Sağlık Sebebiyle Feshin Hukuki Niteliği
İş sözleşmesinin süresi belirli olsun veya olmasın, taraflar mevzuatta açıkça öngörülen sağlık koşullarının gerçekleşmesi durumunda sözleşmeyi bildirim süresini beklemeksizin veya sürenin bitiminden önce derhal feshedebilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Sağlık sebeplerine dayalı haklı bir neden ortaya çıktığında iş sözleşmesi kendiliğinden sona ermez. Bu durum, yalnızca ilgili tarafa sözleşmeyi feshetme hakkı verir; işçi bu hakkı kullanıp kullanmamakta serbesttir ve dilerse sözleşmeyi devam ettirebilir ya da derhal fesih yerine bildirimli fesih yolunu seçebilir. Fesih beyanı işverene ulaştığı anda iş sözleşmesi derhal sona erer ve bu andan itibaren sözleşmeden kaynaklanan haklar ile borçlar geçerliliğini yitirir.
İşçinin Sağlık Sebebiyle Haklı Fesih Koşulları
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca işçi, belirli sağlık koşullarının varlığında sözleşmeyi bildirim süresini beklemeksizin derhal sona erdirebilir. Bu hakkı doğuran ilk hal, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması durumudur.
İşçiye haklı fesih imkânı tanıyan ikinci durum ise işçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren veya başka bir işçinin bulaşıcı ya da işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulması halidir.
İşverenin Sağlık Sebebiyle Haklı Feshi ve Bekleme Süresi
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca işveren, süresi belirli olsun veya olmasın kanunda yazılı sağlık hallerinde sözleşmeyi bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir. İşçinin kendi kastı, derli toplu bulunmayan yaşantısı ya da içkiye düşkünlüğü yüzünden hastalanması veya engelli duruma gelmesi halinde, devamsızlığın birbirini izleyen üç iş günü ya da bir aylık sürede beş iş gününü aşması işverene derhal fesih yetkisi verir.
İşverenin derhal fesih yetkisini doğuran bir diğer hal, işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğunun ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanmasıdır.
İş Kanunu'nun 25. maddesinin (I) numaralı bendinin (a) alt bendinde sayılan işçinin kastı, derli toplu olmayan yaşayışı veya içkiye düşkünlüğü sebepleri dışında kalan hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi durumlarda, işverenin bildirimsiz fesih hakkı hemen doğmaz. Bu hallerde fesih hakkı, işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerinin altı hafta aşılmasıyla doğar. Doğum ve gebelik durumlarında söz konusu süre 74. maddedeki sürenin bitiminde başlar. İşçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.
Fesih Usulü, Savunma Alma Zorunluluğu ve İspat Yükü
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 435. maddesi uyarınca taraflardan her biri haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebilir; fesheden taraf fesih sebebini yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür. Dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisinin sürdürülmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar haklı sebep kabul edilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamak zorundadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 435Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi gereğince işveren fesih iradesini yazılı olarak iletmek ve gerekçesini duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık ve kesin bildirmekle yükümlüdür. Belirsiz süreli sözleşmelerde işçinin verimi yahut davranışları dayanak gösterilerek yapılacak fesihlerde, işçiye yöneltilen iddialara karşı savunma hakkı tanınmalıdır. Bununla birlikte Kanun'un 25. maddesinin (II) numaralı bendinde öngörülen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanan fesih imkânı saklıdır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 19Kaynağı aç
İşçinin davranışlarına veya yetersizliğine dayalı geçerli nedenlerle iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda fesihten önce savunma alınması yasal bir zorunluluktur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2016/26407 Esas ve 2016/18661 Karar sayılı ilamında, sağlık nedenlerine bağlı devamsızlığın yüksek olması gerekçesiyle davranış veya yetersizlik kapsamında geçerli fesih yoluna gidildiğinde, fesihten önce işçiden savunma alınmamasının yapılan feshi geçersiz kıldığı belirtilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/26407, K. 2016/18661Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2016/10457 Esas ve 2016/15780 Karar sayılı ilamına konu somut uyuşmazlıkta; işçinin devamsızlık yaptığı günlere ilişkin sağlık raporlarının bulunması, işverence görevini yerine getirmesi konusunda bir hatırlatma yapılmaması ve somut olarak hangi görevi yapmadığının gösterilmemesi ile verim düşüklüğüne ilişkin performans kriterlerinin somut olarak ortaya konulamaması karşısında feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/10457, K. 2016/15780Kaynağı aç
Kıdem ve İhbar Tazminatı Düzenlemeleri
1475 sayılı İş Kanunu'nun yürürlükte bulunan 14. maddesi uyarınca, iş sözleşmesinin sağlık nedenleriyle feshi hallerinde kıdem tazminatı talebi gündeme gelebilir. İşçinin çalışamaz hale gelmesinde kendi kastı veya ağır ihmali bulunmadığı takdirde kıdem tazminatına hak kazanılacağı, buna karşılık işçinin kusuru ile çalışamaz hale gelmesi arasında illiyet bağı bulunan hallerde işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağı kabul edilmektedir.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Kıdem tazminatı hesabı işçinin aldığı son ücret temel alınarak gerçekleştirilir. Her tam çalışma yılı karşılığında otuz günlük ücret ödenir ve bir yılı aşan süreler bakımından da aynı oran gözetilir. Ücretin parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi değişkenlik gösterdiği hallerde, son bir yıllık sürede ödenen tutarın çalışılan günlere bölünmesiyle elde edilen ortalama ücret esas alınır; son bir yıl içinde zam yapılmışsa işten ayrılma tarihi ile zam tarihi arasındaki süredeki ücretin aynı dönemdeki çalışılan günlere bölünmesiyle hesaplama yapılır. Temel ücrete ilaveten işçiye sağlanan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanuni menfaatler de kıdem hesabına dahil edilir. Aynı işverene ait bir veya farklı işyerlerinde aralıklı olarak geçen süreler birleştirilir; ancak aynı çalışma süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenemez. Tazminatın gününde ödenmemesi durumunda açılacak davada hâkim, gecikilen süre için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine karar verir.
Sağlık sebebiyle haklı nedene dayanarak derhal fesih yolunu seçen taraf kural olarak ihbar tazminatı talep edemez ve işveren de bu tür haklı fesihte ihbar tazminatı ödemekle yükümlü tutulmaz. Bununla birlikte, işverenin kanunda ve raporlarda öngörülen bekleme süreleri tamamlanmadan, rapor devam ederken sözleşmeyi feshetmesi durumunda işçinin ihbar tazminatı da talep edebileceği kabul edilmektedir. İşçi tarafından derhal haklı fesih yapıldığında kıdem süresi fesih gününde biterken, bildirimli fesih yolunun tercih edilmesi halinde kıdem süresi bildirim süresinin sona erdiği tarihte tamamlanır.
İşe İade Talebi ve Yargılama Usulü
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında, en az otuz işçi çalıştırılan işyerlerinde belirsiz süreli çalışan ve en az altı aylık kıdemi bulunan işçilerin sözleşmesini sonlandıran işverenin geçerli bir sebebe dayanması zorunludur. Yer altı işlerinde çalışanlar bakımından altı aylık kıdem koşulu aranmaz. Hastalık ya da kaza dolayısıyla 25. maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendindeki bekleme süresi boyunca işe geçici devamsızlık yapılması işveren yönünden geçerli bir fesih nedeni teşkil etmez. Öte yandan, işletmenin veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve aynı zamanda işçiyi işe alma ile işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri bu koruma kapsamı dışındadır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
İş Kanunu'nun 25. maddesinin son fıkrasına göre işçi, feshin bu maddedeki sağlık sebeplerine uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21. madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasındaki işçi, tebliğden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşmaya varılamaması halinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverene aittir; işçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse bunu kendisi ispatlar.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Feshin Geçersizliğinin Hukuki ve Parasal Sonuçları
Mahkeme veya özel hakemce feshin geçersizliğine hükmedildiğinde, işçinin yasal süresi içinde başvuruda bulunması üzerine işverenin bir ay zarfında işçiyi işe başlatması gerekir. Başvuruya rağmen bir ay içinde işe başlatılmayan işçiye, en az dört aylık ve en fazla sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödenmesi kararlaştırılır. Hükmün kesinleştiği tarihe kadar geçen çalıştırılmadığı dönem için ise işçiye azami dört aya kadar doğmuş olan ücret ve diğer hakları ödenir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 21Kaynağı aç
İşe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar, dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak belirlenir. Bu tazminat ve haklara ilişkin kanuni sınırlar sözleşmelerle hiçbir suretle değiştirilemez, aksine hükümler geçersizdir. İşe başlatmama tazminatında yasal üst sınırın aşılabilmesinin tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenen sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2016/10457 Esas ve 2016/15780 Karar sayılı ilamında, yıllık izin kıdem süreleri dikkate alınarak altı ay ile beş yıl arası kıdem için 4, beş yıl ile on beş yıl arası için 5, on beş yıldan fazla kıdem için 6 aylık ücret tutarında tazminat öngörüldüğü, fesih sebebine göre bu miktarın sekiz aya kadar çıkabileceği belirtilmiştir.
İşçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır; süresinde başvurulmazsa fesih geçerli sayılır. İşe başlatılan işçiye peşin ödenen kıdem ve bildirim süresi ücreti yapılacak ödemelerden mahsup edilir; işe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya ücreti ödenmemişse bu tutar ayrıca ödenir. Arabuluculuk sürecinde işe başlatma konusunda anlaşma sağlanması halinde işe başlatma tarihi, boşta geçen süre ücretinin parasal tutarı ve işe başlatmama tazminatının parasal miktarı açıkça belirlenmelidir; işçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması durumunda fesih geçerli hale gelir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sağlık sebebiyle iş sözleşmesi feshedildiğinde işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
İş sözleşmesinin sağlık gerekçesiyle sona erdirilmesinde, işçinin çalışamaz duruma gelmesinde kendi kastı veya ağır ihmali bulunmadığı takdirde kıdem tazminatı hakkı doğar; işçinin kusuru ile durum arasında illiyet bağı varsa bu tazminata hak kazanılamayacağı kabul edilmektedir.
Sağlık gerekçesiyle haklı fesihte taraflar ihbar tazminatı talep edebilir mi?
Haklı nedenle derhal fesih yapan taraf kural olarak ihbar tazminatı isteyemez ve işveren de ihbar tazminatı ödemekle yükümlü tutulmaz. Ancak işverenin kanuni bekleme ve rapor süreleri dolmadan fesih yapması halinde işçinin ihbar tazminatı talep edebileceği de kabul edilmektedir.
Sağlık nedenli devamsızlıkta işçiden savunma alınmadan geçerli fesih yapılabilir mi?
Hayır, sağlık nedenlerine bağlı devamsızlık gerekçe gösterilerek işçinin davranışı veya yetersizliği kapsamında fesih yoluna gidildiğinde, fesihten önce savunma alınması zorunludur ve savunma alınmaması feshi geçersiz kılar.
İşverenin sağlık gerekçeli feshine karşı işe iade davası hangi sürede açılır?
Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi bulunan işçiler, feshin kanundaki sağlık sebeplerine uygun olmadığı iddiasıyla tebliğden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Arabuluculukta anlaşılamaması durumunda, son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.
Kesinleşen işe iade kararı sonrası işçi işverene ne kadar sürede başvurmalıdır?
İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır; süresinde başvurulmaması halinde fesih geçerli sayılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

