Vergi İhbar İkramiyesinin Hukuki Niteliği ve Kapsamı
1905 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca; tahrir dışı kalan taşınmazlar ile kazanç, intikal veya muamele gibi sürekli vergilerde gerçeğe aykırı beyanda bulunma, çift defter tutma ve benzer yollarla gizlenen fiilleri haber veren muhbirlere ihbar ikramiyesi ödenir. Bu ikramiye, ihbar neticesinde tahakkuk edecek vergi ve misil cezaları toplamı üzerinden hesaplanır. Muhbiri bulunmakla birlikte tahakkuk muamelesi henüz sonuçlandırılmamış gizlenmiş vergi ve cezalar için de aynı kanuni esaslara göre ikramiye verilir.
1905 sayılı MENKUL VE GAYRİMENKUL EMVAL İLE BUNLARIN İNTİFA HAKLARININ VE DAİMİ VERGİLERİN MEKTUMLARINI HABER VERENLERE VERİLECEK İKRAMİYELERE DAİR KANUN m. 6Kaynağı aç
İhbar ikramiyesinin kapsamını yalnızca süreklilik arz eden vergiler ile bu vergi asıllarına bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezaları oluşturur. Söz konusu vergilere işletilen gecikme faizi ve gecikme zammı ile vergi aslına bağlı olmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları, geçici vergi ve ek vergiler ikramiye hesabına dahil edilmez.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan gelir unsurları arasında bulunmayan ihbar ikramiyesi gelir vergisine tabi tutulmaz. Buna karşın ikramiye, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu kapsamında ivazsız intikal sayılarak vergilendirilir. 7338 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca istihkak sahiplerinin verginin ödendiğine ilişkin tasdikname ibraz etmemeleri halinde, idarece ivazsız intikaller için öngörülen yüzde 15 oranında tevkifat uygulanır.
7338 sayılı VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU m. 17Kaynağı aç
İhbar Başvurusunun Şekli ve Usul Kuralları
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca dilekçelerde dilekçe sahibinin adı, soyadı, imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir. İhbar dilekçelerinde ayrıca ihbar olunan hakkında bilgi verilmesi ve ikramiye talep ediliyorsa bunun açıkça belirtilmesi gerekmekte olup eksik unsurları içeren dilekçeler işleme alınmaz.
3071 sayılı DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
İhbarın yazılı bir dilekçe ile yapılması esas olmakla birlikte, sözlü olarak yapılan başvuruların da yetkili mercilerce resmi tutanağa geçirilmesi, ilgilinin imzasının ve gerekli kimlik ile adres bilgilerinin alınması kaydıyla işleme konulması mümkündür. Resmi tutanağa bağlanmaksızın yalnızca sözlü olarak iletilen beyanlar doğrultusunda idarece inceleme yapılmış olsa dahi ilgilisine ikramiye bağlanamaz.
Aynı mükellef ve aynı konu hakkında birden fazla ihbarda bulunulması halinde, ihbar konuları ile tespit edilen matrah farkları arasında bağlantı bulunması kaydıyla ikramiye hakkı tanınır. Bu durumda yazılı dilekçelerin veya tutanağa bağlanan sözlü beyanların resmi kayıtlara geçiş tarihi esas alınarak ilk ihbarda bulunan kişiye ödeme yapılır.
Kimlik bilgisi gizlenerek yapılan isimsiz ihbarlarda, vergi incelemesi tamamlanmadan önce ihbarcının kimliğini açıklaması şarttır; inceleme bittikten sonra ihbara sahip çıkılması halinde ikramiye hakkı kaybedilebilir. Bununla birlikte, yürütülen vergi incelemesinin herhangi bir safhasında ihbarından vazgeçtiğini idareye bildiren kişiye ihbar ikramiyesi ödenmez.
İhbarcının Hukuki Konumu ve Kimliğin Açıklanması
Muhbirin vergi kaçırma eylemine bizzat katılmış olması ikramiye almasına yasal bir engel oluşturmaz. Mükellefin vergi kaçırdığını bilerek delilleriyle yetkili mercilere bildiren kişinin mükellefin ortağı, personeli ya da kan veya hısımlık bağı bulunan bir yakını olması da ikramiye ödenmesine engel teşkil etmemektedir.
Vergi ihbarlarında ihbarda bulunan muhbirin isminin gizli tutulması asıldır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 142. maddesi kapsamında, mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler bulunduğunda vergi incelemesine yetkili olanların gerekçeli talebi ve sulh yargıcının kararıyla mükellef nezdinde arama yapılabilir. Ancak ihbar üzerine gerçekleştirilen bu aramada ihbar sabit olmazsa, nezdinde arama yapılan kimse muhbirin adının bildirilmesini isteyebilir; bu halde vergi dairesi muhbirin ismini bildirmekle yükümlüdür.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 142Kaynağı aç
1905 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince bilumum mal memurları, tahrir ve tahmin heyetleri mensupları ile tahakkuk muamelesinde vazifeli kamu görevlilerine ihbar ikramiyesi verilmez. Ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca vergi muameleleri ve incelemeleriyle uğraşan memurlar, vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar, vergi komisyonu üyeleri ve bilirkişiler görevleri dolayısıyla mükellefe ilişkin öğrendikleri sırları ve gizli hususları görevlerinden ayrılsalar dahi ifşa edemez ve kendileri veya üçüncü kişiler yararına kullanamazlar.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 5Kaynağı aç
İkramiyenin Hesaplanması, Ödeme Aşamaları ve Dava Yolu
1905 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yer alan kademeli nispetlere göre ihbar ikramiyesi; 500 liraya kadar olan kısım için yüzde 15, 500 liradan 5.000 liraya kadar olan kısım için yüzde 30, 5.000 liradan 15.000 liraya kadar olan kısım için yüzde 20 ve 15.000 lirayı aşan kısım için yüzde 10 nispetleri üzerinden hesaplanır.
Kanuni nispetlere göre tahakkuk eden vergi ve misil cezaları üzerinden hesaplanan ikramiyenin üçte biri verginin kesin surette tahakkukunda ödenir. İkramiyenin kalan üçte ikilik kısmı ise verginin tahsil edilmesinin akabinde hak sahibine verilir.
Vergi incelemesi sonrasında vergi dairesi ile mükellef arasında uzlaşmaya varılması durumunda, ihbar ikramiyesi ihbarnamede gösterilen ilk tutarlar üzerinden değil, uzlaşma tutanağında kesinleşen vergi ve ceza rakamları esas alınarak hesaplanır.
İdarenin ihbar ikramiyesi ödemeyeceğini bildirmesi ya da ödenecek ikramiye tutarını gösteren bir yazı tebliğ etmesi durumunda muhbir uyuşmazlığı yargıya taşıyabilir. Bu bildirimin tebliğ tarihinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 30 gün içinde vergi mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.
Vergi ihbarında muhbirin kimliği mükellefe hangi halde bildirilir?
İhbarda muhbirin kimliğinin gizli tutulması asıldır; ancak sulh yargıcı kararıyla yapılan aramada ihbar sabit olmazsa nezdinde arama yapılan kişinin talebi üzerine vergi dairesi muhbirin ismini bildirmek zorundadır.
Şirket çalışanı veya ortağı vergi kaçakçılığı ihbarında bulunarak ikramiye alabilir mi?
Evet, mükellefin çalışanı, şirket ortağı veya hısımı olan kişiler ile vergi kaçırma fiiline bizzat dahil olmuş kimseler somut bilgi ve delil sunarak ihbarda bulunduklarında ihbar ikramiyesi alabilirler.
İhbar ikramiyesi hangi aşamalarda ödenir?
1905 sayılı Kanun uyarınca hesaplanan ikramiyenin üçte biri verginin kesin surette tahakkuku üzerine, kalan üçte ikisi ise verginin tahsil edilmesinin ardından ödenir.
İhbar ikramiyesinin ödenmemesine karşı kaç gün içinde dava açılmalıdır?
İhbar ikramiyesinin ödenmeyeceğinin veya ödenecek tutarın muhbire tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde 2577 sayılı Kanun uyarınca vergi mahkemesinde dava açılması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

