Yat Sözleşmelerinde Gizlilik ve Rekabet Yasağı

by Avukat Erdal Ersoy
Yat Sözleşmelerinde Gizlilik ve Rekabet Yasağı

Yat inşası, alım satımı, kiralanması veya teknik yönetimi süreçlerinde düzenlenen sözleşmelerde gizlilik ve rekabet kısıtlamaları, tarafların ticari itibar ve sektörel birikimlerini koruma amacı taşır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 26 kapsamında taraflar sözleşme içeriğini kanunun çizdiği sınırlar dairesinde serbestçe kararlaştırabilir. Ancak bu serbesti sınırsız olmayıp anılan Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanunun emredici normlarına, kamu düzenine, ahlaka, kişilik haklarına aykırı veya konusu fiilen imkânsız olan sözleşmeler kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise sözleşmedeki bazı hükümlerin geçersizliği kural olarak diğer maddeleri etkilemez; ne var ki bu kayıtlar olmaksızın sözleşmenin akdedilmeyeceği açıkça anlaşılıyorsa sözleşmenin tamamı kesin hükümsüz hâle gelir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 26Kaynağı aç
MADDE 26- Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. II. Kesin hükümsüzlük
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur. III. Aşırı yararlanma

Genel İşlem Koşulları ve Hüküm Denetimi

Yatçılık sektöründe matbu tip sözleşmelerin kullanıldığı hallerde genel işlem koşullarının kanuni denetimi önem kazanır. 6098 sayılı Kanun’un 24. maddesi gereğince, genel işlem koşulları barındıran veya bunlara bağlı ayrı bir sözleşmede yer alıp düzenleyen tarafa karşı taraf aleyhine tek yanlı olarak koşulları değiştirme veya yeni yükümlülük getirme yetkisi tanıyan kayıtlar yazılmamış sayılır. Ayrıca 6098 sayılı Kanun m. 25 doğrultusunda, dürüstlük kuralı zedelenerek karşı tarafın durumunu ağırlaştırıcı ya da aleyhine sonuç doğurucu genel işlem koşullarının sözleşmeye dâhil edilmesi yasaklanmıştır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 24Kaynağı aç
MADDE 24- Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır. V. İçerik denetimi
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 25Kaynağı aç
MADDE 25- Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz. F. Sözleşmenin içeriği I. Sözleşme özgürlüğü

Mürettebat Sözleşmelerinde Rekabet Yasağının Yasal Koşulları

Gemi adamları ve yat personeli ile akdedilen hizmet ilişkilerinde sözleşme sonrası rekabet etmeme taahhüdü belirli yasal şartlara tabidir. 6098 sayılı Kanun m. 444 hükmüne göre fiil ehliyetine haiz çalışan, iş ilişkisinin bitiminden sonra işverenle herhangi bir şekilde rekabete girişmemeyi, bilhassa bağımsız rakip işletme kurmamayı veya bir başka rakip teşebbüste görev alıp menfaat bağı tesis etmemeyi yazılı olarak üstlenebilir. Bahse konu kaydın geçerlilik kazanabilmesi için çalışana müşteri kitlesi, üretim sırları veya işverenin yürüttüğü işlere dair bilgi edinme fırsatının sağlanmış olması ve bu bilgilerin haksız kullanımının işvereni önemli bir zarar tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak nitelik taşıması şarttır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 444Kaynağı aç
MADDE 444- Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. 2. Sınırlandırılması

Hizmet ilişkilerinde kararlaştırılan rekabet yasağının sınırları kanunda ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun m. 445 uyarınca rekabet yasağı, çalışanın ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye sokacak biçimde yer, süre ve iş türü yönünden uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve haklı kılan özel durumlar bulunmadıkça süre iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki sınırlamaları tarafların durumunu ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi hakkaniyetle gözeterek kapsam veya süre itibarıyla daraltabilir; ayrıca yasağın sürdürülmesinde işverenin gerçek bir menfaati kalmadığında bu yasak sona erer. Yasağa aykırı davranılması hâlinde çalışan, 6098 sayılı Kanun m. 446 gereğince işverenin uğradığı tüm zararları gidermekle mükelleftir. Ceza koşulu öngörülmüşse çalışan aksine anlaşma olmadıkça bu bedeli ödeyerek borçtan kurtulabilir, fakat aşan zararı tazmin zorunluluğu devam eder. İşverenin açıkça yazılı olarak saklı tutması, haklı menfaatlerinin büyüklüğü ve davranışın vahameti şartıyla ihlale son verilmesi de talep edilebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 445Kaynağı aç
MADDE 445- Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. 3. Aykırı davranışların sonuçları
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 446Kaynağı aç
MADDE 446- Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir. 4. Sona ermesi

Ticari Nitelikli Yat Sözleşmeleri ve Haksız Rekabet Hükümleri

Şirketler arasında imzalanan yat yönetimi, aracılık, tersane, tamir-bakım veya charter iş birliklerinde yer alan rekabet kısıtlamaları doğrudan hizmet akitlerine uygulanan hükümlere tabi olmayabilir. Bu neviden ticari ilişkilerde rekabet engelleri; sözleşme serbestisi kuralları, genel işlem koşulları denetimi ve dürüst rekabet ilkeleri kapsamında ele alınır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 54 uyarınca haksız rekabet düzenlemeleri, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış bir piyasa rekabetinin sürdürülmesini temin etmeyi amaçlar. Piyasa aktörleri veya tedarikçiler ile müşteriler arasındaki münasebetleri zedeleyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına aykırı fiil ve ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanun’un 55. maddesinde özellikle; gizlice ya da izinsiz ele geçirilen iş ve üretim sırlarının hukuka aykırı biçimde kullanılması ya da ifşası, çalışanların veya vekillerin bu sırları ele geçirmeye ya da ifşa etmeye yöneltilmesi, başkalarının emanet ettiği veya üçüncü kişilere ait olduğu bilinmesi gereken hesap, plan ve teklif gibi iş ürünlerinden yetkisiz faydalanılması, müşterilerin sözleşmeyi ihlale sevk edilmesi ve dürüstlük kuralına aykırı genel işlem koşulları kullanılması haksız rekabet hâlleri arasında sayılmıştır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. II – Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. B) Hukuki sorumluluk I – Çeşitli davalar

Haksız rekabet eylemleri nedeniyle ticari itibarı, müşteri çevresi, mesleki konumu veya ekonomik menfaatleri zarara uğrayan ya da böylesi bir tehdit altında kalan taraflar kanuni koruma yollarına başvurabilir. 6102 sayılı Kanun m. 56 kapsamında ilgililer; fiilin haksızlığının tespitini, haksız eylemin menedilmesini, eylemin doğurduğu maddi durumun bertaraf edilmesini ve kusur bulunması durumunda uğranılan maddi zararın giderilmesini talep edebilir. Ayrıca hâkim, tazminat yaptırımı dahilinde davalının bu haksız rekabet sonucunda sağlaması muhtemel görülen menfaatin karşılığına da takdiren karar verebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. (2) Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler. (3) Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler. (4) Bir kimse aleyhine birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur. II – Çalıştıranın sorumluluğu

Gizlilik Kayıtları ve Kişisel Verilerin Korunması Mevzuatı

Yat sektöründeki sözleşmelere dercedilen gizlilik maddeleri veri koruma hukukunun emredici nitelikteki esaslarını ortadan kaldırmaz. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 5 f. 1 kuralı mucibince kişisel verilerin işlenmesi kural olarak ilgili şahsın açık rızasına bağlıdır. Bununla beraber söz konusu Kanun m. 5 f. 2/c uyarınca, bir sözleşmenin akdedilmesi veya yerine getirilmesiyle doğrudan doğruya bağlantılı bulunması koşuluyla sözleşmenin taraflarına ait verilerin işlenmesi zorunluysa açık rıza aranmaz. Taraflar arasındaki sözleşmesel gizlilik taahhütleri; veri sorumlusunun aydınlatma yapma, ilgili kişinin kanuni haklarını kullandırma ve verilerin hukuka aykırı erişilmesini önlemek üzere gerekli idari ve teknik emniyet önlemlerini alma zorunluluklarını bertaraf etmez.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması. Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları

Yabancılık Unsurlu İlişkilerde Uygulanacak Hukuk

Uluslararası nitelik taşıyan yat sözleşmelerinde uyuşmazlığa uygulanacak hukukun saptanması 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Kanun'un 24. maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklanan borç ilişkileri, tarafların açıkça kararlaştırdıkları veya sözleşme koşullarından tereddüt bırakmayacak biçimde anlaşılan hukuka bağlıdır. Taraflarca bir hukuk seçimi yapılmadığı takdirde borç ilişkisine o sözleşmeyle en sıkı irtibatı bulunan hukuk uygulanır. Deniz taşıma araçları üzerindeki ayni hak talepleri ise anılan Kanun'un 22. maddesi gereğince menşe ülke hukukunun yetki alanına girer.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
MADDE 24 – (1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. (2) Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilirler. (3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir. (4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler

Gizlilik ve Rekabet Yasağı İhlallerinde Cezai Şart

Yat sözleşmelerinde gizlilik veya rekabet etmeme borcuna aykırılık ihtimaline binaen cezai şart kararlaştırılması sözleşme serbestisi kapsamında geçerli bir uygulamadır. Ancak bu ceza koşulları genel geçerlilik kaidelerine ve dürüstlük kurallarına tabidir; orantısız veya aşırı ağır cezai kayıtlar uyuşmazlık durumunda yargı mercilerince denetime konu edilebilir.

Yat personeli için rekabet etmeme taahhüdünün geçerlilik koşulları nelerdir?

6098 sayılı Kanun m. 444 gereğince fiil ehliyeti bulunan çalışanın yazılı taahhütte bulunması, hizmet ilişkisinin kişiye işverenin müşteri kitlesi, işleri veya üretim sırları hakkında bilgi edinme imkânı vermiş olması ve bu bilgilerin kötüye kullanılmasının işverene önemli bir zarar verme tehlikesi taşıması gereklidir.

Haksız rekabet davalarında mahkemeden hangi talepler ileri sürülebilir?

6102 sayılı Kanun m. 56 kapsamında hak sahibi; fiilin haksızlığının tespitini, eylemin önlenmesini, haksız durumun kaldırılmasını, tecavüz yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve kusur varlığında zararın tazminini isteyebilir; ayrıca hâkim tazminat olarak davalının elde etmesi muhtemel menfaatin ödenmesine de hükmedebilir.

Uluslararası yat işlemlerinde taraflar uygulanacak hukuku serbestçe seçebilir mi?

5718 sayılı Kanun m. 24 uyarınca sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde taraflar uygulanacak hukuku açıkça veya tereddütsüzce kararlaştırabilir; seçim yapılmamışsa en sıkı ilişkili hukuk uygulanır; deniz taşıma araçlarındaki ayni haklar ise menşe ülke hukukuna tabidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu