Vakıf Üniversitelerinde Yabancı Dil Fiyat Farkı

by Avukat Erdal Ersoy
Vakıf Üniversitelerinde Yabancı Dil Fiyat Farkı

Vakıf Yükseköğretim Kurumları ve Eğitim Sözleşmesinin Hukuki Niteliği

Vakıf yükseköğretim kurumları, Anayasa'nın 130. maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri çerçevesinde kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurulur ve yürüttükleri yükseköğretim faaliyeti kamu hizmeti niteliği taşır. Bu kurumlarda eğitim hizmeti karşılığında belirli mali bedeller talep edilse de ifa edilen hizmetin kamusal özü korunur.

Üniversite ile öğrenci veya öğrenci adına ödeme yükümlülüğünü üstlenen veli arasında kurulan bağ, özel hukuk kapsamında bir hizmet sözleşmesidir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi uyarınca bu ilişki tüketici işlemi niteliğindedir; yükseköğretim hizmeti sunan üniversite sağlayıcı, eğitimi edinen öğrenci ya da velisi ise tüketici statüsündedir. Kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle faaliyet yürüten kişi ya da kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın 6502 sayılı Kanun'un haksız şart hükümleri uygulanır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır. (2) Tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda sözleşmeyi düzenleyen, kesin olarak hükümsüz sayılan şartlar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez. (3) Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmeyi düzenleyen, bir standart şartın münferiden müzakere edildiğini iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. (4) Sözleşme şartlarının yazılı olması hâlinde, tüketicinin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir dilin kullanılmış olması gerekir. Sözleşmede yer alan bir hükmün açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi hâlinde; bu hüküm, tüketicinin lehine yorumlanır. (5) Faaliyetlerini, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi veya kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın bu madde hükümleri uygulanır. (6) Bir sözleşme şartının haksızlığı; sözleşme konusu olan mal veya hizmetin niteliği, sözleşmenin kuruluşunda var olan şartlar ve sözleşmenin diğer hükümleri veya haksız şartın ilgili olduğu diğer bir sözleşmenin hükümleri dikkate alınmak suretiyle sözleşmenin kuruluş anına göre belirlenir. (7) Sözleşme şartlarının haksızlığının takdirinde, bu şartlar açık ve anlaşılır bir dille yazılmış olmak koşuluyla, hem sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri arasındaki hem de mal veya hizmetin piyasa değeri ile sözleşmede belirlenen fiyat arasındaki dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz. (8) Bakanlık, genel olarak kullanılmak üzere hazırlanmış sözleşmelerde yer alan haksız şartların, sözleşme metinlerinden çıkarılması veya kullanılmasının önlenmesi için gerekli tedbirleri alır. (9) Haksız şartların tespit edilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile sınırlayıcı olmamak üzere haksız şart olduğu kabul edilen sözleşme şartları yönetmelikle belirlenir. Satıştan kaçınma

Kurumsal Eğitim Taahhüdü ve Sözleşmenin Bütünlüğü

Öğrencinin yabancı dilde eğitim veren bir programa kabul edilerek kaydını yaptırmasıyla birlikte taraflar arasında tek ve bütüncül nitelikte bir eğitim sözleşmesi kurulur. Yabancı dil eğitimi, ilgili programın akademik müfredatının tamamlayıcı ve ayrılmaz bir parçasıdır. 2547 sayılı Kanun ile yabancı dil öğretimine ilişkin ilgili yönetmelik hükümleri kapsamında yabancı dille eğitim verilmesi, üniversitenin yetkili makamların onayıyla üstlendiği kurumsal bir taahhüttür. Bu doğrultuda üniversite, taahhüt ettiği öğretimin gerektirdiği akademik personeli, teknolojik donanımı ve ders materyallerini sağlamakla yükümlüdür.

6502 sayılı Kanun uyarınca sağlayıcı konumundaki vakıf üniversitesi, sunacağı hizmetin toplam bedelini ve mali külfetini henüz sözleşme kurulmadan önce tüketiciye açık ve anlaşılır biçimde bildirmek zorundadır. Öğretim dilinin yabancı dil olması, üniversiteye eğitim süreci devam ederken gizli maliyetler türetme ya da sonradan ek hizmet bedeli talep etme hakkı tanımaz.

İlk Kayıtta Sözleşme Serbestisi ve Ücret Farkı Belirleme

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesinde düzenlenen sözleşme serbestisi gereğince taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanuni sınırlar içinde özgürce tayin edebilirler. Bu doğrultuda vakıf üniversiteleri, ÖSYM Tercih Kılavuzunda yıllık öğrenim bedelini önceden açıkça ilan etmek şartıyla, ilk kayıt aşamasında Türkçe programlar ile yabancı dil eğitimi veren programlar için farklı tutarlarda yıllık öğrenim ücreti kararlaştırabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 26Kaynağı aç
MADDE 26- Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. II. Kesin hükümsüzlük

Ara Sınıflarda Zam Sınırları ve Aşırı İfa Güçlüğü

Öğrenimine devam eden ara sınıf öğrencileri bakımından yabancı dil eğitimi gerekçe gösterilerek tek taraflı fiyat farkları uygulanamaz. Üniversitelerin ara sınıflarda tatbik edebileceği yıllık artışlar, yetkili idari kararlar ve sözleşme çerçevesindeki endeks kayıtlarıyla sınırlıdır. Bu kapsamda Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ortalamaları ile yetkili idari mercilerin duyurduğu bağlayıcı tavan oranlar esas alınır. Döviz kuru artışları, yabancı öğretim görevlisi giderleri veya yabancı dil materyallerinin maliyeti öne sürülerek yasal çerçeveyi aşan oranlarda fiyat farkı yansıtılamaz.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak mecburiyetindedir; hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. 6098 sayılı Kanun'un 138. maddesine göre ise sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durumun borçludan kaynaklanmayan bir nedenle doğması ve mevcut olguları ifanın istenmesini dürüstlük kuralına aykırı düşürecek derecede değiştirmesi halinde, borcun haklar saklı tutularak ifa edilmiş olması şartıyla hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması istenebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 138Kaynağı aç
MADDE 138- Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır. F. Takas I. Koşulları 1. Genel olarak

Öğrenim Sözleşmelerinde Haksız Şart Denetimi ve Hükümsüzlük

6502 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince, tüketici ile müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve tarafların hak ile yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizlik oluşturan hükümler haksız şart sayılır. Önceden standart olarak hazırlanan ve tüketicinin içeriğine müdahale edemediği şartların müzakere edilmediği kabul edilir; standart bir şartın münferiden müzakere edildiğini ispat yükü sözleşmeyi düzenleyene aittir. Bir şartın belirli unsurlarının müzakere edilmiş olması da sözleşmenin kalan kısmına haksız şart kurallarının uygulanmasına engel teşkil etmez.

Vakıf üniversitelerinin kayıt belgelerine eklediği, sonraki yıllarda yabancı dil programlarına ilişkin ücret farklarının serbestçe belirleneceğine ya da sınav ve yabancı dil materyal bedellerinin ayrıca tahsil edileceğine dair tek taraflı kayıtlar haksız şart teşkil eder. 6502 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin bu şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur ve düzenleyen taraf, hükümsüz şartlar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacağını ileri süremez.

Sözleşme hükümlerinin haksızlığı; hizmetin niteliği, sözleşmenin kuruluş koşulları ve diğer sözleşme hükümleri gözetilerek sözleşmenin kurulduğu tarihe göre tayin edilir. Yazılı şartların tüketicinin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir dille düzenlenmesi zorunludur; belirsiz veya birden çok anlama gelen kayıtlar tüketici lehine yorumlanır. Şartların açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmiş olması kaydıyla, asli edim yükümlülükleri arasındaki dengeye ya da hizmetin piyasa değeri ile kararlaştırılan bedel arasındaki dengeye ilişkin bir haksızlık değerlendirmesi yapılamaz. Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartların önlenmesi ve sözleşme metinlerinden çıkarılması hususunda ilgili Bakanlık gerekli tedbirleri almaya yetkilidir.

Vakıf üniversiteleri yabancı dille eğitim veren bölümler için ayrı ücret belirleyebilir mi?

Sözleşme serbestisi çerçevesinde vakıf üniversiteleri, ÖSYM Tercih Kılavuzunda önceden açıkça duyurmak şartıyla ilk kayıt anında Türkçe ve yabancı dil programları için farklı öğrenim bedelleri saptayabilir.

Ara sınıflarda yabancı dil eğitimi gerekçe gösterilerek ek fiyat farkı istenebilir mi?

Eğitimi devam eden ara sınıf öğrencileri bakımından yabancı dil eğitimi öne sürülerek yasal tavan oranların, TÜFE veya TÜFE/Yİ-ÜFE ortalaması ölçülerinin üzerinde ek fiyat farkı oluşturulamaz.

Sözleşmedeki tek taraflı fiyat artışı yetkisi geçerli midir?

Tüketiciyle müzakere edilmeksizin matbu sözleşmelere konulan ve üniversiteye tek taraflı olarak yabancı dil fiyat farkı ya da materyal ücreti belirleme serbestisi tanıyan kayıtlar haksız şart niteliğinde olup kesin olarak hükümsüzdür.

Üniversite yabancı dil materyalleri ve sınavlar için sonradan ek ücret talep edebilir mi?

Yabancı dille öğretim yapılması izinle üstlenilen kurumsal bir taahhüt olduğundan üniversite gerekli materyalleri sağlamakla mükelleftir; sözleşme kurulduktan sonra yabancı dil materyali veya sınav bedeli adı altında tek taraflı ek ücret talepleri haksız şart teşkil eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu