Kararın Kapsamı ve Hukuki Dayanak
Rekabet Kurumu, 2007–2011 yılları arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri pazarında on iki bankanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi kapsamında rekabet ihlali içinde olduğunu ileri sürmüştür. Kanunun 4. maddesi; belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı ve yasak saymaktadır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
4054 sayılı Kanun m. 4, yasaklı davranışların örneklerini ayrıca saymaktadır. Bunlar arasında fiyat ve alım-satım şartlarının tespiti; mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile piyasa kaynaklarının paylaşılması ya da kontrolü; arz ya da talep miktarının kontrolü veya piyasa dışında belirlenmesi yer almaktadır. Ayrıca rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırmak, onları boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkarmak yahut piyasaya yeni girişi engellemek; münhasır bayilik dışında eşit durumdaki kişilere eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar uygulamak; anlaşmanın niteliğine veya ticari teamüllere aykırı biçimde bir mal veya hizmeti başka bir mal ya da hizmetle birlikte satın almayı zorunlu kılmak, aracı teşebbüs alıcılarının talep ettiği malı başka bir malın teşhiri şartına bağlamak ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartlar ileri sürmek de aynı madde kapsamındadır.
İhlal Sınırlarındaki Belirsizlik ve Bireysel Sorumluluk
Söz konusu kararda hangi bankanın hangi pazarda ve hangi tarihten itibaren ihlal içinde olduğu açıkça belirlenmemiştir. Bu eksiklik, tazminat davaları bakımından ciddi belirsizliklere yol açmıştır.
Ankara 2. İdare Mahkemesi, E.2014/313 ve K.2015/128 sayılı 30.01.2015 tarihli kararıyla karara karşı açılan iptal talebini reddetmiştir. Danıştay 13. Dairesi'ne yapılan temyiz başvurusu da aynı dairenin 16.12.2015 tarih, E.2015/3590 ve K.2015/4614 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Devam Eden Tek Bir İhlal Kavramı ve Haberdarlık Koşulu
Birden fazla pazarı etkileyen ve uzun bir döneme yayılan ihlallerde rekabet hukukunda 'devam eden tek bir ihlal' olarak anılan kavram uygulanmaktadır. Bir teşebbüsün, diğer teşebbüslerin farklı pazar veya ürünlere ilişkin ihlal teşkil eden davranışlarından sorumlu tutulabilmesi için o teşebbüsün bu ihlallerden haberdar olduğunun veya en azından haberdar olabilecek durumda olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.
Çerçeve anlaşmanın yalnızca bazı unsurlarına katılan bir teşebbüsün diğer unsurlardan haberdar olduğu ispat edilemezse, o teşebbüs yalnızca dahil olduğu ihlal kısmından sorumlu tutulabilir.
Ortak plan ve çerçeve anlaşmanın sınırlarının gereğinden geniş belirlenmesi önemli hukuki sonuçlar doğurabilir: teşebbüslerin sorumluluğu idari para cezası, zamanaşımı ve tazminat davaları bakımından aşırı biçimde genişleyebilir. 12 Banka Kararı'nda yer alan belgeler pazar bazında incelendiğinde bazı teşebbüsler hakkında yalnızca bir ya da iki pazara ilişkin delil bulunduğu ve bu teşebbüsler arasındaki faaliyetler arasında bağlantı kurulmasının mümkün olmadığı saptanmıştır.
Uyumlu Eylem Karinesi ve İspat Yükü
4054 sayılı Kanun m. 4, anlaşmanın varlığının ispat edilemediği durumlara özgü bir karine öngörmektedir: piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.
Bu karine çürütülebilir niteliktedir. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla tarafların her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.
Sık Sorulan Sorular
Her banka aynı pazarlardaki ihlalden mi sorumlu tutulur?
Hayır. 12 Banka Kararı'nda her bankanın hangi pazarda ve hangi tarihten itibaren ihlal içinde olduğu tek tek belirlenmemiştir. Belgeler pazar bazında incelendiğinde bazı teşebbüsler hakkında yalnızca bir ya da iki pazara ilişkin delil bulunduğu ve bu teşebbüsler arasındaki faaliyetler arasında bağlantı kurulmasının mümkün olmadığı saptanmıştır. 'Devam eden tek bir ihlal' çerçevesi, bir teşebbüsün diğer pazarlardaki davranışlardan sorumlu tutulabilmesi için o teşebbüsün söz konusu ihlallerden haberdar olduğunun ya da en azından haberdar olabilecek durumda olduğunun ispat edilmesini gerektirmektedir; bu koşul sağlanamadığında sorumluluk yalnızca ilgili teşebbüsün dahil olduğu kısımla sınırlı kalmaktadır.
Uyumlu eylem karinesi nasıl çürütülür?
Anlaşmanın varlığı ispat edilemediğinde fiyat değişmeleri, arz-talep dengesi veya faaliyet bölgelerinin rekabetin engellendiği piyasalardakine benzemesi durumunda 4054 sayılı Kanun m. 4 uyarınca uyumlu eylem karinesi doğar. Bu karine karşısında tarafların her biri, ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.
İhlal kapsamının hatalı belirlenmesi ne tür sonuçlar doğurabilir?
Ortak planın sınırlarının gereğinden geniş çizilmesi, teşebbüslerin sorumluluğunu idari para cezası, zamanaşımı ve tazminat davaları bakımından aşırı biçimde genişletebilir. Bu nedenle her teşebbüs bakımından hangi pazarda, hangi delile dayalı olarak ve haberdarlık koşulunun sağlanıp sağlanmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
4054 sayılı Kanun m. 4 hangi davranışları yasaklamaktadır?
Kanun m. 4; belirli bir piyasada rekabeti engelleyen, bozan ya da kısıtlayan amacı taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı saymaktadır. Yasaklanan davranışların örnekleri arasında fiyat tespiti, piyasa bölüşümü, arz-talep kontrolü, rakiplerin piyasa dışına çıkarılması, eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması (münhasır bayilik bunun dışındadır) ve anlaşmanın niteliğine veya ticari teamüllere aykırı bağlama uygulamaları sayılmaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

