Yat Sözleşmelerinin Kapsamı ve Hukuki Dayanakları
Deniz hukukunda yat sözleşmeleri; yatların devri, kiralanması, inşası, yönetimi, işletilmesi, bakım ve onarımı ile ticari amaçla işletilmesi aşamalarında meydana gelen hukuki münasebetleri kapsar. Türk hukuk düzeninde bu alana özgü bağımsız bir kanun yer almamakta; uyuşmazlığın niteliğine göre 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, yabancılık unsuru barındıran ilişkilerde 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ve tüketici boyutu bulunan işlemlerde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 931. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tahsis edildiği amaç suda hareket etmesini gerektiren, yüzme niteliği taşıyan ve pek küçük sayılmayan her araç, kendiliğinden hareket kabiliyeti bulunmasa bile gemi kabul edilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise suda iktisadi yarar sağlama gayesine tahsis edilmiş ya da fiilen bu doğrultuda işletilen gemiler, kullanımın kimin adına veya hesabına yapıldığına bakılmaksızın ticaret gemisi vasfını taşır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 931Kaynağı aç
Yat Satımı ve Özel İmalat Süreçleri
Mevcut bir yatın mülkiyetinin devredilmesine yönelik işlemler çoğunlukla satış sözleşmesi hükümlerine tabi olur. Sıfırdan özel tasarım bir motoryat imal ettirilmesi ise çoğunlukla eser sözleşmesi mantığı çerçevesinde ele alınır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesi uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve iş sahibinin de buna karşılık bir bedel ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmedir. Yat satışlarında sözleşmeye konulan mevcut haliyle satıldığına dair genel ibareler, satıcının sorumluluğunu her ihtimalde bütünüyle ortadan kaldırmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
Yat Kiralamalarında Sorumluluk ve Gemi Sicili Rejimi
Yat kiralama ilişkileri çıplak tekne veya mürettebatlı sözleşmeler biçiminde kurulabilmektedir. Çıplak tekne kiralamalarında yat personelsiz ve kaptansız biçimde teslim edilmekte olup teknenin kullanım sorumluluğu büyük ölçüde kiracıya intikal eder. Kaptan ve personelin temin edildiği mürettebatlı kiralama modelleri ise kira, hizmet ve organizasyon unsurlarını barındıran karma bir sözleşme görünümü arz eder. 6098 sayılı Kanun'un 301. maddesi gereğince kiraya veren, kiralananı belirlenen tarihte sözleşmede amaçlanan kullanıma uygun teslim etmek ve kira müddetince bu uygunluğu sürdürmekle yükümlüdür; konut ve çatılı işyerleri dışındaki diğer kiralarda kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu yükümlülüğe aykırı düzenleme yapılamaz. Ayrıca 6102 sayılı Kanun sisteminde sicile kayıtlı gemiler üzerinde akdi rehin gemi ipoteği ile tesis edilir ve gemi sicili herkese açık tutulur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 301Kaynağı aç
Uluslararası Unsurlar ve Tüketici İşlemleri
Yabancılık unsuru içeren yat uyuşmazlıklarında uygulanacak hukuk ve Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 1. maddesi çerçevesinde tayin edilir; bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı tutulmuştur. Anılan Kanun'un 24. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açıkça seçtikleri hukuka veya sözleşme hükümlerinden ya da hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimine tâbidir. Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilir; hukuk seçimi her zaman yapılabilir ya da değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi ise üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye etkili geçerlilik kazanır. Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan borç ilişkisine o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir; ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme bu hukuka tâbi olur. Öte yandan profesyonel satıcı veya kiralama şirketleri ile kişisel kullanım amacıyla hareket eden gerçek kişiler arasındaki işlemler, somut olayın niteliğine göre 6502 sayılı Kanun hükümleri kapsamında tüketici işlemi olarak değerlendirilebilir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 1Kaynağı aç
Sıfırdan yat yapımı hukuken hangi sözleşme sayılır?
Sıfırdan özel üretim motoryat imalatı, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve iş sahibinin bedel ödemeyi üstlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesindeki eser sözleşmesi mantığıyla çoğunlukla bu kapsamda değerlendirilir.
Çıplak tekne kiralamasında sorumluluk kime aittir?
Çıplak tekne kiralamasında yat kaptansız ve personelsiz teslim edildiğinden, teknenin idare ve kullanım sorumluluğu büyük ölçüde kiracıya geçer.
Yat satışında mevcut haliyle satıldı kaydı satıcıyı tamamen kurtarır mı?
Sözleşmeye konulan mevcut haliyle satılmıştır şeklindeki genel ibareler, somut olayın özelliklerine göre her durumda satıcıyı sorumluluktan bütünüyle kurtarmaz.
Yat sözleşmelerinde yabancı bir ülke hukuku seçilebilir mi?
5718 sayılı Kanun'un 24. maddesi gereğince taraflar sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuku açıkça veya şartlardan tereddütsüz anlaşılacak şekilde her zaman seçebilirler.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

