5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne sözlü beyanda bulunarak veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. Bu düzenlemenin amacı, tutuklu bulunan şüpheli veya sanığın kanun yollarına başvurusunu kolaylaştırmak, başvurunun zamanında yapılıp yapılmadığı ve sürelerin kesilip kesilmediği konusundaki tereddütleri ortadan kaldırmaktır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 263Kaynağı aç
veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak
suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir.
(2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya
dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak
düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir.
(3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde
ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili
mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder.
(4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü
tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için
bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır.
Kanun
yolunun belirlenmesinde yanılma
Zabıt Kâtibine ve Kurum Müdürüne Başvuru Usulü
5271 sayılı Kanun'un 263. maddesinin ikinci fıkrasına göre zabıt kâtibine başvuru yapıldığında, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedilir; ardından bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa tutanağın bir örneği verilir.
Başvurunun tutuklu bulunulan ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne yapılması halinde de tutanak düzenlenip örneği tutukluya verilir; düzenlenen tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi ise kendisine ulaştırılan başvuruyu ilgili deftere kaydeder.
Kanuni Sürelerin Kesilmesi
5271 sayılı Kanun'un 263. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından tutanak düzenlenmesine ve örneğin verilmesine ilişkin işlemler yapıldığı zaman kanun yolları için Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır. Zabıt kâtibi veya kurum müdürünün başvuruyla ilgili gerçekleştirdiği bu işlemler kanunun öngördüğü süreleri keser.
Hükümde Kanun Yolu Bildiriminin Eksik Bırakılması
5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin altıncı fıkrasına göre hüküm fıkrasında, kanun yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi zorunludur. Hükmün verildiği tarihte cezaevinde bulunan sanığın yüzüne karşı verilen kararda, 263. madde uyarınca zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne başvurarak kanun yoluna gidebileceği yöntemin açıkça gösterilmemesi ve uyarının yapılmaması başvuru yöntemi hususunda tereddüt oluşturabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 232Kaynağı aç
verildiği yazılır.
(2) Hükmün başında;
a) Hükmü veren mahkemenin adı,
b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet
savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî
temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği,
c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen
tutuklu olup olmadığı,
Yazılır.
(3) Hükmün gerekçesi ve varsa karşı oy
gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en
geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur.[78]
(4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır.
(5) (Değişik: 24/11/2016-6763/31 md.) Hüküm
sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan hâkim ölür veya
herhangi bir sebeple kararı imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim
edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu
mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler
tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına
diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur.
(6) Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun,
uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma
ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa
süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi
gerekir.
(7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt
kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir.
DÖRDÜNCÜ
KİTAP
Mağdur,
Şikâyetçi, Malen Sorumlu, Katılan
BİRİNCİ
KISIM
Suçun
Mağduru ile Şikâyetçinin Hakları
Suçun mağduru ile şikâyetçinin çağırılması
Hüküm fıkrasında kanun yollarına başvuru şeklinin 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine uygun olarak gösterilmemesi veya cezaevinde bulunan sanığa bu hususta uyarım yapılmaması sebebiyle yöntem konusunda tereddüt oluştuğu hallerde temyiz isteminin süresinde yapıldığı kabul edilebilmektedir.
Başka Suçtan Hükümlülük ve SEGBİS Usulü
Hüküm tarihinde başka suçtan infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü bulunan sanığa kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmemesi durumunda başvurunun süresinde yapıldığı kabul edilebilmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi eski hale getirme isteminde bulunabilir ve kanun yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde de kişi kusursuz sayılır. Bu çerçevede başka suçtan hükümlü sanığa ceza infaz kurumu müdürüne başvurarak hükmü temyiz edebileceğinin açıkça belirtilmemesi ve sürenin tefhim yerine öğrenmeden başlayacağının gösterilmesi eksiklikleri birlikte değerlendirildiğinde eski hale getirme nedeni olarak görülebilmektedir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 40Kaynağı aç
eski hale getirme isteminde bulunabilir.
(2) Kanun yoluna başvuru hakkı
kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.
Eski hâle getirme dilekçesi
Duruşmaya ceza infaz kurumundan SEGBİS yöntemiyle katılan sanığa tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin hüküm fıkrasına yazılmaması ve tefhim edilmemesi durumunda, temyiz süresinin duruşmadaki tefhim tarihiyle başlamayacağı, gerekçeli kararın tebliğiyle başlayacağı veya temyiz dilekçesi tarihinin hükmü öğrenme tarihi sayılabileceği kabul edilebilmektedir.
Tutuklu şüpheli veya sanık kanun yoluna nasıl başvurur?
Tutuklu kişi, zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne sözlü beyanda bulunarak veya dilekçe vererek başvurur; ilgili deftere kayıt ve tutanak düzenlenmesinin ardından tutanağın bir örneği tutukluya verilir.
Ceza infaz kurumu müdürlüğüne başvuru yapıldığında süreler ne zaman kesilir?
Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından tutanak düzenlenip bir örneğinin tutukluya verilmesi işlemi yapıldığı zaman kanun yolları için belirlenen süreler kesilmiş sayılır.
Başka suçtan hükümlü olan sanığa başvuru şekli bildirilmezse ne olur?
Başka suçtan hükümlü sanığa kanun yoluna başvuru şekli gösterilmediğinde başvuru süresinde kabul edilebilmektedir. Ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 40. maddesi gereğince kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesi kusursuzluk sayıldığından, infaz kurumu müdürlüğüne başvuru usulünün açıkça gösterilmemesi ve sürenin tefhim yerine öğrenmeden başlayacağının yazılması eksikliklerinin birlikte bulunması halinde bu durum eski hale getirme nedeni sayılabilmektedir.
SEGBİS ile duruşmaya katılan sanığa cezaevinden başvuru yolu bildirilmezse süre nasıl işler?
SEGBİS ile duruşmaya katılan sanığa kurum müdürlüğüne başvurabileceği tefhim edilmez ve hükme yazılmazsa, temyiz süresinin tefhimle başlamayıp gerekçeli kararın tebliğiyle başlayacağı veya dilekçe tarihinin öğrenme tarihi kabul edileceği durumlar bulunmaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

