İş Kazası Bildirimi, Yasal Bildirim Süreleri ve Haklar

by Avukat Erdal Ersoy
İş Kazası Bildirimi, Yasal Bildirim Süreleri ve Haklar

İş Kazasının Yasal Tanımı ve Kapsamı

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca iş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının görevli olarak işyeri dışına gönderilmesi sebebiyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda ve sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 13Kaynağı aç
MADDE 13- İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.[25] İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde, c) (Mülga: 17/4/2008-5754/8 md.) (Değişik paragraf: 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir. İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması

İş kazası nitelemesine ilişkin değerlendirmelerde olayın işin yürütümüyle bağlantılı olup olmadığı da ele alınabilir; sigortalının işverenin yönetim alanı içinde bulunurken, işverenin işi veya menfaati için bir faaliyet yürütürken veya işin gereği dışarıda bulunduğu hallerde uğradığı bedensel zararlar iş kazası başlığı altında değerlendirilebilir. Bu çerçevede işin ifası sırasında gerçekleşen trafik kazaları ile dinlenme arası, yemekhane, servis ve işyeri avlusu gibi alanlarda meydana gelen olayların da iş kazası kapsamına girebilmesi mümkündür.

Sosyal güvenlik sistemi; bağımlı çalışanları, kendi adına ve hesabına çalışanları, belirli koşullarda kamuya bağlı çalışma biçimlerini, çırak ve stajyerleri kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Sigortasız çalıştırma işveren yönünden ayrı bir hukuki sorumluluk doğurmakta olup iş kazası bakımından sigortalılık değerlendirmesi ve tespit süreçleri olayın koşullarına göre yürütülebilir.

İş Kazası Bildirim Süreleri ve Bildirim Yolu

5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5. madde kapsamındaki sigortalıların iş kazası, bunları çalıştıran işveren tarafından o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde bildirilir. Kaza işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmişse bu bildirim süresi iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca geçici iş ilişkisi özel istihdam bürosu aracılığıyla veya holding bünyesi içinde ya da aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde görevlendirme suretiyle kurulabilir; özel istihdam bürosu aracılığıyla kurulan ilişkide işveren özel istihdam bürosudur. Geçici işçi çalıştıran işveren ise iş kazası hâllerini özel istihdam bürosuna derhâl, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma kazadan sonraki üç işgünü içinde bildirmekle yükümlüdür.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – (Değişik: 6/5/2016-6715/1 md.) Geçici iş ilişkisi, özel istihdam bürosu aracılığıyla ya da holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde görevlendirme yapılmak suretiyle kurulabilir. Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi, Türkiye İş Kurumunca izin verilen özel istihdam bürosunun bir işverenle geçici işçi sağlama sözleşmesi yaparak bir işçisini geçici olarak bu işverene devri ile; a) Bu Kanunun 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 74 üncü maddesinde belirtilen hâllerde, işçinin askerlik hizmeti hâlinde ve iş sözleşmesinin askıda kaldığı diğer hâllerde, b) Mevsimlik tarım işlerinde, c) Ev hizmetlerinde, d) İşletmenin günlük işlerinden sayılmayan ve aralıklı olarak gördürülen işlerde, e) İş sağlığı ve güvenliği bakımından acil olan işlerde veya üretimi önemli ölçüde etkileyen zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkması hâlinde, f) İşletmenin ortalama mal ve hizmet üretim kapasitesinin geçici iş ilişkisi kurulmasını gerektirecek ölçüde ve öngörülemeyen şekilde artması hâlinde, g) Mevsimlik işler hariç dönemsellik arz eden iş artışları hâlinde, kurulabilir. Geçici işçi sağlama sözleşmesi ikinci fıkranın (a) bendinde sayılan hâllerin devamı süresince, (b) ve (c) bentlerinde sayılan hâllerde süre sınırı olmaksızın, diğer bentlerde sayılan hâllerde ise en fazla dört ay süreyle kurulabilir. Yapılan bu sözleşme ikinci fıkranın (g) bendi hariç toplam sekiz ayı geçmemek üzere en fazla iki defa yenilenebilir. Geçici işçi çalıştıran işveren, belirtilen sürenin sonunda aynı iş için altı ay geçmedikçe yeniden geçici işçi çalıştıramaz. Bu Kanunun 29 uncu maddesi kapsamında toplu işçi çıkarılan işyerlerinde sekiz ay süresince, kamu kurum ve kuruluşlarında ve yer altında maden çıkarılan işyerlerinde bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında geçici iş ilişkisi kurulamaz. Geçici işçi çalıştıran işveren, grev ve lokavtın uygulanması sırasında 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 65 inci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla geçici iş ilişkisiyle işçi çalıştıramaz. İkinci fıkranın (f) bendi kapsamında geçici iş ilişkisi ile çalıştırılan işçi sayısı, işyerinde çalıştırılan işçi sayısının dörtte birini geçemez. Ancak, on ve daha az işçi çalıştırılan işyerlerinde beş işçiye kadar geçici iş ilişkisi kurulabilir. İşçi sayısının tespitinde, kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Geçici işçi sağlama sözleşmesi ile çalışan işçi, 30 uncu maddenin uygulanmasında özel istihdam bürosu ve geçici işçi çalıştıran işverenin işçi sayısına dâhil edilmez. Geçici işçi çalıştıran işveren, iş sözleşmesi feshedilen işçisini fesih tarihinden itibaren altı ay geçmeden geçici iş ilişkisi kapsamında çalıştıramaz. Geçici işçi, geçici işçi çalıştıran işverenden özel istihdam bürosunun hizmet bedeline mahsup edilmek üzere avans veya borç alamaz. Geçici işçi çalıştıran işveren; a) İşin gereği ve geçici işçi sağlama sözleşmesine uygun olarak geçici işçisine talimat verme yetkisine sahiptir. b) İşyerindeki açık iş pozisyonlarını geçici işçisine bildirmek ve Türkiye İş Kurumu tarafından istenecek belgeleri belirlenen sürelerle saklamakla yükümlüdür. c) Geçici işçinin iş kazası ve meslek hastalığı hâllerini özel istihdam bürosuna derhâl, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13 üncü ve 14 üncü maddelerine göre ilgili mercilere bildirmekle yükümlüdür. d) Geçici işçileri çalıştıkları dönemlerde, işyerindeki sosyal hizmetlerden eşit muamele ilkesince yararlandırır. Geçici işçiler, çalışmadıkları dönemlerde ise özel istihdam bürosundaki eğitim ve çocuk bakım hizmetlerinden yararlandırılır. e) İşyerindeki geçici işçilerin istihdam durumuna ilişkin bilgileri varsa işyeri sendika temsilcisine bildirmekle yükümlüdür. f) 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 17 nci maddesinin altıncı fıkrasında öngörülen eğitimleri vermekle ve iş sağlığı ve güvenliği açısından gereken tedbirleri almakla, geçici işçi de bu eğitimlere katılmakla yükümlüdür. Geçici işçinin, geçici işçiyi çalıştıran işverenin işyerindeki çalışma süresince temel çalışma koşulları, bu işçilerin aynı işveren tarafından aynı iş için doğrudan istihdamı hâlinde sağlanacak koşulların altında olamaz. Geçici iş ilişkisinde işveren özel istihdam bürosudur. Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi, geçici işçi ile iş sözleşmesi, geçici işçi çalıştıran işveren ile geçici işçi sağlama sözleşmesi yapmak suretiyle yazılı olarak kurulur. Özel istihdam bürosu ile geçici işçi çalıştıran işveren arasında yapılacak geçici işçi sağlama sözleşmesinde; sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihi, işin niteliği, özel istihdam bürosunun hizmet bedeli, varsa geçici işçi çalıştıran işverenin ve özel istihdam bürosunun özel yükümlülükleri yer alır. Geçici işçinin, Türkiye İş Kurumundan veya bir başka özel istihdam bürosundan hizmet almasını ya da iş görme edimini yerine getirdikten sonra geçici işçi olarak çalıştığı işveren veya farklı bir işverenin işyerinde çalışmasını engelleyen hükümler konulamaz. Geçici işçi ile yapılacak iş sözleşmesinde, işçinin ne kadar süre içerisinde işe çağrılmazsa haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebileceği belirtilir. Bu süre üç ayı geçemez. İkinci fıkranın (f) bendi kapsamında kurulan geçici iş ilişkisinde, geçici işçi çalıştıran işveren işyerinde bir ayın üzerinde çalışan geçici işçilerin ücretlerinin ödenip ödenmediğini çalıştığı süre boyunca her ay kontrol etmekle, özel istihdam bürosu ise ücretin ödendiğini gösteren belgeleri aylık olarak geçici işçi çalıştıran işverene ibraz etmekle yükümlüdür. Geçici işçi çalıştıran işveren, ödenmeyen ücretler mevcut ise bunlar ödenene kadar özel istihdam bürosunun alacağını ödemeyerek, özel istihdam bürosunun alacağından mahsup etmek kaydıyla geçici işçilerin en çok üç aya kadar olan ücretlerini doğrudan işçilerin banka hesabına yatırır. Ücreti ödenmeyen işçiler ve ödenmeyen ücret tutarları geçici işçi çalıştıran işveren tarafından çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne bildirilir. Sözleşmede belirtilen sürenin dolmasına rağmen geçici iş ilişkisinin devam etmesi hâlinde, geçici işçi çalıştıran işveren ile işçi arasında sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi kurulmuş sayılır. Bu durumda özel istihdam bürosu işçinin geçici iş ilişkisinden kaynaklanan ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden sözleşme süresiyle sınırlı olmak üzere sorumludur. Geçici işçi, işyerine ve işe ilişkin olmak kaydıyla kusuru ile neden olduğu zarardan, geçici işçi çalıştıran işverene karşı sorumludur. İşverenin, devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçisini, holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi hâlinde de geçici iş ilişkisi kurulmuş olur. Bu fıkra kapsamında geçici iş ilişkisi, yazılı olarak altı ayı geçmemek üzere kurulabilir ve en fazla iki defa yenilenebilir. İşçisini geçici olarak devreden işverenin ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden, devreden işveren ile birlikte sorumludur. Dördüncü, beşinci, onuncu ve on dördüncü fıkralar ve dokuzuncu fıkranın (a) ve (f) bentleri ile (d) bendinin birinci cümlesinde düzenlenen hak ve yükümlülükler bu fıkraya göre kurulan geçici iş ilişkisinde de uygulanır. İKİNCİ BÖLÜM İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi Tanım ve şekil

Bildirimde üç işgünlük sürenin hesaplanması kazanın meydana geldiği günü takip eden günden itibaren başlar. Pazar günleri ve resmi tatiller hesaba katılmadığı gibi resmi işlem ve başvurularda cumartesi günleri de tatil günü kabul edilir. Hizmet akdine tabi çalışanların bildirimleri Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde e-Sigorta uygulaması üzerinden elektronik olarak yapılabileceği gibi doğrudan veya taahhütlü posta yoluyla İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirgesi Kuruma ulaştırılarak tamamlanabilir. Bildirgenin içeriği, biçimi ve verilme esasları Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.

5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamındaki köy ve mahalle muhtarları ile kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalılar bakımından bildirim bizzat sigortalı tarafından yerine getirilir. Bu sigortalılar, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlıklarının bildirim yapmaya engel olmadığı günü takip eden üç işgünü içinde iş kazasını Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

Sağlık Kuruluşları, Delil Tespiti ve İdari Tahkikat

Sağlık kuruluşu başvurusu sırasında olayın iş kazası kapsamında olduğunun belirtilmesi pratikte önem taşır; zira hastane kayıtları Sosyal Güvenlik Kurumu tespiti ve yargı süreçlerinde temel delil olarak değerlendirilir. Kolluk birimlerine bildirim yapılması olayın resmî kaydını güçlendirirken, işverenin bildirim yapmadığı durumlarda işçinin iş arkadaşları veya üçüncü kişiler tarafından da bildirim yapılması mümkündür. Sağlık hizmeti sunucularının iş kazası ve meslek hastalığı şüphesi bulunan vakaları Kuruma bildirme yükümlülüğü bulunduğu gibi kendilerine intikal eden iş kazasını ayrıca yetkili kolluk kuvvetlerine de bildirmeleri gerekir.

Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında karar verilebilmesi için gerektiğinde Kurumun denetim ve kontrolle yetkilendirilen memurları veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir; uygulamada mahkemelerin müfettiş raporunu tek başına bağlayıcı kabul etmese de güçlü bir teknik zemin olarak gördüğü değerlendirilir. Soruşturma sonunda bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca yersiz yapılan ödemeler ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi hükümlerine göre tahsil edilir. Bu kapsamda yersiz ödemenin ilgililerin gelir ve aylıklarından kesilmesinde borç tutarı, kanunî faizi ile birlikte gelir ve aylıktan yüzde 25 oranında kesilmek suretiyle tahsil edilir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 96Kaynağı aç
MADDE 96- Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,[176] itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans

Bildirim Yükümlülüğüne Aykırılık ve İşverenin Hukuki Sorumluluğu

Hizmet akdiyle çalışanların iş kazasının kanuni süresinde bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya Kurumca ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, kazanın oluşumunda kusuru bulunmasa dahi işverenden tahsil edilir. Kendi adına ve hesabına çalışan sigortalıların süresinde bildirim yapmaması durumunda ise geçici iş göremezlik ödeneği bildirim tarihinden itibaren başlatılır ve gecikilen günler için ödeme yapılmaz. Ayrıca iş kazasının süresinde bildirilmemesi veya geç bildirilmesi halinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işyerinin çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre idari para cezası tatbik edilir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 21Kaynağı aç
MADDE 21- İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir. Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez. Sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğinin artması

İş kazası ve meslek hastalığı işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse; Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine mevzuat gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere Kurumca işverene ödettirilir ve işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği sorumluluğu yalnızca koruyucu donanım teminiyle sınırlı görülmeyip tedbir alma, eğitim verme, denetleme ve kurallara uyumu fiilen sağlama yükümlülüklerini de içerir.

İşyerinde gerçek kişi işverenlerin birlikte bulunduğu hallerde müşterek sorumluluk gündeme gelebilir; hukuki sorumlulukta işi fiilen yöneten ile organizasyon, önlem alma, talimat ve denetim yetkisine sahip olanların ayrımı önem taşır. Ceza sorumluluğunda ise kural olarak iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğünü yerine getirmeyen, yetki ve görev alanı içinde ihmali bulunan yetkililerin sorumluluğu tartışılır. Sigortalının ağır kusuru bazı durumlarda illiyet bağını kesebilirse de talimata aykırı davranış işverenin eğitim, denetim ve organizasyon eksiklikleri incelenmeksizin tek başına işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; üçüncü kişinin tam kusuruyla gerçekleşen olaylarda veya iş ile bağlantıyı koparan dış etkenlerde ise işverenin sorumluluğu daralabilir.

Meslek Hastalığının Tespiti ve Bildirimi

5510 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre meslek hastalığı; sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir nedenle veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir. Sigortalının meslek hastalığına tutulduğu, yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeler ile gerektiğinde işyeri denetim raporlarının incelenmesi neticesinde Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 14Kaynağı aç
MADDE 14- Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.[26] Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun; a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi, b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi, sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur. Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir. Meslek hastalığının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından,[27] b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücû edilir. Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir. Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Hastalık ve analık hali

Meslek hastalığının sigortalının çalıştığı işten kaynaklanması ve işten fiilen ayrılmasıyla hastalığın ortaya çıkması arasında Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması gerekir. Meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa dahi klinik ve laboratuvar bulguları ile işyerindeki etken saptanmışsa, durum Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir. Meslek hastalığının öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde bildirilmemesi veya kasten eksik ya da yanlış bildirilmesi halinde Kurumca yapılan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri işverene veya 4/1-b kapsamındaki sigortalıya rücu edilir.

Sosyal Güvenlik Hakları ve Tazminat Talepleri

İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan mali haklar kendiliğinden doğmaz; olayın yasal vasfının tespiti, sağlık raporları, maluliyet oranı tespiti ve dosya işlemlerinin tamamlanması gerekir. Şartlar oluştuğunda sigortalıya istirahatli kaldığı geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. Ölümle sonuçlanan olaylarda hak sahiplerine gelir tahsis edilir, cenaze ödeneği verilir ve gelir bağlanan kız çocuklarına evlenme ödeneği ödenir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 16Kaynağı aç
MADDE 16- (Değişik: 17/4/2008-5754/10 md.) İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır: a) Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi. b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması. c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir bağlanması. d) Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi. e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi. Hastalık ve analık sigortasından sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Analık sigortasından sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan; kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden emzirme ödeneği verilir. Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması, b) (b) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması, şarttır. Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalılardan 9 uncu maddeye göre sigortalılığı sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere üçyüz gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya eşi analık sigortası haklarından yararlanacak sigortalı erkek, doğum tarihinden önceki onbeş ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması şartıyla emzirme ödeneğinden yararlandırılır. Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç[30]

İşveren aleyhine açılabilecek maddi ve manevi tazminat davaları Kurum ödemelerinden bağımsız olarak gündeme gelebilir; ancak hesaplamada Kurumca yapılan ödemeler ile kusur oranları dikkate alınır. Yaralanan sigortalı tedavi giderleri, ek yol ve konaklama giderleri, çalışamadığı döneme ait ücret kaybı, meslekte kazanma gücü kaybı ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Ölüm durumunda ise destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelmekte olup eş, çocuklar, anne ve baba çoğu dosyada doğrudan hak sahibi konumundayken fiilen destek ilişkisini ispatlayabilen diğer yakınlar da destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep edebilir.

İş kazası SGK'ya en geç ne zaman bildirilmelidir?

Hizmet akdiyle çalışanlar yönünden iş kazasının en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde Kuruma bildirilmesi zorunludur; kaza işverenin kontrol alanı dışında gerçekleşmişse süre kazanın öğrenildiği tarihten itibaren başlar. 4/b kapsamındaki bağımsız çalışanlar ile köy ve mahalle muhtarları ise bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığın bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonraki üç işgünü içinde Kuruma bildirim yapmalıdır.

Sigortasız çalışan işçi iş kazası bildiriminde bulunabilir mi?

Sigortasız çalıştırma işveren yönünden ayrı bir hukuki sorumluluk doğurur; sigortasız çalışılması halinde iş kazası yönünden sigortalılık değerlendirmesi ve tespit süreçleri olayın koşullarına göre yürütülebilir.

İş kazasını bildirmeyen işveren hangi yaptırımlarla karşılaşır?

Süresinde bildirim yapmayan işverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru olmasa dahi, bildirim yapılana kadar sigortalıya Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilir ve ayrıca 6331 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası uygulanır.

Servis aracında veya mola sırasında kaza geçirilmesi iş kazası sayılır mı?

5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelip sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaylar iş kazası sayılır. Ayrıca dinlenme arası, yemekhane, servis ve işyeri avlusu gibi alanlarda gerçekleşen olayların da iş kazası kapsamına girebildiği değerlendirilmektedir.

Meslek hastalığı bildirim süresi ne kadardır?

Meslek hastalığının, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi ya da hususların kasten eksik veya yanlış bildirilmesi durumunda, yapılan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri işverene veya 4/b kapsamındaki sigortalıya rücu edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu