7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HMK m.107, 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten önce açılan davalarda eski m.107 uygulanmaya devam eder; aşağıdaki belirsiz alacak açıklamaları bu eski dosyalarla sınırlıdır. Yeni davalarda kaldırılmış m.107’ye dayanılarak belirsiz alacak davası açılamaz. HMK m.109/4 kapsamında kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus, tahkikat sona erinceye kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan artırılabilir; bu durumda artırılan kısımda zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır. Ayrı ek dava ve yalnızca fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması bu artırım sonucu ile aynı değildir.
7589 sayılı Kanun, Madde 19Kaynağı aç
Yıllık Ücretli İzin Hakkı ve Kazanılma Şartları
İşyerinde işe başlama tarihinden itibaren deneme süresi de dahil olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçiler yıllık ücretli izne hak kazanır. Anayasal dinlenme hakkının bir uzantısı niteliğindeki bu haktan iş ilişkisi sürerken feragat edilmesi veya vazgeçilmesi hukuken geçersizdir. Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik işlerde veya kampanya işlerinde çalışanlar hakkında ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 53Kaynağı aç
İşçilere tanınacak temel yıllık ücretli izin süreleri işyerindeki kıdeme göre belirlenir. Hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden, beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden, onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden az izin verilemez. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık izin süreleri dörder gün artırılarak uygulanır. Ayrıca onsekiz ve daha küçük yaştaki işçiler ile elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Bu kanuni süreler asgari düzeyde olup bireysel iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.
Yıllık İznin Kullanımı ve İşverenin Yükümlülükleri
4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca yıllık ücretli iznin işveren tarafından bölünmesi kural olarak yasaktır ve iznin sürekli bir şekilde kullandırılması zorunludur. Ancak tarafların anlaşması halinde kanunda öngörülen izin sürelerinin bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler ile dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 56Kaynağı aç
Yıllık ücretli izinlerini işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olan çalışanlara, talepte bulunmaları ve bu durumu belgelemeleri şartıyla gidiş ve dönüş yol süreleri için toplam dört güne kadar ücretsiz yol izni verilmesi zorunludur. İşveren, bünyesinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin durumlarını gösteren izin kayıt belgesi tutmakla yükümlüdür. Alt işverenin değişmesine karşın aynı işyerinde çalışmaya devam eden alt işveren işçilerinin izin süresi, aynı işyerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren işçilerinin yıllık izin haklarının kullanımını denetlemek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise tuttuğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene teslim etmekle yükümlüdür.
İş Sözleşmesinin Sona Ermesi ve İznin Ücrete Dönüşmesi
İş sözleşmesi devam ettiği sürece yıllık izin hakkı dinlenmeye yönelik vazgeçilemez bir hak niteliğindedir ve bu dönemde paraya çevrilemez. Kullanılmamış yıllık izin sürelerine ilişkin hak, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte kendiliğinden parasal alacak niteliği kazanarak muaccel hale gelir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücret, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu dönüşümün gerçekleşmesi için fesih anında ayrıca bir talep veya işlem yapılması gerekmez.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 59Kaynağı aç
İş sözleşmesinin sona erme biçimi izin alacağının doğumu üzerinde etkili değildir. Sözleşmenin işçi tarafından istifa yoluyla, haklı nedenle veya haksız şekilde feshedilmesi, işveren tarafından fesih gerçekleştirilmesi, emeklilik, ölüm ya da sözleşme süresinin dolması gibi haller kullanılmayan izinlerin ücrete dönüşmesine engel oluşturmaz. İş ilişkisi devam ederken kullanılmayan izinler yanmaz, sonraki çalışma yıllarına devreder ve fesih tarihinde geçmiş yıllardan biriken tüm izin süreleri ücrete dönüşür. İşveren feshinde ise bildirim süresi ile işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe geçirilemez.
Yıllık İzin Ücretinin Hesaplanması
Yıllık izin ücreti hesaplanırken geçmiş yılların ücreti değil, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki güncel son brüt ücret esas alınır. Günlük brüt ücret, aylık brüt ücretin 30'a bölünmesiyle belirlenir ve ortaya çıkan tutar kullanılmamış izin gün sayısı ile çarpılır. Hesaplama takvim günü esasına göre yürütülür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca izin günleri belirlenirken bu süreye denk gelen ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili günleri izin hesabına dahil edilmez.
Kıdem tazminatında giydirilmiş brüt ücret dikkate alınırken yıllık izin alacağında işçinin son brüt ücreti temel alınır. Süreklilik arz eden bazı ödemeler hesaba dahil edilebilirken, süreklilik göstermeyen arızi ve düzensiz nitelikteki ödemeler kural olarak hesaplamaya katılmaz.
İspat Külfeti ve Yazılı Belge Düzeni
Yıllık izin alacağına ilişkin uyuşmazlıklarda yıllık izinlerin işçiye fiilen kullandırıldığını ispatlama yükümlülüğü işverene aittir. İşveren bu hususu imzalı izin formları, izin kayıt defteri, personel izin çizelgeleri veya ücret bordroları gibi yazılı belgelerle kanıtlamak zorundadır.
İşveren tarafından usulüne uygun yazılı belge sunulamaması durumunda işçinin izinlerini kullanmadığı kabul edilebilir. İşçi ise iş sözleşmesinin sona erdiğini ve hak kazandığı yıllık izin alacağı bulunduğunu ileri sürmekle yükümlüdür.
Dava Şartı Arabuluculuk ve Yargılama Kuralları
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yıllık izin alacağı dahil iş sözleşmesinden kaynaklanan işçi veya işveren alacakları ve tazminat talepleri ile bu alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya onaylı bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması durumunda mahkemece bir haftalık kesin süre verilir; verilen süre içinde tutanak sunulmazsa dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın usulden reddedilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde ise mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Arabulucu yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.
31 Temmuz 2026’dan önce açılan ve eski HMK m.107’nin uygulanmasına devam edilen davalar bakımından: Yıllık izin alacağı davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemeleri davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme ise davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi veya işin fiilen yapıldığı işyeri mahkemesidir. Alacak miktarı net olarak biliniyorsa kısmi dava açılabileceği gibi, miktarın başlangıçta tam olarak belirlenemediği hallerde belirsiz alacak davası açılması mümkündür.
Faiz Türü, Başlangıcı ve Zamanaşımı Süresi
31 Temmuz 2026’dan önce açılmış eski HMK m.107 kapsamındaki davalarda: Yıllık izin alacağı niteliği gereği bir ücret alacağı sayıldığından bu alacağa kural olarak yasal faiz tatbik edilir. Taraflarca aksine bir sözleşme akdedilmedikçe mahkemelerce yasal faiz uygulanır. İşçi fesih tarihinde işverene ödeme talebinde bulunmuş veya ihtarname göndererek temerrüt oluşturmuşsa faiz temerrüt tarihinden itibaren başlar; önceden usulüne uygun temerrüt oluşturulmamışsa faiz kural olarak dava tarihinden itibaren işletilir. Kısmi dava açılarak alacağın sonradan ıslah yoluyla artırılması durumunda artırılan kısım bakımından faiz genellikle ıslah tarihinden, belirsiz alacak davası açılması halinde ise alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren başlatılabilir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun Ek 3. maddesi uyarınca iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olduğuna bakılmaksızın yıllık izin ücretinin zamanaşımı süresi beş yıldır. Kanunun 59. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu alacağa ilişkin zamanaşımı süresi iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. Ek Madde 3Kaynağı aç
Kullanılmayan yıllık izinler işten ayrılınca yanar mı?
Hayır, iş sözleşmesi devam ederken kullanılmayan yıllık izinler hiçbir şekilde yanmaz, sonraki çalışma yıllarına devreder ve iş sözleşmesi feshedildiğinde birikmiş tüm günler son brüt ücret üzerinden parasal alacağa dönüşür.
İstifa eden işçi yıllık izin alacağını talep edebilir mi?
Evet, yıllık izin alacağının doğumu sözleşmenin sona erme şekline bağlı değildir; işçi istifa etmiş, emekli olmuş veya işveren tarafından işten çıkarılmış olsa dahi hak kazanıp kullanmadığı izinlerin ücretini talep edebilir.
Yıllık izin ücreti hangi ücret üzerinden hesaplanır?
Yıllık izin alacağı, iznin kazanıldığı geçmiş dönemlerin ücreti üzerinden değil, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki güncel son brüt ücret esas alınarak hesaplanır.
Yıllık izin davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mudur?
Evet, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca yıllık izin alacağı talebiyle dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilir.
İşverenin yıllık izinleri kullandırdığını nasıl ispatlaması gerekir?
İzinlerin kullandırıldığını kanıtlama yükü işverene aittir ve işveren bu durumu imzalı izin formu, izin kayıt defteri, personel izin çizelgesi veya onaylı ücret bordrosu gibi yazılı delillerle ispat etmek zorundadır.
Yıllık izin alacağında zamanaşımı süresi kaç yıldır ve ne zaman başlar?
4857 sayılı İş Kanunu'nun Ek 3. maddesi uyarınca yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımı süresi beş yıldır ve bu süre sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

