Vergi Kaçakçılığı Suçu ve VUK 359 Kapsamında Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Vergi Kaçakçılığı Suçu ve VUK 359 Kapsamında Cezası

Vergi kaçakçılığı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan defter, kayıt ve belgelerde hile yapılması, belgelerin tahrif edilmesi, gizlenmesi, yok edilmesi ya da sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlenmesi ve kullanılması fiilleriyle işlenen bir suç tipidir. Bu suçun işlenmesi durumunda failler hakkında hapis cezasına hükmedildiği gibi, 213 sayılı Kanun'un 344. maddesi gereğince ziyaa uğratılan vergi üzerinden kural olarak uygulanan bir kat vergi ziyaı cezası yerine üç kat vergi ziyaı cezası tatbik edilir. Vergi kaçakçılığı, vergi yükümlülüğünü hukuka aykırı ve hileli yöntemlerle azaltmayı veya bertaraf etmeyi hedeflerken; yasal düzenlemelerin tanıdığı istisna, muafiyet ve indirimlerden hukuki sınırlar içinde yararlanarak daha az vergi ödenmesini ifade eden vergiden kaçınma kavramından ayrılır. Kaçakçılık suçları dolayısıyla hapis yaptırımının uygulanması, mükellef ve sorumlular aleyhine vergi ziyaı cezasının ayrıca kesilmesine engel teşkil etmez.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 359Kaynağı aç
Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.) a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, 2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.[138] b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ç) (Ek:29/4/2021-7318/4 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. d) (Ek:30/11/2022-7423/1 md.) 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile düzenlenen piyasalarda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetki verilip verilmediğine bakılmaksızın, mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılmasına zorunluluk getirilen özel etiket ve işaretlerle ürünlerin etiketlenmesi veya işaretlenmesi ve etiketlenen veya işaretlenen ürün bilgilerinin kurulan veri merkezine aktarılmasını sağlayan sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyenler veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 13/9/2023 tarihli ve E.: 2022/81, K.: 2023/153 sayılı Kararı ile.) (Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır. Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. Cezadan indirim[139]
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 344Kaynağı aç
Madde 344 – (Değişik: 22/7/1998-4369/11 md.) (Değişik, birleştirilen birinci ve ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/275 md.) 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır. (Mülga fıkra: 11/8/1999-4444/14 md.) (Ek fıkra:28/7/2024-7524/9 md.) Vergi kanunlarına göre mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde bu zorunluluğa uyulmaksızın vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralara göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak uygulanır. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı artırım hükmü tatbik edilir. Kaçakçılıkta ceza:

VUK 359 Kapsamındaki Kaçakçılık Fiilleri ve Hapis Cezaları

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (a) fıkrası uyarınca; defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçekte olmayan ya da işlemle ilgisiz kişiler adına hesap açanlar, defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahını azaltacak nitelikte başka defter, belge veya ortamlara aktaranlar ile belgeleri tahrif eden, gizleyen ya da muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyen veya kullanan kişiler on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Varlığı noter tasdik kayıtları ya da sair suretlerle sabit bulunan defter ve belgelerin, vergi incelemesine yetkili olan görevlilere inceleme esnasında ibraz edilmemesi kanunen gizleme kabul edilir.

Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (b) fıkrasına göre; tutulması veya düzenlenmesi kanunen zorunlu olan ve saklama ile ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler, defter yapraklarını yok edip yerlerine başka sayfalar koyanlar ya da hiç yaprak koymayanlar ile belgelerin asıl veya suretlerini tamamen yahut kısmen sahte düzenleyenler veya bunları kullananlar hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası tayin edilir. Bunun yanında, 359. maddenin (c) fıkrası gereğince ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşmalı matbaaların basabileceği belgeleri yetkisiz basanlar ya da bu belgeleri bilerek kullananlar iki yıldan sekiz yıla kadar hapis yaptırımıyla karşılaşır.

213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (ç) fıkrası kapsamında yetkisiz olarak ödeme kaydedici cihazın mührünü kaldıran veya gerçekleştirilen satışlara ait mali belge ya da bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını veya iletilmesini engelleyen failler hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası tatbik edilir. Aynı Kanun'un 359. maddesinin (d) fıkrasında ise özel etiket ve işaret sistemlerine müdahale ederek iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen ya da bunların gerçeğe aykırı biçimde aktarılmasına sebebiyet verenler için üç yıldan sekiz yıla kadar hapis yaptırımı düzenlenmiştir.

Sahte Belge ve Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Ayrımı

Vergi ceza hukuku uygulamasında sahte belge ile muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kavramları farklı unsurlara ve farklı ceza sınırlarına bağlanmıştır. Gerçekte hiçbir hukuki muamele veya durum bulunmadığı halde varmış gibi düzenlenen belgeler sahte belge kabul edilir. Hiç gerçekleşmemiş bir mal teslimi veya hizmet ifasını konu alan faturaların düzenlenmesi veya bunların gider kayıtlarına dahil edilmesi fiili bu kapsamda değerlendirilir ve 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrası gereğince üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgede ise taraflar arasında gerçek bir ticari muamele veya hukuki münasebet mevcuttur; ancak düzenlenen belge bu muameleyi mahiyet veya miktar yönünden gerçeğe aykırı olarak yansıtır. Mal veya hizmet alım satımı fiilen yapılmış olmasına karşın tutarın vergi matrahını düşürmek amacıyla belgede eksik gösterilmesi bu suç tipini meydana getirir ve failler hakkında 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (a) fıkrası uyarınca on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Yaptırımların Bireyselleştirilmesi, İştirak ve Ceza İndirimi

213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (a) fıkrasındaki fiiller bakımından kanuni ceza alt sınırı on sekiz ay olarak öngörüldüğünden, adli para cezasına çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumların uygulanabilirliği somut dosya koşullarına göre değerlendirilebilmektedir. Buna karşılık sahte belge ve sisteme müdahale fiillerini içeren (b), (c), (ç) ve (d) fıkralarında alt ceza sınırlarının iki yıl ve üç yıl olarak belirlenmiş olması, bu tür lehe ceza hukuku kurumlarının uygulama kabiliyetini daraltmaktadır.

Kaçakçılık suçlarının birden fazla takvim yılı ya da vergilendirme dönemi içerisinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, failler hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesindeki zincirleme suç hükümleri uygulanır. Şirket bünyesindeki kaçakçılık faaliyetlerine mali müşavir veya muhasebecinin bilerek ve isteyerek iştirak etmesi durumunda, bu meslek mensuplarının da Türk Ceza Kanunu'nun iştirak kuralları çerçevesinde şirket yetkilileri ile birlikte cezai sorumluluğu gündeme gelebilir.

Kaçakçılık fiilleri neticesinde vergi ziyaına yol açıldığının saptanması üzerine salınan vergi borcu ile gecikme faizi ve zammının eksiksiz olarak, kesilen idari para cezalarının ise yarısı ile bu kısma ait gecikme zammıyla birlikte ödenmesi durumunda ceza indirimi tatbik edilir. Bahse konu ödemenin soruşturma evresinde yapılması halinde hükmolunacak hapis cezasında yarı oranında, kovuşturma aşamasında karar verilene kadar gerçekleştirilmesi halinde ise üçte bir oranında indirime gidilir. Tarh edilen vergi veya vergi aslına bağlı ceza bulunmayan hallerde de tayin edilecek hapis cezasında yarı oranında indirim yapılır.

Pişmanlık ve Islah Hükümlerinin Şartları

Beyana dayanan vergilerde mükellefler ve kanuna aykırı fiillere iştirak edenler, Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesindeki pişmanlık ve ıslah müessesesinden yararlanabilir. Bu haktan faydalanılabilmesi için mükellefin bildiriminden evvel bir muhbir tarafından herhangi bir resmi kuruma dilekçeyle veya tutanakla tevsik edilen bir ihbarda bulunulmamış olması ve bu ihbar tutanağının ya da dilekçenin resmi kayıtlara intikal etmemiş bulunması gerekir. Ayrıca bildirimden önce idarece bir vergi incelemesine başlanmamış, olay takdir komisyonuna sevk edilmemiş ve kaçakçılık suçu oluşturan eylemler yetkili mercilerce önceden tespit edilmemiş olmalıdır. Mükellefin durumu kendiliğinden dilekçeyle haber vermesi, beyannamesini bildirimden itibaren on beş gün içinde sunması ve borcunu aynı süre zarfında pişmanlık zammıyla birlikte ödemesi şartıyla vergi ziyaı cezası uygulanmaz.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 371Kaynağı aç
Madde 371 – (Değişik: 23/1/2008-5728/281 md.) Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez. 1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.). 2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde haber verilen olayın ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın ve ilgili olduğu vergi türünün takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.[147] 3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması. 4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi. 5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi. Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz. (Ek fıkra:14/10/2021-7338/42 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Ölüm:

213 sayılı Kanun'un 359. maddesi gereğince, 371. maddedeki şartlara tam uyum sağlayarak keyfiyeti ilgili makamlara kendiliğinden bildiren kişiler hakkında bu maddede öngörülen kaçakçılık hapis cezalarına hükmedilmez. Ancak 213 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan hüküm uyarınca, pişmanlık ve ıslah düzenlemeleri emlak vergisi bakımından uygulanma kabiliyetine sahip değildir.

Vergi Ziyaı Cezası Oranları ve Ağırlaştırıcı Haller

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca, vergi ziyaına sebebiyet verildiğinde kural olarak ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Ziyaa kaçakçılık suçlarını düzenleyen 359. maddedeki fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenler hakkında ise bir kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden verilen vergi beyannameleri için kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli oranında tatbik edilir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, vergi mevzuatı gereğince mükellefiyet tesis ettirilmesi zorunlu olduğu halde bu zorunluluğa riayet edilmeksizin vergi dairesinin bilgisi dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunularak vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak tatbik edilir. Söz konusu artırım hükmü, aynı vergi türü ve dönemi için sonradan gerçekleştirilecek tarhiyatlar bakımından da aynen uygulanır.

Kira Tahsilatları, Banka Transferleri ve Belge Düzeni

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesinde gayrimenkul sermaye iradı doğuran mal ve hakların kiralanmasına ilişkin gelirler tanımlanmıştır. Konut ve işyerlerindeki kira tahsilat ve ödemelerinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı aracılığıyla tevsik edilmesi zorunlu tutulmuş olup bu zorunluluğa aykırılık halinde her bir işlem için tutarın yüzde 10'u oranında ve belirlenen asgari tutardan az olmamak kaydıyla özel usulsüzlük cezası tatbik edilir. 2 Ağustos 2024 tarihi öncesindeki işlemler bakımından ise ceza oranı yüzde 5 üzerinden işletilmiştir.

Banka veya şahsi IBAN hesapları üzerinden ödeme tahsil edilmesi tek başına kaçakçılık suçunu oluşturmamakla birlikte, tahsil olunan meblağın defter kayıtlarına intikal ettirilmemesi, belgesiz bırakılması, matrah dışı tutulması veya gerçeğe aykırı bildirimlerle gizlenmesi halinde vergi suçu riski gündeme gelir. Münferit bir işlemde fiş veya fatura düzenlenmemesi kural olarak özel usulsüzlük cezasını gerektirse de, fiilin matrahı azaltmak amacıyla planlı, sistematik ve kasıtlı bir biçimde yürütülmesi halinde fiil 213 sayılı Kanun'un 359. maddesi kapsamındaki kaçakçılık boyutuyla değerlendirilebilir.

Dava Zamanaşımı, Muhbir Hakları ve Vergi Mahremiyeti

Vergi kaçakçılığı suçlarında dava zamanaşımı genel Türk Ceza Kanunu düzenlemelerine tabi olup suç için kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırına göre zamanaşımı süresi sekiz yıl ile on beş yıl arasında farklılaşabilmektedir. Kanuni zamanaşımı süresi dolduktan sonra fail hakkında kamu davası açılması mümkün değildir.

213 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca vergi inceleme ve muameleleriyle görevli memurlar, vergi yargı organı mensupları, komisyon üyeleri, bilirkişiler ile Gelir İdaresi Başkanlığında hizmet alımı kapsamında çalışanlar öğrendikleri mükellefiyet sırlarını görevden ayrılsalar dahi ifşa edemez ve kullanamazlar. Açıklanan vergi bilgileri gerekçe gösterilerek mükelleflerin haysiyet ve haklarına müdahale edilemez; ancak sahte veya yanıltıcı belge düzenlediği ya da kullandığı inceleme raporuyla sabit bulunanların meslek kuruluşlarına bildirilmesi mahremiyet ihlali teşkil etmez. Öte yandan kaçakçılık fiillerini ihbar eden kişilerin kimlik bilgileri idari aşamada vergi mahremiyeti kapsamında gizli tutulmakta olup adli süreçlerde dosyanın niteliğine göre farklı durumlar oluşabilmektedir. Yapılan ihbar neticesinde tahsilatı sağlanan vergi ve ceza tutarının yüzde 10'u ise ihbarda bulunan kimseye ikramiye olarak ödenir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine mütaallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazımgelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef'ine kullanamazlar; 1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar; 2. (Değişik: 23/6/1982-2686/1 md.) Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar; 3. Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler; 4. Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler. Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder. (Ek: 26/6/1964-485/1 Md.; Değişik: 30/12/1980-2365/2 md.) Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi, sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyanamelerinde gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan olunur. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır. (Ek: 22/7/1998-4369/1 md.) Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir. Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler verilebilir. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı bilgilerin açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.[2] (Ek: 26/6/1964-485/1 md.; Değişik: 30/12/1980-2365/2 md.) Gelir Vergisi mükellefleri (Kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) ile sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren levhayı almak zorundadırlar. İlan ve levhalara ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir.[3][4] (Ek altıncı fıkra:14/10/2021-7338/13 md.) Gelir İdaresi Başkanlığının görev alanına ilişkin işlerde hizmet alımı yoluyla çalıştırılanlar ile hizmet alımı yapılanların ortak ve yöneticileri öğrendikleri sırlar ve gizli kalması gereken diğer hususlar açısından bu maddede yazılı yasaklara, bu görevlerinden ayrılsalar dahi, uymak zorundadır. (Ek fıkra: 21/3/2018-7103/8 md.) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgili kanunları uyarınca mükelleflerden talep edilebilen, kurum ve kuruluşların görevleriyle doğrudan ilgili ve görevlerinin ifası için zorunluluk ve süreklilik arz eden bilgilerin, bu kurum ve kuruluşlara verilmesi vergi mahremiyetinin ihlali sayılmaz. Bu durumda, kendilerine bilgi verilenler, bu maddede yazılı yasaklara uymak zorunda olup, bu bilgilerin muhafazasını sağlamaya yönelik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Maliye Bakanlığı, bu fıkra uyarınca verilecek bilgilerin kapsamı ile bilgi paylaşımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (Ek: 26/6/1964-485/1 md.; Değişik altıncı fıkra: 23/1/2008-5728/272 md.) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. (Ek: 4/12/1985-3239/1 md.; Mülga: 22/7/1998-4369/1 md.) (Ek: 24/3/1988-3418/29 md.; Mülga: 22/7/1998-4369/1 md.) (Ek: 26/10/1988-3482/6 md.; Mülga: 22/7/1998-4369/1 md.) Yasaklar:
VUK 359 kapsamındaki vergi kaçakçılığı hapis cezası ne kadardır?

Hesap hileleri, kayıt tahrifatı, gizleme ve yanıltıcı belge fiillerinde on sekiz aydan beş yıla; defter ve kayıtları yok etme ile sahte belge düzenleme veya kullanma fiillerinde üç yıldan sekiz yıla; yetkisiz belge basma ve bilerek kullanma fiillerinde iki yıldan sekiz yıla; ödeme kaydedici cihaz ile veri sistemlerine müdahale hallerinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Kaçırılan vergi ve cezalar ödenirse hapis cezasında indirim yapılır mı?

Tarh edilen verginin, gecikme faizi ve zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammı soruşturma evresinde ödenirse ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenirse üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı cezanın bulunmadığı hallerde de verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Kendiliğinden pişmanlık gösteren mükellef hakkında hapis cezası verilir mi?

Daha önce resmi makamlara herhangi bir ihbar yapılmamış olması ve vergi incelemesine başlanmamış ya da olay takdire sevk edilmemiş bulunması kaydıyla; durumu dilekçeyle bildiren, on beş gün içinde beyannamesini verip pişmanlık zammıyla borcunu ödeyen mükellefler hakkında vergi ziyaı cezası ve VUK 359 hapis cezası uygulanmaz.

Vergi kaçakçılığı ihbarında bulunanlara ikramiye verilir mi?

İhbarı yapan kişilerin kimlik bilgileri idari inceleme aşamasında korunmakta olup inceleme neticesinde tahsilatı gerçekleştirilen vergi ve vergi cezasının yüzde 10'u tutarında ihbar ikramiyesi ödenmesi kuralı bulunmaktadır; ancak adli kovuşturma evrelerinde gizlilik durumu farklılaşabilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu