Sosyal Medyada Müzik Kullanımı ve İlgili Mali Haklar
Sosyal medya paylaşımlarında arka planda çalan bir şarkı ile sahnede canlı söylenen bir cover aynı hukuki sonucu doğurmaz; çünkü bu iki kullanım 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında farklı mali hak kategorilerini ilgilendirir. 5846 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca sözlü ve sözsüz her türlü beste musiki eseri sayılmakta olup icracı sanatçılar ile fonogram yapımcıları da bağlantılı hak sahibi olarak korunmaktadır. Bir ses kaydının videonun içerisine kaydedilmesi Kanun'un 22. maddesi kapsamında çoğaltma hakkına, bu videonun dijital iletim dahil kamuya sunulması ise Kanun'un 25. maddesi uyarınca umuma iletim hakkına tabidir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Müzik eserinin görüntülerle birleştirilmesi anlamına gelen senkronizasyon fiili Kanun'da müstakil bir madde başlığı altında düzenlenmemiş olsa da niteliğine göre çoğaltma, işleme ve umuma iletim haklarından izin alınmasını zorunlu kılar. Kanun sisteminde mali haklar birbirinden bağımsızdır; bir hak için izin alınmış olması diğer mali hak kullanımlarını kendiliğinden kapsamaz. Bir şarkının dijital müzik platformlarından dinlenebilmesi, onun ticari veya tanıtım içerikli paylaşımlarda serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmez.
Sosyal medya platformlarının genel müzik kütüphaneleri ticari içerikleri ve marka iş birliklerini kendiliğinden kapsamaz. İşletmelerin, markaların ve ticari amaç güden hesapların genel müzik kütüphanesinden yararlanması yerine ticari müzik kütüphanelerini tercih etmesi ya da ilgili hak sahiplerinden ayrıca uygun lisans alması gerekir.
Şahsi Kullanım Sınırı ve Sosyal Medyadaki Yanılgılar
5846 sayılı Kanun'un 38. maddesi, eserlerin kâr amacı güdülmeksizin kişisel kullanım için çoğaltılmasına imkân tanısa da bu serbesti hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmaksızın halel getiremez ve eserden olağan yararlanma koşullarına aykırı düşemez. Kamuya açık paylaşımlar kural olarak bu şahsi kullanım muafiyeti kapsamında değerlendirilmez. Ayrıca mevzuatta, belirli bir sürenin veya saniyenin altındaki kullanımları kendiliğinden hukuka uygun kılan genel ve sabit bir süre sınırı bulunmamaktadır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 38Kaynağı aç
Paylaşımda hak sahibini etiketlemek, sanatçının adını belirtmek veya kâr amacı güdülmediğini yazmak mali hak kullanım izninin yerini tutmaz. Kanun'un 52. maddesi gereğince mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı olması ve devredilen ya da kullanım izni verilen hakların ayrı ayrı açıkça gösterilmesi zorunludur. Influencer sözleşmesinde telif sorumluluğunun influencer üzerinde bırakılması ise hak sahiplerinin reklam veren markaya doğrudan başvurmasını engellemez; bu tür düzenlemeler yalnızca taraflar arasındaki iç rücu ilişkisinde hüküm doğurur.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
Konserde Canlı Cover ve Temsil Hakkının Kapsamı
Bir eseri doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı 5846 sayılı Kanun'un 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca münhasıran eser sahibine aittir. Temsilin umuma arz edilmek üzere gerçekleştiği mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakledilmesi hakkı da aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince eser sahibindedir. Temsil hakkı, eser sahibinin veya üyesi olduğu meslek birliğinin yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde yazılı izni olmadan diğer gerçek ve tüzel kişilerce kullanılamaz.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Kanun'un 41. maddesi uyarınca girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller; eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımı veya iletimine ilişkin olarak Kanun'un 52. maddesine uygun sözleşme yaparak hak sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden izin almak ve belirlenen mali hak ödemelerini yapmak zorundadır. Umuma açık mahaller, bulundukları bölgenin özelliği, nitelik ve niceliği ile kullanılan eser ve icraların sunulan ürün ya da hizmetin ayrılmaz bir parçası veya katkısı olup olmadığına göre sınıflandırılır; meslek birlikleri tarifeleri bu sınıflandırmaya bağlı olarak tespit eder. Repertuvarını bizzat belirleyen, hangi şarkıları söyleyeceğini seçen ve eserleri bilerek icra eden profesyonel sanatçı temsil fiilini bizzat gerçekleştirdiğinden izinsiz kullanım halinde sorumlulukla karşılaşabilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 41Kaynağı aç
Umuma açık mahallerde kullanılan eser ve icraların hak sahipleri, ödemelerin yapılmasını yetki verdikleri meslek birlikleri aracılığıyla talep edebilir. Tarifeler üzerinden sözleşme yapılmaması halinde taraflar Kanun'un 41. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca yargı yoluna başvurabilir.
Müzik eserinin sözlerinin değiştirilmesi, başka bir dile çevrilmesi veya aranjman yapılması işleme hakkına tabidir ve bu hak kural olarak eser sahibine aittir. Öte yandan Kanun'un 15. maddesi eser sahibinin adının belirtilmesi, 16. maddesi ise eserin bütünlüğünün korunması yetkilerini düzenler. Eserin niteliğini bozan veya eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyen değişiklikler, mali hak izni bulunsa dahi manevi hak ihlali oluşturur.
Koruma Süreleri ve Bağlantılı Hak Ayrımı
5846 sayılı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mali hakların koruma süresi kural olarak eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Eser sahibinin birden fazla olması durumunda bu süre, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl geçmekle sona erer. Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıl, ilk eser sahibi tüzel kişi ise koruma süresi eserin aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Bir bestenin üzerindeki 70 yıllık koruma süresi dolup eser kamu malı haline gelse dahi, o bestenin yakın zamanda icra edilmiş ve kaydedilmiş belirli bir fonogramı üzerindeki bağlantılı hak koruması bağımsız olarak varlığını sürdürür. Dolayısıyla kamu malı eserlerin güncel ses kayıtları da bağlantılı hak sahiplerinden izin alınmaksızın kullanılamaz.
İzinsiz Kullanımın Hukuki ve Cezai Yaptırımları
Bir eserin izinsiz çoğaltılması, temsil edilmesi veya umuma iletilmesi halinde hak sahibi, Kanun'un 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya rayiç lisans bedelinin üç katına kadar tazminat talep edebilir. Kanun'un 70. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminatın yanında hukuka aykırı tecavüzde bulunanın elde ettiği kazancın hak sahibine devri de istenebilir.
Hak sahibinin yazılı izni olmaksızın bir eseri işleyen, temsil eden, çoğaltan veya dijital araçlarla umuma ileten kişiler hakkında Kanun'un 71. maddesi uyarınca, suçun unsurları ve kastın varlığı halinde hapis veya adli para cezası öngörülmektedir. Umuma açık mahallerde müzik kullanımında temsil ve umuma iletim haklarının ihlali değerlendirilirken failin yayın içeriğini bilip bilmediği ve suç kastının bulunup bulunmadığı ceza sorumluluğu açısından incelenir.
Sosyal medyada kısa süreli müzik kullanımı telif ihlalini engeller mi?
Türk hukukunda belirli bir saniyenin altındaki kullanımları kendiliğinden serbest kılan genel ve sabit bir süre sınırı bulunmamaktadır; kamuya açık paylaşımlar kural olarak şahsen kullanma istisnasına girmez.
Eser sahibini etiketlemek veya adını yazmak lisans yerine geçer mi?
Eser sahibini etiketlemek veya adını belirtmek manevi haklar yönünden önem taşısa da 5846 sayılı Kanun'un 52. maddesi kapsamındaki yazılı mali hak lisansı yerine geçmez.
Konserde canlı cover söylerken kimden izin alınmalıdır?
Umuma açık mahallerde gerçekleştirilen canlı icralar için 5846 sayılı Kanun'un 41. maddesi gereğince hak sahiplerinden veya yetkili meslek birliklerinden temsil izni alınması ve mali hak bedellerinin ödenmesi zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

