Marka Lisans Sözleşmesinin Niteliği ve Konusu
Marka lisans sözleşmesi, marka hakkı sahibinin markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin tamamı veya bir kısmı için kullanım yetkisini lisans alana devrettiği hukuki bir işlemdir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148. maddesi uyarınca marka hakkı devir, haciz ve rehin işlemlerinin yanı sıra lisans sözleşmesine de konu edilebilir. Kanunun 24. maddesi uyarınca marka hakkı, tescil edildiği mal ve hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir. Garanti markaları hariç olmak üzere diğer marka türlerinin kullanım hakkı üçüncü kişilere devredilebilir. Miras veya devir yoluyla intikalde hakkın özü devredilirken lisans verilmesi halinde lisans alan yalnızca markayı kullanma hakkını elde eder.
Marka lisans sözleşmesinin konusunu tescilli markaların yanı sıra tescilsiz markalar da oluşturabilir; ancak tescilsiz bir markaya ilişkin lisans sözleşmesi sicile tescil edilemediğinden, tescilin sağladığı korumadan yararlanamaz. Bununla birlikte Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148. maddesinin son fıkrası uyarınca marka başvuruları da lisans sözleşmesine konu edilebilir.
Sözleşmenin Tarafları ve Karşılıklı Borçları
Uygulamada lisans veren genellikle marka sahibidir; ancak sözleşmede alt lisans verilmesine izin verilmiş olması durumunda lisans alan taraf da lisans veren sıfatını haiz olabilir. Lisans alan taraf kişisel lisans kapsamında bir veya birden fazla gerçek kişi olabileceği gibi işletme lisansı çerçevesinde tüzel kişi de olabilir. Marka lisans sözleşmesi karşılıklı borç doğuracak şekilde bedelli yapılabileceği gibi lisans alanın bedel ödeme taahhüdünde bulunmadığı serbest lisans şeklinde de akdedilebilir. Taraflarca bir bedel kararlaştırılmışsa lisans alanın temel yükümlülüğü bu bedeli lisans verene ödemektir.
Lisans verenin sözleşme kapsamındaki temel yükümlülüğü ise marka üzerindeki hakkın lisans alan tarafından kullanılmasını temin etmek ve lisans alan tarafından üretilen malın veya sunulan hizmetin kalitesini garanti edecek önlemleri almaktır.
Lisans Kapsamının Sınırlandırılması ve Sözleşme Süresi
Lisans hakkı, markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler üzerinde tanınabileceği gibi sınıfsal sınırlandırma yapılarak yalnızca belirli mal veya hizmetler için de verilebilir. Örneğin yalnızca mallara ilişkin sınıflar lisans kapsamına alınırken hizmet sınıfları lisans haricinde tutulabilir. Lisans alan tarafın kısmi lisans sınırları dışına çıkması hakkın izinsiz genişletilmesi anlamına gelir. Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/ç maddesi uyarınca lisans alanın lisans yoluyla tanınan haklarını izinsiz olarak genişletmesi veya bu hakları üçüncü kişilere devretmesi marka hakkına tecavüz sayılır.
Kullanım hakkı kapsamında üretim, satış ve dağıtım gibi yetkiler lisansa bağlanabilir; lisans veren yetkileri sınırlandırarak yalnızca belirli yetkiler için de lisans verebilir. Ayrıca sözleşmede kararlaştırılması halinde lisans yalnızca belirli coğrafi bölgeler için verilebilir; bu durumda lisans alan yalnızca sözleşmeyle tayin edilen bölgelerde markayı kullanma hakkına sahip olur.
Lisans sözleşmesinin süresi, sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca taraflarca serbestçe tayin edilebilir. Lisans sözleşmesinin süresiz olarak akdedildiği durumlarda üst sınırın tescil başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak 10 yıllık marka koruma süresi olduğu yönünde doktrinde görüş bulunmakla birlikte; marka korumasının yenilenebilir niteliği sebebiyle lisans süresinin marka koruma süresiyle sınırlı olmadığı yönünde de görüş mevcuttur.
İnhisari ve İnhisari Olmayan Lisans Türleri
İnhisari lisans, markayı yalnızca lisans alanın kullanabildiği ve lisans verenin aynı markaya ilişkin üçüncü kişilere lisans hakkı veremediği lisans türüdür. Lisans veren, sözleşmede markayı kullanma hakkını açıkça saklı tutmadığı sürece markayı kendisi de kullanamaz.
İnhisari olmayan lisansta ise lisans verenin hem markayı kullanma hakkı hem de üçüncü kişilere lisans verme hakkı saklı kalır. Taraflar arasındaki sözleşmede açıkça kararlaştırılmadıkça verilen lisans inhisari olmayan lisans niteliğinde kabul edilir.
Alt Lisans Verme Yetkisi ve Kapsamı
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 24. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça lisans sahipleri lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemez ve alt lisans veremez. Dolayısıyla alt lisans tesisi ancak asıl sözleşmede buna açıkça izin verilmiş olmasına bağlıdır.
Asıl lisans sözleşmesinin süresi, sınıfı, yetkisi ve coğrafi bölge bakımından sınırları alt lisans sözleşmesinin de üst sınırlarını oluşturur. Asıl lisans sınırlarını aşan alt lisans tesisi, lisansın sınırlarının izinsiz genişletilmesi teşkil eder. Asıl lisans sözleşmesinin herhangi bir nedene dayanarak geçersiz olması veya sona ermesi halinde alt lisans sözleşmesinin de kendiliğinden sona ereceği öğretide kabul edilmektedir.
Şekil Şartı ve Sicile Tescilin Hükmü
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca lisans sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması geçerlilik şartıdır. Sözleşmenin noterde düzenlenmesi kanuni bir zorunluluk teşkil etmeyip ispat açısından kolaylık sağlamaktadır.
Lisans sözleşmelerinin sicile kaydı kurucu nitelikte olmayıp açıklayıcı nitelik taşır. Sicile tescil edilmeyen lisans sözleşmesi taraflar arasında geçerliliğini korur; ancak sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Ayrıca Kanunun 28. maddesi uyarınca sicile kaydedilmiş lisans sahiplerinin izni bulunmadıkça marka sahibi marka hakkından vazgeçemez ve marka başvurusunu geri çekemez.
Marka Hakkına Tecavüz Halinde Dava Yetkisi
Marka hakkına tecavüz durumunda inhisari lisans sahibi, marka sahibinin mevzuat kapsamında açabileceği davaları kendi adına açma hakkını haizdir. İnhisari lisans sahibinin dava açması kanunen tanınmış bir hak olup görev teşkil etmediğinden, dava açmaması marka sahibine karşı hukuki bir sorumluluk doğurmaz.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 158. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca inhisari olmayan lisans alan, marka hakkına tecavüz halinde öncelikle yapacağı bir bildirim ile dava açılmasını lisans verenden talep etmekle yükümlüdür. Lisans verenin bu talebi kabul etmemesi veya bildirimden itibaren üç ay içerisinde dava açmaması halinde inhisari olmayan lisans alan kendi adına dava açabilir. Ciddi bir zarar tehlikesinin varlığı durumunda ise lisans alan, üç aylık sürenin dolmasını beklemeksizin mahkemeden ihtiyati tedbir talebinde bulunabilir.
İnhisari veya inhisari olmayan lisans sahiplerinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde aynı veya benzer marka başvuruları yapılması halinde bu başvurulara itiraz etme hakkı bulunmamaktadır; söz konusu itiraz hakkı yalnızca lisans verene aittir.
Lisans Sözleşmesinin Sona Ermesi ve Haklı Nedenle Fesih
Lisans sözleşmesi kural olarak kararlaştırılan sürenin dolması ile sona erer. Koruma süresinin dolup yenilenmemesi, marka başvurusunun geri çekilmesi veya marka hakkından vazgeçilmesi nedenleriyle marka hakkı sona erdiğinde lisans sözleşmesi de sona erer. Bunun yanı sıra sözleşme hükümleri saklı kalmak kaydıyla Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre haklı nedenle fesih yoluna başvurulması da mümkündür.
Marka lisans sözleşmesinin noterde yapılması zorunlu mudur?
Marka lisans sözleşmesinin noterde yapılması zorunlu değildir. Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sözleşmenin yazılı şekilde yapılması geçerlilik şartı olarak yeterlidir; noter işlemi yalnızca ispat kolaylığı sağlar.
Lisans sözleşmesinin sicile tescil edilmemesi geçerliliği etkiler mi?
Lisans sözleşmesinin sicile kaydedilmemesi sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Sicile tescil kurucu değil açıklayıcı niteliktedir; ancak sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
İnhisari lisans sahibinin tecavüz davası açmaması lisans verene karşı sorumluluk doğurur mu?
İnhisari lisans sahibinin dava açmaması marka sahibine karşı sorumluluk doğurmaz. Tecavüz davalarını kendi adına açma yetkisi kanunen tanınmış bir hak olup görev niteliğinde olmadığından, davanın açılmaması lisans verene karşı sorumluluk meydana getirmez.
Lisans alan TÜRKPATENT nezdinde aynı veya benzer marka başvurularına itiraz edebilir mi?
Lisans alan Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde aynı veya benzer marka başvurularına itiraz edemez. İnhisari veya inhisari olmayan lisans sahiplerine bu itiraz hakkı tanınmamış olup itiraz yetkisi münhasıran lisans verene aittir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

