Sosyal Medyada ve Sahnede Müzik Kullanımının Telif Boyutu

by Avukat Erdal Ersoy
Sosyal Medyada ve Sahnede Müzik Kullanımının Telif Boyutu

Sosyal Medyada Müzik Kullanımı ve İlgili Mali Haklar

Sosyal medya paylaşımlarında arka planda çalan bir şarkı ile sahnede canlı söylenen bir cover aynı hukuki sonucu doğurmaz; çünkü bu iki kullanım 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında farklı mali hak kategorilerini ilgilendirir. 5846 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca sözlü ve sözsüz her türlü beste musiki eseri sayılmakta olup icracı sanatçılar ile fonogram yapımcıları da bağlantılı hak sahibi olarak korunmaktadır. Bir ses kaydının videonun içerisine kaydedilmesi Kanun'un 22. maddesi kapsamında çoğaltma hakkına, bu videonun dijital iletim dahil kamuya sunulması ise Kanun'un 25. maddesi uyarınca umuma iletim hakkına tabidir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – Musiki eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir. III – Güzel sanat eserleri:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/8 md.) (Değişik: 21/2/2001 – 4630/13 md.) Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. c) Yayma hakkı:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – (Değişik: 21/2/2001 – 4630/15 md.) Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine aittir. Eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir. Bu madde ile düzenlenen umuma iletim yoluyla eserlerin dağıtım ve sunumu eser sahibinin yayma hakkını ihlal etmez. 3. Süreler: a) Genel olarak:

Müzik eserinin görüntülerle birleştirilmesi anlamına gelen senkronizasyon fiili Kanun'da müstakil bir madde başlığı altında düzenlenmemiş olsa da niteliğine göre çoğaltma, işleme ve umuma iletim haklarından izin alınmasını zorunlu kılar. Kanun sisteminde mali haklar birbirinden bağımsızdır; bir hak için izin alınmış olması diğer mali hak kullanımlarını kendiliğinden kapsamaz. Bir şarkının dijital müzik platformlarından dinlenebilmesi, onun ticari veya tanıtım içerikli paylaşımlarda serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmez.

Sosyal medya platformlarının genel müzik kütüphaneleri ticari içerikleri ve marka iş birliklerini kendiliğinden kapsamaz. İşletmelerin, markaların ve ticari amaç güden hesapların genel müzik kütüphanesinden yararlanması yerine ticari müzik kütüphanelerini tercih etmesi ya da ilgili hak sahiplerinden ayrıca uygun lisans alması gerekir.

Şahsi Kullanım Sınırı ve Sosyal Medyadaki Yanılgılar

5846 sayılı Kanun'un 38. maddesi, eserlerin kâr amacı güdülmeksizin kişisel kullanım için çoğaltılmasına imkân tanısa da bu serbesti hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmaksızın halel getiremez ve eserden olağan yararlanma koşullarına aykırı düşemez. Kamuya açık paylaşımlar kural olarak bu şahsi kullanım muafiyeti kapsamında değerlendirilmez. Ayrıca mevzuatta, belirli bir sürenin veya saniyenin altındaki kullanımları kendiliğinden hukuka uygun kılan genel ve sabit bir süre sınırı bulunmamaktadır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 38Kaynağı aç
Madde 38 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/14 md.) Bütün fikir ve sanat eserlerinin, (…)[12] kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. (Mülga: 21/2/2001 – 4630/36 md.) Sözleşmede belirleyici hükümlerinin yokluğu durumunda, hata düzeltme de dahil, bilgisayar programının düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekli olduğu durumda, bilgisayar programının onu hukuki yollardan edinen kişi tarafından çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir. Bilgisayar programını yasal yollardan edinen kişinin programı yüklemesi, çalıştırması ve hataları düzeltmesi sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanımı için gerekli olduğu sürece, bilgisayar programını kullanma hakkına sahip kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanım hakkına sahip kişinin yapmaya hak kazandığı bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi veya depolanması fiillerini ifa ettiği sırada, bilgisayar programının herhangi bir ögesi altında yatan düşünce ve ilkeleri belirlemek amacı ile, programın işleyişini gözlemlemesi, tetkik etmesi ve sınaması serbesttir. Bağımsız yaratılmış bir bilgisayar programı ile diğer programların ara işlerliğini gerçekleştirmek üzere gerekli bilgileri elde etmek için, bilgisayar programının çoğaltılması ve işlenmesi anlamında kod'un çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de zorunlu olduğu durumlarda, bu fiillerin ifası aşağıdaki şartların karşılanması halinde serbesttir: 1. Bu fiillerin, ruhsat sahibi veya bir bilgisayar programının kopyasını kullanma hakkı sahibi diğer bir kişi tarafından veya onların adına bunu yapmaya yetkili kişi tarafından ifa edilmesi, 2. Araişlerliği gerçekleştirmek için gerekli bilginin, (1) numaralı bentte belirtilen kişilerin kullanımlarına sunulmaması, 3. Bu fiillerin, araişlerliği gerçekleştirmek için gereken program parçaları ile sınırlı olması. Yukarıdaki fıkra hükümleri, onun uygulanması ile elde edilen bilgilerin; 1. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliğini gerçekleştirmenin dışında diğer amaçlar için kullanılmasına, 2. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının araişlerliği için gerekli olduğu durumlar dışında başkalarına verilmesine, 3. İfade ediliş bakımından esastan benzer bir bilgisayar programının geliştirilmesi, üretilmesi veya pazarlanması veya fikri hakları ihlal eden herhangi diğer bir fiil için kullanılmasına, İzin vermez. Altıncı ve Yedinci fıkra hükümleri, programdan normal yararlanma ile çelişir veya hak sahibinin meşru yararlarına makul olmayan müdahale eder şekilde kullanılmasına izin verecek tarzda yorumlanamaz. 2. Bestekarlara tanınan haklar:

Paylaşımda hak sahibini etiketlemek, sanatçının adını belirtmek veya kâr amacı güdülmediğini yazmak mali hak kullanım izninin yerini tutmaz. Kanun'un 52. maddesi gereğince mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı olması ve devredilen ya da kullanım izni verilen hakların ayrı ayrı açıkça gösterilmesi zorunludur. Influencer sözleşmesinde telif sorumluluğunun influencer üzerinde bırakılması ise hak sahiplerinin reklam veren markaya doğrudan başvurmasını engellemez; bu tür düzenlemeler yalnızca taraflar arasındaki iç rücu ilişkisinde hüküm doğurur.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
Madde 52 – Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. V – Tekeffül: 1. Hakkın mevcut olmaması:

Konserde Canlı Cover ve Temsil Hakkının Kapsamı

Bir eseri doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı 5846 sayılı Kanun'un 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca münhasıran eser sahibine aittir. Temsilin umuma arz edilmek üzere gerçekleştiği mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakledilmesi hakkı da aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince eser sahibindedir. Temsil hakkı, eser sahibinin veya üyesi olduğu meslek birliğinin yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde yazılı izni olmadan diğer gerçek ve tüzel kişilerce kullanılamaz.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Bir eserden, (…)[8] doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarıyan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir. Temsilin umuma arzedilmek üzere vukubulduğu mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir. (Ek: 1/11/1983 – 2936/4 md.) Temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde, yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan, diğer gerçek ve tüzelkişilerce kullanılamaz. Ancak, 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır. d) İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı:[9]

Kanun'un 41. maddesi uyarınca girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller; eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımı veya iletimine ilişkin olarak Kanun'un 52. maddesine uygun sözleşme yaparak hak sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden izin almak ve belirlenen mali hak ödemelerini yapmak zorundadır. Umuma açık mahaller, bulundukları bölgenin özelliği, nitelik ve niceliği ile kullanılan eser ve icraların sunulan ürün ya da hizmetin ayrılmaz bir parçası veya katkısı olup olmadığına göre sınıflandırılır; meslek birlikleri tarifeleri bu sınıflandırmaya bağlı olarak tespit eder. Repertuvarını bizzat belirleyen, hangi şarkıları söyleyeceğini seçen ve eserleri bilerek icra eden profesyonel sanatçı temsil fiilini bizzat gerçekleştirdiğinden izinsiz kullanım halinde sorumlulukla karşılaşabilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 41Kaynağı aç
Madde 41- (Değişik: 3/3/2004-5101/11 md.) Girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller; eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanım ve/veya iletimine ilişkin 52 nci maddeye uygun sözleşme yaparak hak sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden izin alır ve sözleşmelerde yazılı malî hak ödemelerini bu madde hükümlerine göre yaparlar. Eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanan ve/veya ileten umuma açık mahaller; mahallin bulunduğu bölgenin özelliği, mahallin nitelik ve niceliği, fikrî mülkiyete konu eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların mahalde sunulan ürün veya hizmetin ayrılmaz bir parçası ve ürün veya hizmete katkısı olup olmadığı ve benzeri hususlar dikkate alınmak suretiyle sınıflandırılır veya sınıflandırma dışı bırakılır. Faaliyet gösterdikleri sektörlerde; eser sahipleri ve/veya bağlantılı hak sahipleri meslek birlikleri, yapılan sınıflandırmaya bağlı olarak eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımından ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere ilişkin tarifeleri tespit ederler. Meslek birlikleri ile umuma açık mahaller arasındaki sözleşmeler, bu tarife bedelleri veya taraflarca yapılabilecek müzakereler sonucu belirlenecek bedeller üzerinden yapılır. Tarifelere ilişkin sözleşmelerde takvim yılı esas alınır ve bu tarifeler takvim yılı başından itibaren geçerli olur. Bu madde hükümlerinin uygulanmasını teminen: 1. Meslek birlikleri temsil ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımlar ile üyelerine ilişkin bilgileri, Bakanlığa bildirmek zorundadırlar. Bu bildirimler her üç ayda bir güncellenir ve Bakanlıkça oluşturulan ortak bir veri tabanı üzerinden ilgili taraflara açılır. 2. Eser sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri veya bağlantılı hak sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri veya aynı sektörlerde faaliyet gösteren meslek birlikleri, biraraya gelerek protokole bağlamak suretiyle ortak tarifeler belirleyebilirler. Ortak tarifeler protokole taraf meslek birlikleri açısından bağlayıcıdır. Meslek birlikleri, tarifeler veya ortak tarifeleri her takvim yılının dokuzuncu ayında kullanıcıları temsil eden ve kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile Bakanlığa bildirirler ve kamuoyuna duyururlar. Umuma açık mahaller, müzakere ve sözleşme yapılmasına ilişkin verecekleri bağlayıcı nitelikteki yetki belgeleri ile üye oldukları meslek kuruluşları aracılığıyla da tarifeleri veya ortak tarifeleri müzakere edebilir ve sözleşme yapabilirler. Ancak, tarifelerin götürü usulde tespit edilmesi halinde umuma açık mahaller sadece meslek kuruluşları aracılığı ile müzakere edebilir ve sözleşme yapabilirler. Onuncu ayda umuma açık mahaller veya meslek kuruluşları ile meslek birlikleri arasında tarifeler veya ortak tarifeler üzerinde uzlaşma sağlanamaması ve sözleşme yapılamaması halinde, en geç bu ayın sonuna kadar, meslek birlikleri ve/veya meslek kuruluşları tarafından bu tarifelerin Bakanlıkça oluşturulacak uzlaştırma komisyonunda müzakere edilmesi talep edilebilir. Uzlaştırma komisyonu, taraflardan birinin talebi ve Bakanlığın uygun görmesi halinde, tarifeleri müzakere etmek üzere, Bakanlık tarafından talep tarihinden itibaren onbeş gün içinde oluşturulur. Komisyon Bakanlıktan bir, Rekabet Kurumundan iki temsilci ve ilgili meslek birlikleri ile kullanıcıları temsil eden meslek kuruluşlarının birer temsilcisinden oluşur. Bakanlık temsilcisi aynı zamanda komisyon başkanıdır. Aynı usulle, komisyon üye sayısı kadar yedek üye seçilir. Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlık ilgili birimi tarafından yürütülür. Komisyon, oluşturulduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde, raporunu hazırlayarak, Bakanlığa ve taraflara bildirir. Umuma açık mahaller ve meslek birlikleri, Komisyon raporunun açıklandığı tarihten itibaren onbeş gün içinde, meslek birliklerinin açıklamış oldukları tarifeleri veya müzakereler neticesinde mutabakata vardıkları tarifeleri sözleşmeye bağlayabilirler. Meslek birliklerince belirlenen tarife veya ortak tarifeler üzerinden sözleşmenin yapılmaması halinde, taraflar yargı yoluna başvurabilirler. Yargılama sürecinde, bir önceki yıl sözleşme yapmış olan mahaller, ilgili meslek birlikleri aksini bildirmedikçe, dava konusu tarifenin 1/4'ünü dava sonuçlanıncaya kadar her üç ayda bir meslek birlikleri adına açılmış banka hesabına yatırmak suretiyle eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanabilir ve/veya iletebilirler. Bir önceki yıl sözleşme yapmamış umuma açık mahaller ile ilk defa sözleşme yapacak umuma açık mahallerin bu fıkrada öngörüldüğü şekilde eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanabilmeleri ve/veya iletebilmeleri ise ilgili meslek birliklerinin iznine bağlıdır. Dava sonuçlanıncaya kadar bu şekilde ödenen miktar, mahkeme kararıyla tespit edilen tarife bedelinden mahsup edilir. Tarifelerin tespit edilmesinde ve uzlaşmazlıkların hallinde, bu Kanunun 42/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, tarife tespitine ilişkin esaslar dikkate alınır. Mahallerde kullanılan ve/veya iletimi yapılan eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlar üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler, bunların kullanımına ve/veya iletimine ilişkin ödemelerin yapılmasını (…)[14] yetki verdikleri meslek birlikleri aracılığı ile talep edebilirler. Sinema eserleri bakımından bu fıkranın uygulanması zorunlu değildir. Sınıflandırma, uzlaştırma komisyonuna başvuru halinde Bakanlıkça alınacak ücretler ve uzlaştırma komisyonunun çalışması ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir. IV – Hükümete tanınan yetkiler: 1. Meslek birliklerinin kurulması:[15]

Umuma açık mahallerde kullanılan eser ve icraların hak sahipleri, ödemelerin yapılmasını yetki verdikleri meslek birlikleri aracılığıyla talep edebilir. Tarifeler üzerinden sözleşme yapılmaması halinde taraflar Kanun'un 41. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca yargı yoluna başvurabilir.

Müzik eserinin sözlerinin değiştirilmesi, başka bir dile çevrilmesi veya aranjman yapılması işleme hakkına tabidir ve bu hak kural olarak eser sahibine aittir. Öte yandan Kanun'un 15. maddesi eser sahibinin adının belirtilmesi, 16. maddesi ise eserin bütünlüğünün korunması yetkilerini düzenler. Eserin niteliğini bozan veya eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyen değişiklikler, mali hak izni bulunsa dahi manevi hak ihlali oluşturur.

Koruma Süreleri ve Bağlantılı Hak Ayrımı

5846 sayılı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mali hakların koruma süresi kural olarak eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Eser sahibinin birden fazla olması durumunda bu süre, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl geçmekle sona erer. Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıl, ilk eser sahibi tüzel kişi ise koruma süresi eserin aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/10 md.) Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder (Ek cümle: 21/2/2001 – 4630/16 md.) Bu süre, eser sahibinin birden fazla olması durumunda, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl geçmekle son bulur. Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır. 12 nci maddenin birinci fıkrasındaki hallerde koruma süresi, eserin aleniyet tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce adını açıklamış bulunsun, İlk eser sahibi tüzelkişi ise, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.

Bir bestenin üzerindeki 70 yıllık koruma süresi dolup eser kamu malı haline gelse dahi, o bestenin yakın zamanda icra edilmiş ve kaydedilmiş belirli bir fonogramı üzerindeki bağlantılı hak koruması bağımsız olarak varlığını sürdürür. Dolayısıyla kamu malı eserlerin güncel ses kayıtları da bağlantılı hak sahiplerinden izin alınmaksızın kullanılamaz.

İzinsiz Kullanımın Hukuki ve Cezai Yaptırımları

Bir eserin izinsiz çoğaltılması, temsil edilmesi veya umuma iletilmesi halinde hak sahibi, Kanun'un 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya rayiç lisans bedelinin üç katına kadar tazminat talep edebilir. Kanun'un 70. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminatın yanında hukuka aykırı tecavüzde bulunanın elde ettiği kazancın hak sahibine devri de istenebilir.

Hak sahibinin yazılı izni olmaksızın bir eseri işleyen, temsil eden, çoğaltan veya dijital araçlarla umuma ileten kişiler hakkında Kanun'un 71. maddesi uyarınca, suçun unsurları ve kastın varlığı halinde hapis veya adli para cezası öngörülmektedir. Umuma açık mahallerde müzik kullanımında temsil ve umuma iletim haklarının ihlali değerlendirilirken failin yayın içeriğini bilip bilmediği ve suç kastının bulunup bulunmadığı ceza sorumluluğu açısından incelenir.

Sosyal medyada kısa süreli müzik kullanımı telif ihlalini engeller mi?

Türk hukukunda belirli bir saniyenin altındaki kullanımları kendiliğinden serbest kılan genel ve sabit bir süre sınırı bulunmamaktadır; kamuya açık paylaşımlar kural olarak şahsen kullanma istisnasına girmez.

Eser sahibini etiketlemek veya adını yazmak lisans yerine geçer mi?

Eser sahibini etiketlemek veya adını belirtmek manevi haklar yönünden önem taşısa da 5846 sayılı Kanun'un 52. maddesi kapsamındaki yazılı mali hak lisansı yerine geçmez.

Konserde canlı cover söylerken kimden izin alınmalıdır?

Umuma açık mahallerde gerçekleştirilen canlı icralar için 5846 sayılı Kanun'un 41. maddesi gereğince hak sahiplerinden veya yetkili meslek birliklerinden temsil izni alınması ve mali hak bedellerinin ödenmesi zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu