Uzlaşma Kapsamındaki Suçlar: CMK m. 253 Rehberi

by Avukat Erdal Ersoy
Uzlaşma Kapsamındaki Suçlar: CMK m. 253 Rehberi

Uzlaşma, soruşturma veya kovuşturma aşamasında fail ile mağdur arasında tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla yürütülen alternatif bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Hangi suçlarda bu yola başvurulabileceği Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253. maddesiyle düzenlenmiştir. Madde, uzlaşma kapsamını üç temel grupta toplamaktadır: şikayete bağlı suçlar, kanunda tek tek sayılan belirli suçlar ve suça sürüklenen çocuklar bakımından tanınan genişletilmiş kapsam.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.)
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma

Şikayete Bağlı Suçlar ve Genel Kapsam Kuralı

CMK m. 253/1-a uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Bununla birlikte CMK m. 253/3, bazı suç türlerini şikayet koşuluna bakılmaksızın kesin olarak uzlaştırma dışında bırakmaktadır; bu istisnalar aşağıda ayrıca ele alınmaktadır. Türk Ceza Kanunu (TCK) dışındaki özel kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırmaya gidilebilmesi için iki yoldan biri gereklidir: ya o kanunda suç şikayete bağlı tutulmuş olmalıdır ya da uzlaştırmaya ilişkin ayrı ve açık bir hüküm bulunmalıdır. Başka bir deyişle, özel kanunlarda şikayete bağlı olmayan bir suç için uzlaşma yoluna gidilebilmesi, o kanundaki açık hükme bağlıdır (CMK m. 253/2).

CMK m. 253/1-b Kapsamında Sayılan Belirli Suçlar

CMK m. 253/1-b, şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamına alınan belirli suçları tek tek saymaktadır. Bu suçlar şöyle sıralanabilir: TCK m. 86 kapsamındaki kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç) ve m. 88; TCK m. 89 kapsamındaki taksirle yaralama; TCK m. 106 birinci fıkradaki tehdit; TCK m. 116 kapsamındaki konut dokunulmazlığının ihlali; TCK m. 117 birinci fıkra ile m. 119 birinci fıkra (c) bendi kapsamındaki iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; TCK m. 141 kapsamındaki hırsızlık; üçüncü fıkrası hariç TCK m. 155 kapsamındaki güveni kötüye kullanma; TCK m. 157 kapsamındaki dolandırıcılık; TCK m. 165 kapsamındaki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi; TCK m. 234 kapsamındaki çocuğun kaçırılması ve alıkonulması; dördüncü fıkrası hariç TCK m. 239 kapsamındaki ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması.

Bu listede önemli sınırlamalar mevcuttur. CMK m. 253/1-b, TCK m. 86/3 kapsamındaki kasten yaralamanın belirli hallerini, TCK m. 155/3 kapsamındaki güveni kötüye kullanmanın belirli halini ve TCK m. 239/4'ü açıkça kapsam dışında bırakmaktadır. Listenin bir bölümü sonradan yapılan yasal değişikliklerle eklenmiştir: TCK m. 141'deki hırsızlık ile tehdit suçunun birinci fıkrası ve dolandırıcılık 6763 sayılı Kanun ile 24.11.2016 tarihinde; iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, güveni kötüye kullanma ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi ise 7188 sayılı Kanun ile 17.10.2019 tarihinde kapsama alınmıştır.

Basit ve Nitelikli Hal Ayrımı: Hırsızlık Örneği

Uzlaştırma kapsamının belirlenmesinde suçun hangi düzenlemeden yargılama yapıldığı belirleyici olabilmektedir. TCK m. 141'de düzenlenen hırsızlık suçu CMK m. 253/1-b/6 kapsamında açıkça uzlaştırmaya tabidir. TCK m. 142'de düzenlenen nitelikli hırsızlık ise bu listede yer almamaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 141Kaynağı aç
Madde 141- (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir
malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden
alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Nitelikli hırsızlık[64]

Suça Sürüklenen Çocuklar İçin Genişletilmiş Kapsam

CMK m. 253/1-c, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis ya da adli para cezasını gerektiren suçları da uzlaştırma kapsamına almaktadır. Bu genişletilmiş kapsam yalnızca suça sürüklenen çocuklar için geçerlidir; yetişkin şüphelilere uygulanmaz.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi (E. 2015/13143, K. 2018/3574) ve 13. Ceza Dairesi'nin (E. 2016/14981, K. 2018/4204; E. 2016/14132, K. 2018/3911) oybirliğiyle verdiği kararlar, suça sürüklenen çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis cezasıyla birlikte adli para cezasına da hükmedilmesinin suçu uzlaştırma kapsamı dışına çıkarmayacağını belirlemiştir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi bu yorumu, uzlaşmanın ceza muhakemesi hukukunda suça sürüklenen çocuk lehine genişletici yorum ve kıyasa konu edilebilecek bir usul kurumu olduğu gerekçesiyle desteklemiştir. Söz konusu kararlar aynı zamanda TCK m. 165 kapsamındaki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da bu kapsam dahilinde olduğunu teyit etmektedir.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2015/13143, K. 2018/3574Kaynağı aç
2. Ceza Dairesi         2015/13143 E.  ,  2018/3574 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ''Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların'' uzlaşma kapsamına alındığı, suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun üst sınırının ise üç yıl hapis cezası ile birlikte adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında; Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen ve usul hukuku kurumu olan uzlaşma yolunun ceza muhakemesi hukukunda mümkün olan sanık lehine genişletici yorum ve kıyas ile suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanarak üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis cezaları yanında adli para cezalarına da hükmedilmesi halinde suçun uzlaşma kapsamı içerisinde kalmaya devam edeceği, hapis cezası ile birlikte hükmolunan adli para cezalarının suçun üst sınırına etki etmeyeceği ve suçu uzlaşma kapsamı dışına çıkarmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede,
5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 165.
maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamında bulunması sebebiyle 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/14981, K. 2018/4204Kaynağı aç
13. Ceza Dairesi         2016/14981 E.  ,  2018/4204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca "Mağdurum veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların" uzlaşma kapsamına alındığı, suç sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun üst sınırının ise üç yıl hapis cezası ile birlikte adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında; Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen ve usul hukuku kurumu olan uzlaşma yolunun ceza muhakemesi hukukunda mümkün olan sanık lehine genişletici yorum ve kıyas ile suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanarak üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis cezaları yanında adli para cezalarına da hükmedilmesi halinde suçun uzlaşma kapsamı içerisinde kalmaya devam edeceği, hapis cezası ile birlikte hükmolunun adli para cazalarının suçun üst sınırına etki etmeyeceği ve suçu uzlaşma kapsamı dışına çıkarmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamında bulunması sebebiyle 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/14132, K. 2018/3911Kaynağı aç
13. Ceza Dairesi         2016/14132 E.  ,  2018/3911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ''Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların'' uzlaşma kapsamına alındığı, suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun üst sınırının ise üç yıl hapis cezası ile birlikte adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında; Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen ve usul hukuku kurumu olan uzlaşma yolunun ceza muhakemesi hukukunda mümkün olan sanık lehine genişletici yorum ve kıyas ile suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanarak üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis cezaları yanında adli para cezalarına da hükmedilmesi halinde suçun uzlaşma kapsamı içerisinde kalmaya devam edeceği, hapis cezası ile birlikte hükmolunan adli para cezalarının suçun üst sınırına etki etmeyeceği ve suçu uzlaşma kapsamı dışına çıkarmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede,
5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamında bulunması sebebiyle 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19/03/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Uzlaşma Kapsamı Dışında Kalan Suçlar ve İstisnalar

CMK m. 253/3, bazı suç türlerini uzlaştırma kapsamının kesin olarak dışında bırakmaktadır. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, soruşturma ve kovuşturmaları şikayete bağlı olsa dahi uzlaştırma kapsamına girmemektedir. TCK m. 125'te düzenlenen hakaret suçu da aynı hüküm kapsamında uzlaştırma dışındadır. Buna ek olarak, ısrarlı takip suçu da uzlaştırma hükümleri dışında bırakılmıştır.

CMK m. 253/3'te yer alan bir diğer önemli kural, uzlaştırma kapsamındaki bir suçun kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağını öngörmektedir. Ancak aynı fıkra bir istisna da getirmektedir: önödeme kapsamına giren bir suçla uzlaştırma kapsamındaki bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç için uzlaşma hükümleri uygulanabilmektedir.

Kamu Tüzel Kişileri, Birden Fazla Fail ve Birden Fazla Mağdur

Uzlaştırma yalnızca gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi mağdurlar için uygulanabilir; kamu tüzel kişileri uzlaştırma kapsamının dışındadır. Mağdur ya da suçtan zarar görenin reşit olmaması durumunda uzlaşma teklifi kanuni temsilcisine yapılır; reşit olan taraflara ise teklif bizzat kendilerine iletilir.

Suçun birden fazla faili bulunuyorsa mağdur yalnızca bir ya da birkaç faille uzlaşabilir; uzlaşma sağlanamayan diğer failler hakkında soruşturma veya kamu davası sürmektedir. Birden fazla mağdurun bulunduğu suçlarda ise şüpheli ya da sanığın uzlaşmadan yararlanabilmesi için tüm mağdurlarla uzlaşması zorunludur.

Uzlaşma Teklifinin Yapılması ve Süre

CMK m. 253/4 uyarınca uzlaşma teklifine muhatap olan kişi, kendisine teklif yapıldıktan itibaren yedi gün içinde kararını bildirmelidir; bu süre içinde yanıt verilmemesi teklifi reddetmiş sayılmak sonucunu doğurur. Uzlaştırmacı Cumhuriyet savcısı tarafından belirlenir. Uzlaştırmacı müzakereleri gizlilik içinde yürütür; uzlaşma sürecindeki fail beyanları delil olarak kullanılamaz.

Soruşturma ve Kovuşturma Aşamalarında Uzlaşmanın Hukuki Sonuçları

Soruşturma aşamasında uzlaşmanın sağlanması üzerine şüpheli edimini hemen yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin ileri bir tarihe bırakılması hâlinde kamu davası ertelenir ve bu erteleme süresi boyunca dava zamanaşımı işlemez. Kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun anlaşılması hâlinde kovuşturma dosyası CMK m. 254/1 uyarınca uzlaştırma bürosuna gönderilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 254Kaynağı aç
Madde 254 –
(Değişik: 6/12/2006-5560/25 md.)
(1) Kamu davası açıldıktan sonra
kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü
maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine
getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.[113]
(2) (Değişik:7/11/2024-7531/17 md.)
Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar
verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde durma kararı verilir.
Durma süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gereklerinin yerine
getirilmemesi halinde, mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunur.
Birden çok fail bulunması hâlinde uzlaşma

Kovuşturma aşamasında uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde mahkeme, sanığın edimini hemen yerine getirmesi durumunda davanın düşmesine karar verir. Edimin ileri tarihe bırakılması, taksitlere bağlanması veya süreklilik arz etmesi hâlinde ise durma kararı verilir; durma süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunur (CMK m. 254/2).

Uzlaşma sonuçsuz kaldıktan sonra aynı suç için yeniden uzlaşma yoluna gidilemez. Uzlaşma sağlandıktan sonra ise kural olarak tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan da feragat edilmiş sayılır. CMK m. 253/19 uyarınca bu yasağın istisnası, uzlaşma anında tespit edilemeyen ya da uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlardır: bu tür zararlar için tazminat davası açılabilmektedir.

Uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan kurulan mahkumiyet hükmü, suça sürüklenen çocuğa ilişkin davalarda bozma nedeni oluşturmaktadır; uzlaştırma tamamlandıktan sonra çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sonuç, Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E. 2015/13143, K. 2018/3574 sayılı kararında somutlaşmıştır.

Lehe Kanun İlkesinin Uzlaşma Kapsamına Etkisi

TCK m. 7/2'de düzenlenen lehe kanun ilkesi uyarınca, suçun işlendiği tarihten sonra yürürlüğe giren ve faile daha lehe sonuç doğuran kanun hükümleri uygulanır. Bu ilke, uzlaşma kapsamının sonradan yapılan yasal değişikliklerle genişletilmesi durumunda da devreye girebilmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Taksirle yaralama uzlaşma kapsamında mıdır?

TCK m. 89'da düzenlenen taksirle yaralama suçu CMK m. 253/1-b kapsamında uzlaştırmaya tabidir. Ancak TCK m. 89/5'e göre suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikayet aranmaz; birinci fıkra kapsamındaki basit taksirle yaralama ise şikayete bağlıdır. Her iki durumda da suç uzlaştırma kapsamındadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.[45]
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında
artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[46]
(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun
soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına
giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet
aranmaz.
İnsan üzerinde deney
Suça sürüklenen çocuklar için uzlaşma kapsamı yetişkinlerden farklı mıdır?

Evet. CMK m. 253/1-c, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olması şartıyla, suça sürüklenen çocuklar için ek bir kapsam öngörmektedir: üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis ya da adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırmaya tabidir. Bu genişletilmiş kapsam yetişkin sanıklar için geçerli değildir. Yargıtay kararları, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis cezasıyla birlikte adli para cezasına da hükmedilmesinin suçu bu kapsamdan çıkarmayacağını belirlemiştir.

Birden fazla suçtan yargılanıyorsam uzlaşma mümkün müdür?

Uzlaştırma kapsamındaki bir suçun, kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanamaz. Bununla birlikte önödeme kapsamındaki bir suçla birlikte uzlaştırma kapsamındaki bir suçun aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç için uzlaşma hükümleri uygulanır. Bu kural, CMK m. 253/3'te açıkça düzenlenmiştir.

Hakaret veya cinsel suçlarda uzlaşma yoluna gidilebilir mi?

Hayır. CMK m. 253/3, cinsel dokunulmazlığa karşı suçları şikayet koşuluna bakılmaksızın uzlaştırma kapsamı dışında bırakmaktadır. TCK m. 125'teki hakaret suçu da aynı hüküm kapsamında uzlaştırma dışındadır.

Uzlaşma teklifi reddedilirse ne olur?

CMK m. 253/4 uyarınca teklif yapıldıktan itibaren yedi günlük süre içinde kararın bildirilmemesi teklifi reddedilmiş saydırır. Uzlaşmanın herhangi bir nedenle sonuçsuz kalması hâlinde aynı suç için yeniden uzlaşma yoluna gidilemez.

Uzlaşma sağlanırsa tazminat davası açılabilir mi?

Uzlaşma sağlandıktan sonra kural olarak tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan da feragat edilmiş sayılır. Ancak CMK m. 253/19 uyarınca uzlaşma anında tespit edilemeyen ya da uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar bu yasağın dışındadır; bu tür zararlar için tazminat davası açılabilmektedir.

Kovuşturma başladıktan sonra uzlaşma yoluna gidilebilir mi?

Evet. Kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun anlaşılması hâlinde kovuşturma dosyası CMK m. 254/1 uyarınca uzlaştırma bürosuna gönderilir. Kovuşturma aşamasında uzlaşma sağlanır ve sanık edimini hemen yerine getirirse dava düşer; edim ileri tarihe bırakılır, taksitlere bağlanır ya da süreklilik arz ederse durma kararı verilir ve durma süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşma gerekleri yerine getirilmezse yargılamaya kaldığı yerden devam olunur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu