Uyuşturucu madde suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda, usul kurallarına aykırı biçimde gerçekleştirilen arama işlemleri sonucunda toplanan deliller hukuka aykırı delil niteliğindedir ve ceza yargılamasında hükme dayanak yapılamaz. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca bir şüphelinin veya sanığın üstünün, eşyasının, konutunun, işyerinin ya da ona ait diğer yerlerin aranabilmesi için kişinin yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunmalıdır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 116Kaynağı aç
edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü,
eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.[26]
Diğer kişilerle ilgili arama
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 217Kaynağı aç
huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî
kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir
şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Ceza mahkemelerinin ek yetkisi
Adli Arama Kararı ve Yetki Sınırları
Adli arama kural olarak hâkim kararı üzerine uygulanır; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yerine getirilebilir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan hâllerde kolluk amirinin yazılı emriyle de arama yapılabilmekle beraber bu yetki kanunen daraltılmıştır. Konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amiri arama emri veremez; bu alanlarda arama yapılabilmesi hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin bulunmasını gerektirir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 119Kaynağı aç
kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet
savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin
yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde
ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir.
Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet
Başsavcılığına derhal bildirilir.
(2) Arama karar veya emrinde;
a) Aramanın nedenini oluşturan fiil,
b) Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya
da eşya,
c) Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi,
Açıkça gösterilir.
(3) Arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır. (Mülga
ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/15 md.)
(4) Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı
yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki
kişi bulundurulur.
(5) (Değişik: 25/7/2018-7145/14
md.) Askerî mahallerde yapılacak arama, Cumhuriyet savcısının nezaretinde
askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine
getirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı
emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından
arama yapılabilir.
Aramada hazır bulunabilecekler
Arama kararında veya yazılı emirde kanunen belirlenen unsurların gösterilmesi zorunludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 119/2 uyarınca arama karar veya emrinde aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi, aramanın yapılacağı yerin adresi ya da eşya ile kararın veya emrin geçerli olacağı zaman süresi açıkça belirtilmelidir.
Aramanın İcrası, Gece Yasağı ve Arama Tanıkları
Konutta, işyerinde veya diğer kapalı alanlarda kural olarak gece vaktinde arama yapılamaz. Ancak suçüstü hâllerinde, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda ve yakalanmış ya da gözaltına alınmış olup da firar eden kişi ile tutuklu veya hükümlünün yeniden yakalanması amacıyla yürütülen aramalarda gece yasağı uygulanmaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 118Kaynağı aç
vaktinde arama yapılamaz.
(2) Suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya
gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar
yakalanması amacıyla yapılan aramalarda, birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
Arama kararı
Cumhuriyet savcısının hazır bulunmadığı konut, işyeri veya diğer kapalı yer aramalarında o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulması kanuni bir zorunluluktur. Bu usul şartı, görevlilerce sonradan delil yerleştirildiği yönündeki iddiaların önüne geçmek, arama sürecinin şüpheden uzak yürütülmesini temin etmek ve elde edilen delillerin güvenilirliğini korumak amacına dayanır. Ayrıca arama tutanağına işlemi fiilen yapan görevlilerin açık kimliklerinin kaydedilmesi gerekir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/3448, K. 2023/5427Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/667 E., 2020/686 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ile sanık …
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2017/214 Esas, 2018/608 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık …'in, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 7.760,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Sanık …'nin, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık …'nin, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 14 yıl hapis ve 14.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/667 Esas, 2020/686 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanık …'nin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun sübutuna,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Sanığın suçtan sonradan haberi olduğuna, diğer sanıklarla fikir ve eylem birlikteliği içinde bulunmadığına,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun sübutuna,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçesiz olduğuna,
İlişkindir.
C. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun sübutuna,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçesiz olduğuna,
4. Sanığın, cezaevinde sanık … ile yaptığı kapalı görüşlerde alınan ses kayıtlarının hukuka aykırı olduğuna, çözümü yapılan bu konuşmaların hükme esas alınamayacağına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar… ve … hakkında; alınan adli arama kararına istinaden ikametlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı, çeşidi, ele geçirildikleri yer, kolluk araştırma tutanağı, sanıkların beyanları, olay yakalama, arama ve el koyma tutanağı, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamına göre uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine; sanık …'in beyanları ile suç ortağı sanık …'ın suçunun açığa çıkmasına yardım etmesi ve sanık …'nin de uyuşturucuların bulunduğu yerleri göstermek ve suçunu itiraf etmek suretiyle suç eşyasının açığa çıkmasına yardımcı olması nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına,
Sanık … hakkında; sanık …'in aşamalardaki beyanında evinde ele geçen uyuşturucu maddeleri sanık …'nin dava dışı sanık … ile beraber getirdiğini ve sanık …'nin bu uyuşturucuları evinde saklamak için bıraktığını söylediği, sanık …'nin cezaevine gelerek sanık … ile yaptığı kapalı görüşlerde kaydı yapılan ses kayıtlarına ilişkin alınan bilirkişi raporunda çözümü yapılan görüşme içeriklerinin de bu hususu doğruladığı, sanık …'in evinde ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı, çeşidi, ele geçirildikleri yer, kolluk araştırma tutanağı, olay yakalama, arama ve el koyma tutanağı, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamına göre, sanık …'nin üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu sanık … ile iştirak halinde işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine,
Karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümlere yapılan eleştiriler dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, "ihtiyar
heyetinden veya komşulardan iki kişi"nin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmalarının zorunluğu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/02/2020 tarih ve 2016/18-1146 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere "kollukça yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluğunun kabul edilme sebebinin ileride doğabilecek iddiaların, aslında orada olmayan delillerin görevlilerce yerleştirildiği gibi uygulamada sıklıkla karşılaşılan suçlamaların önüne geçmek ve böylece aramanın her türlü şüpheden uzak bir şekilde yapılmasını ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini sağlamak olduğu", 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu", 5271 sayılı Kanun'un yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmünü düzenleyen 217 inci maddesinin ikinci fıkrası ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı hususları gözetilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak sanıklar… ve …'ye ait evlerde yapılan aramalar sırasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmadığı, yukarıdaki açıklamalar ışığında sanıklara ait evlerde yapılan aramalar sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğinde olduğu ve mahkûmiyet hükümlerine esas alınamayacağı, sanıklar… ve …'nin tüm aşamalarda hukuka aykırı arama sonucu bulunan uyuşturucu maddelerin varlığını ve zilyetliğini kabul etmelerinin, delillerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş olduğunu bertaraf etmeyeceği, evlerde hukuka aykırı olarak ele geçirilen uyuşturucu madde dışında uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin başkaca bir delil bulunmadığı gözetilmeden sanıkların beraati yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ile sanık …'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/667 Esas, 2020/686 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanık …'ın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.
Durdurma, Önleme Araması ve Adli Arama Ayrımı
Polisin durdurma ve güvenlik gerekçesiyle dıştan kontrol yetkisi, kişinin çantasını, cebini, kapalı paketlerini veya aracının bölmelerini kendiliğinden arama yetkisini içermez. Durdurma esnasında güvenlik amacıyla icra edilen dıştan yoklama ile ceza muhakemesi kapsamındaki delil araması birbirinden ayrılmalıdır.
Önleme araması tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla sulh ceza hâkimi kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî amirin yazılı emriyle kişilerin üstlerinde, araçlarında, özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılabilir. Önleme araması talep yazısında makul sebeplerin gerekçeleriyle yer alması şarttır; arama kararında veya emrinde aramanın sebebi, konusu, kapsamı, yapılacağı yer ile geçerli olacağı zaman dilimi açıkça gösterilmelidir. Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerleri ile eklentilerinde önleme araması yapılamaz.
2559 sayılı POLİS VAZİFE VE SALAHİYET KANUNU m. 9Kaynağı aç
Polis, tehlikenin veya
suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usûlüne göre verilmiş sulh ceza hâkiminin
kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde
mülkî âmirin vereceği yazılı emirle; kişilerin üstlerini, araçlarını, özel
kâğıtlarını ve eşyasını arar; alınması gereken tedbirleri alır, suç delillerini
koruma altına alarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre
gerekli işlemleri yapar.
Arama talep yazısında,
arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi
gerekir.
Arama kararında veya
emrinde;
a) Aramanın sebebi,
b) Aramanın konusu ve
kapsamı,
c) Aramanın yapılacağı
yer,
ç) Aramanın yapılacağı
zaman ve geçerli olacağı süre,
belirtilir.
Önleme araması aşağıdaki
yerlerde yapılabilir:
a) 2911 sayılı Toplantı
ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri
yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde.
b) Özel hukuk tüzel
kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların
genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde.
c) Halkın topluca
bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde.
ç) Eğitim ve öğretim
özgürlüğünün sağlanması için her derecede eğitim ve öğretim kurumlarının
idarecilerinin talebiyle ve 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (A) bendindeki
koşula uygun olarak girilecek yüksek öğretim kurumlarının içinde, bunların
yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında.
d) Umumî veya umuma açık
yerlerde.
e) Her türlü toplu taşıma
araçlarında, seyreden taşıtlarda.
Konutta, yerleşim yerinde
ve kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde önleme araması
yapılamaz.
Spor karşılaşması,
miting, konser, festival, toplantı ve gösteri yürüyüşünün düzenlendiği veya
aniden toplulukların oluştuğu hallerde gecikmesinde sakınca bulunan hal var
sayılır.
Polis, tehlikenin
önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve
tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın,
üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol
etmeye ve aramaya yetkilidir. Bu yerlere girmek isteyenler kimliklerini
sorulmaksızın ibraz etmek zorundadırlar. Milletlerarası anlaşmalar hükümleri
saklıdır.
Önleme aramasının sonucu,
arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla bildirilir.
Somutlaşmış bir suç şüphesine ilişkin ihbar veya takibin gerçekleştiği aşamadan sonra genel nitelikteki bir önleme araması kararına dayanılarak adli delil araştırılması hukuki tartışma doğurabilir. Nitekim önleme araması tedbiri, adli arama için kanunda öngörülen güvence ve şartların dolanılmasının aracı hâline getirilemez.
İç Beden Muayenesi ve Vücuttan Biyolojik Örnek Alınması
Şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi gerçekleştirilmesine ya da kan ve benzeri biyolojik örneklerin alınmasına hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda ise Cumhuriyet savcısı karar verir. Cumhuriyet savcısının verdiği karar yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme de yirmi dört saat içinde kararını verir; onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve bu süreçte elde edilmiş olan deliller ceza yargılamasında kullanılamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
(1) Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç
beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik
örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet
savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde
sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir.
Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin
onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir.
Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.
(2) İç beden muayenesi yapılabilmesi
veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler alınabilmesi için
müdahalenin, kişinin sağlığına zarar verme tehlikesinin bulunmaması gerekir.
(3) İç beden muayenesi veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler
alınması, ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından
yapılabilir.
(4) Cinsel organlar veya anüs
bölgesinde yapılan muayene de iç beden muayenesi sayılır.
(5) Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda,
kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan veya benzeri biyolojik
örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz.
(6) Bu madde gereğince alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz
edilebilir.
(7) Özel kanunlardaki alkol muayenesine ve kan örneği alınmasına ilişkin
hükümler saklıdır.
Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması[8]
İç beden muayenesi yapılabilmesi ve biyolojik örnek alınabilmesi için müdahalenin kişinin sağlığına zarar verme tehlikesinin bulunmaması zorunludur. Söz konusu tıbbi işlemler yalnızca hekim veya diğer bir sağlık mesleği mensubu tarafından icra edilebilir. Kişinin cinsel organları veya anüs bölgesinde gerçekleştirilen muayeneler de kanunen iç beden muayenesi kapsamında kabul edilir.
Kanuni cezasının üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suç tiplerinde şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılmasına izin verilmez; bu suçlarda kişiden kan, saç, tükürük ve tırnak gibi biyolojik örnekler alınamaz. Beden muayenesi ve vücuttan örnek alınmasına dair verilen hâkim veya mahkeme kararlarına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir.
Delil Yasakları ve Hukuka Aykırılığın Hükme Etkisi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 206/2-a uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilen bir delil mahkemece reddedilir. Yüklenen suç ancak hukuka uygun yollardan toplanan delillerle ispat edilebilir; hâkim hükmünü yalnızca duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Mahkûmiyet kararının gerekçesinde dosyadaki deliller tartışılırken hukuka aykırı yöntemlerle toplanan delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerekir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 230Kaynağı aç
hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve
reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve
hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç
oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri
sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci
maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı
Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın
yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya
tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına
veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.
(2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223 üncü maddenin ikinci fıkrasında
belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223 üncü
maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hallerden hangisine
dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar
veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir.
Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması[75]
[76]
Cumhuriyet savcısının hazır bulunmadığı konut aramasında iki arama tanığının hazır bulundurulmaması, işlem neticesinde ele geçirilen maddeleri hukuka aykırı delil hâline getirir. Hukuka aykırı aramayla elde edilen deliller mahkûmiyet kararına dayanak yapılamaz; sanığın ele geçirilen uyuşturucu maddelerin varlığını ve zilyetliğini kabul veya ikrar etmesi dahi hukuka aykırı arama sonucunda toplanan delili hukuka uygun hâle getirmez.
Hukuka aykırı delilin hükme esas alınamaması her dosyada otomatik olarak beraat sonucu doğurmayabilir. Hukuka aykırı delil dosyadan çıkarıldıktan sonra geriye kalan hukuka uygun deliller değerlendirilir. Diğer taraftan hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayandırılması, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 289/1-i uyarınca temyiz incelemesinde hukuka kesin aykırılık hâllerindendir.
Sanığın uyuşturucuyu kabul etmesi hukuka aykırı aramayı geçerli kılar mı?
Sanığın suç konusu uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu veya zilyetliğinde bulunduğunu ikrar etmesi hukuka aykırı aramayla toplanan delili geçerli kılmaz. Hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş uyuşturucu maddeler sanığın kabul beyanına rağmen mahkûmiyete dayanak yapılamaz.
Polis durdurduğu kişinin çantasını kendiliğinden arayabilir mi?
Polisin durdurma ve güvenlik amaçlı dıştan kontrol yetkisi kişinin çantasının, cebinin veya kapalı paketlerinin kendiliğinden aranmasına olanak tanımaz. Durdurma sırasındaki güvenlik kontrolü ile adli delil araması birbirinden farklı işlemlerdir.
Hukuka aykırı arama her uyuşturucu davasında beraat sağlar mı?
Hukuka aykırı delilin hükme esas alınamaması her dosyada otomatik olarak beraat sonucu doğurmayabilir. Hukuka aykırı delil dosyadan çıkarıldıktan sonra geriye kalan hukuka uygun deliller değerlendirilir.
Hükmün hukuka aykırı delile dayanması temyiz sebebi midir?
Ceza mahkemesi kararının hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayandırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca temyiz incelemesinde hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayılmaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

