Uzaktan Çalışmada Lisanssız Yazılımın Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Uzaktan Çalışmada Lisanssız Yazılımın Hukuki Sonuçları

Uzaktan Çalışma Düzeni ve Sözleşme Şartları

4857 sayılı İş Kanunu m. 14 çerçevesinde uzaktan çalışma modeli, personelin iş görme borcunu işverence belirlenen organizasyon kapsamında ikametgâhından yahut teknolojik iletişim vasıtalarıyla işyeri dışından gerçekleştirmesini temel alan ve yazılı akdedilen bir iş ilişkisini ifade eder. Bu doğrultuda yapılacak iş sözleşmelerinde yürütülecek işin niteliği, ifa tarzı, zamanı, mekânı, ücret ve ödeme detayları, sağlanan ekipmanlar ile bu donanımların muhafazasına matuf mükellefiyetler ve çalışma koşulları açıkça düzenlenmelidir. İşveren ayrıca yerine getirilen işin mahiyetine uygun biçimde iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri yönünden personeli aydınlatmak, lüzumlu eğitimleri temin etmek, sağlık gözetimini yürütmek ve sağladığı araçlara dair güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir. Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır. İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda işçiyi günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır. (Ek fıkra: 6/5/2016-6715/2 md.) Uzaktan çalışma; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir. (Ek fıkra: 6/5/2016-6715/2 md.) Dördüncü fıkraya göre yapılacak iş sözleşmesinde; işin tanımı, yapılma şekli, işin süresi ve yeri, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin hususlar, işveren tarafından sağlanan ekipman ve bunların korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin hükümler yer alır. (Ek fıkra: 6/5/2016-6715/2 md.) Uzaktan çalışmada işçiler, esaslı neden olmadıkça salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. İşveren, uzaktan çalışma ilişkisiyle iş verdiği çalışanın yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlüdür. (Ek fıkra: 6/5/2016-6715/2 md.) Uzaktan çalışmanın usul ve esasları, işin niteliği dikkate alınarak hangi işlerde uzaktan çalışmanın yapılamayacağı, verilerin korunması ve paylaşılmasına ilişkin işletme kurallarının uygulanması ile diğer hususlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Deneme süreli iş sözleşmesi

Bilgisayar programları, her biçim altındaki ifadeleri ve belirli koşullardaki hazırlık tasarımları ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak korunmaktadır. 5846 sayılı Kanun m. 22 uyarınca bir eserin aslını veya kopyalarını doğrudan ya da dolaylı, geçici veya sürekli çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir; bu çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsamaktadır. Uzaktan Çalışma Yönetmeliği m. 11 uyarınca ise işveren, personeli işe ve işletmeye ilişkin verilerin korunması ile paylaşım kuralları hakkında aydınlatmak, koruyucu tedbirleri almak ve korunacak verilerin sınırını sözleşmede göstermek zorundadır; uzaktan çalışan da belirlenen işletme kurallarına uymakla yükümlüdür.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/8 md.) (Değişik: 21/2/2001 – 4630/13 md.) Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. c) Yayma hakkı:

Fikri Mülkiyet Hukukunda Tazminat ve Talep Hakları

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 68 uyarınca eseri kanuna uygun yazılı izin bulunmaksızın işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshalarını yayan, temsil eden veya umuma ileten kişilerden hak sahibi; sözleşme akdedilmiş olsaydı talep edebileceği tutarın ya da kanuna göre takdir edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar henüz piyasaya arz edilmemişse hak sahibi bunların ve çoğaltım araçlarının imhasını, üretim maliyetini geçmeyen uygun bir bedelle kendisine verilmesini veya sözleşme bulunması hâlinde isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyaların satışa çıkarılmış olması hâlinde ise hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında da bu seçimlik imkânlardan birini kullanabilir. Bedel talebinde bulunan kimse, ihlali gerçekleştiren tarafla sözleşme yapmış olsaydı elde edeceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

5846 sayılı Kanun m. 70 uyarınca manevi tazminat talep edilebileceği gibi, ihlali gerçekleştirenin kusuru bulunması hâlinde haksız fiil hükümlerine göre maddi tazminat istenebilir. Ayrıca tecavüze uğrayan kişi tazminattan başka ihlal neticesinde temin edilen kârın kendisine verilmesini isteyebilir; bu durumda m. 68 uyarınca talep edilen bedel mahsup edilir. Kanunun 76. maddesi uyarınca mahkeme, davacının iddiasının doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter delil sunması hâlinde eseri kullananlardan izin ve yetki belgelerini veya eser listelerini sunmasını isteyebilir; bu belgelerin sunulamaması haksız kullanıma karine teşkil eder.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.) (Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

Haksız Fiil ve Adam Çalıştıranın Sorumluluğu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 kapsamında kusura dayalı ve hukuka aykırılık teşkil eden bir eylemle başkasına zarar veren kimse, meydana gelen zararı tazmin etmekle mükelleftir. Eylemi doğrudan yasaklayan pozitif bir hukuk kuralı bulunmasa dahi, ahlak kurallarına aykırı bir fiille kasten başkasına zarar verilmesi durumunda da tazminat sorumluluğu vücut bulur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 66 hükmü doğrultusunda istihdam eden, personelin üstlendiği işi yürüttüğü esnada üçüncü kişilere verdiği zararları gidermekle ödevlidir. İstihdam eden kimse; personeli seçerken, göreve dair talimat verirken, denetim ve gözetimde bulunurken zararın doğmasını engellemek için lüzumlu özeni gösterdiğini kanıtlarsa sorumluluktan kurtulur. İşletme bünyesinde adam çalıştıranlar bakımından ise işletme organizasyonunun zararı önlemeye elverişli bulunduğu kanıtlanmadığı müddetçe işletme faaliyetinden kaynaklanan zararı tazmin borcu devam eder. Ödemede bulunan istihdam eden, zarara sebebiyet veren çalışana karşı yalnızca çalışanın bizzat kusuruyla sorumlu tutulabileceği oranda rücu hakkını kullanabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
MADDE 66- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. 2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu a. Giderim yükümlülüğü

Cezai Yaptırımlar ve Ceza Muhakemesi Tedbirleri

5846 sayılı Kanun m. 71 gereğince hak sahibinin yazılı izni olmaksızın bir eseri işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, umuma ileten, yayımlayan, hukuka aykırı çoğaltılmış eserleri ticari amaçla satın alan veya kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişiler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Koruyucu programları etkisiz kılmaya yönelik yazılım veya donanımları üretmek, satmak veya kişisel kullanım amacı dışında bulundurmak da cezai yaptırıma bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 20 uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz; tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz, ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri saklıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20- (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. (2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. Kast
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:

5846 sayılı Kanun m. 75 uyarınca m. 71 ve 72 kapsamındaki suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Hak sahipleri veya üyesi oldukları meslek birliklerinin kanıtlayıcı belgelerle şikâyette bulunması gerekir. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma tedbirine ilişkin işlemleri yürütür; ayrıca gerek görmesi hâlinde hukuka aykırı çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Savcının bu kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75 – (Değişik: 23/1/2008-5728/140 md.) 71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu Kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi hâlinde, hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Ancak, bu karar yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır. C) Çeşitli hükümler: I – Görev ve ispat:[30]

Kişisel Verilerin Korunması ve Bildirim Zorunluluğu

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 12 gereğince veri sorumlusu; kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve yetkisiz erişilmesini önlemek, korunmasını temin etmek amacıyla gerekli idari ve teknik tedbirleri almak mecburiyetindedir. Kişisel verilerin veri sorumlusu adına bir diğer kişi tarafından işlenmesi hâlinde emniyet tedbirleri bakımından müşterek sorumluluk geçerliliğini korur ve veri sorumlusu lüzumlu denetimleri sağlamakla yükümlüdür. Aynı Kanun m. 10 çerçevesinde veri elde etme sürecinde kimlik, veri işleme gayesi, aktarım esasları, yöntem ve kanuni dayanaklar konusunda ilgililerin aydınlatılması gerekmektedir.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Kişisel verilerin elde edilmesi sırasında veri sorumlusu veya yetkilendirdiği kişi, ilgili kişilere; a) Veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği, b) Kişisel verilerin hangi amaçla işleneceği, c) İşlenen kişisel verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği, ç) Kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi, d) 11 inci maddede sayılan diğer hakları, konusunda bilgi vermekle yükümlüdür. İlgili kişinin hakları

6698 sayılı Kanun m. 12/5 uyarınca işlenen kişisel verilerin kanuna aykırı yollarla başkaları tarafından elde edilmesi durumunda veri sorumlusu bu vakıayı en kısa sürede ilgilisine ve Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bildirir. Kurul kararlarında ise veri sorumlusunca durumun öğrenilmesinden itibaren gecikmeksizin ve en geç 72 saat içinde Kurula bildirim yapılması, etkilenen şahıslara da makul olan en kısa sürede bilgi verilmesi yönünde bir çerçeve aranmaktadır.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. (2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur. (3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır. (4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. (5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Başvuru, Şikâyet ve Veri Sorumluları Sicili Veri sorumlusuna başvuru

Dijital Delillerin Tespiti ve Bilgisayarlarda Arama

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 199 gereğince elektronik ortamdaki veriler ile ispata elverişli metin, çizim, ses ve görüntü kayıtları gibi benzer bilgi taşıyıcıları belgedir. Ancak mezkûr Kanun m. 189 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından vakıaların ispatında dikkate alınamaz. Delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde ise HMK m. 400 kapsamında hukuki yarar var sayılarak dava açılmadan önce veya dava sırasında bilirkişi incelemesi ya da keşif gibi delil tespiti talep edilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
MADDE 199- (1) Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Senetle ispat zorunluluğu
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 189Kaynağı aç
MADDE 189- (1) Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. (2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. (3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. (4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir. İspat yükü
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
MADDE 400- (1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır. Görev ve yetki

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134 uyarınca yürütülen soruşturmada somut delillere dayalı kuvvetli şüphe emareleri varsa ve başka yoldan delil elde etme olanağı bulunmuyorsa; hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı şüphelinin bilgisayarında, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama yapılmasına, kopya çıkarılmasına ve metin hâline getirilmesine karar verebilir. Savcılık kararı yirmi dört saat içinde mahkeme onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat zarfında kararını açıklar. Bu sürenin dolması veya kararın onaylanmaması hâlinde kopyalar ve çözümlenen metinler derhâl imha edilir. İncelemenin uzun sürecek olması veya şifrenin çözülememesi durumunda cihazlara elkonulabilmekte, sistemdeki bütün verilerin yedeği alınarak bir kopyası şüpheliye veya müdafine teslim edilmekte ve şifre çözülüp gerekli kopyalar alındıktan sonra cihazlar gecikmeksizin iade edilmektedir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]
Lisanssız yazılım kullanımında telif tazminatı nasıl istenir?

FSEK m. 68 gereğince hak sahibi, sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir; ayrıca m. 70 kapsamında manevi tazminat, kusur bulunması durumunda maddi tazminat ve temin edilen kârın devrini isteyebilir.

İşveren uzaktan çalışan personelin yazılım ihlalinden sorumlu mudur?

TBK m. 66 uyarınca istihdam eden, personelin işi ifa ederken sebebiyet verdiği zararlardan sorumludur; genel sorumlulukta personel seçimi, talimat ve denetimde gerekli özen gösterilerek kurtulunabilirken, işletmelerde çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğu ayrıca kanıtlanmadıkça sorumluluk devam eder.

Veri ihlali durumunda bildirim süresi ne kadardır?

6698 sayılı Kanun m. 12/5 uyarınca veri sorumlusunun durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirmesi zorunludur; Kurul kararlarında ise gecikmeksizin ve en geç 72 saat içinde Kurula bildirim yapılması ölçütü yer almaktadır.

Tüzel kişiler lisans ihlali suçundan hapis cezası alır mı?

5237 sayılı TCK m. 20 uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak suç dolayısıyla tüzel kişilere kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu