Hayati tehlikede işin durdurulması ve çalışan hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Hayati tehlikede işin durdurulması ve çalışan hakları

Ciddi ve yakın bir tehlikeyle karşılaşan çalışan, kurul bulunan işyerinde kurula, kurul bulunmayan işyerinde işverene başvurarak tehlikenin saptanmasını ve gerekli tedbirlere karar verilmesini isteyebilir. Tehlike önlenemeyecek durumdaysa, bu başvuruyu beklemeden işyerini veya tehlikeli bölümü bırakıp belirlenen güvenli yere gidebilir.

6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 13Kaynağı aç
MADDE 13 – (1) Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul acilen toplanarak, işveren ise derhâl kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar, çalışana ve çalışan temsilcisine yazılı olarak bildirilir. (2) Kurul veya işverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi hâlinde çalışan, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır. (3) Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda birinci fıkradaki usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gider. Çalışanların bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz. (4) İş sözleşmesiyle çalışanlar, talep etmelerine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda, tabi oldukları kanun hükümlerine göre iş sözleşmelerini feshedebilir. Toplu sözleşme veya toplu iş sözleşmesi ile çalışan kamu personeli, bu maddeye göre çalışmadığı dönemde fiilen çalışmış sayılır. (5) Bu Kanunun 25 inci maddesine göre işyerinde işin durdurulması hâlinde, bu madde hükümleri uygulanmaz. İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi

Kurula veya işverene başvuru

Başvuru bir talep hakkıdır. Kurul varsa gecikmeden toplanır; kurul yoksa işveren kararını bekletmeden verir. Olay tutanağa bağlanır ve karar hem çalışana hem çalışan temsilcisine yazıyla duyurulur. Kararın içeriği ve alınacak tedbirin yeterli sayılıp sayılmayacağı bu düzenlemede ayrıca tanımlanmamıştır.

Kurul ya da işveren taleple aynı yönde karar verirse çalışan, gereken tedbirler uygulanana kadar çalışmayı bırakabilir. Bu süreye ait ücret ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer haklar korunur. Ücretin tutarı ve ödeme yöntemi bu hükümde gösterilmemiştir.

Önlenemeyen tehlikede ayrılma

Ayrılma imkânı, ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olmasına bağlıdır. Bu şart gerçekleşirse çalışan, birinci fıkradaki başvuru sırasını izlemek zorunda kalmadan işyerinden veya tehlikeli bölgeden çıkar ve belirlenen güvenli yere gider. Bu davranış yüzünden hakları daraltılamaz. Tehlikenin önlenemez sayılmasında kimin hangi ölçüyü kullanacağı aynı hükümde açıklanmamıştır.

Tedbir alınmaması ve bildirimsiz fesih

İş sözleşmesiyle çalışan kişi, gerekli tedbirleri istemesine rağmen bunlar alınmamışsa sözleşmesini bağlı olduğu kanun hükümlerine göre feshedebilir. Toplu sözleşme veya toplu iş sözleşmesiyle çalışan kamu personeli, bu madde uyarınca çalışmadığı dönemde fiilen çalışmış sayılır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi, süresi belirli olan veya olmayan sözleşmelerde, maddede yazılı hâllerden biri varsa bildirimin beklenmesine veya sürenin dolmasına gerek bırakmadan feshe izin verir. Hakkın kapsamı bu yazılı hâllerle sınırlıdır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

Sözleşmenin konusu olan iş, işin niteliğinden kaynaklanan bir nedenle işçinin sağlığı veya yaşayışı bakımından tehlikeliyse bu durum, sağlık sebebiyle bildirimsiz fesih hâllerinden biridir. Hüküm, tehlikeyi işin niteliğinden doğan sebebe bağlar.

İşçinin çalıştığı işyerinde, işi bir haftadan uzun süre durdurmayı gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa işçi, sürenin bitmesini veya bildirim süresini beklemeden sözleşmeyi feshedebilir.

İş durdurulduğunda 13. madde

6331 sayılı Kanun’un 25. maddesi uyarınca işyerinde iş durdurulmuşsa, aynı Kanun’un 13. maddesindeki hükümler uygulanmaz.

Hayati tehlikede işin durdurulması

İşyerindeki bina ve eklentilerde, çalışma yöntem ve biçimlerinde ya da iş ekipmanlarında çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus saptandığında, tehlike giderilene kadar işyerinin bir bölümünde veya bütününde iş durdurulur. Durdurmanın alanı, tehlikenin niteliği ile bundan doğabilecek riskin etkileyebileceği yer ve çalışanlar gözetilerek belirlenir.

6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
MADDE 25 – (1) İşyerindeki bina ve eklentilerde, çalışma yöntem ve şekillerinde veya iş ekipmanlarında çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edildiğinde; bu tehlike giderilinceye kadar, hayati tehlikenin niteliği ve bu tehlikeden doğabilecek riskin etkileyebileceği alan ile çalışanlar dikkate alınarak, işyerinin bir bölümünde veya tamamında iş durdurulur. Ayrıca çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda iş durdurulur. (2) İş sağlığı ve güvenliği bakımından teftişe yetkili üç iş müfettişinden oluşan heyet, iş sağlığı ve güvenliği bakımından teftişe yetkili iş müfettişinin tespiti üzerine gerekli incelemeleri yaparak, tespit tarihinden itibaren iki gün içerisinde işin durdurulmasına karar verebilir. Ancak tespit edilen hususun acil müdahaleyi gerektirmesi hâlinde; tespiti yapan iş müfettişi, heyet tarafından karar alınıncaya kadar geçerli olmak kaydıyla işi durdurur. (3) İşin durdurulması kararı, ilgili mülki idare amirine ve işyeri dosyasının bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne bir gün içinde gönderilir. İşin durdurulması kararı, mülki idare amiri tarafından kolluk kuvvetleri marifetiyle yirmidört saat içinde yerine getirilir. Ancak, tespit edilen hususun acil müdahaleyi gerektirmesi nedeniyle verilen işin durdurulması kararı, mülki idare amiri tarafından kolluk kuvvetleri marifetiyle aynı gün yerine getirilir.[11] (4) İşveren, yerine getirildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde, yetkili iş mahkemesinde işin durdurulması kararına itiraz edebilir. İtiraz, işin durdurulması kararının uygulanmasını etkilemez. Mahkeme itirazı öncelikle görüşür ve altı iş günü içinde karara bağlar. Mahkeme kararı kesindir. (5) İşverenin işin durdurulmasını gerektiren hususların giderildiğini Bakanlığa yazılı olarak bildirmesi hâlinde, en geç yedi gün içinde işyerinde inceleme yapılarak işverenin talebi sonuçlandırılır. (6) İşveren, işin durdurulması sebebiyle işsiz kalan çalışanlara ücretlerini ödemekle veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermekle yükümlüdür. (7) (Ek: 4/4/2015-6645/2 md.) Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ihale ile alınan işlerde; teknolojik gelişme, iş gücü kapasitesinin artırılması, üretim metotlarında yenilik gibi bir kısım unsurlar sağlanmadan üretim ve/veya imalat planlarına, iş programlarına aykırı hareket edilerek üretim zorlaması nedeniyle hayati tehlike oluşturacak şekilde çalışma biçimleri, işin durdurulma sebebi sayılır. (8) (Ek: 4/4/2015-6645/2 md.) İşyerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Ölümlü iş kazası sebebiyle kamu ihalesinden yasaklama

Ayrıca çok tehlikeli sınıftaki maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılmamışsa iş durdurulur. Bu sonuç, hükümde sayılan işyeri türleriyle sınırlıdır.

İş sağlığı ve güvenliği teftişine yetkili üç iş müfettişinden oluşan heyet, yetkili iş müfettişinin tespiti üzerine inceleme yapar ve tespit tarihinden başlayarak iki gün içinde işi durdurmaya karar verebilir. Düzenleme her tespitin durdurmayla sonuçlanacağını söylemez.

Saptanan husus acil müdahale gerektiriyorsa tespiti yapan iş müfettişi, heyet karar verene kadar geçerli olmak üzere işi durdurur.

Durdurma kararı, bir gün içinde ilgili mülki idare amirine ve işyeri dosyasının bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne gönderilir. Mülki idare amiri kararı kolluk aracılığıyla yirmi dört saat içinde uygular. Acil müdahale gerektiren tespitte uygulama aynı gün yapılır.

İşveren, durdurma kararının yerine getirildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilir. Süre, kararın verildiği günden değil uygulandığı günden işler. İtiraz durdurmayı askıya almaz. Mahkeme itirazı öncelikle ele alır, altı iş günü içinde karara bağlar ve bu karar kesindir.

İşveren, durdurmayı gerektiren hususların giderildiğini Bakanlığa yazıyla bildirirse talep, işyerinde en geç yedi gün içinde yapılacak incelemeyle sonuçlandırılır. İncelemenin hangi kararla biteceği bu fıkrada ayrıca gösterilmemiştir.

İşveren, durdurma nedeniyle işsiz kalan çalışanlara ücretlerini ödemek veya ücrette azalma olmaksızın mesleklerine ya da durumlarına uygun başka bir iş vermekle yükümlüdür. Yükümlülük, durdurma yüzünden işsiz kalan çalışanlarla sınırlıdır.

Çok tehlikeli sınıfta olup ihale ile alınan işlerde, teknolojik gelişme, işgücü kapasitesi veya üretim yöntemlerindeki yenilik gibi unsurlar sağlanmadan plan ve programlara aykırı üretim zorlaması nedeniyle hayati tehlike doğuran çalışma biçimleri de durdurma sebebi sayılır.

Durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekiline üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

İş kazasının kapsamı

5510 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre iş kazası, sayılan hâllerden birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. Bu hâller; sigortalının işyerinde bulunması, işveren tarafından yürütülen iş veya kendi adına bağımsız çalışanın yürüttüğü iş, bir işverene bağlı sigortalının görevle başka yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmadan geçen zamanlar, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlar ve sigortalıların işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidip gelmesidir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 13Kaynağı aç
MADDE 13- İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.[25] İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde, c) (Mülga: 17/4/2008-5754/8 md.) (Değişik paragraf: 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir. İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması

Bildirim ve soruşturma

4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5. madde kapsamındaki sigortalılar bakımından iş kazasını, onları çalıştıran işveren bildirir. Bildirim, olay yerinin yetkili kolluğuna derhâl ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde yapılır. Kaza işverenin kontrolü dışındaki yerde olmuşsa (a) bendindeki süre, kazanın öğrenildiği tarihten başlar.

4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalı bildirimi kendisi yapar. Süre, bir ayı aşmamak koşuluyla rahatsızlığın bildirime engel olmadığı günden sonra üç iş günüdür.

İş kazası ve meslek hastalığı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle doğrudan veya taahhütlü postayla Kuruma bildirilmek zorundadır. Bildirgenin biçimi, içeriği ve verilme usulü Kurumca çıkarılacak yönetmeliğe bırakılmıştır.

Bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağına karar verebilmek için gerektiğinde Kurumun denetim ve kontrolle yetkilendirilen memurlarınca veya Bakanlık iş müfettişlerince soruşturma yapılabilir.

Soruşturma sonunda yazılı bildirimin gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, bu olay için yersiz yapılan ödemeler ödeme tarihinden itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan 96. maddeye göre tahsil edilir.

Taksirle ölüme neden olma

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre, taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Madde, işveren sıfatı için ayrı bir şart öngörmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[35] İKİNCİ BÖLÜM Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar Kasten yaralama[36][37]

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre fiil birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümüyle birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına yol açmışsa ceza iki yıldan on beş yıla kadardır. Bu aralık, birinci fıkradaki cezadan ayrıdır.

Sık sorulan sorular

Ciddi ve yakın tehlikede nereye başvurulur?

Çalışan, kurul varsa kurula, kurul yoksa işverene başvurarak durumun tespitini ve gerekli tedbirlere karar verilmesini talep edebilir. Kurul gecikmeden toplanır; kurul yoksa işveren kararını derhâl verir.

Çalışmayı bırakınca ücret korunur mu?

Talep yönünde karar verilmişse çalışan, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmayabilir. Bu dönemdeki ücret ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer haklar saklıdır.

Tehlike önlenemezse işyeri terk edilebilir mi?

Evet. Ciddi ve yakın tehlike önlenemezse çalışan, birinci fıkradaki usulü beklemeden işyerini veya tehlikeli bölgeyi bırakıp belirlenen güvenli yere gidebilir ve bu yüzden hakları kısıtlanamaz.

Tedbir alınmazsa sözleşme nasıl feshedilir?

İş sözleşmesiyle çalışan, tedbir istemesine rağmen tedbir alınmamışsa bağlı olduğu kanun hükümlerine göre sözleşmesini feshedebilir. 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesindeki yazılı hâllerden biri varsa bildirim süresi de beklenmez.

İş kazası Kuruma hangi sürede bildirilir?

5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5. madde kapsamındaki sigortalılarda işveren, olayı kolluğa derhâl, Kuruma ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirir. İşverenin kontrolü dışındaki yerde bu süre öğrenme tarihinden başlar.

Durdurulan işte çalıştırma yaptırılırsa ne olur?

Durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekiline üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu