Yatlarda Mürettebat İş Sözleşmeleri ve İşçilik Alacakları

by Avukat Erdal Ersoy
Yatlarda Mürettebat İş Sözleşmeleri ve İşçilik Alacakları

Yatlarda Deniz İş Kanunu Kapsamı ve Personelin Hukuki Statüsü

Yatlarda görev yapan personelin iş sözleşmeleri ve işçilik alacakları, öncelikle 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında değerlendirilir. Deniz İş Kanunu m. 1 gereğince bu düzenleme; deniz, göl ve akarsularda Türk bayrağıyla seyreden, yüz ve daha yukarı grostonilato ağırlığındaki gemilerde hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen gemiadamları ile bunların işverenlerine uygulanır. Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğunda ya da işverenin çalıştırdığı gemiadamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğunda da kanun hükümleri tatbik edilir. Kanun uygulamasında sandal, mavna, şat ve salapurya benzeri deniz vasıtaları da gemi kabul edilir. Cumhurbaşkanı, ekonomik ve sosyal gerekleri gözeterek kanun kapsamı dışında kalan gemileri, gemiadamlarını ve bunların işverenlerini kısmen veya tamamen kapsama almaya yetkilidir. Gemilerin kanun kapsamına alınmasına yönelik itirazlar Çalışma Bakanlığınca incelenerek karara bağlanır; söz konusu itiraz kanunun uygulanmasını durdurmaz.

854 sayılı DENİZ İŞ KANUNU m. 1Kaynağı aç
Madde 1 – Bu kanun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akti ile çalışan gemiadamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır. Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu veyahut işverenin çalıştırdığı gemiadamı sayısı 5 veya daha fazla bulunduğu takdirde birinci bent hükmü uygulanır. Bu kanunun uygulanmasında; sandal, mavna, şat, salapurya gibi olanlar da (gemi) sayılır. Cumhurbaşkanı, ekonomik ve sosyal gerekler bakımından bu kanun hükümlerini yukardaki bentlerin kapsamı dışında kalan gemilerle gemiadamlarına ve bunların işverenlerine kısmen veya tamamen teşmile yetkilidir.[2] Yukardaki bentlerde yazılı gemilerin bu kanun kapsamına alınmaları sebebiyle yapılabilecek itirazlar Çalışma Bakanlığı tarafından incelenerek karara bağlanır. Bu itirazlar kanunun uygulanmasını durduramaz. İşveren, gemiadamı, kaptan ve işveren vekilinin tarifi:

Deniz İş Kanunu'na göre bir hizmet sözleşmesine dayanarak gemide görev yapan kaptan, zabit, tayfa ve diğer personelin tamamı gemiadamı sayılır. Gemiyi sevk ve idare eden kişi kaptan; işveren veya kaptan adına hareket etmeye yetkili kılınan kişiler ise işveren vekilidir. Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği de gemiadamını; kaptan, zabitler, yardımcı sınıf gemiadamları, tayfalar ve yardımcı hizmet personelini kapsayacak biçimde tanımlar. Yönetmelikte ayrıca yat sınıfı gemiadamlarının yeterlik şartları ile yabancı uyruklu gemiadamlarının belgelendirilmesine dair özel hükümlere yer verilmiştir. Bununla birlikte Deniz İş Kanunu m. 3 uyarınca, Türk Ticaret Kanunu'nun deniz ticaretine ilişkin kısmında düzenlenen kaptan ile işveren arasındaki münasebetlere dair hükümler saklı tutulmuştur.

Yat Personeli Hizmet Sözleşmesinin Şekli ve Zorunlu Koşulları

Deniz İş Kanunu m. 5 hükmü gereğince, gemiadamı ile işveren veya işveren vekili arasındaki hizmet sözleşmesinin yazılı olarak ve iki nüsha halinde düzenlenmesi şarttır. Hazırlanan nüshalardan birinin işverende kalması, diğerinin ise gemiadamına verilmesi zorunludur. Yazılı sözleşme yapma yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren veya işveren vekili hakkında idari para cezası uygulanır.

Hizmet sözleşmesinde yer alması gereken asgari unsurlar Deniz İş Kanunu m. 6 ile düzenlenmiştir. Buna göre akitte; işveren ile gemiadamının kimlik ve adres bilgileri, teknenin adı ve sicil kaydı, gemiadamının göreceği işin türü, işe başlama tarihi ve yeri, sözleşmenin belirli süreli olup olmadığı, ücretin miktarı ve ödeme esasları, ödeme yeri ve zamanı, avans şartları ve diğer çalışma koşulları açıkça gösterilmelidir.

Ücret Güvencesi, Ödeme Usulü ve Defter Kayıtları

Deniz İş Kanunu m. 29 uyarınca ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, gemiadamına gördüğü iş karşılığında işveren veya vekili tarafından ödenen tutardır. Ücretin sözleşmede kararlaştırılan yer ve dönemlerde eksiksiz yatırılması gerekir. Kanuna göre ödeme devresi bir aydan fazla olamaz; hizmet akdi sona erdiğinde ise gemiadamına ait tüm ücretin derhal ve tam olarak ödenmesi zorunludur.

Mürettebat çalıştıran gemilerde noter tasdikli bir ücret ödeme defteri bulundurulması ve yapılan bütün ödemelerin bu deftere kaydedilmesi emredilmiştir. Kanuni şartların mevcut olduğu hallerde ücret, prim ve benzeri hakların özel banka hesabı vasıtasıyla ödenmesi düzenlenmiştir. Ücretin kanun veya hizmet akdi gereğince zamanında ve tam olarak ödenmemesi, Deniz İş Kanunu m. 14 uyarınca gemiadamına sözleşmeyi önelsiz ve haklı nedenle feshetme imkanı verir.

854 sayılı DENİZ İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – Süresi belirli olan veya olmıyan yahut da sefer üzerine yapılan hizmet akti: I – İşveren veya işveren vekili tarafından: a) Gemiadamının herhangi bir limanda geminin hareketinden önce gemiye dönerek hizmete girmemesi veya gemiye hiç dönmemesi, b) Gemiadamının gemide hizmet görmesinin tutukluluk, hapis veya gemide çalışmaktan menolunması gibi sebeplerle imkansız bir hal alması, c) Gemiadamının işveren veya işveren vekiline karşı, kanuna, hizmet akitlerine sair iş ve çalışma şartlarına aykırı hareket etmesi, ç) Gemiadamının işveren veya işveren vekiline karşı denizcilik kural ve teamüllerine veya ahlak ve adaba aykırı hareket etmesi, II – Gemiadamı tarafından: a) Ücretin kanun hükümleri veya hizmet akti gereğince ödenmemesi, b) İşveren veya işveren vekilinin gemiadamına karşı, kanuna, hizmet akitlerine veya sair iş şartlarına aykırı hareket etmesi, c) İşveren veya işveren vekilinin gemiadamına karşı denizcilik kural ve teamüllerine veya ahlak ve adaba aykırı hareket etmesi, III – İşveren, işveren vekili veya gemiadamı tarafından: a) Geminin herhangi bir sebeple 30 günden fazla bir süre seferden kaldırılması, b) Gemiadamının herhangi bir sebeple sürekli olarak gemide çalışmasına engel bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi,[6] Hallerinde feshedilebilir. IV – Geminin kayba uğraması, terk edilmesi veya harp ganimeti ilan edilmesi veyahut Türk Bayrağından ayrılması hallerinde ise hizmet akti kendiliğinden bozulur. Fesih hakkını kullanma öneli:

Çalışma Süreleri, Vardiya Düzeni ve Fazla Saatlerle Çalışma

Deniz İş Kanunu m. 26 kapsamında genel çalışma süresi günde sekiz ve haftada kırk sekiz saat olarak tespit edilmiştir. İş süresi, personelin fiilen işbaşında bulunduğu veya vardiya tuttuğu zaman aralığını ifade eder. Gemideki vardiyaların, yemek ve dinlenme saatlerinin önceden düzenlenen bir çizelgeyle belirlenmesi gerekir. Birden fazla kaptanın bulunduğu gemilerde birinci kaptan, birden fazla makinistin görev yaptığı gemilerde başmakinist, hekim ve kanunda sayılan diğer belirli personeller genel iş süresi sınırlamalarına tabi tutulmamıştır.

Kanuni iş sürelerinin aşılmasıyla ifa edilen faaliyetler fazla saatlerle çalışma teşkil eder. Deniz İş Kanunu m. 28 uyarınca, fazla çalışmanın her bir saati için gemiadamına ödenecek ücret, normal saatlik çalışma bedelinin en az yüzde 25 artırılmış tutarıdır. Fazla çalışma saatlerinin noter onaylı ayrı bir deftere tescil edilmesi ve tahakkuk eden ücretlerin akitte belirlenen yer ve zamanda tam ödenmesi mecburidir. Bununla birlikte yangın, gemiyi terk, denizden adam kurtarma, çatışma ve savunma tatbikatları ile geminin, personelin veya yükün emniyeti amacıyla kaptanın zorunlu gördüğü acil işler fazla saatlerle çalışma kapsamına girmez.

Yıllık İzin, Hafta Tatili, Bayram Ücretleri ve İaşe Yükümlülüğü

Aynı işverenin emrinde veya aynı gemide bir takvim yılı içinde bir veya birden fazla sözleşmeyle en az altı ay hizmet veren mürettebat yıllık ücretli izne hak kazanır. Deniz İş Kanunu m. 40 uyarınca izin süresi; altı aydan bir yıla kadar çalışanlar için en az 15 gün, bir yıl ve daha fazla çalışmış olanlar için yılda en az bir aydır. Gemiadamının yıllık izin hakkından feragat etmesi hukuken geçersizdir ve izinler yabancı limanlarda zorla kullandırılamaz. Mürettebat talep ettiğinde yedi güne kadar ücretsiz yol izni verilir. İzin kullandırılmadan hizmet akdinin sona ermesi halinde, kullanılmayan izin günlerine tekabül eden ücretin ödenmesi gerekir.

Liman hizmeti ve şehir hattı gemilerinde personelin haftada altı günden fazla çalıştırılması yasaklanmıştır. Deniz İş Kanunu m. 42 uyarınca, çalışılmayan hafta tatili günü için bir gündelik tutarında ücret ödenir; sefer süresine rastlayan hafta tatilleri için de bir gündelik hafta tatili ücreti verilmesi emredilmiştir. Deniz İş Kanunu m. 43 gereğince, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde gemiadamlarına, bir iş karşılığı olmaksızın bir günlük ücretleri tutarındaki tatil ücreti, ücret ödeme usulüne bakılmaksızın ayrıca tahakkuk ettirilir.

854 sayılı DENİZ İŞ KANUNU m. 43Kaynağı aç
Madde 43 – Bu kanun kapsamına giren gemilerde çalışan gemiadamlarına, 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Kanunu ile anılan kanuna ek 3466 ve 221 sayılı kanunlarda yazılı bulunan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde, bir iş karşılığı olmaksızın bir günlük ücreti tutarında tatil ücreti, ücret ödeme şekline bakılmaksızın ayrıca ödenir. Tatil ücretlerine girmeyen kısımlar:

Kanuna tabi gemilerde personelin beslenmesi amacıyla bir iaşe servisinin kurulması ve işe başlama anından ayrılış anına kadar personele bedelsiz iaşe temin edilmesi emredilmiştir. Zorunlu nedenlerle iaşenin aynen sağlanamadığı hallerde nakdi ödeme yapılmalı ya da uygun bir çözüm bulunmalıdır. Deniz İş Kanunu m. 34 gereğince işveren, personelin unvanı, sayısı ve teknenin büyüklüğüyle uyumlu biçimde gemi içerisinde ikamet yeri tahsis etmek zorundadır.

Sözleşmenin Haklı ve Bildirimli Feshi ile İhbar Tazminatı

Deniz İş Kanunu m. 14, taraflara belirli durumların varlığı halinde önelsiz fesih hakkı tanımıştır. Gemiadamının geminin hareketinden önce göreve dönmemesi, tutukluluk veya men nedeniyle iş görmesinin imkansızlaşması, kanuna, sözleşmeye, çalışma koşullarına veya denizcilik kural ve teamülleri ile ahlak ve adaba aykırı davranması işveren açısından haklı fesih nedenidir. Gemiadamı ise ücretin kanuna veya akde uygun ödenmemesi, işverenin yasal şartlara, denizcilik teamüllerine veya ahlak ve adaba aykırı fiilleri sebebiyle derhal fesih yetkisine sahiptir. Geminin 30 günden fazla süreyle seferden kaldırılması veya personelin aralıksız görev yapmasını engelleyen bir hastalığa yakalanması yahut engelli hale gelmesi durumunda ise akit her iki tarafça feshedilebilir. Geminin kaybolması, terk edilmesi, harp ganimeti ilan edilmesi ya da Türk bayrağından ayrılması hallerinde sözleşme kendiliğinden son bulur. Deniz İş Kanunu m. 18 uyarınca işverence gerçekleştirilen fesihlerde nedenlerin gemiadamına yazılı bildirilmesi şarttır.

Süresi belirsiz hizmet sözleşmelerinde fesih bildirim önelleri Deniz İş Kanunu m. 16 ile düzenlenmiştir. Bildirim süreleri; altı aya kadar süren hizmetlerde iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar sürenlerde dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürenlerde altı hafta ve üç yıldan fazla süren hizmetlerde sekiz haftadır. Kanuni ihbar önellerine uymayan taraf, bu sürelere ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı öder. Fesih hakkının kötüye kullanıldığı durumlarda işveren, önel sürelerine ait ücretin üç katı tutarında kötüniyet tazminatı ödemekle yükümlü tutulur.

Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Şartları ve Hesaplama Esasları

Deniz İş Kanunu m. 20 gereğince, kanuna tabi gemiadamlarının hizmet akitlerinin işveren tarafından m. 14/I dışındaki nedenlerle feshedilmesi, personelin haklı nedenle feshi, askerlik, emeklilik, yaşlılık, malullük veya ölüm ile geminin kaybı veya Türk bayrağından ayrılması gibi kanunda yazılı durumlarla sona ermesi halinde kıdem tazminatı hakkı doğar. İşe başlama tarihinden itibaren hizmetin devamı boyunca geçen her tam yıl için işverence 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödenir; bir yıldan artan süreler de aynı oran üzerinden hesaplanır. Emeklilik, malullük veya toptan ödeme gerekçesiyle fesihlerde, ilgili kuruma veya sandığa tahsis başvurusunda bulunulduğunun belgelenmesi şarttır; ölüm durumunda bu belge aranmaz.

854 sayılı DENİZ İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20 – (Değişik: 17/10/1980 – 2319/1 md.) Bu Kanuna tabi gemi adamlarının hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 14 üncü maddesinin 1 inci bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. Gemi adamı tarafından bu Kanunun 14 üncü maddesinin II nci ve III üncü bentleri uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı, yahut toptan ödeme almak amacıyla, Feshedilmesi veya gemi adamının ölümü veya 14 üncü maddenin 4 üncü bendi sebebiyle son bulması hallerinde gemi adamının işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence gemi adamına 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. Gemi adamlarının kıdemleri hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik gemilerinde ve hizmetinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. Geminin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde gemiadamının kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden itibaren geminin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları gemiadamını çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki gemiadamının aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.[7] 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.7 Gemiadamının birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. Gemiadamının ölümü halinde bu şart aranmaz. T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan gemiadamına, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında gemiadamının hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmiyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Sefer, parça başına akord, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde tazminata esas ücret, gemi adamının işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. 16 ncı maddenin (D) bendinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 29 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten gemiadamına sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile gemiadamı lehine değiştirilebilir. (Değişik: 10/12/1982 – 2762/2 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. Gemiadamının ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren, özel şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir. Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir. Yurda iade:

Gemiadamının kıdemi, aralıklı veya sürekli çalışmaya bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik gemilerindeki toplam hizmet süresi üzerinden tespit edilir. Geminin devri veya herhangi bir yolla el değiştirmesi halinde işlemiş kıdemden her iki işveren de sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret düzeyiyle sınırlıdır. Hesaplama son ücret üzerinden yapılır; sabit olmayan ücretlerde son bir yıldaki çalışma karşılığı ödenen paranın çalışılan günlere bölünmesiyle ortalama ücret bulunur. Bu tazminata esas ücrete asıl ücretin yanı sıra para ve para ile ölçülebilir menfaatler dahil edilir. 30 günlük süre sözleşmeyle artırılabilir; ancak yıllık miktar Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tavanını aşamaz. İşveren kıdem tazminatı sorumluluğunu özel sigorta şirketlerine sigorta ettiremez; yaşlılık, emeklilik, malullük ve ölüm halleri için kamu kurumlarında veya yüzde 50'den fazla hissesi Devlete ait bankalarda işverence fon tesis edilir.

Yurt Dışında Fesihte Yurda İade Borcu ve Uyuşmazlıkların Çözümü

Hizmet sözleşmesinin yabancı bir limanda feshedilmesi halinde işveren, Deniz İş Kanunu m. 21-24 gereğince personeli geminin bağlama limanına veya durumun gereklerine göre uygun limana geri getirmek, yol ve iaşe giderlerini karşılamak zorundadır. İşverenin bu yükümlülüğü ihlal etmesi halinde mürettebat, yaptığı masrafları ve bunlara ilave olarak 15 günlük ücreti tutarındaki tazminatı işverenden talep edebilir. Hizmet akdinde aksine bir hüküm yer almıyorsa, yabancı uyruklu gemiadamının ikametgâhının bulunduğu limana iadesi zorunludur.

Mürettebatın kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, fazla çalışma ve izin gibi işçilik alacakları ile işe iade istemli uyuşmazlıklarda, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 uyarınca dava ikame edilmeden evvel arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. Deniz İş Kanunu m. 46 gereğince, bu kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda sözleşmede aksine yetki kararlaştırılmamışsa yetkili mahkeme geminin bağlama limanında iş davalarına bakmakla görevli mahkemedir.

Yatlarda görev yapan mürettebatın fazla mesai ücreti nasıl tahakkuk ettirilir?

Deniz İş Kanunu m. 26 uyarınca haftalık 48 saati aşan çalışmalar fazla saatlerle çalışma sayılır ve m. 28 gereğince her bir saat için normal saatlik çalışma ücretinin en az yüzde 25 artırılmış tutarı ödenir.

Yat personelinin yıllık ücretli izne hak kazanma ve kullanım süreleri nelerdir?

Deniz İş Kanunu m. 40 gereğince, aynı işverene bağlı olarak bir takvim yılında en az altı ay çalışan personel yıllık izne hak kazanır; izin süresi altı aydan bir yıla kadar olanlar için en az 15 gün, bir yıl ve daha fazla hizmeti olanlar için yılda en az bir aydır.

Sözleşmesi yurt dışı limanında feshedilen yat personeline hangi güvenceler sağlanır?

İşveren personeli bağlama veya uygun bir limana geri getirmek, yol ve iaşe masraflarını karşılamakla yükümlüdür; bu yükümlülük yerine getirilmezse personel masraflarını ve ilave 15 günlük ücreti tutarında tazminat talep edebilir.

Yat mürettebatının işçilik alacakları davasında arabuluculuk ve yetkili mahkeme kuralı nedir?

7036 sayılı Kanun m. 3 uyarınca alacak davalarında arabuluculuk dava şartıdır; Deniz İş Kanunu m. 46 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça geminin bağlama limanındaki iş mahkemesi yetkilidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu