2547 Sayılı Kanun’da Yükseköğretim Personeli Ceza Soruşturması

by Avukat Erdal Ersoy
2547 Sayılı Kanun'da Yükseköğretim Personeli Ceza Soruşturması

Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri, yükseköğretim kurumları yöneticileri, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanları ile bu kuruluşların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurları, görevleri dolayısıyla ya da görevleri sırasında suç işledikleri ileri sürüldüğünde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (c) bendi kapsamında özel bir ceza soruşturması usulüne tabidir. Bu usul, genel hükümlere göre işleyen savcılık soruşturmasından ayrışmakta; yetkili idari kurulların belirlenmiş bir ön aşamadan geçirmesini zorunlu kılmaktadır.

Danıştay 1. Daire, E. 2008/1231, K. 2009/63Kaynağı aç
1. Daire         2008/1231 E.  ,  2009/63 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BİRİNCİ DAİRE
Esas No : 2008/1231
Karar No : 2009/63
K A R A R
… Üniversitesi Rektörlüğünün … günlü, … sayılı yazısı ekinde gönderilen soruşturma dosyası, … Üniversitesi Hukuk Müşavirliğinin … günlü, … sayılı işlem yapılmamasına ilişkin kararı ile bu karara şikayetçi … tarafından yapılan itiraz, Tetkik Hakimi …'in açıklamaları dinlendikten sonra, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca incelendi:
Gereği Görüşülüp Düşünüldü ;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun, yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının, bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının, görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında uygulanacak ceza soruşturması usulünü gösteren 53 üncü maddesinin (c) bendinin (1) numaralı altbendinde, Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından ceza soruşturmasının yapılacağı, (2-c) altbendinde de üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul tarafından son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verileceği, verilen lüzum-u muhakeme kararlarının ilgililerin itirazı halinde, men-i muhakeme kararlarının ise yasa gereği kendiliğinden Danıştay ilgili Dairesince incelenerek karara bağlanacağı öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, … tarafından … Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı … ve Fakülte Sekreteri … hakkında 5525 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun hükümlerini uygulamayarak kendisine ait disiplin cezalarının dosyasından çıkartılması gerekirken çıkartılmadığını iddia ederek bu kişiler hakkında şikayette bulunması üzerine Rektör tarafından soruşturmacı görevlendirildiği, yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan fezlekede, şikayetçinin 5525 sayılı Kanun kapsamına girip affedilen bir uyarı cezasının bulunduğu, uyarma cezasına ait belgelerin şikayetçinin özlük ve sicil dosyasından çıkarılarak ayrı bir klasöre konduğu, anılan Kanunda belgelerin imha edileceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı belirtilerek şüpheliler hakkında men-i muhakeme kararı verilmesinin önerildiği, ancak Rektör tarafından, hazırlanan fezlekenin 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi gereğince şüpheliler hakkında men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme şeklinde bir karar verilmesinin sağlanması amacıyla yetkili kurula iletilmesi gerekirken iletilmediği ve hukuk müşavirliğince şikayetçiye gönderilen … günlü, … sayılı yazı ile şikayet konusu hakkında işlem yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda, 2547 sayılı Kanunun yukarıda anılan 53 üncü maddesi gereğince şüphelilerin unvanları dikkate alınarak oluşturulacak yetkili kurul tarafından şüpheliler hakkında lüzum-u muhakeme veya men-i muhakeme kararı verilmesi, lüzum-u muhakeme kararına itiraz edilmesi halinde, men-i muhakeme kararının ise yasa gereği incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın … Üniversitesi Rektörlüğüne iadesine, kararın bir örneğinin şikayetçiye gönderilmesine, 14.1.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Anayasal Dayanak

Anayasa'nın 129. maddesi, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında ceza kovuşturması açılmasını, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlamıştır. Bu anayasal çerçeve doğrultusunda yükseköğretim personeli için 2547 sayılı Kanun'un 53/c maddesi özel bir soruşturma düzeni kurmuştur. Devlet üniversitelerinde görev yapan kişilerin ceza soruşturmalarının idari kurullar aracılığıyla yürütülmesini öngören bu düzenlemenin hukuk devleti ilkesiyle çelişmediği; devlet ile vakıf üniversitesi personelinin statü ve özlük hakları bakımından farklı kurallara bağlı olması nedeniyle bu iki grup arasındaki usul farklılığının eşitlik ilkesini ihlal etmediği ileri sürülmektedir.

Danıştay 1. Daire, E. 2012/510, K. 2012/894Kaynağı aç
1. Daire         2012/510 E.  ,  2012/894 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BİRİNCİ DAİRE
Esas No : 2012/510
Karar No : 2012/894
K A R A R
Şüpheliler :
1- … – … Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı
Başkanı … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi
2- … – Aynı Fakültede Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Aynı Hastanede Başhekim Yardımcısı
Suçları : Şikayetçi …'nın ortak olduğu … Temizlik, Yemek ve Telefon Hizmetleri isimli firmanın 19.9.2011 tarihinde yapılan "… Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Hasta Kabul, Veri Girişi ve Hasta Yönlendirme Hizmetleri Alımı" işine ilişkin ihaleye katılmasını engellemek, yasal koşullar bulunmadığı halde … kayıt numaralı söz konusu ihaleyi 4734 sayılı Kanunun 21/b maddesine göre gerçekleştirmek, bu ihaleyle ilgili işlemleri mevzuata aykırı olarak ve açıklık ve rekabet ilkelerini ihlal ederek yürütmek
Suç Tarihi : 2011 Yılı
İncelenen Karar : … Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun … tarih ve … sayılı men-i muhakeme kararı
Karara İtiraz Eden : Yok
İnceleme Nedeni : Yasa gereği kendiliğinden
… Üniversitesi Rektörlüğünün 22.3.2012 tarih ve 135 sayılı yazısı ve eki soruşturma dosyası ile yukarıda belirtilen Kurul kararı, Tetkik Hakimi …'nın açıklamaları dinlenildikten sonra, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca incelendi;
Gereği Görüşülüp Düşünüldü :
Anayasanın 129 uncu maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılmasının kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlı olduğu hükme bağlanmış, 4483 sayılı Yasada, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili merciler ve izlenecek usul düzenlenmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinin ceza soruşturması usulüne ilişkin (c) fıkrasında, yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlarla ilgili olarak soruşturmanın şüphelilerin konumuna göre belirlenecek soruşturmacı tarafından yapılacağı, son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar ve kurulların oluşumuna ilişkin usul ve esaslar ile kurulların almış olduğu lüzum-u muhakeme kararlarının ilgililerin itirazı üzerine, men-i muhakeme kararlarının ise kendiliğinden Danıştayca incelenerek karara bağlanacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, şüpheliler … ve …'ın şikayet konusu suçun işlendiği 2011 yılı Eylül ayında Sağlık Bakanlığına bağlı … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Başhekim ve Başhekim Yardımcısı olarak görev yaptıkları anlaşılmıştır.
Şikayetçi …'nın ortağı olduğu … Temizlik, Yemek ve Telefon Hizmetleri isimli firmanın 19.9.2011 tarihinde yapılan "… Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Hasta Kabul, Veri Girişi ve Hasta Yönlendirme Hizmetleri Alımı" işine ilişkin ihaleye katılmasının engellendiği, bu ihalenin 4734 sayılı Kanuna aykırı olarak gerçekleştirildiği ve ihaleyle ilgili işlemlerin usulsüz olarak yürütüldüğü yolundaki şikayeti üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığının 8.12.2011 tarih ve Soruşturma No: … sayılı kararıyla … Valiliğinden soruşturma izni istenilmesi üzerine … Valiliğinin 23.12.2011 tarih ve … sayılı yazısıyla şikayet konusu eylemle illiyet bağı bulunan üç kişi hakkında ön inceleme yapılmak üzere ön incelemeci görevlendirildiği, … ve …'ın ise Üniversite personeli olmaları nedeniyle bunlar hakkında 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi gereğince işlem yapılması gerektiği belirtilerek ilgili evrakın … Üniversitesi Rektörlüğüne gönderildiği, Rektörlükçe yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen fezlekeye dayalı olarak … Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun … tarih ve … sayılı kararıyla, … ve ..'ın men-i muhakemelerine karar verildiği görülmekteyse de, isnat olunan suçun işlendiği 2011 yılı Eylül ayı itibarıyla Sağlık Bakanlığına bağlı … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Başhekim ve Başhekim Yarrdımcısı olarak görev yapan adı geçenler hakkında söz konusu Hastanedeki görevleri nedeniyle ve bu görevlerinden kaynaklanan suçlarla ilgili olarak 2547 sayılı Yasa uyarınca ceza soruşturması yapılmasına, men-i muhakeme veya lüzum-u muhakemeleri yolunda bir karar alınmasına olanak bulunmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle … Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun … tarih ve … sayılı men-i muhakeme kararının kaldırılmasına, isnat edilen suçlar nedeniyle … ve … hakkında 4483 sayılı Yasa uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için … Valiliğine iletilmek üzere dosyanın karar ekli olarak … Üniversitesi Rektörlüğüne (… Üniversitesi) iadesine 24.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Soruşturma Usulünün Aşamaları

2547 sayılı Kanun'un 53/c maddesi kapsamındaki bir suç iddiası üzerine izlenmesi gereken usul üç temel aşamadan oluşur. İlk olarak yetkili merci tarafından soruşturmacı görevlendirilerek ilk soruşturma başlatılır; soruşturmacı iddiaları inceleyerek bir rapor düzenler. Ardından bu rapor da gözetilerek yetkili kurullar, son soruşturmanın açılıp açılmaması konusunda lüzum-u muhakeme ya da men-i muhakeme kararı verir. Bu aşamalardan herhangi birinin eksik kalması, Danıştay incelemesinin başlatılabilmesi için gerekli koşulun sağlanmadığı anlamına gelir. Danıştay 1. Dairesi, usulüne uygun açılmış bir soruşturma ve yetkili kurulca verilmiş bir karar bulunmaksızın inceleme yapılamayacağına hükmetmiştir (E.2004/663, K.2005/119).

Danıştay 1. Daire, E. 2004/663, K. 2005/119Kaynağı aç
1. Daire         2004/663 E.  ,  2005/119 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BİRİNCİ DAİRE
Esas No : 2004/663
Karar No : 2005/119
K A R A R
Sanık : … – …Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı
Suç : Şikayetçi …'nın anılan Fakültenin Muhasebe-Finansman Anabilim Dalı başkanlığına atamasının yapılması yolundaki isteminin zımnen reddine ilişkin Rektörlük işleminin iptali istemiyle açmış olduğu davanın, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı iptal kararıyla sonuçlandırılmasına rağmen söz konusu kararı uygulamamak suretiyle görevi kötüye kullanmak
Suç Tarihi : 2003 Yılı ve devamı
İncelenen Karar : … Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun 22.10.2004 günlü kararı
Karara İtiraz Eden : Yok
İnceleme Nedeni : Yasa gereği
… Üniversitesi Rektörlüğünün 2.11.2004 günlü ve … sayılı yazısı ve eki soruşturma dosyası ile 22.10.2004 günlü Yetkili Kurul kararı, Tetkik Hakimi …'un açıklamaları dinlendikten sonra, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca incelendi;
Gereği Görüşülüp Düşünüldü :
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinin ceza soruşturması usulüne ilişkin (c) fıkrasında, yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlarla ilgili olarak ilk soruşturmanın, sanıkların konumuna göre belirlenecek soruşturmacı tarafından yapılacağı, son soruşturmanın açılıp açılmamasına hangi kurulların karar vereceği ve kurulların oluşumuna ilişkin usul ve esaslar ile kurulların almış olduğu lüzum-u muhakeme kararlarının ilgililerin itirazı üzerine, men-i muhakeme kararlarının ise kendiliğinden Danıştayca incelenerek karara bağlanacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Bu hükümlerin değerlendirilmesinden, maddede sayılan görevlilerin görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin ileri sürülmesi halinde yetkili merciler tarafından soruşturmacı görevlendirilmesi suretiyle ilk soruşturmanın başlatılmasının, soruşturmacının iddiaları inceleyerek bir rapora bağlanmasının, bu rapor da dikkate alınarak yetkili kurullar tarafından son soruşturmanın açılıp açılmamasına ilişkin men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme şeklinde bir karar alınmasının yasal zorunluluk olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, ilk soruşturma tamamlandığında üniversite rektörlerinin oluşturduğu yetkili kurulların son soruşturmanın açılması veya açılmaması yolunda bir karar almayarak ilk soruşturmayı sonuçsuz bırakma yetkileri bulunmadığı gibi yetkili kurulların lüzum-u muhakeme ve men-i muhakeme dışında bir karar vermelerinin mümkün olmadığı da açıktır
Dosyanın incelenmesinden, … Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurul tarafından verilen 22.10.2004 günlü kararda, … Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı hakkında yukarıda belirtilen eylem nedeniyle men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme yolunda bir karar alınmaksızın soruşturma dosyasının Danıştay'ca incelenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, … Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı olarak görev yapan sanık hakkında son soruşturmanın açılıp açılmayacağı yolunda bir hüküm içermeyen Yetkili Kurulun almış olduğu 22.10.2004 günlü kararın kaldırılarak yukarıda belirtilen Kanun hükümleri uyarınca Rektörün başkanlığında Rektör yardımcılarından oluşturulacak üç kişilik yetkili kurul tarafından sanığın men-i muhakemesine veya lüzum-u muhakemesine ilişkin bir karar verilmesi, verilecek kararın türüne göre gerekli yazılı bildirimlerin yapılarak günlü ve imzalı bildirim alındıları ile Yasa gereği kendiliğinden veya itiraz edilmesi halinde itiraz dilekçeleri de eklenerek incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın … Üniversitesi Rektörlüğüne gönderilmesine 4.2.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

YÖK Başkanı hakkında ceza soruşturması, Başkan'ın katılmadığı, Milli Eğitim Bakanı başkanlığındaki bir toplantıda YÖK üyelerinden oluşturulacak en az üç kişilik bir kurulca yürütülür. Diğer kapsam dahilindeki kişiler için ise soruşturma, YÖK Başkanı veya diğer disiplin amirleri tarafından doğrudan ya da görevlendirilecek uygun sayıda soruşturmacı aracılığıyla yürütülür. Öğretim elemanlarından soruşturmacı atanması hâlinde, atanacak kişinin hakkında soruşturma yürütülecek öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst bir akademik unvana sahip olması şarttır.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde
53 –
a.
(Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst
kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin (…)[48];
rektör, üniversitenin; bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürü, bağımsız vakıf
meslek yüksekokulunun; dekan, fakültenin; enstitü ve yüksekokul müdürleri,
enstitü ve yüksekokulların; kadrosu bulunan uygulama araştırma merkezi ile
bağımsız enstitü müdürleri, uygulama araştırma merkezi ile enstitünün; bu
birimlerin genel sekreter veya sekreterleri de bağlı birim personelinin
disiplin amirleridir.
b. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Devlet
ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin
cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin
durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden
çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. (Ek
cümleler: 15/4/2020-7243/7 md.) Öğretim elemanları dışında iş
sözleşmesiyle çalışan personel 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve iş
sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesine tabidir. Memurlar hakkında ise 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır.48
(1)
(Değişik: 15/4/2020-7243/7 md.) Uyarma:
Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin
yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a)
Maiyetindeki elemanların yetiştirilmesinde özen göstermemek.
b)
Destek alınarak yürütülen araştırmalar sonucu yapılan yayınlarda destek veren
kişi, kurum veya kuruluşlar ile bunların katkılarını belirtmemek.
c)
Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen
usul ve esasların yerine getirilmesinde, kayıtsızlık göstermek veya düzensiz
davranmak.
d) Usulsüz müracaat veya şikayette
bulunmak.
(2)
(Ek cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Kınama: Öğretim elemanına, görevinde ve
davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını
gerektiren fiiller şunlardır:[49]
a)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
b)
Resmi olarak ders vermekle yükümlü bulunulan öğrencilere özel ders vermek.
c)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
d)
Üniversite veya bağlı birimlerin sınırları içinde herhangi bir yeri kurumun
izni olmadan hizmetin amaçları dışında kullanmak veya kullandırmak.
e)
Yayınlarında hasta haklarına riayet etmemek.
f)
İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda veya diğer klinik araştırmalarda
ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak.
g)
İncelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri eser sahibinin
açık izni olmaksızın yayımlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak.
h) Bilimsel bir çalışma kapsamında yapılan anket ve tutum
araştırmalarında katılımcıların açık rızasını almadan ya da araştırma bir
kurumda yapılacaksa ayrıca kurumun iznini almadan elde edilen verileri
yayımlamak.
ı)
Araştırma ve deneylerde, çalışmalara başlamadan önce alınması gereken izinleri
yetkili birimlerden yazılı olarak almamak.
j)
Araştırma ve deneylerde mevzuatın veya Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin
ilgili araştırma ve deneylere dair hükümlerine aykırı çalışmalarda bulunmak.
k) Araştırmacılar veya yetkililerce, yapılan bilimsel
araştırma ile ilgili olarak muhtemel zararlı uygulamalar konusunda ilgilileri
bilgilendirme ve uyarma yükümlülüğüne uymamak.
l)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
m)
İçeriği itibarıyla şiddet veya nefret amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve
benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları teşhir etmek yahut kurumların
herhangi bir yerine asmak.[50]
n)
Yükseköğretim kurumları içinde siyasi parti faaliyetinde bulunmak veya siyasi
parti propagandası yapmak.
o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen
usul ve esasların yerine getirilmesinde, kusurlu davranmak.
p) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Mevzuatta öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek.
r) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görevi sırasında amirine sözle saygısızlık etmek.
s) (Ek:15/4/2020-7243/7 md.)
Görevle ilgili resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak,
kaybetmek veya kusurlu davranışlarıyla bunlara zarar vermek.
t) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 28/12/2023 Tarihli ve E:
2020/55, K: 2023/228 Sayılı Kararı ile.)
u) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görevi gereği katılmakla yükümlü olduğu kurul ve toplantılara izinsiz veya
özürsüz olarak bir yıl içinde birden fazla katılmamak.
(3)
Aylıktan veya ücretten kesme: Brüt aylıktan; veya ücretten bir defaya mahsus
olmak üzere 1/30 ila 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan veya ücretten
kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[51]
a) Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim
kurumlarının organlarında yapılan konuşma ve alınan kararları, yetkili olmadığı
halde organ veya üyelerinin aleyhinde davranışlara yol açmak maksadıyla dışarı
yaymak.
b)
Kuruma ait araç, gereç, belge ve benzeri eşyayı görevin sona ermesine ve
kurumca yazı ile istenmesine rağmen belirlenen süre içinde geri vermemek.
c)
Araştırma ve deneylerde, hayvanlara ve ekolojik dengeye zarar vermek.
d)
Bilimsel çalışmalarda, diğer kişi ve kurumlardan temin edilen veri ve bilgileri,
izin verildiği ölçüde ve şekilde kullanmamak, bu bilgilerin gizliliğine riayet
etmemek ve korunmasını sağlamamak.
e)
Bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları
ve cihazları amaç dışı kullanmak.
f)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
g)
Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun
olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları
akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak.
h)
Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri
dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde
değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden
çıkartmak, aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar
arasına dâhil ettirmek.
ı)
Dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak.
j)
Hukuka aykırı olarak kurumun bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına
kasten girmek veya orada kalmak.
k) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Akademik atama ve yükseltmelere ilişkin başvurularda bilimsel
araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak.
l) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Kasıtlı olarak; görevi tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca
belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek.
m) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek.
n) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri
amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, bu yeri kullanmak veya
kullandırmak.
o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Yasaklanmış her türlü yayını basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya teşhir etmek.
(4) Kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla
ücretten kesme: Devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan aylıklı öğretim
elemanlarının bulundukları kademedeki ilerlemelerinin fiilin ağırlık derecesine
göre bir ila üç yıl arasında durdurulması; vakıf yükseköğretim kurumları
öğretim elemanlarının ise fiilin ağırlık derecesine göre üç ila altı ay süreyle
brüt ücretinden 1/30 ila 1/8 arasında kesintiye gidilmesidir. Kademe
ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasını gerektiren
fiiller şunlardır:[52]
a)
Hizmet içinde resmi bir belgeyi tahrif etmek, yok etmek, gizlemek veya sahte
olarak düzenlemek, sahte belgeyi bilerek kullanmak, kullandırmak.
b)
Görevi sebebiyle veya görevi sırasında doğrudan veya dolaylı olarak her ne ad
altında olursa olsun menfaat sağlamak, iş sahiplerinden veya öğrencilerden borç
para istemek veya almak.
c) Kamu hizmetlerinin yürütülmesini engellemek, boykot ve
işgal eyleminde bulunmak.
d)
Ders, seminer, konferans, laboratuvar, grafik çalışma ve sınav gibi öğretim
çalışmalarının yapılmasına engel olmak; görevlileri, öğrencileri eğitim-öğretim
alanı dışına çıkartmak; görev yapılmasına engel olmak; öğrencileri bu tür
davranışlara teşvik etmek veya zorlamak ya da bu maksatla yapılacak hareketlere
iştirak etmek.
e)
Basın-yayın veya bilişim sistemlerini kullanarak amiri, iş arkadaşları,
personeli, hizmetten yararlananlar veya öğrencileri hakkında gerçeğe aykırı
açıklamada veya haksız isnatta bulunmak veya rızaları olmaksızın özel hayatlarıyla
ilgili açıklama yapmak.
f)
İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda ve diğer klinik araştırmalarda
ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak suretiyle kişilere zarar vermek.
g) Bilimsel araştırmalarda gerçekte var olmayan veya
tahrif edilmiş verileri kullanmak, araştırma kayıtları veya elde edilen
verileri tahrif etmek, araştırmada kullanılmayan cihaz veya materyalleri
kullanılmış gibi göstermek, destek alınan kişi ve kuruluşların çıkarları doğrultusunda
araştırma sonuçlarını tahrif etmek veya şekillendirmek.
h)
Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi
inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, görevin gereklerine aykırı davranmak
suretiyle kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak.52
ı)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
j) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Mükerrer yayınlarını
akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak.
k) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Göreve sarhoş gelmek,
görev yerinde alkollü içki içmek.
l)
(Ek:
15/4/2020-7243/7 md.) Gerçeğe aykırı rapor ve
belge düzenlemek.
m) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) İlgili kanunların
tanıdığı istisnalar dışında ticaret yapmak, yasaklanan diğer kazanç getirici
faaliyetlerde bulunmak.
n)
(Ek:
15/4/2020-7243/7 md.) Görevi gereği öğrendiği
ve gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri açıklamak.
o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Amirine,
maiyetindekilere, iş arkadaşları veya hizmetten yararlananlara hakarette
bulunmak veya bunları tehdit etmek.
(5) Üniversite öğretim
mesleğinden çıkarma: Akademik bir kadroya bir daha atanmamak üzere üniversite öğretim mesleğinden
çıkarmadır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Üniversite öğretim
mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Başkalarına
ait özgün fikir, metot, veri veya eserleri bilimsel kurallara uygun biçimde
atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendisine ait gibi göstermek.
b) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Atama ve yükselmelerde, unvan veya derece kazanılmasında;
anket uygulama, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar
dışında kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret
karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalar kullanmak.
c) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Özürsüz
veya izinsiz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek.
(6)
Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim
kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu
görevinden çıkarmadır. Kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller
şunlardır:[53]
a)
(Değişik:
15/4/2020-7243/7 md.) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak
veya bu eylemleri desteklemek, kamu imkân ve
kaynaklarını bu örgütler için kullanmak ya da kullandırmak.
b)
Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya
öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak.
c)
Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede
yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak.
d)
Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri
kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak,
imal etmek.
e)
Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak,
depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek.
f)
Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak.
c.
(Değişik: 14/4/1982 – 2653/3 md.) Ceza soruşturması usulü:
Yükseköğretim
üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin,
kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657
sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da
görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili
makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına
karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler
uygulanır:[54]
(1)
İlk soruşturma:
Yükseköğretim
Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının
başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil
edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu
Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri
uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır.
Öğretim
elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında
soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik
unvana sahip olmaları şarttır.
(2)
Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;
a)
Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu
Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi,
b) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri,
rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim
Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,[55]
c)
Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte
dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve
yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında
rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,
d)
Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında
üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,
e)
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle
yetkili il idare kurulu,
Karar
verir.
f) Yükseköğretim Kurulu ile üniversite yönetim
kurullarınca oluşturulacak kurullarda görevlendirilecek asıl ve yedek üyeler
bir yıl için seçilirler. Süresi sona erenlerin tekrar seçilmeleri mümkündür.
(3)
Son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar üye tamsayısı ile
toplanır. Kurullara ilk soruşturmayı yapmış olan üyeler ile haklarında karar
verilecek üyeler katılamazlar. Noksanlar yedek üyelerle tamamlanır. Diğer hususlarda
bu Kanunun 61 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(4)
Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri
hakkında Danıştayın 2 nci Dairesinde verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz
ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştayın İdari
İşler Kuruluna aittir. Diğer kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararına
ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararları kendiliğinden Danıştay
2 nci Dairesince incelenerek karara bağlanır. Lüzum-u muhakemesi kesinleşen Yükseköğretim
Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyelerinin yargılanması
Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyiz incelemesi Ceza Genel Kuruluna, diğer
görevlilerin yargılanmaları suçun işlendiği yer adliye mahkemelerine aittir.
(5) Değişik statüdeki kişilerin birlikte suç işlemeleri
halinde soruşturma usulü ve yetkili yargılama mercii görev itibariyle üst
dereceliye göre tayin olunur.
(6) Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve rektörler hakkında
19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve
Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarından dolayı yapılacak
ceza soruşturmasında yukarıda belirtilen ceza kovuşturması usulü tatbik edilir.
(Mülga cümle:15/4/2020-7243/7 md.) (…)[56]
3628 sayılı Kanun kapsamına giren suçlarından dolayı
kanuni kovuşturma için gereken izin, Yükseköğretim Kurulu üyeleri ile Yükseköğretim
Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri ve bu kuruluşların memurları (Üniversitelerarası
Kurul memurları dahil) hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanından, üniversite
yöneticileri ve öğretim elemanları ile memurlar hakkında üniversite
rektörlerinden alınır.56
(7)
İdeolojik amaçlarla Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri, devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep
ayrılığına dayanılarak nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan
kaldırmak maksadıyla işlenen suçlarla bunlara irtibatlı suçlar, öğrenme ve
öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün,
huzur ve çalışma düzenini bozan boykot, işgal, engelleme, bunları teşvik ve
tahrik, anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar ile ağır cezayı gerektiren
suçüstü hallerinde, yukarıda yazılı usuller uygulanmaz; bu hallerde kovuşturmayı
Cumhuriyet Savcısı doğrudan yapar.
(8)
Bu Kanunda yer almamış hususlarda 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve
Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.[57]
Disiplin soruşturması ve savunma hakkı:

Son Soruşturma Kararında Yetkili Kurullar

2547 sayılı Kanun'un 53/c maddesinin ikinci fıkrası, son soruşturmanın açılıp açılmaması kararını verecek kurulları kişi statüsüne göre ayrı ayrı belirlemektedir. YÖK Başkanı ve üyeleri ile YÖK Denetleme Kurulu Başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay'ın 2. Dairesi karar verir. Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında YÖK üyelerinden oluşturulan üç kişilik kurul yetkilidir. Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşan üç kişilik kurul karar verir. Öğretim elemanları ile fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulan üç kişilik kurul, 657 sayılı Kanuna tabi memurlar hakkında ise mahal itibarıyla yetkili il idare kurulu karar verir.

Son soruşturma kararını verecek kurullar üye tam sayısıyla toplanır. İlk soruşturmayı yapmış olan üyeler ile haklarında karar verilecek üyeler bu kurullara katılamaz; bu nedenle oluşan eksiklikler yedek üyelerle tamamlanır. Danıştay 1. Dairesi, yetkili kurulların ilk soruşturma tamamlandıktan sonra son soruşturmayı sonuçsuz bırakma yetkisine sahip bulunmadığını ve lüzum-u muhakeme veya men-i muhakeme dışında başka bir karar vermelerinin mümkün olmadığını hükme bağlamıştır (E.2004/663, K.2005/119).

Danıştay Denetimi ve Kesinleşme

Yetkili kurulca verilen lüzum-u muhakeme kararı ilgilinin itirazı hâlinde, men-i muhakeme kararı ise herhangi bir başvuru olmaksızın yasa gereği kendiliğinden Danıştay tarafından incelenerek karara bağlanır. 2547 sayılı Kanun'un 53/c maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, YÖK ve YÖK Denetleme Kurulu Başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay 2. Dairesince verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştay İdari İşler Kuruluna aittir. Diğer tüm kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararlarına ilgililerce yapılan itiraz ile men-i muhakeme kararları ise kanun gereği Danıştay 2. Dairesince kendiliğinden incelenerek karara bağlanır. Ancak itiraz incelemesinde yetkili daire konusunun dönemsel mevzuat değişikliklerine göre farklılık gösterdiği ve güncel uygulamada ayrıca değerlendirilmesi gerekebileceği göz ardı edilmemelidir.

2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (c) fıkrası kapsamında itiraz üzerine Danıştay ilgili Dairesince verilen kararlar kesin niteliktedir; bu kararlara karşı yeniden inceleme yolu öngörülmemiştir. Danıştay 1. Dairesi bu ilkeyi somut olarak uygulayarak, itiraz üzerine verdiği kesinleşmiş kararın ardından yapılan yeniden inceleme istemini incelenmeksizin reddetmiştir (E.2005/661, K.2005/1048).

Danıştay 1. Daire, E. 2005/661, K. 2005/1048Kaynağı aç
1. Daire         2005/661 E.  ,  2005/1048 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BİRİNCİ DAİRE
Esas No : 2005/661
Karar No : 2005/1048
K A R A R
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının Dairemizin 06.04.2005 gün ve E:2005/105, K:2005/479 sayılı kararının yeniden incelenmesi istemini içeren dilekçe ve ekleri Tetkik Hakimi …'in açıklamaları dinlendikten sonra incelendi:
Gereği Görüşülüp Düşünüldü :
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinin "c" fıkrasında ceza soruşturması yöntemi açıklanmış, itiraz üzerine Danıştay İdari Dairesince verilen kararların yeniden incelenmesi yolu öngörülmemiştir. Diğer bir anlatımla itiraz üzerine Dairemizce verilen kararlar kesindir.
Açıklanan nedenle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı isteminin incelenmeksizin reddine, kararın bir örneğinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilmesine 22.9.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Lüzum-u muhakemesi kesinleşen YÖK ve YÖK Denetleme Kurulu Başkanı ve üyelerinin yargılanması Yargıtay ilgili ceza dairesinde, temyiz incelemesi ise Ceza Genel Kurulunda yapılır. Diğer görevlilerin yargılanması suçun işlendiği yer adliye mahkemelerinde görülür.

Yetkili Kurulların Sorumluluğu

Danıştay 1. Dairesi, üniversite yetkili kurullarının soruşturma esnasında elde edilen bilgi, belge ve ifadeler ile soruşturma raporunun değerlendirmesi sonucunda oluşturdukları kanaatlerden dolayı bireysel olarak sorumlu tutulamayacağına hükmetmiştir (E.2007/1357, K.2007/1507).

Danıştay 1. Daire, E. 2007/1357, K. 2007/1507Kaynağı aç
1. Daire         2007/1357 E.  ,  2007/1507 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BİRİNCİ DAİRE
Esas No : 2007/1357
Karar No : 2007/1507
K A R A R
Şüpheliler :
1- … – … Üniversitesi İ.İ.B. F. Dekanı ve Son.Sor.Yet.Kur.Bşk.
2- … – " Orman Fak. Dekanı ve " Üyesi
3- … – " Fen Ed.Fak.Öğ.Üyesi ve " "
Suçları : 2547 sayılı Kanun uyarınca yapılan soruşturmalar sonucunda son soruşturma yetkili kurulu sıfatıyla yanlı kararlar vermek, daha önce soruşturmacı olarak görevlendirilen, sonra haklarında soruşturma yapılan kişileri koruyarak yargılanmamaları yönünde kararlar vermek suretiyle görevi kötüye kullanmak
Suç Tarihi : 2007 yılı
İncelenen Karar : … Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun … günlü, … sayılı men-i muhakeme kararı
Karara İtiraz Eden : Şikayetçi …
İnceleme Nedeni : Yasa gereği kendiliğinden ve itiraz üzerine
… Üniversitesi Rektörlüğünün … günlü, … sayılı yazısı ekinde gönderilen soruşturma dosyası ile yukarıda belirtilen Kurul kararı ve bu karara yapılan itiraz, Tetkik Hakimi …'un açıklamaları dinlendikten sonra, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca incelendi;
Gereği Görüşülüp Düşünüldü :
2547 sayılı Kanun uyarınca yapılan soruşturmalar sonucunda son soruşturma yetkili kurulu sıfatıyla yanlı kararlar vermek, daha önce soruşturmacı olarak görevlendirilen, sonra haklarında soruşturma yapılan kişileri koruyarak yargılanmamaları yönünde kararlar vermek suretiyle görevi kötüye kullanmak iddiası üzerine yapılan soruşturmada; şüphelilerden oluşan yetkili kurul tarafından, üç ayrı soruşturma raporundaki men-i muhakeme önerileri doğrultusunda dosyalardaki bilgi ve belgelere göre ilgililer hakkında men-i muhakeme kararları verildiği, isnat edilen suçun subuta ermediğinin belirtildiği, yetkili kurul tarafından da bu öneri doğrultusunda şüpheliler hakkında men-i muhakeme kararı verildiği anlaşılmıştır.
2547 sayılı Yasanın 53 üncü maddesinde ceza soruşturmalarında hazırlanan fezlekeler üzerine yetkili kurullar tarafından men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme kararları verileceği, men-i muhakeme kararlarının yasa gereği kendiliğinden ve itiraz üzerine, lüzum-u muhakeme kararlarının da şüphelilerin itirazı üzerine Danıştay Birinci Dairesince incelenerek karara bağlanacağı öngörülmüştür. Bu hükümle üniversite personeli hakkındaki ceza soruşturmalarının iki dereceli olarak incelenip sonuçlandırılması amaçlanmıştır.
Bu durumda Danıştay Birinci Dairesinin üst dereceli denetimine tabi olan üniversite yetkili kurullarınca verilen kararlardan dolayı yetkili kurulların soruşturma esnasında elde edilen bilgi, belge ve ifadeler ile hazırlanan fezlekenin değerlendirmesi sonucunda ortaya koydukları kanaatlerinden dolayı sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı, dolayısıyla dosyada şüphelilerin üstlerine atılı suçu işlediklerini doğrulayacak ve haklarında kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığından, … Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun … günlü, … sayılı men-i muhakeme kararının onanmasına, dosyanın … Üniversitesi Rektörlüğüne, kararın bir örneğinin şikayetçiye gönderilmesine 11.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Özel Soruşturma Usulünün Uygulanmadığı Haller

2547 sayılı Kanun'un 53/c maddesinin yedinci fıkrası uyarınca bazı suç kategorilerinde özel soruşturma usulü hiç işletilmez; bu hâllerde kovuşturma doğrudan Cumhuriyet Savcısı tarafından yürütülür. Söz konusu istisnalar: ideolojik amaçlarla Anayasa'da yer alan temel hak ve özgürlüklere, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne ya da Cumhuriyet'i ortadan kaldırmak amacıyla işlenen suçlar ve bunlara irtibatlı suçlar; öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükûn, huzur ve çalışma düzenini bozan boykot, işgal, engelleme, bunları teşvik ve tahrik ile anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar; ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleridir.

Görev ve Yetki Sınırları

2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi yalnızca kişinin üniversitedeki görevi nedeniyle ya da görevini yaptığı sırada işlediği ileri sürülen suçlara uygulanır. Danıştay 1. Dairesi, suçun işlendiği tarihte şüphelilerin Sağlık Bakanlığı'na bağlı bir kurumda başhekim ve başhekim yardımcısı sıfatıyla görev yaptığını ve isnat edilen suçların bu görevden kaynaklandığını tespit ederek, 2547 sayılı Kanun uyarınca soruşturma yapılamayacağına hükmetmiş; men-i muhakeme kararını kaldırarak dosyayı 4483 sayılı Kanun çerçevesinde işlem yapılmak üzere ilgili valiliğe yönlendirmiştir (E.2012/510, K.2012/894).

Farklı statüdeki kişilerin birlikte suç işlemesi hâlinde soruşturma usulü ve yetkili yargılama mercii, görev itibarıyla üst dereceliye göre belirlenir. Ayrıca 2547 sayılı Kanun'da yer almayan konularda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

Şikayet Süresi ve Soruşturmaya Etkisi

Takibi şikayete bağlı suçlarda yasal şikayet süresi geçirildikten sonra yapılan şikayet üzerine ne soruşturma yürütülebilir ne de yetkili kurulca karar alınabilir. Bu durumda, süre aşımıyla yapılan şikayete dayalı kurul kararı bozulmakta ve şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Ceza ve Disiplin Soruşturmasının Bağımsızlığı

Ceza soruşturması ve disiplin soruşturması birbirinden bağımsız süreçlerdir. Ceza hukuku ile disiplin hukukunun amaç, kapsam, usul ve sonuçları bakımından birbirinden ayrışması nedeniyle, ceza yargılaması sonucunda verilen karar disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez; disiplin cezası verilmemesi de ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmaz. Bu ilke, disiplin hukuku ile ceza hukukunun bağımsız birer yaptırım sistemi oluşturduğunu yansıtmaktadır.

Disiplin Cezaları

2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesi uyarınca devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları şunlardır: uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma.

Sık Sorulan Sorular

2547 sayılı Kanun m. 53/c kapsamında itiraz üzerine verilen Danıştay kararına karşı yeniden inceleme talep edilebilir mi?

Hayır. 2547 sayılı Kanun'un 53/c fıkrası, itiraz üzerine Danıştay ilgili Dairesince verilen kararların yeniden incelenmesi yolunu öngörmemiştir. Bu kararlar kesin niteliktedir; kesinleşmiş bir karara karşı yapılan yeniden inceleme başvurusu incelenmeksizin reddedilmektedir (Danıştay 1. Daire, E.2005/661, K.2005/1048).

Öğretim görevlisi hakkında verilen Danıştay kararı, Danıştay İdari İşler Kurulunca incelenebilir mi?

2547 sayılı Kanun'un 53/c maddesinin dördüncü fıkrası, Danıştay İdari İşler Kurulunun inceleme yapacağı kişi gruplarını sınırlı biçimde belirlemiştir. Bu gruplar arasında sayılmayan öğretim görevlisi hakkında verilen kararın Kurul tarafından incelenmesine ilişkin yasal bir dayanak bulunmamaktadır.

Yetkili kurulun men-i muhakeme kararı vermesi durumunda ne olur?

Yetkili kurulca verilen men-i muhakeme kararı, herhangi bir başvuru olmaksızın yasa gereği kendiliğinden Danıştay tarafından incelenerek karara bağlanır. YÖK ve YÖK Denetleme Kurulu Başkanı ve üyeleri hakkında verilen men-i muhakeme kararları ise Danıştay İdari İşler Kurulunca kendiliğinden incelenir. Diğer kurullarca verilen men-i muhakeme kararları için kanun metni Danıştay 2. Dairesini yetkili merci olarak belirlemiştir; ancak bu konuda dönemsel mevzuat değişikliklerinden kaynaklanan farklı uygulamalar bulunabileceğinden güncel durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Soruşturma fezlekesi yetkili kurula iletilmeden Danıştay'a gönderilirse ne olur?

Danıştay 1. Dairesi, fezlekenin yetkili kurula iletilmeksizin gönderildiği durumlarda dosyayı rektörlüğe iade etmekte ve şüphelilerin unvanlarına göre oluşturulacak yetkili kurul tarafından lüzum-u muhakeme veya men-i muhakeme kararı verilmesini zorunlu kılmaktadır (E.2008/1231, K.2009/63). Bu tutum, 2547 sayılı Kanun m. 53/c'nin öngördüğü aşamalı soruşturma zorunluluğunun bir yansımasıdır.

Soruşturma açılmamasına ilişkin karar idari davaya konu edilebilir mi?

Danıştay 8. Dairesi, 6764 sayılı Kanun değişikliği öncesine ilişkin bir uyuşmazlıkta, soruşturma açılmamasına ilişkin işlemin kamu gücüne dayanan, kesin ve hukuki sonuç doğuran bir idari işlem niteliği taşıdığını benimsemiştir (E.2005/1425, K.2005/5059). Bu kararda azınlık oyu ise söz konusu işleme karşı 2547 m. 53/c kapsamındaki itiraz yolunun açık olduğunu savunmuştur. 6764 sayılı Kanun sonrasındaki döneme ilişkin ise Danıştay daireleri arasında hangi yolun izleneceği konusunda görüş ayrılığı bulunduğu belirtilmekte olup bu ayrılık mevcut kanıtlarla kesin biçimde çözüme kavuşturulamamaktadır.

Danıştay 8. Daire, E. 2005/1425, K. 2005/5059Kaynağı aç
8. Daire         2005/1425 E.  ,  2005/5059 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2005/1425
Karar No: 2005/5059
Temyiz İsteminde Bulunan : …
Karşı Taraf : Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı
Vekili : …
İstemin Özeti : Davacının şikayetçi olduğu … Üniversitesi eski Rektörü … hakkında soruşturma açılmamasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 28.8.2002 günlü kararının iptali istemiyle açılan davada; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi kamu görevlileri için ayrı bir soruşturma usulünün öngörüldüğü, yetkili kurullarca verilen kararların hangi mercilerce inceleneceğinin ayrı ayrı belirtildiği, bu bakımdan davacının şikayeti üzerine verilen kararın idare mahkemesi tarafından yargısal incelemesi yapılabilecek icrai bir karar olarak nitelendirilebilmesinin hukuken mümkün olmadığı, verilen karar üzerine yargı yerince yapılan incelemelerin ise yargısal bir incelemeyi içermediğinin tartışmasız olduğu, bu durumda, dava konusu edilen "soruşturma izni verilmemesine" ilişkin işlemin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 14/3-d maddesinde belirtilen "idari davaya konu olabilecek nitelikte" işlem olmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar veren … İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti : Kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi … 'nin Düşüncesi : Davaya konu işlem, idari davaya konu olabilecek nitelikte olduğundan, istemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı … 'ün Düşüncesi : … Üniversitesi Eski Rektörü hakkında soruşturma açılmamasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının kararının iptali istemiyle açılan davayı idari davaya konu olabilecek bir işlem olmadığından bahisle incelemeksizin reddeden Mahkeme kararı temyiz edilmektedir.
Anayasanın 125. maddesinin ilk fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralı yer almaktadır.
Yükseköğretim personelinin görevlerini yaptıkları sırada veya görevlerinden dolayı işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında, Yükseköğretim Kanununun 53. maddesinin (c) bendinde belirtilen yetkili idari amirlerce soruşturma emri verilerek ceza kovuşturması başlatılmaktadır. Bu suretle yargılama süreci işletilmekte, ceza hukukundan beklenen kamu düzeninin sağlanması amacına ulaşılabilmektedir.
Soruşturma izni verilmediği takdirde, yargılama süreci başlatılamayacağı için, idarenin takdir yetkisini kullanmasına dayalı idari işlemle, işlendiği iddia olunan suçun kovuşturulması yolu kapatılmaktadır.
İdarenin takdir yetkisini kullanmasına dayalı, tek taraflı ve kamu gücüne dayanan, kamu düzenine ve suçtan zarar görene ilişkin olarak hukuki sonuç doğuran ve bu nedenle kesin ve yürütülmesi zorunlu niteliği bulunan soruşturma izni verilmemesi işleminin, idari yargı denetimine tabi bir idari işlemin unsurlarını taşıdığının kabulü zorunludur.
Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık, davacının şikayetçi olduğu … Üniversitesi eski Rektörü … hakkında soruşturma açılmamasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı işleminin iptali isteminden doğmuştur.
Anayasamızın 129. maddesinin son fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılmasının, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlı olduğu hükmüne yer verilmiş, idari bağımsızlığın korunması, Devlet işlerinin sağlıklı yürütülmesi, memur suçlarının anlaşılmasının uzmanlık gerektirdiği yolundaki Memurin Muhakematı Hakkındaki Kanunu Muvakkatin gerekçesi gibi, Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Kurumları görevlilerinin de yaptıkları işin niteliği, tabi oldukları hizmet rejimi ve taşıdıkları sıfatlar sebebiyle özel koğuşturma usulü getirilmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53. maddesinin (c) fıkrası, 20.4.1982 gün ve 17670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2653 sayılı Yasa ile değiştirilmiştir.
2547 sayılı Yasanın 53. maddesinin değişik (c) fıkrasında aynen;
"c-Ceza soruşturması usulü:
Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
(1) ilk soruşturma
Yükseköğretim Kurulu Başkanı için kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır.
Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır.
(2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;
a-Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanı ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi,
b-Üniversite rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul, c-Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,
d-Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,
e-657 sayılı Devlet memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu, karar verir.
f-Yükseköğretim Kurulu ile üniversite yönetim kurullarınca oluşturulacak kurullarda görevlendirilecek asıl ve yedek üyeler bir yıl için seçilirler. Süresi sona erenlerin tekrar seçilmeleri mümkündür.
(3) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar üye tamsayısı ile toplanır. Kurullara ilk soruşturmayı yapmış olan üyeler ile haklarında karar verilecek üyeler katılamazlar. Noksanlar yedek üyelerle tamamlanır. Diğer hususlarda bu Kanunun 61 nci maddesi hükümleri uygulanır.
(4) Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesinde verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştayın İdari İşler Kuruluna aittir. Diğer kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararına ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararları kendiliğinden Danıştay 2 nci Dairesince incelenerek karara bağlanır. Lüzum-u muhakemesi kesinleşen Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyelerinin yargılanması Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyiz incelemesi Ceza Genel Kuruluna, diğer görevlilerin yargılanmaları suçun işlendiği yer adliye mahkemelerine aittir.
(5) Değişik statüdeki kişilerin birlikte suç işlemeleri halinde soruşturma usulü ve yetkili yargılama mercii görev itibariyle üst dereceliye göre tayin olunur.
(6) Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve rektörlerin 1609 sayılı Bazı Cürümlerden Dolayı Memurlar ve Şerikleri Hakkında Takip ve Muhakeme Usulüne Dair Kanun kapsamına giren suçlarından dolayı yapılacak ceza soruşturmasında yukarıda belirtilen ceza kovuşturması usulü tatbik edilir. Bunlar dışında kalan tüm görevliler için 1609 sayılı Bazı Cürümlerden Dolayı Memurlar ve Şerikleri Hakkında Takip ve Muhakeme Usulüne Dair Kanun hükümleri uygulanır. 1609 sayılı Bazı Cürümlerden Dolayı Memurlar ve Şerikleri Hakkında Takip ve Muhakeme Usulüne Dair Kanun kapsamına giren suçlarından dolayı kanuni kovuşturma için gereken izin, Yükseköğretim Kurulu üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri ve bu kuruluşların memurları (Üniversitelerarası Kurul memurları dahil) hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanından, üniversite yöneticileri ve öğretim elemanları ile memurlar hakkında üniversite rektörlerinden alınır.
(7) İdeolojik amaçlarla Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayrılığına dayanılarak nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak maksadıyla işlenen suçlarla bunlara irtibatlı suçlar, öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükûn, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal, engelleme, bunları teşvik ve tahrik, anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar ile ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinde, yukarıda yazılı usuller uygulanmaz; bu hallerde kovuşturmayı Cumhuriyet Savcısı doğrudan yapar.
(8) Bu kanunda yer almamış hususlarda 4 Şubat 1329 tarihli Memurin Muhakematı Hakkında Kanun hükümleri uygulanır" hükümlerine yer verilmiş, 4.12.1999 gün ve 23896 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 16. maddesinde, kanunlarda Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın uygulanacağı belirtilen hallerde bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Davaya konu işlem, 2547 sayılı Yasanın 53/c maddesinin 1. bendi kapsamında "soruşturma açılmamasına" ilişkindir ve bu işlemin iptali istemiyle açılan dava, Mahkemece, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi kamu görevleri için ayrı bir soruşturma usulünün öngörüldüğü, yetkili kurullarca verilen kararların hangi mercilerce inceleneceğinin ayrı ayrı belirtildiği, bu bakımdan davacının şikayeti üzerine verilen kararın idare mahkemesi tarafından yargısal incelemesi yapılabilecek icrai bir karar olarak nitelendirilebilmesinin hukuken mümkün olmadığı, verilen karar üzerine yargı yerince yapılan incelemelerin ise yargısal bir incelemeyi içermediğinin tartışmasız olduğu, bu durumda, dava konusu edilen "soruşturma izni verilmemesine" ilişkin işlemin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 14/3-d maddesinde belirtilen "idari davaya konu olabilecek nitelikte" işlem olmadığı gerekçesiyle işin esasına girilmeksizin dava reddedilmiştir.
Temyize konu kararda belirtilenin aksine, henüz ortada itiraza konu edilebilecek, yetkili kurulca verilmiş bir lüzum ya da men-i muhakeme kararı bulunmamaktadır. "Soruşturma açılmamasına" ilişkin davaya konu işlem, yasada ve temyize konu kararda öngörülen sürece engeldir ve bu işleme karşı herhangi bir başvuru yolu öngörülmemiştir. Bu hale göre kesindir, kamu gücüne dayanmaktadır, doğrudan uygulanmakta ve hukuki sonuç doğurmaktadır. Bir diğer ifadeyle, her yönüyle idari davaya konu olabilecek işlem niteliğindedir.
Öte yandan Anayasamızın, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkında sahip olduğu, yolundaki 36. ve idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunu açık tutan 125. maddeleri uyarınca, işin esasının incelenmesi gerekir.
Bu durumda, aksi yöndeki temyize konu kararda usul hukukuna uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle … İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine 9.12.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Azlık Oyu (X) : Davaya konu "soruşturma açılmamasına" ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı işlemi, ceza yargılamasına ilişkindir ve 2547 sayılı Yasanın 53/c maddesinden kaynaklanmaktadır.
Bu çerçevede, davacının şikayetinin değerlendirilmesi sonucu, davalı idarece verilen "… Üniversitesi eski Rektörü … hakkında soruşturma açılmamasına ilişkin karara karşı 2547 sayılı Yasanın 53/c-4 maddesi uyarınca Danıştay 1.Dairesine itiraz edilebileceği tabidir.
Bu itibarla, Mahkeme kararının, bu gerekçe ile onanması gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki karara katılmıyorum.
Suç üniversite görevi dışındaki bir görevden kaynaklanıyorsa 2547 m. 53/c uygulanır mı?

Hayır. 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi yalnızca kişinin üniversitedeki görevi nedeniyle ya da bu görevi sırasında işlediği ileri sürülen suçlara uygulanır. Suçun başka bir kurumda yürütülen görevden kaynaklandığı tespit edildiğinde, yetkili kurul tarafından verilen men-i muhakeme kararı kaldırılmakta ve dosya 4483 sayılı Kanun çerçevesinde ilgili merciye yönlendirilmektedir (Danıştay 1. Daire, E.2012/510, K.2012/894).

Farklı statüdeki kişilerin aynı suçta birlikte yer alması hâlinde hangi soruşturma usulü uygulanır?

2547 sayılı Kanun'un 53/c maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, değişik statüdeki kişilerin birlikte suç işlemesi hâlinde soruşturma usulü ve yetkili yargılama mercii, görev itibarıyla üst dereceliye göre tayin edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu