Zincir Market Çalışanlarının Hakları ve Fesih Koşulları

by Avukat Erdal Ersoy
Zincir Market Çalışanlarının Hakları ve Fesih Koşulları

Zincir market çalışanları, iş ilişkileri bakımından 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabidir ve bu kanun kapsamında işçilere tanınan haklardan yararlanır. 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesi uyarınca zincir mağaza; benzer çeşitlilikteki tüketim mallarının kısmen veya tamamen perakende satışının yapıldığı, aynı gerçek veya tüzel kişi sahipliğinde bir merkeze bağlı faaliyet gösteren, içlerinden en az biri büyük mağaza niteliğinde en az beş şubeye veya her biri dört yüz metrekarenin altında satış alanına sahip en az on şubesi bulunan işletmeleri ifade eder.

Çalışma Süreleri, Fazla Çalışma ve Ara Dinlenmesi

4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca, yasal şartlar çerçevesinde haftalık kırk beş saatin üzerine çıkan mesailer fazla çalışma sayılır. Kanunun 63. maddesi doğrultusunda denkleştirme yönteminin benimsendiği durumlarda, çalışanın haftalık ortalama iş süresi yasal sınırı aşmamak kaydıyla, kimi haftalarda kırk beş saatin üzerine çıkılsa dahi bu süreler fazla çalışma olarak nitelendirilmez. Denkleştirme hali haricinde haftalık kırk beş saati aşan her bir saatlik fazla çalışmanın ücreti, işçinin normal saatlik kazancının yüzde elli fazlasıyla ödenir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 41Kaynağı aç
Madde 41 – Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir. İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır. 63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz. Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/4 md.) Bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâller dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/4 md.) Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâllerde haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir.[15] Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak yönetmelikte gösterilir. Zorunlu nedenlerle fazla çalışma

Haftalık çalışma süresinin sözleşmeyle kırk beş saatin altında kararlaştırıldığı hallerde, uygulanan haftalık ortalama süreyi aşan ve kırk beş saate kadar ulaşan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilir ve ücreti normal saatlik kazancın yüzde yirmi beş artırılmasıyla karşılanır. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her bir saat için bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her bir saat için ise bir saat on beş dakikayı serbest zaman olarak tercih edebilir. Çalışan hak ettiği serbest zamanı altı ay içerisinde, çalışma süreleri dahilinde ve ücretinden kesinti yapılmaksızın kullanır.

Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir ve toplam fazla çalışma süresi bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamaz. Sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz. Günlük çalışma süresi içinde personele ara dinlenmesi verilmesi zorunludur ve bu süreler çalışma süresinden sayılmaz.

Görev Tanımı Dışında Çalıştırma ve Mobbing

Zincir market çalışanının yazılı onayı bulunmadığı müddetçe görev tanımı dışındaki işlerde görevlendirilmesi, çalışma koşullarında esaslı değişiklik meydana getirmekte ve işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme imkanı tanıyabilmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi doğrultusunda, iş sözleşmesi veya işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarındaki esaslı değişikliklerin personele yazılı olarak bildirilmesi şarttır; altı işgünü içerisinde işçi tarafından yazılı biçimde kabul edilmeyen değişiklikler çalışanı bağlamaz.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz. Yeni işverenin sorumluluğu

İşyerinde sistematik mobbing ve psikolojik baskıya maruz kalan zincir market çalışanı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek işverenden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Haklı Nedenle Fesih Koşulları

Market işçilerinin haklı nedenle derhal fesih hakları 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri ile zorlayıcı sebepler olmak üzere üç ana başlık altında düzenlenmiştir. İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, çalışan 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshedebilir. İş sözleşmesini haklı nedenlerle derhal fesheden market çalışanı, kanunda yer alan ihbar sürelerini beklemek veya işverene ihbar tazminatı ödemek zorunda değildir.

Kıdem ve İhbar Tazminatı Şartları

1475 sayılı Kanun'un yürürlükteki 14. maddesi gereğince, en az bir yıllık kıdeme sahip personelin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için iş sözleşmesinin işveren tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık dışındaki nedenlerle feshedilmesi veya işçi tarafından haklı sebeplerle sonlandırılması aranır. Bununla birlikte askerlik hizmeti veya emeklilik yahut toptan ödeme alma amacıyla yetkili kuruma başvurulduğunun belgelenmesi suretiyle yapılan fesihlerde de kıdem hakkı doğar. Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde sözleşmesini kendi arzusuyla sonlandırması durumunda da en az bir yıllık çalışma şartıyla tazminat ödenir. Tamamlanan her tam yıl için otuz günlük ücret ödenirken, bir yıldan artan süreler de aynı oran üzerinden hesaba dahil edilir.

1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;[2] 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.[3] [4] İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz. T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.[5] (Değişik: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir. (Değişik: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.[6] Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.

Kıdem tazminatı miktarının hesabında çıplak ücrete ek olarak işçiye sağlanan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler giydirilmiş ücrete eklenir. Giyim, yakacak, prim, ikramiye, konut, yemek, vasıta, aile ve çocuk zammı gibi parayla ölçülebilen menfaatler temel ücrete dahil edilir. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda mahkeme, gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine karar verir.

Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde yasal bildirim sürelerine riayet edilmesi zorunlu olup, bu bildirim kuralını ihlal eden taraf karşı tarafa ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi kapsamında bildirim süreleri; kıdemi altı aydan az sürmüş işçi için iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar sürenler için dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürenler için altı hafta ve üç yılı aşan kıdemler için sekiz hafta olarak uygulanır. Bildirim şartına uymaksızın akdi sonlandıran taraf bildirim süresinin ücreti tutarında tazminat öder; tazminat hesabında çıplak ücretin yanı sıra para ve para ile ölçülebilir tüm akdi ve kanuni menfaatler de dikkate alınır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir. Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Feshin geçerli sebebe dayandırılması

Yıllık Ücretli İzin Hakkı

4857 sayılı İş Kanunu'nun 53. maddesine göre, kıdemi en az bir yıl olan çalışanların hak kazandığı yıllık ücretli izin süreleri hizmet süresine göre belirlenir. Hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) sürmüş işçiler için asgari izin on dört gün, beş yıldan on beş yıla kadar olanlar için yirmi gün, on beş yıl ve üzeri olanlar için ise en az yirmi altı gündür. On sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçiler bakımından yıllık izin yirmi günden az verilemez. Yıllık ücretli iznini geçirmekte olan işçinin bu süre boyunca kazanç karşılığı başka bir işte çalıştığı anlaşılırsa, izin müddeti için ödenen ücret işveren tarafından geri talep edilebilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53 – İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz. İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi; a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden, b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden, c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden, Az olamaz. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/5 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır. Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir. Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi

Fazla Çalışma Alacaklarında Arabuluculuk ve Yetki

Fazla mesai alacağı kısmen veya tamamen karşılanmayan market çalışanının dava yoluna gidebilmesi için öncelikle arabuluculuk sürecini işletmesi bir dava şartıdır. Arabuluculuk müzakereleri sonucunda mutabakata varılamadığına ilişkin düzenlenen son tutanağın aslının veya onaylı suretinin dava dilekçesine eklenmesi mecburidir. Fazla mesai alacaklarına yönelik uyuşmazlıklarda yetkili iş mahkemesi; davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi yahut işin görüldüğü yer mahkemesidir.

Haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar için ne kadar ücret ödenir?

Denkleştirme kuralının uygulanmadığı hallerde haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar için saatlik ücret yüzde elli yükseltilerek ödenir; talep halinde çalışan zamlı ücret yerine her fazla saat için bir saat otuz dakika serbest zaman kullanabilir.

Çalışana yazılı onayı olmaksızın görev tanımı dışında iş yaptırılabilir mi?

İşçinin yazılı onayı bulunmaksızın görev tanımı haricindeki işlerde çalıştırılması çalışma koşullarında esaslı değişiklik oluşturur ve altı işgünü içinde yazılı kabul verilmediği sürece işçiyi bağlamaz; bu durum personele haklı nedenle fesih imkanı sağlayabilir.

Kadın çalışan evlilik sebebiyle ayrıldığında kıdem tazminatı alabilir mi?

En az bir yıllık çalışması bulunan kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini kendi arzusu ile sona erdirmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanır.

Ücreti kanuna veya sözleşmeye uygun ödenmeyen çalışan ihbar süresine uymak zorunda mıdır?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ücreti mevzuata veya sözleşmeye uygun biçimde hesaplanmayan veya ödenmeyen işçi haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanabilir ve ihbar süresi beklemeksizin işten ayrılabilir.

Fazla çalışma ücreti ödenmediğinde doğrudan dava açılabilir mi?

Fazla çalışma ücreti alacağı davalarında arabuluculuk faaliyeti dava şartıdır; arabuluculukta anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu