Vergi idaresi tarafından haksız veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin faiz işletilmeksizin yalnızca ana para üzerinden iade edilmesi, paranın tasarrufundan mahrum kalınan süre boyunca enflasyon karşısında oluşan aşınma nedeniyle mülkiyet hakkının ihlaline yol açar. Haksız tahsilatın idarece tespit edilmesiyle birlikte mükellef lehine mülkiyet hakkı kapsamında korunan parasal bir alacak doğar ve bu alacağın değer kaybı faiz yoluyla telafi edilmelidir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, fazla veya yersiz tahsil edilen vergiler 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile mükellefe red ve iade edilir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/2880, K. 2022/7112Kaynağı aç
Yersiz Tahsil Edilen Vergilerde Tecil Faizi ve Süre Sınırları
Fazla veya yersiz vergi tahsilatlarında faiz başlangıcı, işlemin niteliğine ve hatanın kaynağına göre değişkenlik gösterir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasına göre, yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklandığı durumlarda faiz düzeltmeye müracaat tarihinden itibaren hesaplanmaktadır. Tahsilatın mükelleften kaynaklanmadığı diğer bütün durumlarda ise verginin tahsil edildiği tarih esas alınır. Tecil faizi oranında yürütülecek bu hesaplama, düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar devam eder ve söz konusu iade 120. madde hükümlerine göre yerine getirilir.
Mülkiyet Hakkı Açısından Enflasyon Kaybı ve İadenin Niteliği
Haksız veya fazla tahsil edildiği anlaşılan vergilerin mükellefe geri ödenmesinde temel amaç, tahsil tarihindeki gerçek ekonomik değerin eksiksiz iadesidir. Danıştay 4. Dairesi'nin E. 2022/2880, K. 2022/7112 sayılı kararında vurgulandığı üzere, mükellefin paradan mahrum kaldığı süre boyunca enflasyon nedeniyle oluşan aşınmanın karşılanmaması durumunda mülkiyet hakkı etkin şekilde korunmuş sayılmaz. Değer kaybının telafi edilmediği bir geri ödeme eksik bir işlem niteliğindedir.
Tevkif Suretiyle Yapılan Kesintilerde Faizin Başlangıcı
Gelir üzerinden tevkif yoluyla yapılan vergi kesintilerinde mükelleften kaynaklanmayan yersiz bir tahsilat söz konusu olduğunda, faizin başlangıç anı özel bir önem taşır. Danıştay 4. Dairesi'nin E. 2022/2880, K. 2022/7112 sayılı kararına göre, tevkif suretiyle tahsil edilen vergilerde faiz başlangıcı olarak paranın vergi dairesi hesabına yatırıldığı tarihin esas alınması hukuka aykırıdır. Mükellefin mal varlığından çıkışın gerçekleştiği, istihkak sahiplerine fiili ödemenin yapıldığı ve kesintinin uygulandığı tarih, faiz hesabının başlangıcı olarak kabul edilmelidir.
Adil Yargılanma Hakkı ve Hukuki Belirlilik İlkesi
Anayasa'nın 36. maddesinde koruma altına alınan adil yargılanma hakkı, mahkemelerce uygulanan hukuk kurallarının bireyler aleyhine öngörülemez ve keyfî biçimde yorumlanmasını önler. Adil yargılanma güvencesi kuralların başvurucu lehine sonuç doğuracak şekilde yorumlanmasını teminat altına almamakla beraber; derece mahkemelerinin hukuk güvenliğini sarsacak, hakkın teslimini imkânsız kılacak ya da adaleti hiçe sayacak nitelikteki yorumları usul güvencelerini zedeleyerek anayasal hak ihlali oluşturur.
Yersiz tahsil edilen vergi idarece iade edilmiş olsa dahi tecil faizinin ödenmemesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasının açık hükmüne karşın derece mahkemelerinin bu kurala olağanın dışında öngörülemez bir anlam yükleyerek faiz talebini reddetmesi, adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma güvencesini ihlal eder.
Yersiz tahsil edilen vergide faiz oranı nasıl belirlenir?
Fazla veya yersiz tahsil edilen vergilere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi gereğince 6183 sayılı Kanun kapsamında belirlenen tecil faizi oranı uygulanır.
Stopaj yoluyla kesilen vergilerde faiz ne zaman işlemeye başlar?
Tevkif suretiyle alınan vergilerde faiz, tutarın vergi dairesi hesabına intikal ettiği tarihte değil, hak sahibine ödemenin yapılarak vergi kesintisinin gerçekleştirildiği tarihte işlemeye başlar.
Yersiz tahsil edilen verginin faizsiz ödenmesi neden mülkiyet hakkını ihlal eder?
Mükellefin parasından mahrum kaldığı süre içinde enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünde oluşan aşınma faizle giderilmediği takdirde, tahsil tarihindeki gerçek ekonomik değer karşılanmamış olur ve eksik iade mülkiyet hakkını zedeler.
Vergi iadesinde faiz başlangıcı mükellefin başvuru tarihi midir?
Yersiz tahsilat mükellefin kendi kusurundan kaynaklanıyorsa faiz düzeltme başvuru tarihinden; mükelleften kaynaklanmayan diğer durumlarda ise verginin tahsil edildiği tarihten itibaren işletilir.
Yersiz tahsil edilen ana para iade edilirse faiz talep edilebilir mi?
Vergi aslı iade edilmiş olsa dahi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi gereğince tecil faizinin ödenmesi zorunlu olup mahkemelerin kanun hükmünü öngörülemez şekilde yorumlayarak faiz talebini reddetmesi hak ihlali oluşturur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

