Adi Ortaklığın Hukuki Niteliği ve Temsil Düzeni
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesi uyarınca adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha çok kişinin ortak bir amaca erişmek üzere emek ve mallarını birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir; kanunla düzenlenmiş şirketlerin ayırt edici niteliklerini taşımayan ortaklıklar da adi ortaklık hükümlerine tabi sayılır. Adi ortaklık tüzel kişiliği bulunmayan, ortakların ortaklık borçlarından şahsi malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsil olarak sorumlu oldukları bir kişi topluluğudur. Adi ortaklık ilişkisi Türk Borçlar Kanunu'nda özel borç ilişkileri kapsamında yer aldığından bu ortaklığa Türk Ticaret Kanunu hükümleri değil, anılan Borçlar Kanunu kuralları uygulanır. 6098 sayılı Kanun'un 621. maddesi gereğince her ortak para, alacak, başka bir mal veya emek olarak ortaklığa bir katılım payı koymakla yükümlüdür; aksine sözleşme hükmü bulunmadıkça katılım paylarının ortaklığın amacının gerektirdiği nitelikte ve birbirine eşit olması gerekir. Ortağın katılım payı bir şeyin kullandırılmasından oluşuyorsa kira sözleşmesindeki, bir şeyin mülkiyetinden oluşuyorsa satış sözleşmesindeki hasara, ayıptan ve zapttan sorumluluk kuralları kıyasen tatbik edilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 621Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/787, K. 2025/367Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 620Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 637. maddesi uyarınca, kendi adına ve ortaklık hesabına üçüncü bir kişi ile işlemde bulunan ortak bizzat kendisi alacaklı ve borçlu olur. Ortaklardan birinin ortaklık veya bütün ortaklar adına işlem yapması hâlinde ise diğer ortaklar ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca üçüncü kişinin alacaklısı veya borçlusu haline gelirler. Yönetim görevi verilen ortağın ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisine sahip olduğu kabul edilir; ancak temsil yetkisine sahip yönetici ortağın yapacağı önemli tasarruf işlemlerine ilişkin yetkinin bütün ortakların oybirliğiyle verilmesi ve yetki belgesinde açıkça belirtilmesi şarttır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 637Kaynağı aç
Adi Ortaklıkta Malvarlığı ve Elbirliği Mülkiyeti Esası
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 638. maddesinin birinci fıkrasına göre, ortaklık faaliyeti için edinilen veya ortaklığa devredilen malvarlığı değerleri, alacaklar ve ayni haklar sözleşme çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 701 ilâ 703. maddeleri kapsamında düzenlenen elbirliği mülkiyetinde, kanun veya sözleşme gereği oluşan topluluk nedeniyle mallara birlikte malik olunur. Bu mülkiyet türünde bağımsız bir tüzel kişilik bulunmadığı gibi ortakların ayrılmış münferit hisseleri de yoktur; ortakların mülkiyet hakkı bir bütün olarak ortaklığa giren değerlerin tamamını kapsar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 701Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 638Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/164, K. 2021/613Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 638. maddesinin birinci fıkrası düzenleyici nitelikte olduğundan, ortaklar sözleşmeyle elbirliği mülkiyeti yerine paylı mülkiyeti seçebilirler. Ortaklık sözleşmesinde paylı hak sahipliği kararlaştırılmamışsa elbirliği mülkiyeti geçerli kalır ve mallar üzerinde ortakların elbirliğiyle ve oy birliği içinde tasarrufta bulunmaları gerekir.
Borçlardan Sorumluluk ve İcra Takibinde Taraf Ehliyeti
Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından hak ve fiil ehliyeti olmadığı gibi taraf, dava ve takip ehliyeti de yoktur. Taraf ehliyeti kamu düzeninden olup yargı mercilerince kendiliğinden göz önüne alınır. Tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığa karşı icra takibi yapılamaz ve dava açılamaz; bu nedenle alacaklıların dava ve takibi ortaklığı oluşturan bütün ortaklar aleyhine açmaları zorunludur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 638. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile üçüncü bir kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar. Müteselsil borçluluk kuralını düzenleyen 6098 sayılı Kanun'un 163. maddesi gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden dilerse yalnız birinden isteyebilir; borçluların sorumluluğu ise borcun tamamı ödeninceye kadar sürer.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 163Kaynağı aç
Ortaklık Alacaklarının Haczinde Hukuki Yaklaşımlar
Adi ortaklığın faaliyetinden doğan borçlar dolayısıyla ortaklığa ait mal veya alacakların haczedilmesinde farklı yargısal değerlendirmeler bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/2453 Esas, 2021/522 Karar sayılı ilamında; adi ortaklığın borcu sebebiyle ortaklar müteselsilen sorumlu olduğundan ve ortaklık malvarlığı elbirliğiyle idare edildiğinden, adi ortaklığın borcu nedeniyle adi ortaklığa ait mal veya alacağa haciz konulabileceğini ve alacaklının tahsilatı ortaklığın malvarlığından yapabileceğini benimsemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2453, K. 2021/522Kaynağı aç
Buna karşılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2024/787 Esas, 2025/367 Karar sayılı ilamında farklı bir çerçeve çizmiştir. Bu değerlendirmeye göre; borcun adi ortaklığın bizzat faaliyetinden kaynaklanması ile ortaklardan birinin üçüncü kişiye olan şahsi borcu olması arasında haciz yönünden kanuni bir ayrım öngörülmemiştir. Takip konusu borç ortaklığın borcu olsa dahi, elbirliğiyle ortaklara ait mal, hak ve alacaklar üzerine münferiden haciz konulabileceğine dair yasal düzenleme bulunmadığından, adi ortaklığın üçüncü kişi nezdindeki alacaklarına müzekkere ile haciz konulamaz; alacaklı ancak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca borçlu ortakların hisselerinin haczini talep edebilir. Ayrıca haciz müzekkeresinin taraf kısmına tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığın ismi yazılması işlemi şeklen usulsüz kılar.
Adi ortaklıkta ortakların elbirliği mülkiyetindeki mal ve alacaklar üzerinde münferiden serbestçe tasarruf edebilecekleri ayrılmış payları bulunmamaktadır. Ortaklar diğer ortağın rızası olmaksızın bu alacak üzerinde tasarruf edemez ve alacağı başkasına devredemezler; maddi hukuka göre devredilemeyen hak ve alacaklar haczedilemez. Nitekim ortaklığın tasfiyesi halinde borçlu ortağa düşecek tasfiye payı belirlenmedikçe, ortaklığın üçüncü kişilerdeki alacağının haczi mümkün olmamaktadır.
Ortağın Şahsi Borcu ve Haciz İhbarnamesi Usulü
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 638. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça bir ortağın şahsi alacaklıları haklarını ancak borçlu ortağın tasfiyedeki payı üzerinde ileri sürebilirler. Alacaklı elbirliği mülkiyetindeki pay üzerine doğrudan haciz koyduramaz; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca tasfiye sonundaki hissenin haczini isteyebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 94 ve 121. maddelerinde düzenlenen hisse kavramı münferit bir malvarlığı hissesini değil, ortağın ortaklık sıfatından doğan hak ve yükümlülüklerinin bütününü ifade eden ortaklık hissesini kapsar. Türk Borçlar Kanunu'nun 630. maddesi gereğince yönetici ortaklar yılda en az bir defa hesap vermek ve kazanç paylarını ödemekle yükümlü olup hesap döneminin uzatılmasına dair sözleşmeler hükümsüz sayıldığından, alacaklı tasfiye payına başvurmak zorunda kalmaksızın hesap sonucu borçluya isabet edecek kâr payı üzerine de İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi çerçevesinde haciz işletme imkanına sahiptir. Taksim edilmemiş bir miras veya iştirak hâlinde tasarruf edilen mal hissesi haczedildiğinde icra dairesi yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü kişilere keyfiyeti ihbar eder; borçlunun taşınmazdaki tasfiye hissesi haczedilmişse tapu siciline bildirim yapılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 94Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 630Kaynağı aç
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca, borçlunun üçüncü şahıs elindeki alacağı veya taşınır malı haczedildiğinde icra memuru üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderir. Ortaklar ortaklık borçlarından müteselsilen sorumlu bulunsalar dahi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/164 Esas, 2021/613 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sadece tek bir ortak hakkında düzenlenen haciz ihbarnamesi ile elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olan hak ediş üzerine haciz konulamaz. Haciz ihbarnamesi ortağın tek başına üçüncü kişide olan alacağının haczine yönelik olduğundan, bu ihbarname ile adi ortaklığın elbirliği mülkiyetindeki alacağı haczedilemez.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
İstihkak İddiası ve İcra Mahkemesinde Şikâyet Başvurusu
İcra ve İflas Kanunu'nun 96. maddesi gereğince borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği ya da üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde icra dairesi durumu tutanağa geçirir ve taraflara bildirir. İcra dairesi istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir; ilgililerin sessiz kalması istihkak iddiasının kabulü sonucunu doğurur. Malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü kişi öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmalıdır; aksi halde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkı düşer. İstihkak davası açıldığı tarihte davacı ile birlikte oturanlar veya bu kişilerin iş ortakları haczi davanın açıldığı tarihte öğrenmiş sayılırlar.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 96Kaynağı aç
Adi ortaklığın ortaklarından her biri, adi ortaklık hakkında yürütülen takibe yönelik hukuka aykırılıklara karşı icra mahkemesinde şikâyet yoluna başvurma hakkına sahiptir.
Adi ortaklığa karşı icra takibi nasıl açılır?
Adi ortaklığın tüzel kişiliği ile taraf ve takip ehliyeti bulunmadığından ortaklık adına takip yapılamaz; takibin ortaklığı oluşturan bütün ortaklara karşı açılması zorunludur.
Adi ortaklığın borcundan dolayı ortaklardan yalnızca biri takip edilebilir mi?
Aksine sözleşme hükmü yoksa ortaklar borçlardan müteselsilen sorumlu olduğundan, alacaklı borcun ifasını borçluların hepsinden isteyebileceği gibi yalnız birinden de talep edebilir.
Borçlu ortağın adi ortaklıktaki payı nasıl haczedilir?
Alacaklı, borçlu ortağın elbirliği mülkiyeti payı üzerine haciz koyduramaz; yalnızca İcra ve İflas Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca tasfiyedeki payına veya hesap sonucu isabet edecek kâr payına haciz koydurabilir.
Tek bir ortak adına düzenlenen haciz ihbarnamesi ortaklık alacağını kapsar mı?
Yalnızca borçlu ortak adına çıkarılan haciz ihbarnamesi ile elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olan adi ortaklık alacağı veya hak edişi üzerine haciz konulamaz.
Ortakların adi ortaklığa yönelik takibe karşı şikâyet hakkı var mıdır?
Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, ortaklardan her birinin adi ortaklık hakkında yapılan icra takibine yönelik şikâyet yoluna başvurma hakkı mevcuttur.
Haciz işlemine karşı istihkak iddiası ne kadar sürede bildirilmelidir?
Haczi öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmak zorundadır; aksi takdirde aynı takipte bu hakkı kaybeder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

