Ölmüş Kişi Aleyhine İcra Takibi Başlatılmasının Hukuki Sonuçları
Vefat eden bir kimseye karşı icra takibi başlatılması hukuken mümkün değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 50. maddesi uyarınca taraf ehliyeti dava ve takip şartlarındandır. Gerçek kişilerin hak ehliyeti ölümle sona erdiğinden ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Taraf ehliyetinin yokluğu kamu düzenine ilişkin olup icra dairesi ile icra mahkemesince kendiliğinden gözetilir ve süreye tabi olmaksızın icra mahkemesinde şikâyet konusu yapılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/731, K. 2022/1317Kaynağı aç
Takip talebinde bulunulmadan önce borçlunun vefat ettiğinin anlaşılması durumunda, takibin ölü kişi aleyhine açılması maddi hatadan kaynaklanıyorsa veya taraf değişikliği talebi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmiyorsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesinin üçüncü fıkrası işletilebilir. Bu halde takip tamamen iptal edilmeksizin taraf değişikliği yoluyla mirasçılara yöneltilerek takibe devam edilmesi mümkündür.
Mirasbırakanın Borçlarından Mirasçıların Sorumluluğu ve Takip Koşulları
Türk Medenî Kanunu'nun 599. maddesi gereğince miras, mirasbırakanın ölümü ile bir bütün olarak yasal ve atanmış mirasçılara geçer. Mirasçılar, aynı Kanun'un 641. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tereke borçlarından alacaklılara karşı şahsi malvarlıklarıyla müteselsilen sorumlu olurlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 641Kaynağı aç
Alacaklının mirasbırakanın borcundan dolayı mirasçılara takip yapabilmesi veya mevcut takibi yöneltebilmesi için sulh hukuk mahkemesinden veya noterden mirasçılık belgesi alması zorunludur. Mirasçıların bu belgeyi temin etmekten kaçınması durumunda alacaklı, icra müdürlüğünden yetki belgesi alarak mirasçılık belgesini sulh hukuk mahkemesinden veya noterden temin edebilir.
Yasal Bekleme Süreleri ve Şikâyet Yolu
İcra ve İflas Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca terekenin borçlarından dolayı ölüm günü dahil üç gün boyunca icra takibi kanunen geri bırakılır. Mirasçı mirası henüz kabul veya reddetmemişse, Türk Medenî Kanunu'nda belirlenen süreler geçinceye kadar takip geri kalır. Türk Medenî Kanunu'nun 606. maddesi gereğince yasal ve atanmış mirasçılar mirası üç ay içinde reddedebilir. Bu koruyucu süreler içinde mirasçılar aleyhine takip işlemleri yapılamaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 53Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 606Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca icra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı işlemlerine karşı öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde şikâyet yoluna başvurulabilir. Buna karşılık, aynı Kanun'un 53. maddesinde düzenlenen koruyucu bekleme süreleri dolmadan takip işlemlerine devam edilmesi kamu düzenine aykırılık oluşturduğundan ve bir hakkın ihlali niteliğinde bulunduğundan, ilgililerce herhangi bir süre kısıtlaması olmaksızın her zaman icra mahkemesine şikâyette bulunulabilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Derdest Takiplerde Borçlunun Ölümü ve Takibin Devamı
İcra takibi derdest iken borçlunun vefat etmesi halinde; tereke henüz paylaşılmamış, resmî tasfiyeye tabi tutulmamış veya mirasçılar arasında aile şirketi tesis edilmemişse, borçlu yaşasaydı hangi usul uygulanacak idiyse terekeye karşı takibe aynı şekilde devam olunur. Ancak İcra ve İflas Kanunu'nun 53. maddesi gereğince takibin mirasçıya karşı sürdürülebilmesi yalnızca rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyla mümkündür.
Borçlunun sağlığında malvarlığı üzerine usulüne uygun şekilde konulmuş olan hacizler borçlunun ölümüyle kendiliğinden düşmez ve tereke malları üzerinde varlığını korur. Ancak haczedilen malların paraya çevrilebilmesi ve satış aşamasına geçilebilmesi için takibin mirasçılara yöneltilmesi zorunludur.
Borçlu sağlığında iflasa tabi kişilerden olsa dahi ölümünden sonra ancak haciz veya rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir. Murisin borçlarından ötürü mirasçıların şahsi iflasının talep edilmesi hukuken mümkün değildir.
Mirasçıların İtiraz Yolları ve İtirazın Yapılacağı Merci
Kendilerine takip yöneltilen mirasçılar; mirasçı sıfatına sahip olmadıklarını, mirası reddettiklerini veya İcra ve İflas Kanunu'nun 71. maddesi uyarınca borcun itfa edildiğini, ertelendiğini ya da zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler. İcra takibinin kesinleşmesinden önceki dönemde mirasın reddedilmiş olması, taraf sıfatına ilişkin maddi hukuka dayalı bir borca itiraz sebebidir; mirasın reddi mirasçının taraf ehliyetini ortadan kaldırmaz. Buna karşılık, mirasbırakanın sağlığında kesinleşen takiplere veya murisin itiraz hakkının kalmadığı hususlara, özellikle yetki itirazına ilişkin olarak mirasçıların yeniden itirazda bulunma hakları yoktur.
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borca itirazın icra müdürlüğüne yapılması zorunludur. Mirasçıların borca itirazlarını icra müdürlüğü yerine icra mahkemesine bildirmeleri geçersiz bir işlem olup hukuki sonuç doğurmaz.
Terekenin Borca Batıklığı, Resmî Defter ve Tasfiye Usulleri
Türk Medenî Kanunu'nun 605. maddesi uyarınca ölüm anında mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli ise veya resmen tespit edilmişse miras kanun gereği reddedilmiş sayılır. Mirasbırakanın borcundan ötürü takip edilen borçlu mirasçı terekenin borca batık olduğunu iddia ederse, İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesi gereğince bu husustaki ilamı ibraz etmesi için kendisine uygun bir süre tanınır. Ancak mirasçı terekeye ait bir malı sahiplenir, gizler veya borçları ödemeye başlayarak mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunursa, tereke borca batık olsa dahi hükmen ret hakkını kaybeder.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 605Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Mirasçılar, şahsi malvarlıklarıyla sınırsız sorumluluktan korunmak amacıyla Türk Medenî Kanunu'nun 619. maddesi uyarınca ret usulüne uyarak bir ay içinde sulh hâkiminden terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilirler. Mirasçılardan birinin defter tutma istemi diğerleri hakkında da sonuç doğurur; bu usulde mirasçılar yalnızca deftere kaydedilen borçlardan ve intikal eden tereke mallarının değeriyle sınırlı sorumlu tutulurlar. Terekenin resmî tasfiyesine karar verildiği andan itibaren ise tereke aleyhine yeni icra takibi açılamaz, devam eden takipler durur, hacizli malların satışı icra dairesince değil tasfiye memurunca yapılır ve mirasçıların şahsi sorumluluğu ortadan kalkar. En yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi durumunda ise Türk Medenî Kanunu'nun 612. maddesi gereğince tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 612Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 619Kaynağı aç
Mirasçıların Kendi Aralarındaki Rücu Hakları
Türk Medenî Kanunu'nun 681. maddesi gereğince mirasçılar, alacaklının açık veya örtülü rızası bulunmayan tereke borçlarından dolayı mirasın paylaşılmasından sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumlu kalırlar; bu teselsül kural olarak paylaşmadan veya borcun muacceliyetinden itibaren beş yılın geçmesiyle sona erer. Tereke borcunun tamamını veya miras payından fazlasını ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara miras payları oranında ilamsız takip, rücu davası veya icra dosyasında halefiyet yoluyla rücu etme hakkına sahiptir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 681Kaynağı aç
Vefat eden bir kişiye karşı icra takibi başlatılabilir mi?
Vefat eden kişinin taraf ehliyeti bulunmadığından aleyhine icra takibi başlatılamaz; bu durum icra dairesi ve icra mahkemesince kendiliğinden gözetilir.
Borçlunun takipten önce öldüğü anlaşılırsa takip iptal mi edilir?
Alacaklının vefatı bilmemesi maddi hataya dayanıyorsa veya dürüstlük kuralına aykırılık yoksa Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca taraf değişikliğiyle takip mirasçılara yöneltilebilir.
Mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılara icra takibi ne zaman yöneltilebilir?
İcra ve İflas Kanunu'nun 53. maddesi gereğince ölüm günü dahil üç gün ve mirasın üç aylık kabul veya ret süresi geçinceye kadar mirasçılara karşı takip ertelenir.
Mirasçılar ölen borçlunun borçlarından nasıl sorumlu olurlar?
Mirasçılar tereke borçlarından şahsi malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludur; ancak mirası reddederek veya resmî defter tutulmasını isteyerek sorumluluklarını sınırlandırabilir veya kaldırabilirler.
Murisin sağlığında mallarına konulan hacizler ölümle kalkar mı?
Borçlunun sağlığında usulüne uygun konulmuş hacizler ölümle düşmez; ancak hacizli malların satılabilmesi için takibin mirasçılara yöneltilmesi gerekir.
Mirasçı borca itirazını hangi mercie bildirmelidir?
Genel haciz yoluyla takiplerde borca itirazın yedi gün içinde icra müdürlüğüne yapılması zorunludur; icra mahkemesine yapılan itiraz geçersiz sayılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

