Ceza muhakemesinde ses veya görüntü kayıtlarının yapay zekâ yöntemleriyle üretildiği ya da manipüle edildiği yönündeki iddiaların aydınlatılması, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hâller kapsamındadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 63/1 uyarınca bu tür teknik konularda bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re'sen veya talep üzerine karar verilebilir. Öte yandan CMK m. 160/2 gereğince Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi amacıyla şüphelinin hem lehine hem de aleyhine olan delilleri toplamak ve muhafaza altına almakla yükümlüdür. Yapay zekâ ile üretilmiş ses veya görüntü iddialarında, kayıtların teknik analizi kadar bu delillerin elde ediliş yöntemlerinin hukuka uygunluğu da muhakemenin temelini oluşturur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 63Kaynağı aç
gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re'sen, Cumhuriyet
savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya
kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. (Değişik cümle:
3/11/2016-6754/42 md.) Ancak, genel bilgi veya
tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi
mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle:
3/11/2016-6754/42 md.) Hukuk öğrenimi görmüş
kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu
belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.
(2) Bilirkişi atanması ve gerekçe gösterilerek sayısının birden çok
olarak saptanması, hâkim veya mahkemeye aittir. Birden çok bilirkişi atanmasına
ilişkin istemler reddedildiğinde de aynı biçimde karar verilir.
(3) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da bu maddede gösterilen
yetkileri kullanabilir.
Bilirkişi olarak atanabilecekler
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 160Kaynağı aç
bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını
açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya
başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin
araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî
kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri
toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri
Bilirkişi Görevlendirmesi ve Uzmanlık Şartları
CMK m. 63/1 gereğince hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle veya genel bilgi ve tecrübeyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Yapay zekâ ve ses manipülasyonu incelemeleri teknik bir alan olduğundan, hukuk öğrenimi görmüş kişilerin bu alanda bilirkişi olarak atanabilmesi için hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmeleri zorunludur. Bilirkişi atanması ve gerekçesi gösterilerek birden çok bilirkişi belirlenmesi hâkim veya mahkemenin yetkisindedir; soruşturma evresinde bu yetkiler Cumhuriyet savcısı tarafından da kullanılır ve birden çok bilirkişi atanmasına ilişkin istemlerin reddi hâlinde karar gerekçeli olmalıdır.
CMK m. 64/2 hükmü uyarınca bilirkişiler kural olarak bölge kurullarınca hazırlanan listelerden seçilir. Ancak başvurulacak uzmanlık dalında bölge listesinde bilirkişi bulunmaması durumunda diğer bölge kurullarının listelerinden yararlanılabilir; bu listelerde de aranan uzmanlık dalında bilirkişi yoksa, mevzuatta öngörülen kanuni şartları taşımak kaydıyla listelerin dışından da bilirkişi görevlendirilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 64Kaynağı aç
bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiyle bilirkişilik
bölge kurulu tarafından hazırlanan listede yer alan kişiler arasından seçilir.
Ancak, kendi bölge listesinde ilgili uzmanlık alanında bilirkişi olmasına
rağmen, diğer bir bölgedeki bilirkişinin, görevlendirme yapılan yere daha yakın
bir mesafede bulunması durumunda, bu listeden de görevlendirme yapılabilir.
(2) (Değişik: 3/11/2016-6754/43 md.)
Bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında
bilirkişi bulunmaması hâlinde, diğer bölge kurullarının listelerinden, burada
da bulunmaması hâlinde, Bilirkişilik Kanununun 10 uncu maddesinin (d), (e) ve
(f) bentleri hariç birinci fıkrasında yer alan şartları da taşımak kaydıyla
listelerin dışından bilirkişi görevlendirilebilir. Listelerin dışından
görevlendirilen bilirkişiler, bölge kuruluna bildirilir.[5]
(3) Kanunların belirli konularda görevlendirdiği resmî bilirkişiler
öncelikle atanırlar. Ancak kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumla ilgili
davalarda bilirkişi olarak atanamazlar.
(4) (Mülga: 3/11/2016-6754/43 md.)
(5) Listelere kaydedilen bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulu veya
bulunduğu yer il adlî yargı adalet komisyonu huzurunda "Görevimi adalete
bağlı kalarak, bilim ve fenne uygun olarak, tarafsızlıkla yerine getireceğime
namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." sözlerini tekrarlayarak yemin ederler. Bu bilirkişilere
görevlendirildikleri her işte yeniden yemin verilmez.[6]
(6) Listelerde yer almamış bilirkişiler, görevlendirildiklerinde
kendilerini atamış olan merci huzurunda yukarıdaki fıkrada öngörülen biçimde
yemin ederler. Yeminin yapıldığına ilişkin tutanak hâkim veya Cumhuriyet
savcısı, zabıt kâtibi ve bilirkişi tarafından imzalanır.
(7) Engel bulunan hâllerde yemin yazılı olarak verilebilir ve metni
dosyaya konulur. Ancak bu hâle ilişkin gerekçenin kararda gösterilmesi
zorunludur.
Bilirkişiliği kabul yükümlülüğü
Dijital Materyallerin Güvenceye Alınması ve Adli Bilişim Usulü
Ses ve görüntü verilerinin yer aldığı dijital ortamlardaki adli işlemler 5271 sayılı CMK m. 134 çerçevesinde yürütülür. Başka yoldan delil sağlanamaması ve somut olgulara dayalı kuvvetli şüphe bulunması durumunda, şüphelinin bilgisayar sistemleri ile kütüklerinde inceleme yapılmasına, kopya alınmasına ve kayıtların çözülmesine hâkim tarafından, gecikmesinde sakınca görülen durumlarda ise savcılıkça karar verilebilir. Savcılıkça verilen kararın yirmi dört saatlik süre zarfında hâkim onayına sunulması ve hâkimin de en geç yirmi dört saat içinde onay vermesi gerekir. CMK m. 134/1 uyarınca hâkimin onay vermemesi ya da yasal sürenin aşılması durumunda elde edilen kopyaların ve metin çözümlerinin derhâl imha edilmesi zorunludur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette
delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar
ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına,
bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin
hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet
savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına
sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması
veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve
çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar
programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere
ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi
ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan
cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında,
sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye
veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki
verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan
veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer
tarafından imza altına alınır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi
İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]
CMK m. 134/3 ve 134/4 uyarınca bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır; alınan bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. İnceleme aşamasında ise CMK m. 66/7 gereğince incelenecek şeyler bilirkişiye mühür altında, liste ve sayımı yapılarak tutanakla teslim edilmeli; bilirkişi mühürlerin açılmasını ve yeniden kapatılmasını da tutanakla kayıt altına almak zorundadır.
Teknik Soruların Kapsamı, Süreler ve Bilimsel Mütalaa
Bilirkişi görevlendirme kararında inceleme konusu, cevaplandırılması istenen teknik sorular ve raporun hazırlanacağı süre açıkça gösterilmelidir. CMK m. 66/1 uyarınca bilirkişiye genel ve sınırları belirsiz bir görev verilmesi doğru değildir. Kanunda rapor süresi kural olarak en fazla üç ayla sınırlandırılmış olup zorunlu hâllerde gerekçeli kararla en fazla üç ay daha uzatılabilir. Ayrıca CMK m. 69 doğrultusunda hâkimin reddini gerektiren sebepler bilirkişiler için de geçerlidir; iddia ve savunma makamları somut olguları açıklayarak bilirkişinin reddini talep edebilir.
Yargılama sürecinde taraflar ve Cumhuriyet savcısı, yargılama konusu olay veya bilirkişi raporu hakkında kendi seçtikleri uzmandan CMK m. 67/6 uyarınca bilimsel mütalaa alabilirler. CMK m. 68 çerçevesinde bilirkişi ve uzman duruşmada dinlenebilir ve teknik saptamaların değerlendirilmesi duruşma huzurunda tartışılabilir.
Teknik Gerçeklik ve Hukuka Aykırı Delil Ayrımı
Yapay zekâ veya sahte ses şüphelerinde adli inceleme, kaydın manipülasyona uğrayıp uğramadığını ve montaj unsuru taşıyıp taşımadığını ortaya koyar. Bununla birlikte bir dijital kaydın teknik yönden orijinalliğinin bilirkişice saptanması, o materyalin hukuka uygun yöntemlerle toplandığını göstermez. Teknik bakımdan doğrulanmış olması, kanuna aykırı yollarla elde edilmiş bir delili geçerli hâle getirmez.
CMK m. 206/2-a uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilmiş delillerin ceza muhakemesinde ortaya konulması reddedilir. Yüklenen suç, CMK m. 217/2 gereğince ancak hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş delillerle ispatlanabilir ve hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Hukuka aykırı biçimde ele geçirilen dijital deliller hükme esas alınamaz. Nitekim CMK m. 230/1-b gereği mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ve dosya içerisinde bulunan hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi zorunludur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 217Kaynağı aç
huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî
kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir
şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Ceza mahkemelerinin ek yetkisi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 230Kaynağı aç
hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve
reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve
hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç
oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri
sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci
maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı
Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın
yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya
tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına
veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.
(2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223 üncü maddenin ikinci fıkrasında
belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223 üncü
maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hallerden hangisine
dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar
veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir.
Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması[75]
[76]
Hukuk öğrenimi görmüş bir kişi ses manipülasyonu konusunda bilirkişi olabilir mi?
CMK m. 63/1 gereğince hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.
Bilgisayar ve dijital kayıtlara elkoyma işleminde şüpheliye yedek verilir mi?
CMK m. 134/3 ve 134/4 uyarınca elkoyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya vekiline verilerek tutanağa geçirilir.
Kaydın teknik olarak gerçek çıkması delili hukuka uygun yapar mı?
Bilirkişi incelemesi neticesinde bir dijital materyalin teknik açıdan manipülasyonsuz veya orijinal olduğunun belirlenmesi, o delilin hukuka uygun yöntemlerle ele geçirildiğini göstermez ve hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olma durumunu ortadan kaldırmaz.
Bilirkişi raporuna karşı taraflar kendi uzmanlarından mütalaa alabilir mi?
CMK m. 67/6 uyarınca Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli, sanık, müdafi veya kanuni temsilci yargılama konusu olay veya bilirkişi raporu hakkında kendi seçtikleri uzmandan bilimsel mütalaa alabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

