun türüne göre bu oran 2/3 (2 yıl) veya 3/4 (2 yıl 3 ay) şeklinde değişebilir.
3 yıl 9 ay ceza alan kişi doğrudan açık cezaevine ayrılabilir mi?
Hayır, toplam cezası 3 yıl ve altında olan hükümlüler doğrudan açık kuruma geçiş eşiğinde yer alırken 3 yıl 9 ay hapis cezası bu sınırın üzerinde kaldığından doğrudan açık kuruma geçiş uygulanamaz ve kapalı kurumdan geçiş kuralları işletilir.
3 yıl veya 3 yıl 9 ay hapis cezası ertelenebilir mi?
TCK m. 51/1 gereğince hapis cezasının ertelenmesi sınırı kural olarak 2 yıldır. Fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş kişiler için üst sınır 3 yıl olduğundan yetişkinler yönünden ne 3 yıl ne de 3 yıl 9 ay hapis cezası ertelenemez.
Müddetnamedeki infaz hesabı hatalı ise nereye ve kaç günde başvurulur?
İnfaz savcılığınca düzenlenen müddetnamede oran veya mahsup hatası bulunması halinde müddetnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içinde infaz hâkimliğine itiraz edilmelidir.
Denetimli serbestlikten yararlanmak için cezaevinde süre geçirmek zorunlu mudur?
5275 sayılı Kanun m. 105/A-1 gereğince hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinden faydalanabilmesi için koşullu salıverilme gününe kadar kurumda infaz etmesi gereken sürenin onda birini (1/10) ve hiçbir şekilde beş günden az olmamak üzere ceza infaz kurumunda fiilen geçirmiş olması kanunen zorunludur.
Tekerrür uygulanması için önceki cezanın tamamen infaz edilmiş olması şart mıdır?
TCK m. 58/1 uyarınca önceki mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması yeterli olup yeni suçun işlendiği tarihte önceki cezanın fiilen infaz edilmiş olması şart değildir.
Gebe veya yeni doğum yapmış kadınların infazı nasıl düzenlenir?
5275 sayılı Kanun m. 16/4 gereğince gebe olan ya da doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadın hükümlülerin hapis cezasının infazı geri bırakılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

