Yabancı Sanığa Tebligat ve Yoklukta Yargılama Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Yabancı Sanığa Tebligat ve Yoklukta Yargılama Usulü

Ceza muhakemesinde sanığın duruşmadan haberdar edilmesi ve savunma hakkının korunması bildirim usullerine tabidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 37 nci maddesi uyarınca ceza muhakemesinde tebligat, kanundaki özel hükümler ayrık kalmak kaydıyla ilgili mevzuat çerçevesinde icra edilir. Taraf olunan uluslararası sözleşmelerin evrakın doğrudan posta yahut iletişim araçlarıyla iletilmesine cevaz verdiği durumlarda yurt dışı tebligatı taahhütlü posta veya diğer vasıtalarla yürütülür. Uygulamadaki değerlendirmelerde adli yardımlaşma süreçlerinin Adalet Bakanlığı koordinasyonunda takip edilebileceği ve ilanen tebligata ancak adli yardımlaşma ile adres araştırması adımları tüketildikten sonra son çare olarak başvurulmasının gözetildiği belirtilmektedir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 37Kaynağı aç
Madde 37 – (1) Tebligat, bu Kanunda belirtilen özel hükümler saklı
kalmak koşuluyla, ilgili kanunda belirtilen hükümlere göre yapılır.
(2) Uluslararası andlaşmalar, yazılı belgelerin doğrudan doğruya postayla
veya diğer iletişim araçlarıyla gönderilmesini kabul ettiğinde; yurt dışına
yapılan tebligat, iadeli taahhütlü posta veya diğer iletişim araçları ile
gerçekleştirilir.
Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat

Yurt Dışında Tebligat Usulü ve Kanuni Çerçeve

Yurt dışında bulunan kişilere yapılacak tebligatlarda 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 25. maddesi uygulanır. Bu hükme göre yabancı memlekette tebliğ, o memleketin yetkili makamı vasıtasıyla yapılır. Anlaşma veya o memleketin kanunları elverişli ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını yetkili makamdan talep eder. Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu bakanlık vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan da görev çevresi dikkate alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya Konsolosluğuna iletilir. Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hâllerde ise tebligat evrakı, ilgili bakanlıkça doğrudan o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir.

7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde
25 – Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli
makamı vasıtasiyle yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait
ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını
salahiyetli makamdan ister.
(Mülga:
19/3/2003-4829/18 md.)
Yabancı
memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran
merciin bağlı bulunduğu vekalet vasıtasiyle Dışişleri Bakanlığıne, oradan
damemuriyet havzası nazarı itibara alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya
Konsolosluğuna gönderilir.
(Ek:
6/6/1985 – 3220/8 md.) Şu kadar ki, Dışişleri Bakanlığının aracılığına
lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı, ilgili Bakanlıkça doğrudan doğruya o
yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir.
Siyasî temsilcilik
aracılığıyla yabancı ülkedeki Türk vatandaşlarına tebligat:

Yabancı ülkede bulunan muhatabın Türk vatandaşı olması durumunda 7201 sayılı Kanun'un 25/a maddesindeki özel usul devreye girer ve tebliğ o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla yapılabilir; kazaî merciler evrakı doğrudan bu temsilciliklere gönderebilir. Bu yöntemde muhataba tebliğin konusu, çıkaran merci ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarı o ülke mevzuatının izin verdiği yolla bildirilir. Bildirimin yabancı ülke mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendiğinde, otuz gün içinde temsilciliğe başvurulmazsa tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır; muhatap başvurup evrakı almaktan kaçınırsa düzenlenen tutanak tarihinde tebliğ tamamlanmış kabul edilir. 7201 sayılı Kanun'un 25/a maddesindeki bildirim ve yasal süre kurgusu yalnızca Türk vatandaşları için öngörülmüş bir düzenlemedir.

7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 25/aKaynağı aç
Madde 25/a- (Ek:
19/3/2003-4829/8 md.)
Yabancı ülkede kendisine
tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu takdirde tebliğ o yerdeki Türkiye
Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir.
Bu
hâlde bildirimi Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu veya bunların
görevlendireceği bir memur yapar.
Tebliğin konusu ile hangi
merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde
başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim,
muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir.
Bildirimin
o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ
tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna
başvurulmadığı takdirde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır.
Muhatap Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurduğu takdirde tebliğ
evrakını almaktan kaçınırsa bu hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ
yapılmış sayılır. Evrak bekletilmeksizin merciine iade edilir.
(Ek
fıkra: 11/1/2011-6099/7 md.) Bu maddeye göre kazaî
merciler tarafından çıkarılacak tebligatta, tebliğ evrakı doğrudan o yerdeki
Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderilebilir.
Türkiye'deki elçilik veya
konsolosluklardan tevdi olunan tebligat evrakı:

İddianamenin Tebliği ve Duruşmaya Davet

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 176 ncı maddesi uyarınca iddianamenin çağrı kâğıdı ekinde sanığa bildirilmesi şarttır. Dosyada mevcut olması şartıyla telefon, telgraf, faks veya elektronik posta vasıtasıyla duruşma günü ile iddianame içeriği aktarılabilse de bu bildirimler çağrı kâğıdının doğurduğu yasal sonuçları doğurmaz. Tutuksuz yargılanan sanığa gönderilecek çağrı belgesinde, geçerli mazeret göstermeksizin gelmemesi durumunda hakkında zorla getirme tedbirinin uygulanacağı açıkça yer alır. Tebliğ tarihi ile duruşmanın icra edileceği gün arasında kanunen asgari bir haftalık sürenin bırakılması gerekir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Madde 176 – (1) İddianame, çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ
olunur. (Ek cümle:8/7/2021-7331/20 md.) Ayrıca, iddianameye ilişkin
bilgiler ve duruşma tarihi; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi
iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak
suretiyle de bildirilir, ancak çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar bu durumda
uygulanmaz.
(2) Tutuklu olmayan sanığa tebliğ olunacak çağrı kâğıdına mazereti
olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceği yazılır.
(3) Tutuklu sanığın çağrılması duruşma gününün tebliği suretiyle yapılır.
Sanıktan duruşmada kendisini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağı ve
bulunacaksa neden ibaret olduğunu bildirmesi istenir; müdafii de sanıkla
birlikte davet olunur. Bu işlem, tutuklunun bulunduğu ceza infaz kurumunda
cezaevi kâtibi veya bu işle görevlendirilen personel yanına getirilerek tutanak
tutulmak suretiyle yapılır.
(4) Yukarıdaki fıkralar gereğince, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma
günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir.
Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi

Sanık tutuklu ise duruşmaya davet süreci duruşma gününün tebliğiyle yürütülür. 5271 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre bu tebliğ anında sanığa duruşmada savunması için herhangi bir talebinin olup olmadığı sorularak yanıtı zapta geçirilir ve sanığın müdafiine de davet çıkarılır. Bahse konu işlemler, tutuklunun bulunduğu infaz kurumunda yetkili personel ya da cezaevi kâtibinin huzuruna getirilerek tutanak tanzimi suretiyle tamamlanır.

Duruşmada Hazır Bulunma ve İstinabe ile Sorgu

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince, kanuni istisnalar haricinde hazır bulunmayan sanığın yokluğunda duruşma icra edilemez ve mazeretsiz gelmeyen sanık hakkında zorla getirme kararı verilir. Mahkemece sorgusu tamamlanan sanık veya bu hususta yetkilendirilen müdafiinin talebi üzerine sanık oturumlarda hazır bulunmaktan bağışık tutulabilir. Kanunun 196 ncı maddesi uyarınca, alt sınırı beş yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektirmeyen suçlarda sanığın sorgusu istinabe yoluyla gerçekleştirilebilir; sorgu günü ilgililere bildirilir. İstinabe esnasında sorguya geçilmeden evvel sanığa ifadesini asıl mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur. Yurt içindeki sanıklar zorunlu görülen hâllerde görüntülü ve sesli iletişim tekniği üzerinden duruşmaya katılabilir veya sorgulanabilir. Yurt dışındaki sanığın saptanan tarihte hazır bulunmasının zorluğu hâlinde ise duruşma gününden önce celse açılarak yahut istinabe kanalıyla sorgusunun yapılması mümkündür.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 193Kaynağı aç
Madde 193 – (1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere,
hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni
olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.
(2) (Değişik: 28/3/2023-7445/20 md.) Sanık hakkında, toplanan
delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri
dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış
olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.
Sanığın mahkemeden uzaklaşması
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 196Kaynağı aç
Madde 196 – (1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu
hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme
sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.
(2) Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren
suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için
belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir.
Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu
değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek
isteyip istemediği sorulur.
(3) Sorgu tutanağı duruşmada okunur.
(4) (Değişik: 15/8/2017-KHK-694/147 md.; Aynen kabul:
1/2/2018-7078/142 md.) Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda,
aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt
içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar
verilebilir.
(5) Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle
yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine
nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır
bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece
karar verilebilir.
(6) Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır
bulunmasının zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe
suretiyle sorgusu yapılabilir.
Sanığın müdafi gönderebilmesi

Tercüman Görevlendirilmesi Usulü

Yargılanan kişinin kendisini ifade edebilecek düzeyde Türkçe bilmemesi savunma hakkı açısından tercüman atanmasını gerektirir. 5271 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda, meramını anlatacak kadar Türkçe bilgisi bulunmayan sanık için mahkemenin görevlendireceği tercüman vasıtasıyla duruşmadaki sav ve savunmanın temel noktaları çevrilir. Tercüman görevlendirilmesine ilişkin bu usul soruşturma aşamasında dinlenen şüpheliler için de caridir; bu safhada atama işlemi Cumhuriyet savcısı yahut hâkim tarafından gerçekleştirilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 202Kaynağı aç
Madde 202 – (1) Sanık veya mağdur, meramını anlatabilecek ölçüde
Türkçe bilmiyorsa; mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki
iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir.
(2) Engelli olan sanığa veya mağdura, duruşmadaki iddia ve savunmaya
ilişkin esaslı noktalar, anlayabilecekleri biçimde anlatılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, soruşturma evresinde dinlenen
şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanır. Bu evrede tercüman, hâkim
veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır.[71]
(4) (Ek: 24/1/2013-6411/ 1 md.) Ayrıca sanık;
a) İddianamenin anlatılması,[72]
b) Esas hakkındaki mütalaanın verilmesi,
üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan
ettiği başka bir dilde yapabilir. Bu durumda tercüme hizmetleri, beşinci fıkra
uyarınca oluşturulan listeden, sanığın seçeceği tercüman tarafından yerine
getirilir. Bu tercümanın giderleri Devlet Hazinesince karşılanmaz. Bu imkân,
yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik olarak kötüye
kullanılamaz.
(5) (Ek: 24/1/2013-6411/ 1 md.) Tercümanlar, il adlî yargı adalet
komisyonlarınca her yıl düzenlenen listede yer alan kişiler arasından
seçilirler. Cumhuriyet savcıları ve hâkimler yalnız bulundukları il bakımından
oluşturulmuş listelerden değil, diğer illerde oluşturulmuş listelerden de
tercüman seçebilirler. Bu listelerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Duruşmanın
Düzen ve Disiplini
Hâkim veya başkanın yetkisi

Yoklukta Karar Verilmesi ve Kaçak Sanık Yargılaması

Sanığın duruşmada hazır bulunması kuralının kanuni bir istisnası 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alır. Dosyadaki deliller değerlendirildiğinde mahkûmiyet, güvenlik tedbiri veya ceza verilmesine yer olmadığı kararları haricinde bir hüküm kurulması kanaatine ulaşılırsa, sanığın henüz sorgusu yapılmamış bulunsa dahi dava yokluğunda karara bağlanabilir. Verilen hâkim ve mahkeme kararlarında CMK m. 34/2 gereği başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri açıkça belirtilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Madde 34 – (1) Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy
dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde
bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.
(2) Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri
belirtilir.
Kararların açıklanması ve tebliği

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 247 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, soruşturma veya kovuşturmanın neticesiz bırakılması amacıyla yurt içinde gizlenen ya da yabancı ülkede olup bu sebeple ulaşılamayan şüpheli veya sanık kaçak kabul edilir. Kanunun 248 inci maddesinin ikinci fıkrasında tahdidi olarak sayılan katalog suçlardan yürütülen soruşturma veya kovuşturmalarda; tebligata uyulmaması, zorla getirme kararının infaz edilememesi ve akabinde öngörülen ilan işlemlerinin icra edildiğinin tutanakla tespitinden itibaren on beş gün içinde müracaat etmeyen kişi hakkında yetkili Cumhuriyet savcısı veya mahkemece kaçaklık kararı verilebilir. Kaçak sanık hakkında kovuşturma yürütülebilse de sanığın daha önce sorgusu alınmamışsa yokluğunda mahkûmiyet ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı tesis edilemez. Oturum açılan hâllerde kaçağın müdafii yoksa mahkeme barodan bir avukat görevlendirilmesini talep eder.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 247Kaynağı aç
Madde 247 – (1) Hakkındaki soruşturmanın
veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde
saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet
savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak
denir.
(2) (Ek: 25/5/2005 – 5353/31 md.)[84] Hakkında, 248 inci maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan dolayı soruşturma
veya kovuşturma başlatılmış olan şüpheli veya
sanığın, yetkili Cumhuriyet savcısı veya
mahkemece usulüne göre yapılan tebligata uymamasından dolayı verilen zorla
getirilme kararı da yerine getirilemez ise, Cumhuriyet
savcısı veya mahkeme;
a) Çağrının bir gazete ile şüpheli veya
sanığın bilinen konutunun kapısına asılmak suretiyle ilânına karar verir;
yapılacak ilânlarda, onbeş gün içinde gelmediği takdirde 248 inci maddede
gösterilen tedbirlere hükmedilebileceğini ayrıca açıklar,
b) Bu işlemlerin yerine getirildiğinin bir tutanak ile saptanmasından
itibaren onbeş gün içinde başvurmayan şüpheli veya sanığın kaçak olduğuna karar
verir.[85]
(3) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 22/3/2023 Tarihli ve E:
2022/145, K: 2023/59 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:2/3/2024-7499/16
md.) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu
yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.[86]
(4) Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan
bir avukat görevlendirilmesini ister.
Zorlama amaçlı elkoyma ve teminat belgesi[87]
Sorgusu yapılmayan sanık hakkında yokluğunda hangi kararlar verilebilir?

Dosyadaki mevcut deliller doğrultusunda mahkûmiyet kararı, ceza verilmesine yer olmadığı hükmü veya güvenlik tedbiri dışındaki bir karara varılması hâlinde sanığın henüz sorgusu yapılmamış olsa dahi dosya yokluğunda bitirilebilir.

Çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında ne kadar süre olmalıdır?

Çağrı kâğıdının sanığa tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması kanunen zorunludur.

Ceza yargılamasında sanığa tercüman görevlendirilmesinin temel koşulu nedir?

Sanığın meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmemesi durumunda iddia ve savunmanın esaslı unsurlarının aktarılması amacıyla mahkemece tercüman görevlendirilir.

Kaçak sanık hakkında sorgusu yapılmadan mahkûmiyet kararı verilebilir mi?

Hayır, kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilmesine rağmen daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu