İşçilik Alacakları ve Temel İşçi Hakları Nelerdir?

by Avukat Erdal Ersoy
İşçilik Alacakları ve Temel İşçi Hakları Nelerdir?

Ücret, bir kimseye iş karşılığında işveren veya üçüncü kişilerce sağlanan ve nakden ödenen tutardır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ücret ve benzeri ödemelerin kural olarak Türk parası ile işyerinde ya da banka hesabına yatırılması esastır; yabancı para üzerinden kararlaştırılan ödemeler ise ödeme tarihindeki rayiç dikkate alınarak ülke parasıyla yapılabilir. Emre muharrer senet, kupon veya parayı temsil ettiği ileri sürülen belgelerle ücret ödenemez. İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle bir haftaya kadar indirilebilen ücret ödeme aralığı, kanunen en geç ayda bir olacak şekilde uygulanır. Kanunun 34. maddesi uyarınca süresinde ödenmeyen ücretler bakımından mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı geçerli kılınırken, ücret alacakları 32. madde kapsamında beş yıllık zamanaşımına tabidir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. (Değişik ikinci fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. (Ek fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) İşçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz. Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir. İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur. Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda, buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. İşverenin ödeme aczine düşmesi
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Madde 34 – Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz. Ücretin saklı kısmı

Ücret Ödeme Usulü, Pusula Düzenleme ve İspat Külfeti

İşçilerin istihkaklarını banka hesabı vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler ve üçüncü kişiler, bu ödemeleri özel olarak açılan banka hesapları dışında yapamazlar. Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ile perakende mal satan dükkan ve mağazalarda, buralarda çalışanlar hariç olmak üzere ücret ödemesi gerçekleştirilemez. İş sözleşmelerinin sona ermesinde ise işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün tüm menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.

İşveren, ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda işçiye ücret hesabını gösteren imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir ücret hesap pusulası vermekle yükümlüdür. 4857 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca bu pusulada ödeme günü, dönemi, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil gibi asıl ücrete yapılan eklemeler ile vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi kesintiler ayrı ayrı gösterilir. Söz konusu pusula işlemleri damga vergisi ile her çeşit resim ve harçtan muaftır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 37Kaynağı aç
Madde 37 – İşveren işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır. Bu pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. Ücret kesme cezası

Ücret borcunun ödendiğini ispat yükü işverendedir. Para borcu niteliği taşıyan ücretin ödendiği tanık beyanlarıyla ispatlanamaz; işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi veya banka kayıtları aranır. Buna karşılık ücretin miktarı ile ikramiye, prim, jestiyon, fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri gibi ek ödemelerin varlığını ispat etme yükü işçidedir. İşçinin imzasını taşıyan ücret bordrosu sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde olup bordroda tahakkuk ettirilen fazla çalışma ücretinin ödendiği kabul edilir.

Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Şartları ve Haklı Fesih

Kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için iş sözleşmesinin kanunda öngörülen ve bu tazminata imkan tanıyan hallerden biriyle sona ermesi ve işçinin iş yerinde en az 1 yıllık kıdeme sahip olması şarttır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/2-e maddesi uyarınca işveren tarafından ücretin kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun hesaplanmaması yahut ödenmemesi durumunda işçi haklı nedenle derhal fesih hakkına sahiptir. Benzer şekilde, parça başına veya iş tutarı üzerinden anlaşılan işlerde işçiye yapabileceği miktardan az iş verilip aradaki ücret farkı zaman esasına göre telafi edilmezse veya çalışma şartları uygulanmazsa işçi sözleşmeyi derhal feshedebilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

İş sözleşmesi devam ederken işçinin ölümü halinde kıdem tazminatı yasal mirasçılara ödenir. Ölüm olayının doğal nedenler dışında işçinin kusurlu davranışları veya intiharı sonucu meydana gelmiş olması, yasal mirasçıların kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz.

İhbar Tazminatı ve Bildirim Süreleri

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın karşı tarafa ödemekle yükümlü olduğu parasal bir tazminattır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca bildirim süreleri; çalışma süresi altı aydan az süren işçi için iki hafta (14 gün), altı aydan bir buçuk yıla kadar süren işçi için dört hafta (28 gün), bir buçuk yıldan üç yıla kadar süren işçi için altı hafta (42 gün) ve üç yıldan fazla süren işçi için sekiz haftadır (56 gün). Bu süreler asgari olup sözleşmelerle artırılabilir; bildirim şartına uymayan taraf bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir. Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Feshin geçerli sebebe dayandırılması

İhbar tazminatı feshi gerçekleştiren tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğundan, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshinin haklı nedene dayanması dahi ihbar tazminatına hak kazandırmaz. Bu doğrultuda işçinin emeklilik, muvazzaf askerlik veya evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini kendi iradesiyle feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır.

Fazla Çalışma, Fazla Sürelerle Çalışma ve Yasal Kısıtlamalar

Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında belirlendiği durumlarda uygulanan haftalık süreyi aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma niteliğindedir. 4857 sayılı Kanun'un 41. maddesi gereğince bu çalışmalarda her bir saat için ödenecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmi beş yükseltilmesi suretiyle karşılanır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 41Kaynağı aç
Madde 41 – Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir. İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır. 63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz. Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/4 md.) Bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâller dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/4 md.) Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâllerde haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir.[15] Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak yönetmelikte gösterilir. Zorunlu nedenlerle fazla çalışma

Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse zamlı ücret yerine serbest zaman kullanabilir. Bu kapsamda işçi, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında ise bir saat on beş dakikayı serbest zaman olarak talep edebilir. Hak edilen serbest zaman altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücrette herhangi bir kesinti yapılmaksızın kullandırılır.

Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması zorunludur ve toplam fazla çalışma süresi bir yılda 270 saatten fazla olamaz. Gece çalışmasında ve sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde fazla çalışma yapılması kanunen yasaktır.

İşyerinde arıza ortaya çıkması veya arıza ihtimali, makineler ile araç gereç için gereken acele işler yahut zorlayıcı sebeplerle normal çalışmayı sağlayacak sınırda işçilere fazla çalışma yaptırılabilir; bu durumlarda personele dinlenme süresi tanınması zorunludur. İş Kanunu'nun 42. maddesinde yer alan zorunlu nedenler ve 43. maddesinde düzenlenen haller müstesna olmak üzere yer altındaki maden işlerinde fazla çalışma yaptırılamaz. Kanunda cevaz verilen bu istisnai durumlarda, haftalık 37,5 saatin üzerindeki fazla çalışmalar için ödenecek saat başı ücret, normal saatlik karşılığın en az yüzde yüz fazlasıyla hesaplanır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 42Kaynağı aç
Madde 42 – Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde yahut makineler veya araç ve gereç için hemen yapılması gerekli acele işlerde, yahut zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkmasında, işyerinin normal çalışmasını sağlayacak dereceyi aşmamak koşulu ile işçilerin hepsi veya bir kısmına fazla çalışma yaptırılabilir. Bu durumda fazla çalışma yapan işçilere uygun bir dinlenme süresi verilmesi zorunludur. Şu kadar ki, zorunlu sebeplerle yapılan fazla çalışmalar için 41 inci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır. Olağanüstü hallerde fazla çalışma

Yıllık İzin Usulü, Kötüniyet Tazminatı ve Takas Yasağı

Yıllık izin hakkının kullanıldığının ispat yükü işveren üzerindedir; işveren bu durumu imzalı defter veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamak zorundadır. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli veya ücretsiz izinler ile dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

Kötüniyet tazminatı niteliği itibarıyla bir tazminat olduğundan zamanında ödenmemesi durumunda yasal faiz hükümleri uygulanır. İşçilik alacakları imtiyazlı alacak niteliğinde olup, alacaklının açık rızası bulunmaksızın tek taraflı olarak takasa konu edilemez.

İşçilik alacakları davası doğrudan belirli alacak davası olarak açılabilir mi?

İşçilik alacaklarının türü itibarıyla peşinen belirli veya belirsiz alacak olduğundan söz edilemez. Mahkemelerce somut olayın kendine özgü niteliklerine göre alacağın belirli mi yoksa belirsiz mi olduğu ayrı ayrı tespit edilir.

İmzalı bordroda yer alan fazla çalışma ücreti sonradan dava edilebilir mi?

İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir ve bu bordroda gösterilen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilir.

Evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın çalışan ihbar tazminatı alabilir mi?

İş sözleşmesini bizzat fesheden taraf haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanamaz; bu sebeple evlilik nedeniyle fesih halinde ihbar tazminatı talep edilemez.

Fazla çalışma karşılığında zamlı ücret yerine izin kullanılabilir mi?

İşçi isterse zamlı ücret yerine fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat on beş dakikayı altı ay zarfında ücretinde kesinti olmadan serbest zaman olarak kullanabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu