Vardiya değişikliği, çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik niteliği taşıyorsa işçinin rızasına bağlanır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesine göre iş sözleşmesi, onun eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan koşullardaki esaslı değişiklik, işçiye yazılı bildirimle yapılabilir. Bu şekle uyulmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı kabul edilmeyen değişiklik işçiyi bağlamaz. İşin ne zaman görüleceği ve çalışma süreleri çalışma koşulları arasındadır; yönetim hakkı kapsamında kalan veya geçerli nedene dayanan düzenleme ise esaslı değişiklik sayılmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/19761, K. 2019/2207Kaynağı aç
Esaslı değişiklik hangi koşullarda yazılı bildirilir?
İş Kanunu’nun 22. maddesi, çalışma koşullarının işverence dilediği anda tek taraflı değiştirilmesini düzenlemez. Hüküm, sözleşmeyle, sözleşmenin eki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklarla veya işyeri uygulamasıyla oluşan koşullardaki esaslı değişikliği kapsar. İşveren böyle bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2016/12390, K. 2020/1393 sayılı kararında ve aynı dairenin E. 2016/20263, K. 2016/18210 sayılı kararında, işin nerede ve ne zaman görüleceği ile işyerindeki çalışma süreleri çalışma koşulları arasında sayılmıştır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2017/19761, K. 2019/2207 sayılı kararında da işin nerede ve ne zaman görüleceği ile çalışma süreleri bu koşullar içinde belirtilmiştir. Bu anlatım, çalışma zamanının hukuken önemsiz olduğu anlamına gelmez; her vardiya düzenlemesinin kendiliğinden esaslı değişiklik olduğunu da göstermez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/12390, K. 2020/1393Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/20263, K. 2016/18210Kaynağı aç
Altı işgünü içinde yazılı kabul ne sonuç doğurur?
Yazılı bildirimin şekline uyulmaması ve işçinin değişikliği altı işgünü içinde yazılı kabul etmemesi birlikte değerlendirilir. İş Kanunu’nun 22. maddesine göre bu şekilde yapılmayan ve süresi içinde yazılı kabul edilmeyen değişiklik işçiyi bağlamaz. Süre, maddenin aradığı yazılı bildirim ve esaslı değişiklik önerisi çerçevesine bağlıdır.
İşçi öneriyi bu süre içinde kabul etmezse işveren, değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli neden bulunduğunu yazılı olarak açıklayabilir. İşveren bu açıklamayla ve bildirim süresine uyarak iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda feshe karşı dava açabilir. Hüküm, yazılı açıklama ve bildirim süresine uyulmasını arar.
Çalışmaya devam etmek değişikliği kabul etmek midir?
İşçi esaslı değişikliği kabul etmediği halde çalışmaya devam ederse değişiklik gerçekleşmiş sayılmaz. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2017/19761, K. 2019/2207 sayılı kararında ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2016/12390, K. 2020/1393 ile E. 2016/20263, K. 2016/18210 sayılı kararlarında, bu durumda sözleşmenin eski şartlarla devam ettiği belirtilmiştir.
Yazılı bir kabul belgesi bulunmaması, anlaşmanın oluşmadığını göstermez. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2017/19761, K. 2019/2207 sayılı kararında ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2016/12390, K. 2020/1393 sayılı kararında, işçinin değişikliği kuşkuya yer vermeyecek biçimde kabul anlamına gelen davranışları İş Kanunu’nun 22. maddesinin ikinci fıkrası anlamında anlaşmayla değişiklik sayılabilir. Bu istisna açık kabul davranışına bağlıdır; kabul etmeden çalışmaya devam etmek kabul anlamına gelmez. Dokuzuncu Hukuk Dairesi kararındaki örnek unvan değişikliğine ilişkindir ve hangi davranışın vardiya değişikliğinde kabul sayılacağını belirlemez.
Taraflar çalışma koşullarını aralarında anlaşarak her zaman değiştirebilir. İş Kanunu’nun 22. maddesi, bu değişikliğin geçmişe etkili yürürlüğe konulamayacağını düzenler. Anlaşma imkânı, rıza alınmadan yapılan esaslı değişikliğin bağlayıcı olduğu anlamına gelmez.
Hangi düzenleme yönetim hakkı içinde kalabilir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2016/12390, K. 2020/1393 ve E. 2016/20263, K. 2016/18210 sayılı kararlarında, iş görme ediminin yerine getirilme şeklinin, zamanının ve hizmetin niteliğinin belirlenmesi yönetim hakkı kapsamında anlatılmıştır. Bu hak, iş sözleşmesi veya işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinde açıkça düzenlenmeyen boşluklarda uygulama alanı bulur. Aynı kararlarda yönetim hakkı kapsamında kalan ya da geçerli nedene dayanan değişikliklerin esaslı değişiklik sayılamayacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2017/19761, K. 2019/2207 sayılı kararında da aynı ayrım yapılmıştır. Daire, somut olayda sevkiyat elemanının çalışma saatlerindeki düzenlemeyi, 45 saati aşmayacak, haftada altı gün ve gündüz çalışması biçiminde işverenin yönetim hakkı kapsamında görmüştür. Çalışma koşullarının ağırlaştığı ve bildirilen fesih nedenleri ispatlanamadığından kıdem tazminatının kabulü bozulmuştur. Sonuç yalnız bu dosyadaki çalışma düzenine ilişkindir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2016/12390, K. 2020/1393 sayılı kararında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 42. maddesi çerçevesinde zorunlu nedenle fazla çalışmanın işçinin kabulüne bağlı olmadığı ve yasal sınırlar gözetilerek işverence verilecek talimatlara uyulması gerektiği belirtilmiştir. Bu anlatım zorunlu nedenle fazla çalışmaya ilişkindir.
Değişikliğin esaslı olduğu nasıl ispatlanır?
Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2017/19761, K. 2019/2207 sayılı kararına göre, çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik yapıldığı konusunda ispat yükü işçidedir. Bu yük, değişikliğin esaslı ve işçi aleyhine olduğunu gösteren olguların ortaya konulmasına ilişkindir.
Yazışmalar, e-posta kayıtları, vardiya listeleri ve devamsızlık tutanakları dava sürecinde delil olabilir. Esaslı değişiklik konusunda işçinin rızasının yazılı alınması ve değişiklik teklifinin işverence yazılı yapılması, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin gerekçelerinde yasa gereği olarak belirtilmiştir. Yazılı kabul belgesi olmasa da kuşkuya yer vermeyecek kabul davranışı, 22. maddenin ikinci fıkrası anlamında anlaşma yoluyla değişiklik sayılabilir.
Kabul etmeme haklı fesih ve tazminat doğurur mu?
İş Kanunu’nun 24. maddesi, belirli veya belirsiz süreli sözleşmenin sürenin bitiminden önce ya da bildirim süresini beklemeden feshedilebileceği sağlık, ahlak ve iyiniyet ile zorlayıcı sebep hallerini düzenler. Vardiya değişikliği bu haller arasında ayrıca adlandırılmaz. Bu nedenle her vardiya değişikliği, madde metninden hareketle kendiliğinden haklı fesih nedeni sayılamaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Maddenin 24/II-f bendi, ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesinin kararlaştırıldığı halleri ele alır. İşverenin yapabileceği sayı ve tutardan az iş vermesi üzerine ücret farkının zaman esasına göre ödenmemesi ya da çalışma şartlarının uygulanmaması bu bentte yer alır. Metin, her vardiya değişikliğinin bent kapsamına girdiğini açıklamaz; somut olayın bentteki koşullara uyup uymadığı ayrıca belirlenir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2017/19761, K. 2019/2207 sayılı kararında, İş Kanunu’nun 22. maddesinde esaslı değişiklik nedeniyle işçinin sözleşmeyi haklı olarak feshedebileceğinin öngörülmediği belirtilmiştir. Değişikliği kabul etmeyen işçinin salt 22. maddeye dayanarak sözleşmesini feshetmesi, hükümde ayrıca düzenlenmiş bir haklı fesih yolu değildir.
Esaslı değişikliği kabul etmeyen işçinin sözleşmesini işveren feshederse, aynı karara göre ihbar ve kıdem tazminatı talep hakkı doğar. Karar bu sonucu, feshin geçerli neden ve usul şartlarından bağımsız bir tazminat sonucu olarak kurmamıştır. İşveren, değişikliğin veya başka bir feshin geçerli nedenini yazılı açıklamalı ve bildirim süresine uymalıdır.
Ücret ve diğer hakların indirilmesinden farkı nedir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2016/12390, K. 2020/1393 ve E. 2016/20263, K. 2016/18210 sayılı kararları, 22. maddedeki usule uyulmadan ve yazılı muvafakat olmadan ücret ve diğer haklarda indirim yapılmasını yasal kabul etmemiştir. Her iki kararda da ikramiye alacağının reddi bu nedenle bozulmuştur. Sonuç ikramiye alacağına yöneliktir; vardiya değişikliğinin geçerliliği hakkında kurulmuş bir hüküm değildir.
Her vardiya değişikliği için yazılı rıza gerekir mi?
Hayır. Yazılı bildirim ve altı işgünü içinde yazılı kabul, çalışma koşullarındaki esaslı değişiklik içindir. Yönetim hakkı kapsamında kalan veya geçerli nedene dayanan düzenleme esaslı değişiklik sayılmaz.
İşçi altı işgünü içinde cevap vermezse ne olur?
Şekil şartına uyulmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı kabul edilmeyen esaslı değişiklik işçiyi bağlamaz. İşçi kabul etmeden çalışmayı sürdürürse değişiklik gerçekleşmemiş ve sözleşme eski şartlarla devam ediyor sayılır.
Yazılı belge olmadan kabul oluşabilir mi?
Yazılı kabul belgesi olmasa da işçinin değişikliği kuşkuya yer vermeyecek biçimde kabul anlamına gelen davranışı, 22. maddenin ikinci fıkrası anlamında anlaşma yoluyla değişiklik sayılabilir. Kabul etmeden çalışmaya devam etmek bu davranış değildir.
İşçi değişikliği reddederse işveren sözleşmeyi feshedebilir mi?
İşveren, değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya başka bir geçerli fesih nedeni bulunduğunu yazılı açıklayıp bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. İşçi bu durumda feshe karşı dava açabilir.
Vardiya değişikliği 24. maddede ayrı bir fesih nedeni midir?
Hayır. Madde vardiya değişikliğini ayrıca adlandırmaz. Haklı fesih için maddede sayılan hallerden birinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilir.
Zorunlu nedenle fazla çalışmada ayrıca kabul aranır mı?
Hayır. İş Kanunu’nun 42. maddesi çerçevesindeki zorunlu nedenle fazla çalışma işçinin kabulüne bağlı değildir; yasal sınırlar gözetilerek işveren talimatına uyulması gerekir. Bu hüküm zorunlu nedenle fazla çalışmaya ilişkindir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

